bugün
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı7
- istanbul11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark2
- yazılımcıların flört edememesi9
- escort taş mı yesin5
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- fenerbahçe9
- liverpool fc2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- ak parti2
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- gecenin şarkısı9
- yaprak dökümü ferhunde2
- kedilerle uyumak9
- fırında tavuk10
- şiir yazmak3
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- dolapta iki biram var6
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- yüzüklerin efendisi5
- giysi fiyatlarının uçması9
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- sevişmek hüner değil6
- acil durumda aranacak kişi5
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- içten içe üşümek5
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- değerli olduğunu hissettirmek6
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- trabzonspor17
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- dünya6
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- yallah arabistan a diyen tip11
SABO: "Biz sakiniz, çok iyiyiz. Kanımızın son damlasına kadar çatışacağız."
EDA'NIN SESi: "Tankınızla, topunuzla gelin korkaklar." (Yine küfürler ve verilen cevaplar...)
(Silah sesleri çok sıklaştı...)
SABO: "12 Temmuz'da Malatya dağlarında yoldaşlarımız nasıl gittilerse ölüme, biz de öyle gidiyoruz. Hamiyetler, Olcaylar gibi. KADIN YOLDAŞLARIMIZA SESLENMEK iSTiYORUM..."
06.45: (Artık telefona sık gelemiyorlar. Telefona sürünerek geliyor. Daha sonra bacağından yaralanıyor. Yaklaşık bir saat aradan sonra, arada halka sesleniyorlar. Sesler net değil, uzaktan geliyor...)
SABO: "Kapıyı bombayla açmak için hazırlık yapıyorlar. Telefon kapının yanında olduğu için gelemiyoruz. Artık arkaya çekiliyoruz... Giriyorlar..."
(Son telefon. )
SABO: "ELLERiMiZDE SiLAHLARIMIZ, DiLiMiZDE SLOGANLARIMIZLA KUCAKLIYORUZ ÖLÜMÜ...TÜM YOLDAŞLARIMA SELAMIMI iLETMENi iSTiYORUM. HOŞÇAKALIN...
(Çok yoğun silah sesleri duyuluyor...)
07.25: (Telefon kesildi...)
Devrimci direnişine yakışan bir şekilde duru ve sakin bir sesle söyledi bunları Sabo ölümü kucaklarken. 17 Nisan 1992 tarihinde Çiftehavuzlar'daki destansı direnişi tarihe yazarken 3 can tereddüt etmeden kanlarının son damlasına kadar savaştılar. Düşmanı hiç beklemediği anda kızıl bayraklarıyla karşılarken kadınlar yeni bir devrimci kadının simgesi oldular.
Sabahat Karataş 1953 yılında Mardin'in Nusaybin ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Nusaybin bir sınır köyüydü. Çatışmanın bitmediği, silahların susmadığı bir dünyaya açmıştı aslında Sabo gözlerini. Dilin yasaklandığı, kültürün ceset kanlarıyla boğulmaya çalışıldığı bir coğrafyadan 1970 yılında üniversite eğitimi için istanbul'a geldi. Reformist çizgiyi reddedip silahlı mücadeleye evrilen devrimci hareketin bir sempatizanı olan Sabo THKP- C'yi tanımaya, öğrenmeye çalışıyordu. 12 Mart '71 cuntasının ardından halkın üzerindeki karanlığı yok etmek için var gücüyle çalışmaya başladı. Bir yandan iYÖKD (istanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) içinde gençlik çalışması yürütüyor diğer yandan fabrikalarda işçi olarak halka devrimci düşünceyi aşılamaya çalışıyordu. Tüm bunları yaparken çağdaşlarının bugünden bakınca fark edemediği düşünülen bir noktayı fark etti Sabo: Kadınlar içinde bulundukları düzenin bir sonucu olan erkek egemenliği yüzünden politik önderler haline gelemiyordu. Kadınların örgütlenmesi için özellikle uğraşıp düşüncelerini ısrarla tekrarlayan Sabo arkadaşlarıyla birlikte DKD (Devrimci Kadın Derneği)'ni kurdular.
1980 askeri faşist darbesinin ardından büyük darbeler alan Parti Cephe örgütsel varlığını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yoldaşları tutsaktı ve örgütün varlığını sürdürmek görevi Sabo'ya düşüyordu. inancın, kararlığın sesiyle daha önce bu kadar üst düzey bir yöneticilik deneyimi olmamasına rağmen şöyle dedi Sabo: "Kaygınız olmasın. Başaracağım." Dağılmış ilişkilerin, maddi olanaksızların ortasında yol gösteren, yoldaşlarını toparlayan Sabo oldu.
Sabo'da bütünleşen devrimci kişilik yeni bir militan kadın simgesiydi. Devrim için savaşıyor, devrim için yaşıyordu Sabo. Çiftehavuzlar'daki destansı direnişte de düşmanın saldırısı karşısında sakin bir sesle kararlığını ortaya koyması bu yüzdendir. "Kanımızın son damlasına kadar savaşacağız." derken koca bir tarihi bir adım ileriye götürdüğünün bilincinde olmasındadır onun adanmışlığı. Düşmanın suratına bir tokat gibi vurmayı becerebilmesi bunun bir savaş, kendisinin de bu savaşın önder bir militanı olduğunu bilmesindendir. Çatışma sırasında pencereden dalgalandırdıkları sosyalizm bayrağı ölümün yenilgi değil zafer olduğunun göstergesi olmuştur. Panzerlere, silahlara, yüzlerce katile karşı 3 devrimcinin yüreklerini ortaya koyduğu yerde halkın üzerine sinmiş yılgınlığın üzerinde dalgalanmıştır o bayrak. Sabolardan Şengüllere Sibellere, Denizlerden Mahirlere ibolara Orhanlara taşınıyor sosyalizmin bayrağı. Kazanılacak bir dünya var; onun için savaşıyor komünistler!
EDA'NIN SESi: "Tankınızla, topunuzla gelin korkaklar." (Yine küfürler ve verilen cevaplar...)
(Silah sesleri çok sıklaştı...)
SABO: "12 Temmuz'da Malatya dağlarında yoldaşlarımız nasıl gittilerse ölüme, biz de öyle gidiyoruz. Hamiyetler, Olcaylar gibi. KADIN YOLDAŞLARIMIZA SESLENMEK iSTiYORUM..."
06.45: (Artık telefona sık gelemiyorlar. Telefona sürünerek geliyor. Daha sonra bacağından yaralanıyor. Yaklaşık bir saat aradan sonra, arada halka sesleniyorlar. Sesler net değil, uzaktan geliyor...)
SABO: "Kapıyı bombayla açmak için hazırlık yapıyorlar. Telefon kapının yanında olduğu için gelemiyoruz. Artık arkaya çekiliyoruz... Giriyorlar..."
(Son telefon. )
SABO: "ELLERiMiZDE SiLAHLARIMIZ, DiLiMiZDE SLOGANLARIMIZLA KUCAKLIYORUZ ÖLÜMÜ...TÜM YOLDAŞLARIMA SELAMIMI iLETMENi iSTiYORUM. HOŞÇAKALIN...
(Çok yoğun silah sesleri duyuluyor...)
07.25: (Telefon kesildi...)
Devrimci direnişine yakışan bir şekilde duru ve sakin bir sesle söyledi bunları Sabo ölümü kucaklarken. 17 Nisan 1992 tarihinde Çiftehavuzlar'daki destansı direnişi tarihe yazarken 3 can tereddüt etmeden kanlarının son damlasına kadar savaştılar. Düşmanı hiç beklemediği anda kızıl bayraklarıyla karşılarken kadınlar yeni bir devrimci kadının simgesi oldular.
Sabahat Karataş 1953 yılında Mardin'in Nusaybin ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Nusaybin bir sınır köyüydü. Çatışmanın bitmediği, silahların susmadığı bir dünyaya açmıştı aslında Sabo gözlerini. Dilin yasaklandığı, kültürün ceset kanlarıyla boğulmaya çalışıldığı bir coğrafyadan 1970 yılında üniversite eğitimi için istanbul'a geldi. Reformist çizgiyi reddedip silahlı mücadeleye evrilen devrimci hareketin bir sempatizanı olan Sabo THKP- C'yi tanımaya, öğrenmeye çalışıyordu. 12 Mart '71 cuntasının ardından halkın üzerindeki karanlığı yok etmek için var gücüyle çalışmaya başladı. Bir yandan iYÖKD (istanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği) içinde gençlik çalışması yürütüyor diğer yandan fabrikalarda işçi olarak halka devrimci düşünceyi aşılamaya çalışıyordu. Tüm bunları yaparken çağdaşlarının bugünden bakınca fark edemediği düşünülen bir noktayı fark etti Sabo: Kadınlar içinde bulundukları düzenin bir sonucu olan erkek egemenliği yüzünden politik önderler haline gelemiyordu. Kadınların örgütlenmesi için özellikle uğraşıp düşüncelerini ısrarla tekrarlayan Sabo arkadaşlarıyla birlikte DKD (Devrimci Kadın Derneği)'ni kurdular.
1980 askeri faşist darbesinin ardından büyük darbeler alan Parti Cephe örgütsel varlığını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Yoldaşları tutsaktı ve örgütün varlığını sürdürmek görevi Sabo'ya düşüyordu. inancın, kararlığın sesiyle daha önce bu kadar üst düzey bir yöneticilik deneyimi olmamasına rağmen şöyle dedi Sabo: "Kaygınız olmasın. Başaracağım." Dağılmış ilişkilerin, maddi olanaksızların ortasında yol gösteren, yoldaşlarını toparlayan Sabo oldu.
Sabo'da bütünleşen devrimci kişilik yeni bir militan kadın simgesiydi. Devrim için savaşıyor, devrim için yaşıyordu Sabo. Çiftehavuzlar'daki destansı direnişte de düşmanın saldırısı karşısında sakin bir sesle kararlığını ortaya koyması bu yüzdendir. "Kanımızın son damlasına kadar savaşacağız." derken koca bir tarihi bir adım ileriye götürdüğünün bilincinde olmasındadır onun adanmışlığı. Düşmanın suratına bir tokat gibi vurmayı becerebilmesi bunun bir savaş, kendisinin de bu savaşın önder bir militanı olduğunu bilmesindendir. Çatışma sırasında pencereden dalgalandırdıkları sosyalizm bayrağı ölümün yenilgi değil zafer olduğunun göstergesi olmuştur. Panzerlere, silahlara, yüzlerce katile karşı 3 devrimcinin yüreklerini ortaya koyduğu yerde halkın üzerine sinmiş yılgınlığın üzerinde dalgalanmıştır o bayrak. Sabolardan Şengüllere Sibellere, Denizlerden Mahirlere ibolara Orhanlara taşınıyor sosyalizmin bayrağı. Kazanılacak bir dünya var; onun için savaşıyor komünistler!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar