1. 1.
    (bkz: restoran)
    ... italiano
  2. 2.
    fr. lokanta. *
    1 ... atgmuls
  3. 3.
    ismi 'çorba'dan gelen kelime.

    Eski zamanlarda çorbanın hastalıkları iyileştirici etkisi farkedilince Batılılar çorbaya 'restaurer' yani 'iyileştirici' demeye başlamışlar. Zaman içerisinde sadece çorba satan yerler açılmaya başlamış ve isimleri de çorbanın satıldığı yer olduğunu belirtmek için 'restaurant' konulmuş.
    1 ... endemik pandemi
  4. 4.
    Doğru yazımı `restoran'dır.
    ... andalucian
  5. 5.
    türkçe'de olmayan bir kelimedir. fransızca'daki restaurant sözcüğünün türkçe'ye geçmiş hali "restoran"dır. restaurant türkçe için yanlış kullanımdır. türkçe'de çok yapılan bir hatadır.
    1 ... cynd
  6. 6.
    türkçe'de sık yapılan hatalardan birisi. restaurant'ın türkçesi restoran'dır. biz fransız değil türküz. lütfen öğrenin artık doğrusunu.
    3 ... cynd
  7. 7.
    rezervasyon söz konusu ise kesinlikle aracı kuruluşlar kullanarak yapılmaması gerekir, direk mekanın kendisini arayarak masa ayırtmak en garanti rezervasyon çözümüdür.
    ... eyfel kulesi
  8. 8.
    dilimize restoran olarak geçen, -restorant- diye yanlış yazılmaması gereken, basit tabirle lokantaya verilen ad.
    2 ... harikulade yazar
  9. 9.
    restoran işletenlerin çoğunun bile doğru yazılışını bilmediği kelime. entry'nin başından da anlaşılabileceği gibi doğru türkçe yazılışı restoran'dır.
    ... merveyitavla11
  10. 10.
    1766 kuruluşu Roze ve Pontaille beylere borçludur. ilki paris'in Poulies Sokağı'nda açıldı; ama yeterince rağbet görmediğinden Saint Honore Sokağı'ndaki Aligre Oteli'nin bulunduğu yere taşındı.Diderot ve d'Alembert'in büyük Ansiklopedisi'nde (1751-1772) "restoran" "tıbbi bir terim" olarak yer almış, nohut ve çikolata "şifalı" maddelere örnek olarak gösterilmiştir. ilk restorancılar pek katı yiyecek satmazlardı. O nedenle, ilk haliyle restoran, yemek yemeye değil, oturup ağır ağır restoran da yudumlamaya gidilen bir yerdi. Kişisel masaların, sıhhi et sularının içildiği bir yerdi. Ancak, 1820'lere gelindiğinde Fransa'nın başkentindeki restoranlar -dört sütunlu mönüleri, kafası allak bullak müşterileri ve kibarlıkları duruma göre değişen garsonlarıyla- bugün bildiğimiz restoranları oldukça yakından andırmaktaydı. Restoran gerçek bir kültür kurumu haline gelerek Paris'in en tanıdık ve ayırt edici mihenk taşları arasında yerini almıştı.
    ... miroslav klose