bugün

Bir çocuk oyunu.
top havaya atılarak bir isim söylenir*. ismi söylenen kişi topu eline alana kadar diğer oyuncular kaçar. çocuk topu tuttuğu anda herkes durur. topu tutan çocuk bir renk ismi söyler ve diğerlerini kovalamaya çalışır. diğerleri ise söylenen rengi bulup dokunana kadar kaçarlar.
güzel sanatlar fakültesinde daha bi anlam kazanan, upgrade edilmiş oyun...

nasıl mı?
örnegin cobalt mavisi, ya da magenta kırmızısı...bulması pek bi zor ama oynaması pek bi zevkli.
cocuklugumuzda nereden bulduysak bir boya firmasinin katologunu bulup oraya bakarak, fusya, cam gobegi, sampanya gibi renkleri soyleyerek icine ettigimiz oyun.
(bkz: çocukluk dönemi meşgaleleri)
çocukken renkler konusunda uzman olmanıza vesile olacak oyun.
ben küçükken topu tutan kişinin sürekli 'şampanya rengi' nin söylendiği onunda bir tek halil amcanın evinde olduğu, bütün çocuklar oraya at boku gibi birikince halil amcanın bizi evden kovaladığı oyun. ayrıca 3 kere yanan kişinin terliği saklanır ne hikmetse o terlik hep halil amcaların evinden çıkardı.
http://video.uludagsozluk...matik-kötü-karakter-69484 aklıma bu elemanı getiren insan tipi
limon küfü ya da vişne çürüğü diyen şerefsizlerin de bir zamanlar oynadığı oyun. bu oyun benim gibi hayatı 6-7 renkten oluşan adamlar için zor.

aynı şerefsiz saklambaç oynarken kale başından ayrılmamıştır. ya da saklanmak için evine gitmiştir.
Bu oyunda tam bi hayvandim. Dyo nun polisanin renk kartelalarini cebime koyar ordan en angut rengi secer mal gibi kosturturdum. Oyle renk yok deyince zbamm diye kartelayi cikartirdim.
© copyright 2005 - 2026