bugün
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- çay içen kız13
- yazıp yazıp silmek2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek6
- arıların biraz mallaşmış olması2
- iş hayatı3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- en tehlikeli insan tipleri3
- ali vefa9
- isana2
- bir şeyler söyle5
- doruklara sevdalanmak2
- galatasaray9
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- dönmek istenilen yıl2
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- kalem4
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mutsuz olmak3
- yunanistan29
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- hırvatistan14
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- gocu bak bi5
- patates kızartması4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- ona bir şey söyle13
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- ayrılık8
- galatasaray 3 rennes 33
söylemesi çok kolaydır, "evet, ben sadece gitmek istiyorum", ama yapması neredeyse işkence gibi gelen bir eylemdir; hele de seviyorsak onu, o tapılası varlığı bir daha hiç görmemecesine orada öylece bırakmak, bırakmak zorunda kalmak, çünkü öyle gerektiği için yapmak, kahretsin işte, öyle olmak zorundadır, işte o hayatımınız bir bölümünü, belki büyük, belki de tamamını karartır. bu işkenceyi şu şiire bağlayarak anlatmak daha açıklayıcı olacaktır:
artık gidiyorum...
bütün umutlarımı ve umutsuzluklarımı yükledim sırtıma
sadece gidiyorum.!
yokluklarımı yüklendim, yüklendim kusurlarımı, susadığım anları
sana susadığım anları da yüklendim, gidiyorum..!
her şeyim sendin ben sadece yanımda seni götürüyorum
seni öptüğüm saniyeleri, seninle güldüğüm dakikaları ve konuştuğum saatleri
hepsini bir bohçanın içine attım, düğümleyip ortasına da bir değnek taktım
ve gidiyorum.!
beni özlemeyeceğini sanıyorsan yanılman için yapacağım şeyleri de alıyorum
beni bulmak istediğinde ulaşabileceğin bütün ipuçları da yanımda
her şeyi ama her şeyi seninle, benimle, bizimle ilgili,
buruşturup attım cebime, gideceğim bilinmezliğe götürüyorum;
ve maalesef seni hala seviyorum,
ve ne yazık çok geç artık, ben, sadece gidiyorum...
* *
artık gidiyorum...
bütün umutlarımı ve umutsuzluklarımı yükledim sırtıma
sadece gidiyorum.!
yokluklarımı yüklendim, yüklendim kusurlarımı, susadığım anları
sana susadığım anları da yüklendim, gidiyorum..!
her şeyim sendin ben sadece yanımda seni götürüyorum
seni öptüğüm saniyeleri, seninle güldüğüm dakikaları ve konuştuğum saatleri
hepsini bir bohçanın içine attım, düğümleyip ortasına da bir değnek taktım
ve gidiyorum.!
beni özlemeyeceğini sanıyorsan yanılman için yapacağım şeyleri de alıyorum
beni bulmak istediğinde ulaşabileceğin bütün ipuçları da yanımda
her şeyi ama her şeyi seninle, benimle, bizimle ilgili,
buruşturup attım cebime, gideceğim bilinmezliğe götürüyorum;
ve maalesef seni hala seviyorum,
ve ne yazık çok geç artık, ben, sadece gidiyorum...
* *
bazen de sadece gitmek istemek içten gelen büyük bir coşkuyla zincirlerini kopartıp kaçmaya yeltenmektir, tıpkı bir sevgiliye koşar gibi, ya da hayvanlar gibi çalıştıktan sonra uzun ve muhteşem bir tatile çıkacakmışcasına özgürlüğe kaçmaktır hızlı adımlarla, haydi onu da şu şiirle anlatalım:
güneşim, eşim, ruhum, kurtuldum mapushanemden, giydim sandaletlerimi
takla ata ata geliyorum yanına, en hippi ve en sakinleşmiş hallerimle
uzat bana, sadece artık bana uzatacaksın ellerini
çok yaklaştı sevdam sana, çok yaklaştı aşkım yüreğine
al ısıt yüreğimi, al ısıt sıcağınla, haydi yak güneşinle
uzun uzun atıyorum adımlarımı ki olayım yanında bir an önce.!
seviyorum özgürlüğü, bu yüzden seviyorum kanatlarını meleklerin
kanatlandım geliyorum yanına, biliyorsun, sen de bir meleksin.
güneşim, eşim, ruhum, kurtuldum hapishanemden, daldım bahçelere
ayağımda bir çift sandalet, yana yana ölmeye hazır yürek hasretinle
yaklaş bana, sadece artık bana bakacaksın gözlerinle
çok uzadı bu ayrılık, geliyorum neyse ki tüm özlemimle
geliyorum sevdam, bu hazan bitti artık geldi yazımız
al okşa saçlarımı, al okşa pamuklara sar sarmala, haydi dokun ellerinle
uzun uzun yollar aşıyorum, hızlı hızlı koşuyorum ki sarayım seni sevincimle.
*
güneşim, eşim, ruhum, kurtuldum mapushanemden, giydim sandaletlerimi
takla ata ata geliyorum yanına, en hippi ve en sakinleşmiş hallerimle
uzat bana, sadece artık bana uzatacaksın ellerini
çok yaklaştı sevdam sana, çok yaklaştı aşkım yüreğine
al ısıt yüreğimi, al ısıt sıcağınla, haydi yak güneşinle
uzun uzun atıyorum adımlarımı ki olayım yanında bir an önce.!
seviyorum özgürlüğü, bu yüzden seviyorum kanatlarını meleklerin
kanatlandım geliyorum yanına, biliyorsun, sen de bir meleksin.
güneşim, eşim, ruhum, kurtuldum hapishanemden, daldım bahçelere
ayağımda bir çift sandalet, yana yana ölmeye hazır yürek hasretinle
yaklaş bana, sadece artık bana bakacaksın gözlerinle
çok uzadı bu ayrılık, geliyorum neyse ki tüm özlemimle
geliyorum sevdam, bu hazan bitti artık geldi yazımız
al okşa saçlarımı, al okşa pamuklara sar sarmala, haydi dokun ellerinle
uzun uzun yollar aşıyorum, hızlı hızlı koşuyorum ki sarayım seni sevincimle.
*
sadece gitmek istemek... nereye olduğunu bilmeden uzaklara, çok uzaklara...
evet, şimdi gidiyorum. arkama bakmadan, beni kim özler sorusunu düşünmeden...
oysa çok yorgunum, belki de bu yüzden gitmek istiyorum ya?
gidiyorum... adımlarım yürüyebileceğinden şüpheli, sürüklüyor bedenimi... ardımda bıraktığım tozlar ' dönme geri' dercesine uçuşuyor öfkeli...
savruluyorum rüzgarla bir kuş gibi, beni nereye götüreceğinden habersiz yürüyorum öylece.
bu sakin yüzümün altında kasırgalar saklanıyor aslında, her an esmeye, yakıp yıkmaya meyilli...
yalvarır gözlerle bakıyorum hayata,
oysa o yine inatçı, zalim, miskin...
bu şehir bana düşman,
ben sana tutsakken, barındırmaz bu şehir beni kanatlarında.
ve işte ben bu yüzden gidiyorum...
evet, şimdi gidiyorum. arkama bakmadan, beni kim özler sorusunu düşünmeden...
oysa çok yorgunum, belki de bu yüzden gitmek istiyorum ya?
gidiyorum... adımlarım yürüyebileceğinden şüpheli, sürüklüyor bedenimi... ardımda bıraktığım tozlar ' dönme geri' dercesine uçuşuyor öfkeli...
savruluyorum rüzgarla bir kuş gibi, beni nereye götüreceğinden habersiz yürüyorum öylece.
bu sakin yüzümün altında kasırgalar saklanıyor aslında, her an esmeye, yakıp yıkmaya meyilli...
yalvarır gözlerle bakıyorum hayata,
oysa o yine inatçı, zalim, miskin...
bu şehir bana düşman,
ben sana tutsakken, barındırmaz bu şehir beni kanatlarında.
ve işte ben bu yüzden gidiyorum...
kendi içinde yargılayıp cezasını suskunluk olarak kestiklerinden hızla uzaklaşmaktır.
öyle bir andır ki artık beddua edecek kadar bile değerli değildir.
görüş açından çıkması için dua edersin.
benden uzak ol,
sesini duymayayım,
yüzünü görmeyeyim.
benim için sen öldün.
senin için de ben yokum artık.
sadece gitmek istemek, kırgınlıklarının parçalarını toplayamadığında olur.
öyle ya neden başka bir maske takayım ki?
tek yüzüm var o da artık sana karşı hiçbir duygu barındırmıyor.
lanet olsun senin ruhuna diyip, daha da anmamanın huzurlu bir başlangıdır.
öyle bir andır ki artık beddua edecek kadar bile değerli değildir.
görüş açından çıkması için dua edersin.
benden uzak ol,
sesini duymayayım,
yüzünü görmeyeyim.
benim için sen öldün.
senin için de ben yokum artık.
sadece gitmek istemek, kırgınlıklarının parçalarını toplayamadığında olur.
öyle ya neden başka bir maske takayım ki?
tek yüzüm var o da artık sana karşı hiçbir duygu barındırmıyor.
lanet olsun senin ruhuna diyip, daha da anmamanın huzurlu bir başlangıdır.
ya üşürüm ya da yanarım, ne gidebilirim ne de kalabilirim seninle
çözülüyor etlerim, kemiklerim tuz buz oluyor, efil efil dağılıyor yine
ölüyorum, yanıyorum, üşüyorum, boğuluyorum, sevdiğim, ben gidiyorum.!
ya gülerim ya da ağlarım, ne eğlenebilirim ne de yas tutabilirim sensiz
kötürümleşiyor bedenim, sözlerim susuyor, kapış kapış gidiyor kelimelerim
terliyorum, soğuyorum, üşütüyorum, dalıyorum, çıkamıyorum, ben gidiyorum.!
ya barışırım ya da küserim ama ne sevebilirim ne de nefret edebilirim artık senden
buz tutuyor yüreğim, dilim damağım kuruyor, düğümleniyor boynumda nefesim
koşuyorum, düşüyorum, kalkıyorum, sendeliyorum, gelemiyorum sana, ben gidiyorum.! *
çözülüyor etlerim, kemiklerim tuz buz oluyor, efil efil dağılıyor yine
ölüyorum, yanıyorum, üşüyorum, boğuluyorum, sevdiğim, ben gidiyorum.!
ya gülerim ya da ağlarım, ne eğlenebilirim ne de yas tutabilirim sensiz
kötürümleşiyor bedenim, sözlerim susuyor, kapış kapış gidiyor kelimelerim
terliyorum, soğuyorum, üşütüyorum, dalıyorum, çıkamıyorum, ben gidiyorum.!
ya barışırım ya da küserim ama ne sevebilirim ne de nefret edebilirim artık senden
buz tutuyor yüreğim, dilim damağım kuruyor, düğümleniyor boynumda nefesim
koşuyorum, düşüyorum, kalkıyorum, sendeliyorum, gelemiyorum sana, ben gidiyorum.! *
insanın ruhunu yıkacak kadar üzücü olayların ardından kalbin istediği fakat bir türlü gerçekleştirilemeyen eylemdir.
gidememekle sonuçlanan kuşatımsal çaresizlik.
umut terk eder hani insanı, bazen sorumluluklar ağır gelir hani.
işte o zaman; sadece gitmek ister insan
işte o zaman; sadece gitmek ister insan
"keşke" dedirten istektir. keşke den öteye gidemeyecektir.
her gitmenin bir nedeni vardır. ya aşk bitmiştir, ya yeni bir aşk doğmuştur. gidecekseniz, hiç gelmeyeceksiniz. söylemesi kolay bir sözcük olsa da "gitmek" koskoca bir kalbi paramparça edebilir. 2 metrelik bir adamı da, 1.5 metrelik bir kadını da deprem karşısındaki gece kondu gibi yerle bir eder.
gitmeyin, gitmek istiyorsanız, hiç gelmeyecektiniz. ona, kendinize, size bunu yapmayın.
gitmeyin, gitmek istiyorsanız, hiç gelmeyecektiniz. ona, kendinize, size bunu yapmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar