bugün
- habire129
- sıfır atık vakfı11
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- cop318
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- samed ağırbaş7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- fusya semsiyeli yabanci25
- ilk buluşmada evden kek getiren kız4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aslan dövmenin aslında zor olmaması4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- karı koca sözlükte takılan yazarlar3
- bilerek ponziye dahil olmak5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 0072
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- 0 0 714
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- illüminati filmleri2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- anın fotoğrafı17
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- evlenmeyecek olmak4
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tacettin libosoglu2
- evlilik3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- doğu ege adaları2
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- kürdü sevin23
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- claudian clouds33
- köy2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
Üzücü bir suredir.
--spoiler--
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
"Kuvvetli ve basiretli kullarımız ibrahim'i, ishâk'ı ve Yâkub'u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden, hayırlılardandır. ismâil'i, Elyesâ'i, Zülkifl'i de an. Hepsi de iyilerdendir" (Sad, 38/45, 46, 47, 48).
Gündemdeki Haberler