bugün
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- süvari kahvesi3
- günaydın kızlar3
- samsak döveci3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- ayva reçeli2
- blaupunkt3
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi5
- günaydın devasa uludağ sözlük ailesi2
- kitap okumamak3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip3
- sözlüğü ayakta tutanlar2
- belediye ruhsat birimi2
- fenerbahçe12
- gece gelen yemek yapma isteği8
- ateşte kızartılacaksın2
- kısa vadeli faydalı güdülenim araçları2
- dilencilik yasal bir iş midir2
- dilenme usulleri2
- paranın mutluluk getirmemesi3
- terhis oluyorum sözlük21
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- arif sefa özdemir5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- fatma betül sayan kaya28
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- silik sayınız7
- karın üzerinde yürüme sesi2
- aşk15
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- coca cola3
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- akıllı telefon kullanan erkek9
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- camilerdeki ayak kokusu11
- münafık11
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- fatma betülüm yapmaz13
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
1924 yılında Çankırı 'da doğan Selahattin inal, fırıncılık yapan ve "çopur" namıyla tanınan Hacı Şükrü inal'ın oğludur. Annesi Nafia Hanım, Mevlevi şeyhlerinden Gürcü zade Mehmet Efendinin kızıdır. ilk ve ortaokul tahsilini Çankırı 'da yaptı. Ortaokulda iken müzik hocası inal 'ın müziğe olan kabiliyetini görüp, teşvik ederek ağız armonikası ve mandolin çalmasını öğretti. Daha sonra ise keman çalmayı öğrendi. Ağabeyinin istanbuldan getirdiği kemanı eline aldığında 15 yaşındaydı. Lise tahsili için geldiği Ankarada Hakkı Derman ile tanışarak, musiki bilgisini ilerletti ve keman çalmasını ustalık düzeyinde öğrenerek, keman sanatçısı oldu. Askerliğini yedek subay olarak tamamladıktan sonra Ankara Radyosu 'na saz sanatçısı olarak girdi. Ankara Radyosunda 31 yıl görev yaptıktan sonra emekli oldu. 1949 yılında Elif Hanım ile evlenmiş; bu evlilikten Şadan, Ayper, Yasemin, Nilüfer ve Gürdal dünyaya gelmiştir. Şadan inal 2010 yılında rahmetli olmuştur. Müziğin yanı sıra, ticarette baba mesleği fırıncılığı devam ettirerek ekmek fabrikası kurup çalıştıran inal,7 Mayıs1982 tarihinde akciğer kanserinden vefat etti. Kabri, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.
ilk bestesi 1947 yılında, güftesi Hüseyin Rifat Bey 'e ait olan "Gönül her gördüğün dildare birden müptelasın"mısraları ile başlayan şiirdir. Radyo çalışmaları devam ederken Türkiyenin birçok şehrinde ve yurtdışında konserler verdi Devrin ünlü sanatçıları benzersiz refakat tekniği ve ustalığı nedeniyle Selahattin inal ile çalışmayı tercih etmişlerdir. Zeki Müren, Mualla Mukadder, Ziya Taşkent, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Sevim Çağlayan, Nesrin Sipahi ve Behiye Aksoy başta olmak üzere tanınmış birçok sanatçıya defalarca eşlik etti.
Selahattin inalın Türk müziğine en önemli katkılarından birisi de özellikle sözlü eserlerin prozodi ve diksiyon hatalarının düzeltilerek TRT arşivinin düzenlenmesi ve nota birliğinin temini çalışmalarıdır.
Koro yönetmeni olan sanatçı, 1966 yılından itibaren müzisyenlerin örgütlenmesi çabalarıyla dikkati çeker. Halil Aksoy ve Nevzat Sümer ile müzisyenleri bir sendika çatısı altında toplamayı başarmışlardır. 70li ve ölümüne kadar 80li yıllarda Türkiye Müzisyenler Sendikası genel sekreterliği görevini yürütmüştür. TRT repertuarında derlediği Çankırı türküleri de bulunan Selahattin inalın ismi Çankırıda Güzel Sanatlar ve Spor Lisesine verilmiştir. Çankırı Selahattin inal Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde, inalın bazı kişisel eşyaları ve müzik dokümanlarının yer aldığı bir müze de bulunmaktadır.
Bestelerinden:
Ahımı hicranımı sakladım gizli tutdum
Alevli dudağında yine bir gül kanıyor
Ana başta tac imiş
Ben de sevdim sevildim
Çok isterdim aramıza kara kedi girmesin
Dertleri zevk edindim bende neşe ne arar
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dün gece hayalinle yine başbaşa kaldım
El çek tabib el çek yaram üstünden
Gökyüzünde tüten olsam yeryüzünde biten olsam
Gönül aşkınla gözyaşı dökmekten usandı artık
Göz göz oldu yüreğim o hicran yarasından
Gözümde özleyiş gönlümde acı
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Hayat budur giden gelmez
Her gönülde hasreti çekilen biri vardır
Kadın bir gül aşk bir mevsim tez geçer
Mevsim mevsim üzerinden gelip geçtik yalan dünya
Muhabbet bağının gülleri soldu
Nasıl başlarsa hayat öyle bitermiş yine
Ne güzel gözlerin var beni sarhoş ediyor
Niye dargın gibisin söyle niye
Ruhuma hasretin acısı dolsa
Saçının tellerine gönlümü taktı kader
Sen hep beni mazideki halimle tanırsın
Senin sazında hüzün benim sesimde keder
Sesimde şarkısı aşkın figan olup gidiyor
Sevda denen o belayı gözlerinden içen bilir
Siyah gözlerinde hasret yaşları
Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır
Yaklaşıyor gün be gün ömrümüz son mevsime
Yazık oldu aşkımıza nazara geldik inan
Yemin ettim bir kere dönmem geri bunu bil
Yok artık tahammülü bu ateşe gönlümün
Yüreğimde ince sızı (Çerkez Kızı)
Derlediği Çankırı Türkülerinden:
- Ayva Dibi Serin Olur Yatmaya
- Beyoğlu'nun Konakları
- Çıra Çattım Yanmadı
- Güllü (Kar Yağar Kar Dağına)
- Hanım Seccadesin Atmış Çayıra
- Merdiven Altında Bir Lira Buldum
- Yaş Kiremitten Su Damlar
Ayrıntılı bilgiler ve resimler için;
http://www.cankiripostasi...ttin-inal-makale,305.html
ilk bestesi 1947 yılında, güftesi Hüseyin Rifat Bey 'e ait olan "Gönül her gördüğün dildare birden müptelasın"mısraları ile başlayan şiirdir. Radyo çalışmaları devam ederken Türkiyenin birçok şehrinde ve yurtdışında konserler verdi Devrin ünlü sanatçıları benzersiz refakat tekniği ve ustalığı nedeniyle Selahattin inal ile çalışmayı tercih etmişlerdir. Zeki Müren, Mualla Mukadder, Ziya Taşkent, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Sevim Çağlayan, Nesrin Sipahi ve Behiye Aksoy başta olmak üzere tanınmış birçok sanatçıya defalarca eşlik etti.
Selahattin inalın Türk müziğine en önemli katkılarından birisi de özellikle sözlü eserlerin prozodi ve diksiyon hatalarının düzeltilerek TRT arşivinin düzenlenmesi ve nota birliğinin temini çalışmalarıdır.
Koro yönetmeni olan sanatçı, 1966 yılından itibaren müzisyenlerin örgütlenmesi çabalarıyla dikkati çeker. Halil Aksoy ve Nevzat Sümer ile müzisyenleri bir sendika çatısı altında toplamayı başarmışlardır. 70li ve ölümüne kadar 80li yıllarda Türkiye Müzisyenler Sendikası genel sekreterliği görevini yürütmüştür. TRT repertuarında derlediği Çankırı türküleri de bulunan Selahattin inalın ismi Çankırıda Güzel Sanatlar ve Spor Lisesine verilmiştir. Çankırı Selahattin inal Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde, inalın bazı kişisel eşyaları ve müzik dokümanlarının yer aldığı bir müze de bulunmaktadır.
Bestelerinden:
Ahımı hicranımı sakladım gizli tutdum
Alevli dudağında yine bir gül kanıyor
Ana başta tac imiş
Ben de sevdim sevildim
Çok isterdim aramıza kara kedi girmesin
Dertleri zevk edindim bende neşe ne arar
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dün gece hayalinle yine başbaşa kaldım
El çek tabib el çek yaram üstünden
Gökyüzünde tüten olsam yeryüzünde biten olsam
Gönül aşkınla gözyaşı dökmekten usandı artık
Göz göz oldu yüreğim o hicran yarasından
Gözümde özleyiş gönlümde acı
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Hayat budur giden gelmez
Her gönülde hasreti çekilen biri vardır
Kadın bir gül aşk bir mevsim tez geçer
Mevsim mevsim üzerinden gelip geçtik yalan dünya
Muhabbet bağının gülleri soldu
Nasıl başlarsa hayat öyle bitermiş yine
Ne güzel gözlerin var beni sarhoş ediyor
Niye dargın gibisin söyle niye
Ruhuma hasretin acısı dolsa
Saçının tellerine gönlümü taktı kader
Sen hep beni mazideki halimle tanırsın
Senin sazında hüzün benim sesimde keder
Sesimde şarkısı aşkın figan olup gidiyor
Sevda denen o belayı gözlerinden içen bilir
Siyah gözlerinde hasret yaşları
Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır
Yaklaşıyor gün be gün ömrümüz son mevsime
Yazık oldu aşkımıza nazara geldik inan
Yemin ettim bir kere dönmem geri bunu bil
Yok artık tahammülü bu ateşe gönlümün
Yüreğimde ince sızı (Çerkez Kızı)
Derlediği Çankırı Türkülerinden:
- Ayva Dibi Serin Olur Yatmaya
- Beyoğlu'nun Konakları
- Çıra Çattım Yanmadı
- Güllü (Kar Yağar Kar Dağına)
- Hanım Seccadesin Atmış Çayıra
- Merdiven Altında Bir Lira Buldum
- Yaş Kiremitten Su Damlar
Ayrıntılı bilgiler ve resimler için;
http://www.cankiripostasi...ttin-inal-makale,305.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com