bugün
- deli1i8
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- evlenmeyi başaramamış kadın16
- barış alper yılmaz6
- diamond bosphoruss birader4
- nihoş4
- buddy dude23
- bilecik te motosikletli uyuşturucu operasyonu2
- siyah carlsberg2
- geçmişi çok fazla düşünmek2
- deliliğin tedavisi10
- iranda ne değişti de barış oldu2
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- diamond bosphoruss denen yazar17
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması2
- gavatlik testi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- mantı abartılmış balon bir yemektir8
- güzel kızların isimleri5
- aktroller5
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması3
- 1 yıl içinde tanışıp evlenip boşanmak2
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- arkadaşını çalmak2
- tunus4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- gocu29
- milli maçı izlemeyen erkek22
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- ona bir şey söyle15
- antalyada öğretmen cinayeti2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- türkiye a milli futbol takımı4
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- şenol güneş2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- kızları etkileme taktikleri4
- 2026 dünya kupası5
- deyyus u ekber5
- avustralya10
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- chp'nin hali ne olacak58
- sevgilisine ayı diyen kız6
- türkiye13
- bardağı taşıran son damla7
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
arkadaş, sırf 11 eylüle değinmek için o kadar kastıysa, saçmaladıysa söyleyecek lafım yoktur.
--spoiler--
gül gibi hayatı varken, sevgilisi varken, her şey düzelir gibi olmuşken ne gerek vardı intihara?
--spoiler--
kötü film demiyorum ama sonu gereksiz bağlanmış bence. Kasmışlar yani hüzünlü bir son yapmak için. Ağlatmadı da nitekim.
Lakin karakterlere, işlenişe diyecek lafım yok. Hele Tate Ellington'a... resmen Adam Brody'ye benziyor. *
--spoiler--
gül gibi hayatı varken, sevgilisi varken, her şey düzelir gibi olmuşken ne gerek vardı intihara?
--spoiler--
kötü film demiyorum ama sonu gereksiz bağlanmış bence. Kasmışlar yani hüzünlü bir son yapmak için. Ağlatmadı da nitekim.
Lakin karakterlere, işlenişe diyecek lafım yok. Hele Tate Ellington'a... resmen Adam Brody'ye benziyor. *
hayatın dönüp dolaşıp gerçeklerde biteceğini ve geride güzel anılar dışında bir şey bırakmamak gerektiğini bir kez daha anladığım film. hatırlanmak için unutulmaz olmak gerek, bazen sadece bir kişi için bile olsa da.
diğer adı rosemary olan harika bir suzanne vega şarkısı. sözleri
do you remember how you walked with me
down the street into the square?
how the woman selling rosemary
press the branches to your chest
promised luck and all the rest
and put their fingers in your hair
i had met you just the day before
like an accident of fate
in the window there behind your door
how i wanted to break in
to that room beneath your skin
but all that would have to wait
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
my sister says she never dreams at night
there are days when i know why
these possibilities within her sight
with no way of coming true
cause some things just don't get through
into this world, although they try
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
and all i know of you
is in my memory
and all i ask is you
remember me
do you remember how you walked with me
down the street into the square?
how the woman selling rosemary
press the branches to your chest
promised luck and all the rest
and put their fingers in your hair
i had met you just the day before
like an accident of fate
in the window there behind your door
how i wanted to break in
to that room beneath your skin
but all that would have to wait
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
my sister says she never dreams at night
there are days when i know why
these possibilities within her sight
with no way of coming true
cause some things just don't get through
into this world, although they try
in the Carmen of the Martyrs
with the statues of the courtyard
whose heads and hands were taken
in the burden of the sun
i had come to meet you
with a question in my footsteps
i was going up to hillside
and the journey just begun
and all i know of you
is in my memory
and all i ask is you
remember me
sonunda şaşırtan film. filmin normal süresinde cidden süper bir dram işlenmiş ve psikolojik olaylar çok iyi anlatılmış bir yandan da ailevi olaylar fakat filmin sonunda öyle bir bağdaştırma gereksizdi. yine de iyi olmuş benim çok hoşuma gitti.
Çoğunlukla adama koyan bir veda cümlesidir.
Birine beni hatırla demek çok zordur zira karşındaki hatırlamak istemiyor olabilir.
insan unutulmaktan son derece korkan, bunun yanında herhangi birini yada birşeyi çok çabuk unutan bir canlıdır.
Cümlenin özü söylenene göre değişir ; söylenen kişi de bu cümlenin anlamını değiştirir.
Birine beni hatırla demek çok zordur zira karşındaki hatırlamak istemiyor olabilir.
insan unutulmaktan son derece korkan, bunun yanında herhangi birini yada birşeyi çok çabuk unutan bir canlıdır.
Cümlenin özü söylenene göre değişir ; söylenen kişi de bu cümlenin anlamını değiştirir.
ne anlatmak istediğine karar veremeyen film. aile dramı mı ilişki sorunları mı derken hikayenin bir o bir bu tarafa atlaması karakterlerin de derinliğine inilmemesi ve oyunculukların sıradan olması filmin bütünlüğünü bozmuş. 11 Eylül ile bağlantı kurması ilginç olmuş ama o da sadece son sahnede ortaya çıkıyor. Zaten filmin en güzel kısmı da sonu. Ama son sahnesi için bile izlenebilir...
filmde bizim rob abisine yazarken hep 22 yaşındayken mozartın gandhinin neler yaptığını anlatır kendinin ise hiç bir şey filmide zaten katlanılır kılan bizim rob abisine günlük gibi bir şey tutar. Orda sunu söyler "hayatta ne yaparsan yap önemsiz olacaktır ama senin yapman önemlidir.Çünkü başka kimse yapmayacaktır"
(#10095529) seslisinden güldürmüştür.
söylenılenın aksıne, 11 eylul e baglanması cok da kotu olmamıstır. guzel fılmdır.. tipik rob yakısıklılıgına ragmen , emilie de ravin ile oyunculugunu begendım.( rob u kıskanmak gıbı bır durum da olmadı. ) guzel fılmdır, tavsiye ederim.
robert pattison'un döktürdüğü filmdir. bu denli iyi bir oyuncu alacakaranlık serileriyle talihsiz bir başlangıç yapmıştır kariyerine.
11 eylül saldırısıyla biten sonunu görünce "höh burada da mı, yettiniz amerikalılar" dedirten, pattinson harikasıdır.
robert pattinson twilight'la değil de bu filmle hatırlansaydı çok iyi olurmuş.
robert pattinson twilight'la değil de bu filmle hatırlansaydı çok iyi olurmuş.
(#12727053) doğru bir tespit yapmış yazardır. kendisine katılmamam mümkün değil. ben de ansiklopedi okuyorum, fakat insanlar beni tuhaf bakışlarla değerlendiriyor. keza hayat her zaman için aynı yere çıkıyor, futbol çok enteresan bir oyun...
saygılar kardeşim.
saygılar kardeşim.
James Horner ın bestesi olup Josh Groban ın muhteşem bir şekilde seslendirdiği, unutulmayan troy filminin müziğidir. Sözleri de bir o kadar hoştur.
Remember
I will still be here
As long as you hold me in your memory
Remember
I will still be here
As long as you hold me in your memory
twilight'ta ki vampirin oynadığı, bir afeti devrana aşık olmasını ve bir yandan da ailevi sorunlarla uğraşmasını konu alan filmdir.
sonunda da öyle bir bağlamışlardır ki neredeyse türk filmlerinde görülmez böyle dram.
kötü film demiyorum,
baya bok gibi.
izlenmezse hiç birşey kaybedilmez. ama bir sevgiliyi unutamayan birisin otursun, izlesin, ağlasın efendim.
--spoiler--
Hayatta yaptıklarınız önemsiz olacaktır , önemli olan onları sizin yapmış olmanızdır.
--spoiler--
sonunda da öyle bir bağlamışlardır ki neredeyse türk filmlerinde görülmez böyle dram.
kötü film demiyorum,
baya bok gibi.
izlenmezse hiç birşey kaybedilmez. ama bir sevgiliyi unutamayan birisin otursun, izlesin, ağlasın efendim.
--spoiler--
Hayatta yaptıklarınız önemsiz olacaktır , önemli olan onları sizin yapmış olmanızdır.
--spoiler--
herşeyin başında önyargılı izlemeye başladığım film, ağlayarak bitirmiş olmamda yanıldığımın bir göstergesi değil ne yazık ki. evet adamların piyasa filmleri bile bizim birçok filmimizden daha başarılı oluyor ne yazık ki.
öyle hayatının filmi yapılacak film ya da kült filmler listesine girecek bir film asla değil. sinemadan anlamayan tiplerin facebook sayfalarında en beğendikleri film listesinin içinde bulunmaya aday bir film sadece.
ama bu film beni ağlattı. evet neden ağlattı? 5 gün önce robert pattinson kadar yakışıklı olmasa da sarışın mavi gözlü 5 yıllık sevgilimin beni kuzeniyle aldattığını öğrendim. buraya kadar filmle bağlantısı yok. ama bu çocuk sarışınlığıyla ve filmdeki tarzıyla tyler'a benziyordu ne yazık ki. sadece dış görünümüyle benzeseydi keşke asi tavırları,babasıyla kötü olan ilişkisi, annesi ve kardeşlerine inanılmaz bağlılığı, okulu boşvermişliği yani yaşam tarzıyla da o çocuğa benziyordu. hayır sonunda ölmeseydi hala film asdfghjklşi idi benim için ama sonunda çocuk öldü. hayır benimki ölmedi ama benim için ölmüştü sonuçta. ally gibi hayatım sıçıldı benimde ayrıca ally ile de benzerliklerim var. neyse işte konu itibariyle hayatımın bir kesitiydi film. keşke sinamatografik açıdan da hitap edici olsaydı.
vaktiniz bolsa, romantikseniz falan hani şu ota boka ağlayan cinslerdenseniz oturup izleyin hayatınızdan 2 saatiniz gider sadece.
öyle hayatının filmi yapılacak film ya da kült filmler listesine girecek bir film asla değil. sinemadan anlamayan tiplerin facebook sayfalarında en beğendikleri film listesinin içinde bulunmaya aday bir film sadece.
ama bu film beni ağlattı. evet neden ağlattı? 5 gün önce robert pattinson kadar yakışıklı olmasa da sarışın mavi gözlü 5 yıllık sevgilimin beni kuzeniyle aldattığını öğrendim. buraya kadar filmle bağlantısı yok. ama bu çocuk sarışınlığıyla ve filmdeki tarzıyla tyler'a benziyordu ne yazık ki. sadece dış görünümüyle benzeseydi keşke asi tavırları,babasıyla kötü olan ilişkisi, annesi ve kardeşlerine inanılmaz bağlılığı, okulu boşvermişliği yani yaşam tarzıyla da o çocuğa benziyordu. hayır sonunda ölmeseydi hala film asdfghjklşi idi benim için ama sonunda çocuk öldü. hayır benimki ölmedi ama benim için ölmüştü sonuçta. ally gibi hayatım sıçıldı benimde ayrıca ally ile de benzerliklerim var. neyse işte konu itibariyle hayatımın bir kesitiydi film. keşke sinamatografik açıdan da hitap edici olsaydı.
vaktiniz bolsa, romantikseniz falan hani şu ota boka ağlayan cinslerdenseniz oturup izleyin hayatınızdan 2 saatiniz gider sadece.
pattinsonın oynadığı ama beklenilen gibi ilgi görmediği filmidir. Selpaklarınızı yanınıza alıp izleyiniz.
aile ilişkileri, baba oğul ilişkisi, küçük yaşta abisini kaybeden tyler'ın dramı, annesi vurulan kızın dramı, küçük kızın okuldaki dışlanmışlık duygusu, esas kızın polis babasının genç kızını koruma içgüdüsü, iki ev arkadaşı-kanka arasındaki ilişkiyi işlemeye çalışır gibi gözükür bu film, ama esas olarak ikiz kulelerin yıkılıdığı gün yarım kalan bir aşk hikayesini işler bu film hüzünlü hüzünlü..
elder scrolls serisinin ya morrowind ya da oblivion bölümlerinden birinde yolda karşılaştığınız kişilerce kullanılan replik.
mahçup olduğum yazar.*
(bkz: don t you remember)
telafuz şekli (bkz: http://fizy.com/#s/20jrtf) *
sağlam başlıklar ve entry giren yazar.
ayrı bir dili var. havası var.
ayrı bir dili var. havası var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar