bugün

Kimseler anlamadı küstüğünü
kuşkonmaz dallarının
sergende kitaplar gülüyordu
saksıda çiçekler bir de
içimin sokaklarında
dağ göçüren bir fırtına
dinmedi gece süresince

Perdelerin kıvrımlarında
densiz kahkahaları
göz izleri kaldı duvarlarda
döktüm küllükteki
ruj lekeli izmaritleri
odama doldu hava
açtığım pencereden
dayadım alnımı serin rüzgara
arabalar geçiyordu
Mamak Köprüsü'nden

Sabaha birikiyordu sesler
bir yıldız kaydı içimde
seni düşündüm
barıştım içimdeki benle
çok şükür
misafirler gittiler. * *
bir üçnoktabir albümü.

ahanda tracklist;
1- değişmem
2- ölmeden ünlü olsam
3- film
4- bahçe*
5- dediler ki
6- iki mutsuz
7- öbür gün
8- hırsız
9- tünel
10- hkb
çarşı sabaha karşı...
-fransız ihtilali neye karşı çıkmıştır?
-sabaha karşı.
melis danişmend'ciğimizin şükela ötesi sesi ve malt'ın kensi adını taşıyan ilk albüm'ündeki büyüük başarılarından sonra daha bir sevdiğimiz diğer grup elemanları harikalar.ama açıkçası 3 gündür sabah akşam ha sevdim ha sevicem diye dinliyor olsam da albümü,albüm pek beklentilerimi karşılamadı.ama bir ''bahçe'' olsun,bir ''iki mutsuz'' olsun,sonraacığımaaa bir ''ölmeden ünlü olsam'' olsun dilden düşmeyen şarkılar.ilk dinlemede yakalıyor dinleyen kişi.

dediler ki çok popüler olduğunda melis ablamız albümümüzdeki şarkılar da bu ayarda olacak demişti ama şahsen ben o ayarı tutturamadım.hele çıkış parçası değişmem çok itici geldi bana.dinledikçe sevmeyi umuyor,yine de bulun,dinleyin diyorum.sonuçta güzide bir rock grubumuz.bu arada ''malt''ın albümünü de araya sıkıştıralım,şüphesiz yılın en iyi albümlerinden biri.
içimdeki bu gereksiz gariplikten arınmış ve mutlu olmayı becerebilecek biri olarak uyanmak isterim yeni bir güne..oysa başkalarına göre hayattaki en mutlu insanlardan biri olmam gerek bu günlerde...ama herşeyi bilmiyorlar...hiçbir şey gerektiği gibi olmuyor zaten..hayatı bir anlık da olsa tozpembe görebilenler varsa ne mutlu onlara..ben bu özelliğimi tamamen yitirmişim bunu farkediyorum bu ara...
sabaha yakin görülen düşlerde
bilinci körelten
bir karabasan yogunlugu
biraz da acı vardır

güneşin altında kararan şeyden korkun derim ben
kül altında yanan kordan
ve ışık ,uzun bir karanlığın ardından gelirse eğer
anlamını bulur * *
Çok yazıldı çizildi sabaha karşı. Çok ayrılık mağdurları nefes alıp verdi, belki de vermek istemedi aldığı o son nefesi bir defa galip gelebilmek için hayata. Hep nenden götüren, verdiği her nefesi peşin isteyen hayata bu defa da bende kalsın bu nefes demek istedi sabaha karşı. Sevgili gittikten sonra nedir ki hayat nefes alıp vermekten başka? vermiyorum ulan demek istedi, belki de gerçekten vermedi kaç ayrılık mağduru tam da bu saatte. Sabaha karşı.
uzun mesafe yolların en çok uyku bastıran anıdır.

genelde bu saatlerde mola veririm. ulan nasıl bir giriş yaptıysam duyan da kamyoncu sanacak. neyse. her daim bu vakitlerde mola veririm. ufak tefek bir mekana girerim. genelde boş olur. normalin aksine insanlar çok sıcakkanlı olur. ekmek almaya girdiğim dükkanda bile on numara kahvaltı yapmışlığım yarım saat sohbet edip ayrılmışlığım vardır. güzeldir insanlar bu saatte.
"üstüme geceyi kuşandım" şeklinde devam ettirilse potansiyel devrimci şiiri olabilecek söz öbeği.
0:00 0:27
Peyami safa aşkımın simeleon mu ne diye monopoly parası kılıklı bir adamın romanından adapte ettiği roman. Adını doğru yazmamış olabilirim ama önemli değil. Biraz kırıldım açıkçası böyle dandik bir romanı adapte ettiği için.
Peyamiciğim ne yazsa okurum dilini çok seviyorum ama bu çok çiğ. Hikayesi dandik.
Bir de önsözde demiş ki “eğer bu romanı beğenmezseniz bütün kabahat benimdir, beğenirseniz de simeleon un payına düşen övgüden bana hiçbir şey kalmamalıdır.” Şu inceliğe bakar mısınız? Peyami safa’nın kendi yazdığı tek bir roman bile -server bedi olanlar hariç- bu yüzeysellikte değil. Yine de okumuş olduk öylesine vakit geçirmece bir kitap.
© copyright 2005 - 2026