bugün
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- stres yönetimi6
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması7
- askerlik2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar4
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi2
- erotik şarkılar2
- okulda itaat2
- free ceuta2
- arkadaşlar ben güzel miyim5
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- gulmekicinyaratilmis11
- karton toplayan çocuğun kartonları ne yaptığı3
- stres2
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler3
- rüşvet5
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- gocu6
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- kylie minogue5
- true koş4
- tinder3
- din3
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- hepinizin agzina biber surcem5
- don kişot2
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- sıkıcı bir yazar olmak2
- napolyon sendromu2
- mohamed salah ghaly11
- kuran ı kerim meali6
- hamburgerin çok abartılması5
- petrol2
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- saldıran köpeğe şma demek4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur5
- lahana turşusu3
- tai lung8
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- sözlük kızları dans ediyor3
- ispanya6
- çerçeve yasa9
1924 yılında Çankırı 'da doğan Selahattin inal, fırıncılık yapan ve "çopur" namıyla tanınan Hacı Şükrü inal'ın oğludur. Annesi Nafia Hanım, Mevlevi şeyhlerinden Gürcü zade Mehmet Efendinin kızıdır. ilk ve ortaokul tahsilini Çankırı 'da yaptı. Ortaokulda iken müzik hocası inal 'ın müziğe olan kabiliyetini görüp, teşvik ederek ağız armonikası ve mandolin çalmasını öğretti. Daha sonra ise keman çalmayı öğrendi. Ağabeyinin istanbuldan getirdiği kemanı eline aldığında 15 yaşındaydı. Lise tahsili için geldiği Ankarada Hakkı Derman ile tanışarak, musiki bilgisini ilerletti ve keman çalmasını ustalık düzeyinde öğrenerek, keman sanatçısı oldu. Askerliğini yedek subay olarak tamamladıktan sonra Ankara Radyosu 'na saz sanatçısı olarak girdi. Ankara Radyosunda 31 yıl görev yaptıktan sonra emekli oldu. 1949 yılında Elif Hanım ile evlenmiş; bu evlilikten Şadan, Ayper, Yasemin, Nilüfer ve Gürdal dünyaya gelmiştir. Şadan inal 2010 yılında rahmetli olmuştur. Müziğin yanı sıra, ticarette baba mesleği fırıncılığı devam ettirerek ekmek fabrikası kurup çalıştıran inal,7 Mayıs1982 tarihinde akciğer kanserinden vefat etti. Kabri, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.
ilk bestesi 1947 yılında, güftesi Hüseyin Rifat Bey 'e ait olan "Gönül her gördüğün dildare birden müptelasın"mısraları ile başlayan şiirdir. Radyo çalışmaları devam ederken Türkiyenin birçok şehrinde ve yurtdışında konserler verdi Devrin ünlü sanatçıları benzersiz refakat tekniği ve ustalığı nedeniyle Selahattin inal ile çalışmayı tercih etmişlerdir. Zeki Müren, Mualla Mukadder, Ziya Taşkent, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Sevim Çağlayan, Nesrin Sipahi ve Behiye Aksoy başta olmak üzere tanınmış birçok sanatçıya defalarca eşlik etti.
Selahattin inalın Türk müziğine en önemli katkılarından birisi de özellikle sözlü eserlerin prozodi ve diksiyon hatalarının düzeltilerek TRT arşivinin düzenlenmesi ve nota birliğinin temini çalışmalarıdır.
Koro yönetmeni olan sanatçı, 1966 yılından itibaren müzisyenlerin örgütlenmesi çabalarıyla dikkati çeker. Halil Aksoy ve Nevzat Sümer ile müzisyenleri bir sendika çatısı altında toplamayı başarmışlardır. 70li ve ölümüne kadar 80li yıllarda Türkiye Müzisyenler Sendikası genel sekreterliği görevini yürütmüştür. TRT repertuarında derlediği Çankırı türküleri de bulunan Selahattin inalın ismi Çankırıda Güzel Sanatlar ve Spor Lisesine verilmiştir. Çankırı Selahattin inal Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde, inalın bazı kişisel eşyaları ve müzik dokümanlarının yer aldığı bir müze de bulunmaktadır.
Bestelerinden:
Ahımı hicranımı sakladım gizli tutdum
Alevli dudağında yine bir gül kanıyor
Ana başta tac imiş
Ben de sevdim sevildim
Çok isterdim aramıza kara kedi girmesin
Dertleri zevk edindim bende neşe ne arar
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dün gece hayalinle yine başbaşa kaldım
El çek tabib el çek yaram üstünden
Gökyüzünde tüten olsam yeryüzünde biten olsam
Gönül aşkınla gözyaşı dökmekten usandı artık
Göz göz oldu yüreğim o hicran yarasından
Gözümde özleyiş gönlümde acı
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Hayat budur giden gelmez
Her gönülde hasreti çekilen biri vardır
Kadın bir gül aşk bir mevsim tez geçer
Mevsim mevsim üzerinden gelip geçtik yalan dünya
Muhabbet bağının gülleri soldu
Nasıl başlarsa hayat öyle bitermiş yine
Ne güzel gözlerin var beni sarhoş ediyor
Niye dargın gibisin söyle niye
Ruhuma hasretin acısı dolsa
Saçının tellerine gönlümü taktı kader
Sen hep beni mazideki halimle tanırsın
Senin sazında hüzün benim sesimde keder
Sesimde şarkısı aşkın figan olup gidiyor
Sevda denen o belayı gözlerinden içen bilir
Siyah gözlerinde hasret yaşları
Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır
Yaklaşıyor gün be gün ömrümüz son mevsime
Yazık oldu aşkımıza nazara geldik inan
Yemin ettim bir kere dönmem geri bunu bil
Yok artık tahammülü bu ateşe gönlümün
Yüreğimde ince sızı (Çerkez Kızı)
Derlediği Çankırı Türkülerinden:
- Ayva Dibi Serin Olur Yatmaya
- Beyoğlu'nun Konakları
- Çıra Çattım Yanmadı
- Güllü (Kar Yağar Kar Dağına)
- Hanım Seccadesin Atmış Çayıra
- Merdiven Altında Bir Lira Buldum
- Yaş Kiremitten Su Damlar
Ayrıntılı bilgiler ve resimler için;
http://www.cankiripostasi...ttin-inal-makale,305.html
ilk bestesi 1947 yılında, güftesi Hüseyin Rifat Bey 'e ait olan "Gönül her gördüğün dildare birden müptelasın"mısraları ile başlayan şiirdir. Radyo çalışmaları devam ederken Türkiyenin birçok şehrinde ve yurtdışında konserler verdi Devrin ünlü sanatçıları benzersiz refakat tekniği ve ustalığı nedeniyle Selahattin inal ile çalışmayı tercih etmişlerdir. Zeki Müren, Mualla Mukadder, Ziya Taşkent, Muazzez Abacı, Emel Sayın, Sevim Çağlayan, Nesrin Sipahi ve Behiye Aksoy başta olmak üzere tanınmış birçok sanatçıya defalarca eşlik etti.
Selahattin inalın Türk müziğine en önemli katkılarından birisi de özellikle sözlü eserlerin prozodi ve diksiyon hatalarının düzeltilerek TRT arşivinin düzenlenmesi ve nota birliğinin temini çalışmalarıdır.
Koro yönetmeni olan sanatçı, 1966 yılından itibaren müzisyenlerin örgütlenmesi çabalarıyla dikkati çeker. Halil Aksoy ve Nevzat Sümer ile müzisyenleri bir sendika çatısı altında toplamayı başarmışlardır. 70li ve ölümüne kadar 80li yıllarda Türkiye Müzisyenler Sendikası genel sekreterliği görevini yürütmüştür. TRT repertuarında derlediği Çankırı türküleri de bulunan Selahattin inalın ismi Çankırıda Güzel Sanatlar ve Spor Lisesine verilmiştir. Çankırı Selahattin inal Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde, inalın bazı kişisel eşyaları ve müzik dokümanlarının yer aldığı bir müze de bulunmaktadır.
Bestelerinden:
Ahımı hicranımı sakladım gizli tutdum
Alevli dudağında yine bir gül kanıyor
Ana başta tac imiş
Ben de sevdim sevildim
Çok isterdim aramıza kara kedi girmesin
Dertleri zevk edindim bende neşe ne arar
Dinecek sanma bir gün kalbindeki yaralar
Dün gece hayalinle yine başbaşa kaldım
El çek tabib el çek yaram üstünden
Gökyüzünde tüten olsam yeryüzünde biten olsam
Gönül aşkınla gözyaşı dökmekten usandı artık
Göz göz oldu yüreğim o hicran yarasından
Gözümde özleyiş gönlümde acı
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı
Hayat budur giden gelmez
Her gönülde hasreti çekilen biri vardır
Kadın bir gül aşk bir mevsim tez geçer
Mevsim mevsim üzerinden gelip geçtik yalan dünya
Muhabbet bağının gülleri soldu
Nasıl başlarsa hayat öyle bitermiş yine
Ne güzel gözlerin var beni sarhoş ediyor
Niye dargın gibisin söyle niye
Ruhuma hasretin acısı dolsa
Saçının tellerine gönlümü taktı kader
Sen hep beni mazideki halimle tanırsın
Senin sazında hüzün benim sesimde keder
Sesimde şarkısı aşkın figan olup gidiyor
Sevda denen o belayı gözlerinden içen bilir
Siyah gözlerinde hasret yaşları
Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır
Yaklaşıyor gün be gün ömrümüz son mevsime
Yazık oldu aşkımıza nazara geldik inan
Yemin ettim bir kere dönmem geri bunu bil
Yok artık tahammülü bu ateşe gönlümün
Yüreğimde ince sızı (Çerkez Kızı)
Derlediği Çankırı Türkülerinden:
- Ayva Dibi Serin Olur Yatmaya
- Beyoğlu'nun Konakları
- Çıra Çattım Yanmadı
- Güllü (Kar Yağar Kar Dağına)
- Hanım Seccadesin Atmış Çayıra
- Merdiven Altında Bir Lira Buldum
- Yaş Kiremitten Su Damlar
Ayrıntılı bilgiler ve resimler için;
http://www.cankiripostasi...ttin-inal-makale,305.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar