bugün
- birbirini tanıdıkça sevmemek9
- özelden gelen saçma mesajlar11
- fon vurgunu35
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- pavyon bu dünya3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- acı soslu süs domuzu3
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- platon un mağara alegorisi10
- kim bu erzincanlı8
- clemence baptista17
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- zulzula cin kabilesi3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- kemal kılıçdar2
- mercimek makarnası3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- boş alanda yüksek platform kurmak2
- buz mavisi gözler2
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- ktç3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- palmiye2
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- s'i l v'e r m'i s t15
- platonun mağarası2
- magazanikur2
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- kolye140
- kahvaltım güzel mi8
- günü geçmiş buz gibi süt2
- ben hariç herkes salak3
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- fenerbahçe maçı2
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
arkadaş, sırf 11 eylüle değinmek için o kadar kastıysa, saçmaladıysa söyleyecek lafım yoktur.
--spoiler--
gül gibi hayatı varken, sevgilisi varken, her şey düzelir gibi olmuşken ne gerek vardı intihara?
--spoiler--
kötü film demiyorum ama sonu gereksiz bağlanmış bence. Kasmışlar yani hüzünlü bir son yapmak için. Ağlatmadı da nitekim.
Lakin karakterlere, işlenişe diyecek lafım yok. Hele Tate Ellington'a... resmen Adam Brody'ye benziyor. *
--spoiler--
gül gibi hayatı varken, sevgilisi varken, her şey düzelir gibi olmuşken ne gerek vardı intihara?
--spoiler--
kötü film demiyorum ama sonu gereksiz bağlanmış bence. Kasmışlar yani hüzünlü bir son yapmak için. Ağlatmadı da nitekim.
Lakin karakterlere, işlenişe diyecek lafım yok. Hele Tate Ellington'a... resmen Adam Brody'ye benziyor. *
hayatın dönüp dolaşıp gerçeklerde biteceğini ve geride güzel anılar dışında bir şey bırakmamak gerektiğini bir kez daha anladığım film. hatırlanmak için unutulmaz olmak gerek, bazen sadece bir kişi için bile olsa da.
diğer adı rosemary olan harika bir suzanne vega şarkısı. sözleri
do you remember how you walked with me
down the street into the square?
how the woman selling rosemary
press the branches to your chest
promised luck and all the rest
and put their fingers in your hair
i had met you just the day before
like an accident of fate
in the window there behind your door
how i wanted to break in
to that room beneath your skin
but all that would have to wait
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
my sister says she never dreams at night
there are days when i know why
these possibilities within her sight
with no way of coming true
cause some things just don't get through
into this world, although they try
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
and all i know of you
is in my memory
and all i ask is you
remember me
do you remember how you walked with me
down the street into the square?
how the woman selling rosemary
press the branches to your chest
promised luck and all the rest
and put their fingers in your hair
i had met you just the day before
like an accident of fate
in the window there behind your door
how i wanted to break in
to that room beneath your skin
but all that would have to wait
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
my sister says she never dreams at night
there are days when i know why
these possibilities within her sight
with no way of coming true
cause some things just don't get through
into this world, although they try
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
and all i know of you
is in my memory
and all i ask is you
remember me
sonunda şaşırtan film. filmin normal süresinde cidden süper bir dram işlenmiş ve psikolojik olaylar çok iyi anlatılmış bir yandan da ailevi olaylar fakat filmin sonunda öyle bir bağdaştırma gereksizdi. yine de iyi olmuş benim çok hoşuma gitti.
Çoğunlukla adama koyan bir veda cümlesidir.
Birine beni hatırla demek çok zordur zira karşındaki hatırlamak istemiyor olabilir.
insan unutulmaktan son derece korkan, bunun yanında herhangi birini yada birşeyi çok çabuk unutan bir canlıdır.
Cümlenin özü söylenene göre değişir ; söylenen kişi de bu cümlenin anlamını değiştirir.
Birine beni hatırla demek çok zordur zira karşındaki hatırlamak istemiyor olabilir.
insan unutulmaktan son derece korkan, bunun yanında herhangi birini yada birşeyi çok çabuk unutan bir canlıdır.
Cümlenin özü söylenene göre değişir ; söylenen kişi de bu cümlenin anlamını değiştirir.
ne anlatmak istediğine karar veremeyen film. aile dramı mı ilişki sorunları mı derken hikayenin bir o bir bu tarafa atlaması karakterlerin de derinliğine inilmemesi ve oyunculukların sıradan olması filmin bütünlüğünü bozmuş. 11 Eylül ile bağlantı kurması ilginç olmuş ama o da sadece son sahnede ortaya çıkıyor. Zaten filmin en güzel kısmı da sonu. Ama son sahnesi için bile izlenebilir...
filmde bizim rob abisine yazarken hep 22 yaşındayken mozartın gandhinin neler yaptığını anlatır kendinin ise hiç bir şey filmide zaten katlanılır kılan bizim rob abisine günlük gibi bir şey tutar. Orda sunu söyler "hayatta ne yaparsan yap önemsiz olacaktır ama senin yapman önemlidir.Çünkü başka kimse yapmayacaktır"
(#10095529) seslisinden güldürmüştür.
söylenılenın aksıne, 11 eylul e baglanması cok da kotu olmamıstır. guzel fılmdır.. tipik rob yakısıklılıgına ragmen , emilie de ravin ile oyunculugunu begendım.( rob u kıskanmak gıbı bır durum da olmadı. ) guzel fılmdır, tavsiye ederim.
robert pattison'un döktürdüğü filmdir. bu denli iyi bir oyuncu alacakaranlık serileriyle talihsiz bir başlangıç yapmıştır kariyerine.
11 eylül saldırısıyla biten sonunu görünce "höh burada da mı, yettiniz amerikalılar" dedirten, pattinson harikasıdır.
robert pattinson twilight'la değil de bu filmle hatırlansaydı çok iyi olurmuş.
robert pattinson twilight'la değil de bu filmle hatırlansaydı çok iyi olurmuş.
(#12727053) doğru bir tespit yapmış yazardır. kendisine katılmamam mümkün değil. ben de ansiklopedi okuyorum, fakat insanlar beni tuhaf bakışlarla değerlendiriyor. keza hayat her zaman için aynı yere çıkıyor, futbol çok enteresan bir oyun...
saygılar kardeşim.
saygılar kardeşim.
James Horner ın bestesi olup Josh Groban ın muhteşem bir şekilde seslendirdiği, unutulmayan troy filminin müziğidir. Sözleri de bir o kadar hoştur.
Remember
I will still be here
As long as you hold me in your memory
Remember
I will still be here
As long as you hold me in your memory
twilight'ta ki vampirin oynadığı, bir afeti devrana aşık olmasını ve bir yandan da ailevi sorunlarla uğraşmasını konu alan filmdir.
sonunda da öyle bir bağlamışlardır ki neredeyse türk filmlerinde görülmez böyle dram.
kötü film demiyorum,
baya bok gibi.
izlenmezse hiç birşey kaybedilmez. ama bir sevgiliyi unutamayan birisin otursun, izlesin, ağlasın efendim.
--spoiler--
Hayatta yaptıklarınız önemsiz olacaktır , önemli olan onları sizin yapmış olmanızdır.
--spoiler--
sonunda da öyle bir bağlamışlardır ki neredeyse türk filmlerinde görülmez böyle dram.
kötü film demiyorum,
baya bok gibi.
izlenmezse hiç birşey kaybedilmez. ama bir sevgiliyi unutamayan birisin otursun, izlesin, ağlasın efendim.
--spoiler--
Hayatta yaptıklarınız önemsiz olacaktır , önemli olan onları sizin yapmış olmanızdır.
--spoiler--
herşeyin başında önyargılı izlemeye başladığım film, ağlayarak bitirmiş olmamda yanıldığımın bir göstergesi değil ne yazık ki. evet adamların piyasa filmleri bile bizim birçok filmimizden daha başarılı oluyor ne yazık ki.
öyle hayatının filmi yapılacak film ya da kült filmler listesine girecek bir film asla değil. sinemadan anlamayan tiplerin facebook sayfalarında en beğendikleri film listesinin içinde bulunmaya aday bir film sadece.
ama bu film beni ağlattı. evet neden ağlattı? 5 gün önce robert pattinson kadar yakışıklı olmasa da sarışın mavi gözlü 5 yıllık sevgilimin beni kuzeniyle aldattığını öğrendim. buraya kadar filmle bağlantısı yok. ama bu çocuk sarışınlığıyla ve filmdeki tarzıyla tyler'a benziyordu ne yazık ki. sadece dış görünümüyle benzeseydi keşke asi tavırları,babasıyla kötü olan ilişkisi, annesi ve kardeşlerine inanılmaz bağlılığı, okulu boşvermişliği yani yaşam tarzıyla da o çocuğa benziyordu. hayır sonunda ölmeseydi hala film asdfghjklşi idi benim için ama sonunda çocuk öldü. hayır benimki ölmedi ama benim için ölmüştü sonuçta. ally gibi hayatım sıçıldı benimde ayrıca ally ile de benzerliklerim var. neyse işte konu itibariyle hayatımın bir kesitiydi film. keşke sinamatografik açıdan da hitap edici olsaydı.
vaktiniz bolsa, romantikseniz falan hani şu ota boka ağlayan cinslerdenseniz oturup izleyin hayatınızdan 2 saatiniz gider sadece.
öyle hayatının filmi yapılacak film ya da kült filmler listesine girecek bir film asla değil. sinemadan anlamayan tiplerin facebook sayfalarında en beğendikleri film listesinin içinde bulunmaya aday bir film sadece.
ama bu film beni ağlattı. evet neden ağlattı? 5 gün önce robert pattinson kadar yakışıklı olmasa da sarışın mavi gözlü 5 yıllık sevgilimin beni kuzeniyle aldattığını öğrendim. buraya kadar filmle bağlantısı yok. ama bu çocuk sarışınlığıyla ve filmdeki tarzıyla tyler'a benziyordu ne yazık ki. sadece dış görünümüyle benzeseydi keşke asi tavırları,babasıyla kötü olan ilişkisi, annesi ve kardeşlerine inanılmaz bağlılığı, okulu boşvermişliği yani yaşam tarzıyla da o çocuğa benziyordu. hayır sonunda ölmeseydi hala film asdfghjklşi idi benim için ama sonunda çocuk öldü. hayır benimki ölmedi ama benim için ölmüştü sonuçta. ally gibi hayatım sıçıldı benimde ayrıca ally ile de benzerliklerim var. neyse işte konu itibariyle hayatımın bir kesitiydi film. keşke sinamatografik açıdan da hitap edici olsaydı.
vaktiniz bolsa, romantikseniz falan hani şu ota boka ağlayan cinslerdenseniz oturup izleyin hayatınızdan 2 saatiniz gider sadece.
pattinsonın oynadığı ama beklenilen gibi ilgi görmediği filmidir. Selpaklarınızı yanınıza alıp izleyiniz.
aile ilişkileri, baba oğul ilişkisi, küçük yaşta abisini kaybeden tyler'ın dramı, annesi vurulan kızın dramı, küçük kızın okuldaki dışlanmışlık duygusu, esas kızın polis babasının genç kızını koruma içgüdüsü, iki ev arkadaşı-kanka arasındaki ilişkiyi işlemeye çalışır gibi gözükür bu film, ama esas olarak ikiz kulelerin yıkılıdığı gün yarım kalan bir aşk hikayesini işler bu film hüzünlü hüzünlü..
elder scrolls serisinin ya morrowind ya da oblivion bölümlerinden birinde yolda karşılaştığınız kişilerce kullanılan replik.
mahçup olduğum yazar.*
(bkz: don t you remember)
telafuz şekli (bkz: http://fizy.com/#s/20jrtf) *
sağlam başlıklar ve entry giren yazar.
ayrı bir dili var. havası var.
ayrı bir dili var. havası var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar