bugün
- gammaz çetesi6
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- g'i l d'e d l'i l y27
- nickten isim tahmini yapmak72
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- balkonda kitli kalmak2
- sabah kahvaltısında menemen yiyen erkek3
- hikayeyi devam ettir30
- biber dolması olsa da yesek6
- anok yai2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- alkollü sürücüye 602 bin lira ceza2
- marmarayın 74 27 çekmesi3
- deliğim ben götü kara deliğim2
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- hayattan zevk alamamak15
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- makine mühendisliği4
- gocunun nerede olması12
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hazret ktc4
- metalcilerin ihtiyar olması2
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- rüyamda kadın olmuştum6
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- uysaljakoben16
- habire12 adamdır37
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- uyumayın konuşalım5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeni parti50
- habire1259
- yeşilçam filmi izlemek6
- bir ay çaylak olmak5
- yazarlara gelen son mesaj2
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- yazarların öldükten sonraki planları4
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- diamond bosphorus23
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
fransiz göstergebilimci.camera lucida kitabi son kitabidir.otomobil kazasinda hayata goz yummustur. *
Yapıtlarıyla, konuşmalarıyla, Collége de France'taki dersleriyle,
yönettiği toplu çalışmalarla, çektirdiği fotoğraflarla,
yazdığı önsöz ve sunuş yazılarıyla, bir filmde oynadığı
çok kısa Thackeray rolüyle, annesine olan tutkusuyla,
çok sevdiği Saint-Sulpice meydanındaki gezintileriyle,
giyimiyle, çok yönlü duyarlı ve sevecen yaklaşımıyla, ses tonuyla,
başka dile çevrilmesi nerdeyse olanaksız anlatımıyla,
hem öncü hem de klasik oluşuyla, yabancı dillere ve
yabancı yazarlara kapalılığıyla, sürekli dönüşüm geçiren
düşünce çizgisiyle, yazı ve dil tutkusuyla, ve de
ölümüyle son otuz yılın yazarlarını, bilim adamlarını,
sinemacılarını, tiyatrocularını, şarkıcılarını, yayıncılarını ve
okurlarını derinden etkilemiş benzersiz biridir Roland Barthes.*
yönettiği toplu çalışmalarla, çektirdiği fotoğraflarla,
yazdığı önsöz ve sunuş yazılarıyla, bir filmde oynadığı
çok kısa Thackeray rolüyle, annesine olan tutkusuyla,
çok sevdiği Saint-Sulpice meydanındaki gezintileriyle,
giyimiyle, çok yönlü duyarlı ve sevecen yaklaşımıyla, ses tonuyla,
başka dile çevrilmesi nerdeyse olanaksız anlatımıyla,
hem öncü hem de klasik oluşuyla, yabancı dillere ve
yabancı yazarlara kapalılığıyla, sürekli dönüşüm geçiren
düşünce çizgisiyle, yazı ve dil tutkusuyla, ve de
ölümüyle son otuz yılın yazarlarını, bilim adamlarını,
sinemacılarını, tiyatrocularını, şarkıcılarını, yayıncılarını ve
okurlarını derinden etkilemiş benzersiz biridir Roland Barthes.*
yazmanla yazar arasındaki ince/kalın çizgiyi çizen muhterem.
(bkz: göstergebilimci) imiş efenim kendisi!! gösteriyormuş yani muntazaman!! bir de sağlam kaynaklardan ibne olduğu kulağıma çalındı!! neyi gösteriyor acaba allah allah!! olsun nemelazım sakınmak gerek hahaha, gitsin başka yerde göstersin!!
edit: göstergebilimciye tıkladım (bkz: go and fuck yourself) çıktı hahahaa!!
edit: göstergebilimciye tıkladım (bkz: go and fuck yourself) çıktı hahahaa!!
yazının metne uzanan öyküsünü bu süreçte devinimini en iyi kaleme alan bilimadamı.
göstergebilimsel serüven, camera lucida, yazının sıfır derecesi adlı kitapları türkçeye çevrilmiştir. müellifin ölümü (death of author)adlı yazısı günümüz sanat yapıtlarının okunmasında çığır açıcı bir niteliktedir.
ben bu adamı nasıl bu kadar geç tanıdım, 4 senelik felsefe lisansı ne kadar eksikmiş onun metinleri olmadan. yapısöküm, yorumbilim, anlambilim, göstergebilim, metinlerarasılık kavramlarından hem çok şey bulabilirsiniz onun metinlerinde hem de neredeyse hiçbir şey. öyle bir yazar ki.. yazdığının, yazar olduğunun, bu yazma işinin, yazarlık ediminin okur için, herhangi bir okur için nasıl yönlendirici, dayatıcı ve bir bakıma totaliter olduğunun öyle farkında ki.. işte bu yüzden her ne kadar kuramsal olsa da yazdıkları, sözü kestirip atmaktan, düşünceye noktaya koymaktan o kadar korktuğu belli ki metinlerinde. düşüncelerini, görüşlerini burada oturup yazmak olanaksız. ama düşünsel açıdan inanılmaz benzerlikler gösterdiği bir türk yazar var. ısrarla (bkz: bilge karasu).
semiyoloji, Writing Degree Zero vb. konularla dört bir yanımızı sarmış, üniversitede kendisini anlayabilmek için epey çabaladığımız üstat.
mazbut bir eşcinseldir ayrıca.
roland barthes'ın okurken altını çizdiğim kimi düşünceleri için:
http://dultepe.blogspot.c...sn-fotograflar-ya-da.html
http://dultepe.blogspot.c...sn-fotograflar-ya-da.html
kendisinin yeni citroen için yaptığı yorumu biri çıkıp da şahin ve doğan slx için yaparsa işte o zaman bir barthes yetişmiştir diyeceğim;
"şimdiye değin üstün araba daha çok güçlü hayvan söylenseline bağlanıyordu, burada hem daha tinsel hem daha nesnel; üstelik kimi yenilikçilik ödünlerine karşın(boş direksiyon gibi) daha evsel olmuş, çağdaş ev sanatlarımızda bulduğumuz araçsallığın yüceltilmesi eğilimine daha çok uymuş: gösterge tablosu bir fabrika santralinden çok çağdaş bir mutfak tezgahına benziyor: donuk dalgalı sacdan ince kapaklar, ak yuvarlak uçlu küçük kapaklar, çok yalın ışıklı göstergeler, hatta nikel kaplamaların belirsizliği..."
sığırın eşeğin yediği samandan yapılan anadol'un güçlü hayvan söylenseline nasıl bağlanacağı ya da çok yalan ışıklı göstergelerin nasıl yorumlanacağı merak konusu.
"şimdiye değin üstün araba daha çok güçlü hayvan söylenseline bağlanıyordu, burada hem daha tinsel hem daha nesnel; üstelik kimi yenilikçilik ödünlerine karşın(boş direksiyon gibi) daha evsel olmuş, çağdaş ev sanatlarımızda bulduğumuz araçsallığın yüceltilmesi eğilimine daha çok uymuş: gösterge tablosu bir fabrika santralinden çok çağdaş bir mutfak tezgahına benziyor: donuk dalgalı sacdan ince kapaklar, ak yuvarlak uçlu küçük kapaklar, çok yalın ışıklı göstergeler, hatta nikel kaplamaların belirsizliği..."
sığırın eşeğin yediği samandan yapılan anadol'un güçlü hayvan söylenseline nasıl bağlanacağı ya da çok yalan ışıklı göstergelerin nasıl yorumlanacağı merak konusu.
1915*1980 yılları arasında yasamıs olan (bkz: semiologist), göstergebilimci.
göstergebilimini kültürel eleştiri aracı olarak kullanmıstır. uzmanı olduğu alanlar film, fotoğraf, moda ve pazarlamada kullanılan dil ve bunların kültürel bir olgu yönünden irdelenmesidir.
göstergebilimi (bkz: semiology)sign yani işaretlerin dilbilime dayalı sekilde calısıldıgı bilimdalıdır.
Semiotics ise işaretlerin mantıga dayalı olarak calısıldıgı bilim dalıdır.
Barthes'a gore fotoğraf, kodu olmayan (bkz: code) bir mesajdır.
göstergebilimini kültürel eleştiri aracı olarak kullanmıstır. uzmanı olduğu alanlar film, fotoğraf, moda ve pazarlamada kullanılan dil ve bunların kültürel bir olgu yönünden irdelenmesidir.
göstergebilimi (bkz: semiology)sign yani işaretlerin dilbilime dayalı sekilde calısıldıgı bilimdalıdır.
Semiotics ise işaretlerin mantıga dayalı olarak calısıldıgı bilim dalıdır.
Barthes'a gore fotoğraf, kodu olmayan (bkz: code) bir mesajdır.
"Yaşam küçük yalnızlık darbelerinden oluşur." demiştir...
Camera lucida gibi her fotoğrafçının cep kitapçığı olan bir kitap yazmıştır.
Fotoğrafı ve dili okumaya çalışmanın imkansızılığını belirginleştiren okumaya çalışma çatışmasının fısıldadığı şeyin sanatın döngüsünden ve hiçselliginden farklı birşeyler olduğunu düşündüren, zevk duyuran kuramcı.
"Bilinmeyen bir dilin uğultulu kitlesi çok hoş bir koruma oluşturur, yabancıyı (ülkenin ona düşman olmaması koşuluyla) ana dilin tüm sapmalarını: konuşan kişinin bölgesel ve toplumsal kökenini, ekin, akıl, beğeni düzeyini, içinde kendi kendini kişi olarak kurduğu ve sizden onaylamanızı istediği imgeyi kulaklarında durduran bir sesli zarla sarar. Bu nedenle, yabancı ülkede ne kadar rahattır insan! Budalalığa, bayağılığa,gurura, kibar çevre düşkünlüğüne, ulusallığa, normalliğe, karşı korunurum burada. Her şeye karşın soluğunu, havalanmasını, tek sözcükle tüm anlamsallığını kavadığım "bilinmeyen" dil, ben yer değiştirdikçe, çevremde hafif bir baş dönmesi oluşturur, yalnız benim için gerçekleşen, yapay boşluğa sürükler beni: her türlü dolu anlamdan sıyrılmış durumda, "ara yerde" yaşarım "
(bkz: Göstergeler imparatorluğu)
"Bilinmeyen bir dilin uğultulu kitlesi çok hoş bir koruma oluşturur, yabancıyı (ülkenin ona düşman olmaması koşuluyla) ana dilin tüm sapmalarını: konuşan kişinin bölgesel ve toplumsal kökenini, ekin, akıl, beğeni düzeyini, içinde kendi kendini kişi olarak kurduğu ve sizden onaylamanızı istediği imgeyi kulaklarında durduran bir sesli zarla sarar. Bu nedenle, yabancı ülkede ne kadar rahattır insan! Budalalığa, bayağılığa,gurura, kibar çevre düşkünlüğüne, ulusallığa, normalliğe, karşı korunurum burada. Her şeye karşın soluğunu, havalanmasını, tek sözcükle tüm anlamsallığını kavadığım "bilinmeyen" dil, ben yer değiştirdikçe, çevremde hafif bir baş dönmesi oluşturur, yalnız benim için gerçekleşen, yapay boşluğa sürükler beni: her türlü dolu anlamdan sıyrılmış durumda, "ara yerde" yaşarım "
(bkz: Göstergeler imparatorluğu)
Herşeyin bir gösterge olduğunu ve ikili karşıtlıklarca kurulduğunu açımlayan düşünür. Misal, budist rahibin kelliği, sıradanlasmanın, herkesle bir olmanın ama böylece kitleden ayrılmanın göstergesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar