bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz26
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- yazarların sağlık sorunları4
- patatesin her ortama uyum sağlaması3
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- hangi yazarla çift olursunuz28
- penis boyu takıntısı6
- güne bir şiir dizesi bırak2
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sabah tostu3
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ucan tekme atan hipopotam43
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- itlik kopukluk2
- sözlük çiftleştirme servisi11
- üzülünce kime gidersiniz8
- nick vermeden bir yazara seslen13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- ulu sözlük telegram grubu12
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- akp de fon krizi tartışmaları3
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- düş sokağı sakinleri4
- 144p film izlemek2
- şapka takar mısınız12
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- tomtom mahallesi3
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- sarapci koala hatayi13
Üzücü bir suredir.
--spoiler--
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
"Kuvvetli ve basiretli kullarımız ibrahim'i, ishâk'ı ve Yâkub'u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden, hayırlılardandır. ismâil'i, Elyesâ'i, Zülkifl'i de an. Hepsi de iyilerdendir" (Sad, 38/45, 46, 47, 48).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar