bugün
- türklerin ileri olduğu konular20
- dünyanın en güzel tatlısı5
- dinsize inanır mısın17
- misafir çocuğunun arkasından edilen küfürler4
- salak yazarlar7
- yazarların kendileri hakkındaki gereksiz bilgiler3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- tüm yazarların ısrarla format dışı entry girmesi4
- birinci inönü muharebesi4
- şu anda çalan şarkı4
- haluk levent'in sürekli deri yelekle dolaşması3
- tiramisu yiyen kız2
- şu an okunan kitap4
- ya olm mal mısınız3
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek4
- uykum geldi ama uyumak istemiyorum3
- hiçbir yere ait olmama duygusu4
- pandela5
- sözlüğün çocuk parkına dönmesi5
- back to black2
- imdb de 10 tam puana sahip olması gereken tek film4
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- kuran da neden namaz yok8
- uzungöl'ün son hali3
- bir kadının en güzel bölgesi2
- atatürk5
- gocunun dediğini yap yaptığını yapma2
- sözlüğe çıplak kadın fotosu atma motivasyonu2
- mantıya ravioli demek3
- ingiltere'nin hemen atması2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- true'nun iyice zıvanadan çıkması5
- pandela gelmiş6
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle3
- giderek üzdün bizi zaman2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- yeğen2
- pandela'nın aslında türk aşığı olması3
- alednap3
- sözlük yazarlarının çayları3
- burdur5
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- pandela neden true yla dalga geçiyor3
- ince düşünceli olmak3
- ay bayılazaam5
- kacak elektrik kullanmayan bey3
- gocu meme ucu3
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar6
- alkol alıp hoşlanılan kıza açılmak7
Üzücü bir suredir.
--spoiler--
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
20. Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
21. Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
22. Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet" dediler.
23. içlerinden biri şöyle dedi: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken 'Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı."
24. Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır." Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi.
25. Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
26. Ona dedik ki: "Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır."
--spoiler--
https://kuran-ikerim.org/meal/diyanet/sad-suresi
konuşmasından sonra Hz. Davut hata yaptığını anlayarak af dilemiş ve bunun üzerine bağışlanmış. bu da ortada af dilenecek ve bağışlanacak bir hata olduğunu gösteriyor. bunun, kendisine hikmet verilmiş olmasına rağmen iki tarafı da yeterince dinlememesinden ve fakir olanın haklı olduğunu düşünerek peşin hüküm vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum. belki o koyun da çok koyunu olan kişinin hakkıydı ve diğerinin koyunu geri vermesi gerekiyordu. yani gereksiz duyar burada geçmiyor.
bunun yanında, ayetlerde bahsedilen davacıların duvarı aşıp gelmelerinin Hz. Davut'un korkmasına neden olması, ısrarla adaletle hükmetmesini istemeleri, bir tarafın kendini savunmaması ve aleyhine karar çıktıktan sonra bir şey demeden gitmesi, Hz. Davut'un imtihan olduğunu anlaması ve peşlerinden gitmemesi gelenlerin melek olduğunu düşündürüyor.
"Kuvvetli ve basiretli kullarımız ibrahim'i, ishâk'ı ve Yâkub'u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden, hayırlılardandır. ismâil'i, Elyesâ'i, Zülkifl'i de an. Hepsi de iyilerdendir" (Sad, 38/45, 46, 47, 48).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar