bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya5
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar7
- engineer286
- ahmed reis mi2
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- hangi mbti tipisiniz2
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip3
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- gece gece kokoreç gömmek9
- 31 aralık 20263
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu4
- coskuyla sabunlanan pipi7
- bu devirde2
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği11
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu2
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı2
- yanlışlıkla pasif olmak3
- bik bik 219
- nervio18
- bu devirde evlenmek2
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak2
- türkiye şahlanıyor2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- tarikat şeyhleri2
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- teomancalmasur23
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması2
- israil de arapların seçim dengelerini değiştirmesi2
- street fighter4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- anın görüntüsü18
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- nick istemeyen adam ile engineer283
- ayak yalarken aniden gelen ben ne yapıyorum hissi2
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
- türk solu16
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
(bkz: sabo)
SABO: "Biz sakiniz, çok iyiyiz. Kanımızın son damlasına kadar çatışacağız."
EDA'NIN SESi: "Tankınızla, topunuzla gelin korkaklar." (Yine küfürler ve verilen cevaplar...)
(Silah sesleri çok sıklaştı...)
SABO: "12 Temmuz'da Malatya dağlarında yoldaşlarımız nasıl gittilerse ölüme, biz de öyle gidiyoruz. Hamiyetler, Olcaylar gibi. KADIN YOLDAŞLARIMIZA SESLENMEK iSTiYORUM..."
06.45: (Artık telefona sık gelemiyorlar. Telefona sürünerek geliyor. Daha sonra bacağından yaralanıyor. Yaklaşık bir saat aradan sonra, arada halka sesleniyorlar. Sesler net değil, uzaktan geliyor...)
SABO: "Kapıyı bombayla açmak için hazırlık yapıyorlar. Telefon kapının yanında olduğu için gelemiyoruz. Artık arkaya çekiliyoruz... Giriyorlar..."
(Son telefon. )
SABO: "ELLERiMiZDE SiLAHLARIMIZ, DiLiMiZDE SLOGANLARIMIZLA KUCAKLIYORUZ ÖLÜMÜ...TÜM YOLDAŞLARIMA SELAMIMI iLETMENi iSTiYORUM. HOŞÇAKALIN...
(Çok yoğun silah sesleri duyuluyor...)
07.25: (Telefon kesildi...)
Devrimci direnişine yakışan bir şekilde duru ve sakin bir sesle söyledi bunları Sabo ölümü kucaklarken. 17 Nisan 1992 tarihinde Çiftehavuzlar'daki destansı direnişi tarihe yazarken 3 can tereddüt etmeden kanlarının son damlasına kadar savaştılar. Düşmanı hiç beklemediği anda kızıl bayraklarıyla karşılarken kadınlar yeni bir devrimci kadının simgesi oldular.
Sabahat Karataş 1953 yılında Mardin'in Nusaybin ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Nusaybin bir sınır köyüydü. Çatışmanın bitmediği, silahların susmadığı bir dünyaya açmıştı aslında Sabo gözlerini. Dilin yasaklandığı, kültürün ceset kanlarıyla boğulmaya çalışıldığı bir coğrafyadan 1970 yılında üniversite eğitimi için istanbul'a geldi. Reformist çizgiyi reddedip silahlı mücadeleye evrilen devrimci hareketin bir sempatizanı olan Sabo THKP- C'yi tanımaya, öğrenmeye çalışıyordu. 12 Mart '71 cuntasının ardından halkın üzerindeki karanlığı yok etmek için var gücüyle çalışmaya başladı. Bir yandan iYÖKD (istanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) içinde gençlik çalışması yürütüyor diğer yandan fabrikalarda işçi olarak halka devrimci düşünceyi aşılamaya çalışıyordu. Tüm bunları yaparken çağdaşlarının bugünden bakınca fark edemediği düşünülen bir noktayı fark etti Sabo: Kadınlar içinde bulundukları düzenin bir sonucu olan erkek egemenliği yüzünden politik önderler haline gelemiyordu. Kadınların örgütlenmesi için özellikle uğraşıp düşüncelerini ısrarla tekrarlayan Sabo arkadaşlarıyla birlikte DKD (Devrimci Kadın Derneği)'ni kurdular.
1980 askeri faşist darbesinin ardından büyük darbeler alan Parti Cephe örgütsel varlığını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yoldaşları tutsaktı ve örgütün varlığını sürdürmek görevi Sabo'ya düşüyordu. inancın, kararlığın sesiyle daha önce bu kadar üst düzey bir yöneticilik deneyimi olmamasına rağmen şöyle dedi Sabo: "Kaygınız olmasın. Başaracağım." Dağılmış ilişkilerin, maddi olanaksızların ortasında yol gösteren, yoldaşlarını toparlayan Sabo oldu.
Sabo'da bütünleşen devrimci kişilik yeni bir militan kadın simgesiydi. Devrim için savaşıyor, devrim için yaşıyordu Sabo. Çiftehavuzlar'daki destansı direnişte de düşmanın saldırısı karşısında sakin bir sesle kararlığını ortaya koyması bu yüzdendir. "Kanımızın son damlasına kadar savaşacağız." derken koca bir tarihi bir adım ileriye götürdüğünün bilincinde olmasındadır onun adanmışlığı. Düşmanın suratına bir tokat gibi vurmayı becerebilmesi bunun bir savaş, kendisinin de bu savaşın önder bir militanı olduğunu bilmesindendir. Çatışma sırasında pencereden dalgalandırdıkları sosyalizm bayrağı ölümün yenilgi değil zafer olduğunun göstergesi olmuştur. Panzerlere, silahlara, yüzlerce katile karşı 3 devrimcinin yüreklerini ortaya koyduğu yerde halkın üzerine sinmiş yılgınlığın üzerinde dalgalanmıştır o bayrak. Sabolardan Şengüllere Sibellere, Denizlerden Mahirlere ibolara Orhanlara taşınıyor sosyalizmin bayrağı. Kazanılacak bir dünya var; onun için savaşıyor komünistler!
EDA'NIN SESi: "Tankınızla, topunuzla gelin korkaklar." (Yine küfürler ve verilen cevaplar...)
(Silah sesleri çok sıklaştı...)
SABO: "12 Temmuz'da Malatya dağlarında yoldaşlarımız nasıl gittilerse ölüme, biz de öyle gidiyoruz. Hamiyetler, Olcaylar gibi. KADIN YOLDAŞLARIMIZA SESLENMEK iSTiYORUM..."
06.45: (Artık telefona sık gelemiyorlar. Telefona sürünerek geliyor. Daha sonra bacağından yaralanıyor. Yaklaşık bir saat aradan sonra, arada halka sesleniyorlar. Sesler net değil, uzaktan geliyor...)
SABO: "Kapıyı bombayla açmak için hazırlık yapıyorlar. Telefon kapının yanında olduğu için gelemiyoruz. Artık arkaya çekiliyoruz... Giriyorlar..."
(Son telefon. )
SABO: "ELLERiMiZDE SiLAHLARIMIZ, DiLiMiZDE SLOGANLARIMIZLA KUCAKLIYORUZ ÖLÜMÜ...TÜM YOLDAŞLARIMA SELAMIMI iLETMENi iSTiYORUM. HOŞÇAKALIN...
(Çok yoğun silah sesleri duyuluyor...)
07.25: (Telefon kesildi...)
Devrimci direnişine yakışan bir şekilde duru ve sakin bir sesle söyledi bunları Sabo ölümü kucaklarken. 17 Nisan 1992 tarihinde Çiftehavuzlar'daki destansı direnişi tarihe yazarken 3 can tereddüt etmeden kanlarının son damlasına kadar savaştılar. Düşmanı hiç beklemediği anda kızıl bayraklarıyla karşılarken kadınlar yeni bir devrimci kadının simgesi oldular.
Sabahat Karataş 1953 yılında Mardin'in Nusaybin ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Nusaybin bir sınır köyüydü. Çatışmanın bitmediği, silahların susmadığı bir dünyaya açmıştı aslında Sabo gözlerini. Dilin yasaklandığı, kültürün ceset kanlarıyla boğulmaya çalışıldığı bir coğrafyadan 1970 yılında üniversite eğitimi için istanbul'a geldi. Reformist çizgiyi reddedip silahlı mücadeleye evrilen devrimci hareketin bir sempatizanı olan Sabo THKP- C'yi tanımaya, öğrenmeye çalışıyordu. 12 Mart '71 cuntasının ardından halkın üzerindeki karanlığı yok etmek için var gücüyle çalışmaya başladı. Bir yandan iYÖKD (istanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) içinde gençlik çalışması yürütüyor diğer yandan fabrikalarda işçi olarak halka devrimci düşünceyi aşılamaya çalışıyordu. Tüm bunları yaparken çağdaşlarının bugünden bakınca fark edemediği düşünülen bir noktayı fark etti Sabo: Kadınlar içinde bulundukları düzenin bir sonucu olan erkek egemenliği yüzünden politik önderler haline gelemiyordu. Kadınların örgütlenmesi için özellikle uğraşıp düşüncelerini ısrarla tekrarlayan Sabo arkadaşlarıyla birlikte DKD (Devrimci Kadın Derneği)'ni kurdular.
1980 askeri faşist darbesinin ardından büyük darbeler alan Parti Cephe örgütsel varlığını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yoldaşları tutsaktı ve örgütün varlığını sürdürmek görevi Sabo'ya düşüyordu. inancın, kararlığın sesiyle daha önce bu kadar üst düzey bir yöneticilik deneyimi olmamasına rağmen şöyle dedi Sabo: "Kaygınız olmasın. Başaracağım." Dağılmış ilişkilerin, maddi olanaksızların ortasında yol gösteren, yoldaşlarını toparlayan Sabo oldu.
Sabo'da bütünleşen devrimci kişilik yeni bir militan kadın simgesiydi. Devrim için savaşıyor, devrim için yaşıyordu Sabo. Çiftehavuzlar'daki destansı direnişte de düşmanın saldırısı karşısında sakin bir sesle kararlığını ortaya koyması bu yüzdendir. "Kanımızın son damlasına kadar savaşacağız." derken koca bir tarihi bir adım ileriye götürdüğünün bilincinde olmasındadır onun adanmışlığı. Düşmanın suratına bir tokat gibi vurmayı becerebilmesi bunun bir savaş, kendisinin de bu savaşın önder bir militanı olduğunu bilmesindendir. Çatışma sırasında pencereden dalgalandırdıkları sosyalizm bayrağı ölümün yenilgi değil zafer olduğunun göstergesi olmuştur. Panzerlere, silahlara, yüzlerce katile karşı 3 devrimcinin yüreklerini ortaya koyduğu yerde halkın üzerine sinmiş yılgınlığın üzerinde dalgalanmıştır o bayrak. Sabolardan Şengüllere Sibellere, Denizlerden Mahirlere ibolara Orhanlara taşınıyor sosyalizmin bayrağı. Kazanılacak bir dünya var; onun için savaşıyor komünistler!
(bkz: istanbul şafakları)
Dursun Karataş tarafından ölüme terk edilmiş terörist.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar