bugün
- dünyanın en güzel tatlısı11
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- kalp kırmak2
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- vantilatörü kendine çevirmek9
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak8
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- türklerin ileri olduğu konular21
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması3
- haluk levent bahis yazışmaları2
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- dinsize inanır mısın17
- kahvaltı2
- en gey özelliğiniz8
- enayimiknatisi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- ona bir şey söyle12
- ufo2
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- true nickli yazar11
- bir insanda en sevilen özellik4
- bir kadının en güzel bölgesi8
- meryem can2
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- norm ender3
- atatrue2
- eski seni özlüyor musun6
- salak yazarlar7
- oğlak burcu kadını18
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- saraca finch house3
beyoğlunun en düzgün mekanlarından biri. sahne alan gruplar açısından farklı ve kaliteli seçeneklere sahip.
eski yerini sıkca ozleten ama yine de gayet guzel eglenebilinen mekan.
iki dakikada bir,bira icer misiniz diye soran,istemesenizde cesitli yuz mimikleri ile sevimli gorunmeye calisan,bu sefer icersin anlaminda bakislar atan garsonlari olan mekan.buna karsin eglenmek icin guzel bir yerdir o ayri.
sabaha karşı sapıtarak ayaklarınıza bira şişeleri seren varoş tiplere rastlanılsa bile bayan olarak rahat eğlenebileceğiniz bir yer..
Gecenin ilerleyen saatlerinde tam istediğim gibi eğlenirken neden çıktığını anlayamadığım bir kavga üzerine bir çok kişinin terk ettiği beyoğlundaki mekan.
atlas pasaji nda bulunan bir dukkan
eskiden aynı sokakta sağa dönünce limonun oldugu yerde hizmet veriyordu ama sora taşindi eski yeri daha bi sicak ve samimiydi zannımca.
kolpa nın cıktığı mekandır.
güzide bir brit-pop hatta brit-rock (nasıl olacaksa o) grubu. dağıldılar ama solistleri "solo" albümle devam ediyor.-şükür ki-
(bkz: jarvis cocker)
(bkz: jarvis cocker)
su içerisinde ince taneli malzemenin dağılmasıyla oluşan karışım.
pulpın ağırlığı = suyun ağırlığı + malzemenin ağırlığı
(bkz: flotasyon)
pulpın ağırlığı = suyun ağırlığı + malzemenin ağırlığı
(bkz: flotasyon)
atlas pasajında bulunan ve farklı underground tarzı kıyafetler satan mekan..çalışanları da hafif ukala olur genelde..ama iyidir..gerçi biraz pahalıdır ama olsun..
(ing.) posa.
cumartesi geceleri wade in cıkarak eglendirdigi mekan. giriste kişi bası 10 ytl talep ederler, pazarlık yapmak lazım gelir.
arkadaşın 'ya midem bulandı benim ayakta durmaya halim yok, hade çabuk iç gidelim' demesiyle sandalye arayışı içine giren ben;
'şu sandalye boş sanki?'diye sordum ve arkamı döndüm. sandalyenin üstünde şapka vardı. şapkaya dokunarak ayakta yanımda duran çocuğa sordum bu sizin mi diye..
ellediğim şeyin şapka değil de yere çömelmiş olan birinin kafası olduğunu anladığımda çok geçti. o gece güldüğümüz kadar başka neye güldük hatırlamıyorum ama iyi ki oturtmamışım arkadaşın üstüne *
öyle her gecesi bir başka olaylı olan benim güzel mekanımdır..
'şu sandalye boş sanki?'diye sordum ve arkamı döndüm. sandalyenin üstünde şapka vardı. şapkaya dokunarak ayakta yanımda duran çocuğa sordum bu sizin mi diye..
ellediğim şeyin şapka değil de yere çömelmiş olan birinin kafası olduğunu anladığımda çok geçti. o gece güldüğümüz kadar başka neye güldük hatırlamıyorum ama iyi ki oturtmamışım arkadaşın üstüne *
öyle her gecesi bir başka olaylı olan benim güzel mekanımdır..
universite gencliginin sevdigi taksim'de bolca bulunan mekanlardan biri. tuvaletleri sirf varmis gibi gostermek icin pisuvarlarla bezenmistir nitekim bir ise yaramazlar, yukardan bosaltirsiniz asagida ayakkabilariniz sirilsiklam olur. ayrica mekandan ayrildiktan sonra uzerinize sinecek sigara kokusu da uzerinize yapisir, kuru temizleme masrafi cikarir. en azindan sise bira veriyorlar da ne ictigimizi biliyoruz. matah bi' yer degil.
kapıdaki bilal abisiyle, içeride çalışanları aposuyla şükrüsüyle soneriyle barda görkemiyle pulp'ı pulp yapan burakla, ev kelimesinin dört harflisidir bu mekan. ayrıca üst katta sucuk ekmek yapılmaktadır, alkol aldıktan sonra acıkan deli bünyeler için geceye son nokta koyulur.
güzel grup.
Adım Nick Belane'di. Fakat şuna ne dersiniz: Mesela birisi "Harry! Harry Martel ! " diye bağırsa, "Evet, ne var?" diye cevap verirdim. Yani herhangi birisi olabilirdim. Ne farkeder? isim nedir ki?
(bkz: charles bukowski)
(bkz: charles bukowski)
bara dizilip koloni halinde tekilla şat yapabilitenizin yüksek olabilitesi olan yer. ama mekan küçük.
içerdeki çalışanlar bira satmak için aşırı derecede sosyal baskı yapıyorlar. yahu tamam,güzel mekan, şarkılar da güzel ama bir soluklanalım. biz de biliyoruz içmeyi ama devletin verdiği kredi yetmiyor hepsine.
bukowski'nin son romanıdır. diğer kitaplarından farklı olarak bu kitabın kahramanı henri chinaski değildir.
pulp, adına yakışır ucuzlukta bir roman.
bukowski'nin yazarken hiçbir edebi kaygı taşımadığı bir kitaptır.
kaybeden bir dedektifin yaşamınıdan bir kesit aktarılır.
ancak, bukowski dayanamayıp 13. sayfada chinaski'ye bir selam çakar:
"Red'in sahaf dükkanına doğru yürürken garip bir sıkıntı hissediyordum içimde...
Red dükkanındaydı.
-"şanslısın" dedi red. "sarhoş chinaski biraz önce buradaydı. yeni aldığı pelouze marka posta tartısıyla övünüp duruyordu."
-"kafanı takma ona." dedim...
pulp, adına yakışır ucuzlukta bir roman.
bukowski'nin yazarken hiçbir edebi kaygı taşımadığı bir kitaptır.
kaybeden bir dedektifin yaşamınıdan bir kesit aktarılır.
ancak, bukowski dayanamayıp 13. sayfada chinaski'ye bir selam çakar:
"Red'in sahaf dükkanına doğru yürürken garip bir sıkıntı hissediyordum içimde...
Red dükkanındaydı.
-"şanslısın" dedi red. "sarhoş chinaski biraz önce buradaydı. yeni aldığı pelouze marka posta tartısıyla övünüp duruyordu."
-"kafanı takma ona." dedim...
bir aralar ismi zürih olan mekandır.
ince taneli bir katı maddenin su içine dağılmasıyla ortaya çıkan karışım.
Hey Bukowski,
bu sıkıcı hayatlar, bu lanet kurallar, bu aptal saptal zorunluluklar ve beyinsizlikler içerisinde viski içmeden kafayı buldurmuş,
revolverin tetiğini çekmeden beni katil etmiş,
dünyaya doymadan uzaylı yapmış,
uzaya doymadan dünyaya geri çağırmış,
tanımadığım taş hatunlarla ekşınlaştırmış,
kurşun yemeden öldürmüş,
suçsuz yere dövdürmüş,
durup dururken sövdürmüş,
hiç hesapta yokken birilerinin defterini dürdürmüş,
tüm sıkıntıları anlık da olsa yerin altın gömdürmüş.
işbu ya, beni, "dürmüş"lü kafiye arayanlar kervanına sürdürmüşsün...
kralsın moruk! pulp'ın da, alayını taşağa sardırmasıyla, ayrı bir kral.
bu sıkıcı hayatlar, bu lanet kurallar, bu aptal saptal zorunluluklar ve beyinsizlikler içerisinde viski içmeden kafayı buldurmuş,
revolverin tetiğini çekmeden beni katil etmiş,
dünyaya doymadan uzaylı yapmış,
uzaya doymadan dünyaya geri çağırmış,
tanımadığım taş hatunlarla ekşınlaştırmış,
kurşun yemeden öldürmüş,
suçsuz yere dövdürmüş,
durup dururken sövdürmüş,
hiç hesapta yokken birilerinin defterini dürdürmüş,
tüm sıkıntıları anlık da olsa yerin altın gömdürmüş.
işbu ya, beni, "dürmüş"lü kafiye arayanlar kervanına sürdürmüşsün...
kralsın moruk! pulp'ın da, alayını taşağa sardırmasıyla, ayrı bir kral.
(bkz: pulp fiction)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar