bugün
- diamond bosphorus24
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası7
- enayimiknatisii13
- hashimoto tiroiditi3
- mikronezya da savaş çıksa türkiyenin etkilenmesi3
- kavga etmekten korkan erkek8
- manyak mısınız nesiniz2
- tai lung24
- balyoz ve ergenekon kumpasları2
- nickten isim tahmini yapmak29
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması2
- kacak elektrik kullanmayan bey2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- yunan adaları6
- habire12 adamdır37
- 5000 e yakın amerikan filmini özet geçmek2
- en sevilen su markası7
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı7
- habire1259
- server'ın naneyi yemesi5
- ne olacak bu ülkenin hali4
- abberline3
- gel mel mele gel mele bitsin bu gurbet2
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- faik öztrak3
- kan sırası4
- kirazın kilosunun 150 tl olması7
- sssilvermist19
- aldığınız en ilginç iltifat5
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek6
- yokuş aşağı yuvarlanmak3
- izmirli kızların verici olması17
- sözlük kızlarının kombinleri23
- insan kaynakları5
- tememda kenka nalaka6
- ben geldim naneler13
- fil8
- ipkis efendi2
- kaplan7
- bir bankta akşama kadar oturmak3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- iş bulamamak5
- robot moderatör3
- az yakar diye dizel araba alan memur2
- claudian clouds kadındır12
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- almanlarin orduya guvensizligi3
cebindeki tüm parayı alıp sana kafa sallayan gerteksiz insandır. bugüne kadar çok psikolog ve biraz da psikiyatrist randevum oldu ve gayet rahat söyleyebilirim ki bir boka yaramadı. konuşuyosun konuşuyosun karşında kafa sallıyo. fikir verecek ne bileyim ortada uçuşan düşüncelerini kalıba sokabilicek biri olması lazım karşındakinin. öyle seni dinleyip 'hı hım hı hım' diyerek sorularla daha fazlasını anlatmanı sağlamaya çalışması değil. ama yok ben para harcayınca mutlu hissediyorum dersen, o senin bileceğin iş.
toplum normallerinin üstünde ya da altında davranışlar gösterenleri, normal olana yaklaştırmayı hedef edinmiş meslek adamıdır.
iyi insanlardır aslında ama bazen sinir bozarlar iki çift laf et ya hıı evet anlıyorum herşey sende bitiyor demekten başka birşey yapmıyorlar.
Çok fazla haksızlığa uğrayan, ülkemizin kaldığı çağ dolayısıyla ahala meslek yasası çıkmamaış olan nadide mesleklerden biridir. yalnız eğer psikolog olmak isteyen adaylar varsa karşılaşacakları sorunları şimdiden göze almaları gerekir:
psikolojik olmayan ortamlarda örneğin politik topluluklar vb. ciddiye alınmamak; içinde duygu, bilinç, davranış vb. gibi tabirler geçen ve hatta psikolojik de olmayabilecek her yorumun "psikologluk yapma", "psikolog ya işte!" şeklinde karşılanması..
buna karşın bu toplamlarda bile herkesin en basit derdini; mesela "ben kusamıyorum, neden kusamıyorum?" sabaha kadar size anlatması, dinlemek zorunda olmanız, çözmek zorunda olmanız, öneri vermek zorunda olmanız. hatta bunun otobüste, vapurda hiç tanımadığınız insanlar tarafından da yapılması, az tanıdığınız insanların ise siz onlara asla böyle birşey yapmadığınız halde aranızdaki hukuğu gözetmeden en mahrem sırlarını itiraf etmesi, çok iyi tanıdıklarınızın da durmadan, yorulmadan, dinlemeden anlatması, anlamak zorunda olmanız, dinlemek zorunda olmanız, asla "allah belanı versin" diyememeniz ama sizin derdiniz olmaması, olmamak zorunda olması, hayattaki tek misyonunuzun dinlemek olması. artık tanıdığınız herkesle tüm hukuğunuzun bu olması, kıramamanız. arkadaşlık denen şeyin ne olduğunu unutmak zorunda olmanız.
korkularınız, kaygılarınız, saplantılarınız, fobilerinizin olmamak zorunda olması, psikologun derdi olmayan insan sanılması. köpekten korkmanızın bile garip karşılanması, buna karşın da her karşılaştığız kendini çok zeki sanan insanın "ben psikologların biraz kafadan çatlak olduğunu düşünüyorum" demesi.
dinlemek istemediğinizde, çözüm bulamadığınızda, yeterince iyi çözüm bulamadığınızda suratların asılması, "ne biçim arkadaşsın?" olmanız, "ne biçim psikologsun?" olmanız.
insanlara fi tarihinde kendilerine öfkelenme, saçmalama, karşıdakini incitme hakkı tanımalarını önermiş olduğunuz için size canları ne zaman istediklerinde o zaman öfkelenebilmeleri ve saçmalamaları.
en insani, en arkadaşça paylaşımın içindeyken bile, hatta sadece "iyi misin?" sorusunda bile psikologluk yapıyormuşsunuz sanılması, psikologun öyle birşey olmadığını anlatamamanız.
yeni tanıştığınız insanların "ne iş yapıyosun?" sorusundan sonra ilk sorusunun "e hastalar geliyo, napıyosun sen onlara, konuşuyosun?" diye sorması ve zıvanadan çıkmanız.
Bunlar farkında olmasanız da aldırmasanız da yaşanan gerçekler.
psikolojik olmayan ortamlarda örneğin politik topluluklar vb. ciddiye alınmamak; içinde duygu, bilinç, davranış vb. gibi tabirler geçen ve hatta psikolojik de olmayabilecek her yorumun "psikologluk yapma", "psikolog ya işte!" şeklinde karşılanması..
buna karşın bu toplamlarda bile herkesin en basit derdini; mesela "ben kusamıyorum, neden kusamıyorum?" sabaha kadar size anlatması, dinlemek zorunda olmanız, çözmek zorunda olmanız, öneri vermek zorunda olmanız. hatta bunun otobüste, vapurda hiç tanımadığınız insanlar tarafından da yapılması, az tanıdığınız insanların ise siz onlara asla böyle birşey yapmadığınız halde aranızdaki hukuğu gözetmeden en mahrem sırlarını itiraf etmesi, çok iyi tanıdıklarınızın da durmadan, yorulmadan, dinlemeden anlatması, anlamak zorunda olmanız, dinlemek zorunda olmanız, asla "allah belanı versin" diyememeniz ama sizin derdiniz olmaması, olmamak zorunda olması, hayattaki tek misyonunuzun dinlemek olması. artık tanıdığınız herkesle tüm hukuğunuzun bu olması, kıramamanız. arkadaşlık denen şeyin ne olduğunu unutmak zorunda olmanız.
korkularınız, kaygılarınız, saplantılarınız, fobilerinizin olmamak zorunda olması, psikologun derdi olmayan insan sanılması. köpekten korkmanızın bile garip karşılanması, buna karşın da her karşılaştığız kendini çok zeki sanan insanın "ben psikologların biraz kafadan çatlak olduğunu düşünüyorum" demesi.
dinlemek istemediğinizde, çözüm bulamadığınızda, yeterince iyi çözüm bulamadığınızda suratların asılması, "ne biçim arkadaşsın?" olmanız, "ne biçim psikologsun?" olmanız.
insanlara fi tarihinde kendilerine öfkelenme, saçmalama, karşıdakini incitme hakkı tanımalarını önermiş olduğunuz için size canları ne zaman istediklerinde o zaman öfkelenebilmeleri ve saçmalamaları.
en insani, en arkadaşça paylaşımın içindeyken bile, hatta sadece "iyi misin?" sorusunda bile psikologluk yapıyormuşsunuz sanılması, psikologun öyle birşey olmadığını anlatamamanız.
yeni tanıştığınız insanların "ne iş yapıyosun?" sorusundan sonra ilk sorusunun "e hastalar geliyo, napıyosun sen onlara, konuşuyosun?" diye sorması ve zıvanadan çıkmanız.
Bunlar farkında olmasanız da aldırmasanız da yaşanan gerçekler.
çok uygun zamanlarda çok uygun soruları sorarak konuyu kendi istediği şekilde yönlendirmek mesleğinde ustalaşmış kişilerdir. henüz ülkemizde neler yapabilecekleri konusunda bilgi sahibi insan sayısı azdır. o yüzden "ne gidecem psikoloğa çiçek böcek diyecek sevgi yumağı ol diyecek git sana bi seyahat lazım diyecek" gibi muhabbetleri sık sık duyarız konusu açıldığında.
yahu 4 yıl okul okunuyor, ardından yapsan olur yapmasan olur bir master ve mühendissin. o mühendis ev dikiyo içinde yaşıyosun. doktor okuyor 6 yıl sonra hadi onun daha zor bir kaç aşaması daha derken vücudunu teslim ediyosun ameliyat etsin de iyileştirsin diye. e peki bu psikolog denen adamlar yıllarca ne okuyo lan?! ne çalışıyo master yapıyo tezler yazıyolar ?! ne çiçeği, ne böceği !?! adamlar onca yıl boyunca "sevgi olsun kardeşlik olsun çünkü böyle olursa mutlu oluruz" üzerine mi çalışıyorlar ?
hayır kardeşim hayır. senin o tıkır tıkır işleyen vücudunun ve beyninin tepkilerini öğreniyorlar. ve bu tepkilerin senin his zannettiğin, duygu zannettiğin şeyleri nasıl yarattığını irdeliyorlar. düşünce sistemini, olayları tanıma sistemini, hafızanı, organizasyonunu, egonu, inançlarını öğreniyorlar. nasıl bir doktor mühendis öğreniyorsa onlar da aynen öyle öğreniyorlar. işte böyle bakınca olaya herkesin kendi ortamında psikolog kesilmesi de hesap makinasını poposuyla da kullanabilen bakkalın "mühendis de naapıyo ki la, hesapsa hesap al işte" demesine benziyor.
peki ya uygulama kısmı ? eee asıl orası güzel olanı zaten. nasıl ki bir mühendis bir zaman sonra 4 işlem yapar gibi integral hesabı, sonlu eleman analizi vs. yapıyor ve bunu otomatiğe bağlıyorsa psikolog için de aynı durum geçerli. senin söylediğin laflardan bırak seni anlamayı sana vereceği cevaba vereceğin tepkileri bile otomatiğe bağlamış oluyor. o yüzden başta yaptığım tanıma geri döneyim. öyle güzel yerlerde öyle güzel sorular soruyor ki düşüncelerini senin yönlendirmeni ve sana gerekli olan cevaplara kendinin ulaşmanı sağlıyor. çünkü biliyor ki ancak kendin ulaşırsan o sonuçlara çok iyi hazmedip hayatında uygulamaya koyabilirsin.
alıntıdır...
yahu 4 yıl okul okunuyor, ardından yapsan olur yapmasan olur bir master ve mühendissin. o mühendis ev dikiyo içinde yaşıyosun. doktor okuyor 6 yıl sonra hadi onun daha zor bir kaç aşaması daha derken vücudunu teslim ediyosun ameliyat etsin de iyileştirsin diye. e peki bu psikolog denen adamlar yıllarca ne okuyo lan?! ne çalışıyo master yapıyo tezler yazıyolar ?! ne çiçeği, ne böceği !?! adamlar onca yıl boyunca "sevgi olsun kardeşlik olsun çünkü böyle olursa mutlu oluruz" üzerine mi çalışıyorlar ?
hayır kardeşim hayır. senin o tıkır tıkır işleyen vücudunun ve beyninin tepkilerini öğreniyorlar. ve bu tepkilerin senin his zannettiğin, duygu zannettiğin şeyleri nasıl yarattığını irdeliyorlar. düşünce sistemini, olayları tanıma sistemini, hafızanı, organizasyonunu, egonu, inançlarını öğreniyorlar. nasıl bir doktor mühendis öğreniyorsa onlar da aynen öyle öğreniyorlar. işte böyle bakınca olaya herkesin kendi ortamında psikolog kesilmesi de hesap makinasını poposuyla da kullanabilen bakkalın "mühendis de naapıyo ki la, hesapsa hesap al işte" demesine benziyor.
peki ya uygulama kısmı ? eee asıl orası güzel olanı zaten. nasıl ki bir mühendis bir zaman sonra 4 işlem yapar gibi integral hesabı, sonlu eleman analizi vs. yapıyor ve bunu otomatiğe bağlıyorsa psikolog için de aynı durum geçerli. senin söylediğin laflardan bırak seni anlamayı sana vereceği cevaba vereceğin tepkileri bile otomatiğe bağlamış oluyor. o yüzden başta yaptığım tanıma geri döneyim. öyle güzel yerlerde öyle güzel sorular soruyor ki düşüncelerini senin yönlendirmeni ve sana gerekli olan cevaplara kendinin ulaşmanı sağlıyor. çünkü biliyor ki ancak kendin ulaşırsan o sonuçlara çok iyi hazmedip hayatında uygulamaya koyabilirsin.
alıntıdır...
(bkz: psikologlar üzerine)
umut tacirinin süslü adı.
umut tacirinin süslü adı.
Genç bir adam, psikoloğa kendisini bir buğday tanesi olarak gördüğünü söyledi. Öyle ki,
ne zaman bir tavuk görse, kendisini yemeye gelirse diye paniğe kapılıyordu."bu böyle devam ederse delirmekten korkuyorum" dedi. hastasını dikkatle dinleyen psikolog, bir terapi uygulamaya karar verdi.
onsekiz aylık tedavi sürecinden sonra, bir barda, hastanın iyileşmesini kutladılar. psikolog yanında getirdiği tavuğu gizlice ortaya saldı. adam hızla kaçmaya başladı. ardından koşan psikolog, "ne yapıyorsunuz?" diye sordu." bu kadar uzun süren bir terapi, bunca çaba... Bir buğday tanesi olmadığınızı biliyorsunuz artık."
"Adam iç çekti : "ben biliyorum da tavuk bilmiyor."
dr.şule tankut jobert'in "yeni başlayanlar için psikoloji" kitabından alıntıdır.
insanın pisikolojik çöküntülerde tedavi olmak için gittiği doktordur.
ne zaman bir tavuk görse, kendisini yemeye gelirse diye paniğe kapılıyordu."bu böyle devam ederse delirmekten korkuyorum" dedi. hastasını dikkatle dinleyen psikolog, bir terapi uygulamaya karar verdi.
onsekiz aylık tedavi sürecinden sonra, bir barda, hastanın iyileşmesini kutladılar. psikolog yanında getirdiği tavuğu gizlice ortaya saldı. adam hızla kaçmaya başladı. ardından koşan psikolog, "ne yapıyorsunuz?" diye sordu." bu kadar uzun süren bir terapi, bunca çaba... Bir buğday tanesi olmadığınızı biliyorsunuz artık."
"Adam iç çekti : "ben biliyorum da tavuk bilmiyor."
dr.şule tankut jobert'in "yeni başlayanlar için psikoloji" kitabından alıntıdır.
insanın pisikolojik çöküntülerde tedavi olmak için gittiği doktordur.
nedenleri sorgulayan bilim dalıyla uğraşan kişi.
+babam beni hortumla dövüyodu.
-o yüzden türk sanat müziğine merakınız var. (bkz: cem yılmaz)
+babam beni hortumla dövüyodu.
-o yüzden türk sanat müziğine merakınız var. (bkz: cem yılmaz)
seovi sendromunda başvurulacak kişi.
2 yıla kadar adımın başına gelecek harika ünvan.
gel beraber çocukluğuma inelim denilesi kişi.
çocukluğa inip orada psikoloğunu çıldırtarak kaçmak en büyük hayalidir bazı delilerin.
çocukluğa inip orada psikoloğunu çıldırtarak kaçmak en büyük hayalidir bazı delilerin.
klinik psikolog unvanını alacağım güzel meslek.
Hayatımın en zor dönemini geçirirken psikoloğa gitmeye karar verdim. Gerçekten çok faydasını gördüm.Gerçekten kutsal bir meslek.
son dönemlerde kaldırılmak için bolca üzerinde caba sarf edilen, bilen ve bilmeyenlerin cokca ahkam kestiği bir bilim dalının mesleki ünvanı.
davranışları ve zihinsel süreçleri inceleyen bilim dalının neferleri.
freud'un tek bi eserinin dahi adını bilmeyenlere rastladım türkiye'de.
aynen "türlerin kökeni" kitabını, türklerin kökeni olarak okuyan biyolog gördüğüm gibi..
aynen "türlerin kökeni" kitabını, türklerin kökeni olarak okuyan biyolog gördüğüm gibi..
kesinlikle gereklidir ama pratikte çok bilmiş ve kendine yetkin (!) bizler için kendimize yetmediğimizi, nsorunlarımızı tek başımıza çözemediğimizi anlamanın aczidir.
sorunu, kargaşası, insanlar arası bağlarının giriftliği sebebiyle (zatımca) büyük şehirlerden bol küçük şehirlerde bulunması şansa bağlı olan çoğu zaman bulunmayan güzide meslek grubu...
sorunu, kargaşası, insanlar arası bağlarının giriftliği sebebiyle (zatımca) büyük şehirlerden bol küçük şehirlerde bulunması şansa bağlı olan çoğu zaman bulunmayan güzide meslek grubu...
ruhbilimcileridir. en güzel söz de şudur: psikologlar güzel bir bayan gördüklerinde bayana değil, bayana bakana bakarlar.
şu ara gitmeyi düşündüğüm profesyonel dinleyici güruhunun meslek dalı.
Halk arasında deli doktoru olarak bilinir. (bkz: deli doktoru)
seans ücreti yeni bir bunalıma sebep olacak deli doktorudur. en iyisi kendi yöntemlerinle akıllanmak.
herhangi bir ilac firmasiyla anlastiysa, hastalarin isi zor demektir.
facebook' da gördüğüm, çok güzel hazırlanmış kısa film, video vs. özellikle videodaki bayanın performansına hayran kaldım.
https://www.facebook.com/...video.php?v=2261796298718
https://www.facebook.com/...video.php?v=2261796298718
birazdan linkini vereceğim videoyu izledikten sonra zor ve eğlenceli bir meslek olduğu kanısına vardım.
--spoiler--
malatyalı sarışın
--spoiler--
ve herkes bana aşık diyen bir kız. ve videonun sonunda kıza sorular soru videoyu izlenesi kılıyor.
http://www.facebook.com/g...oto.php?v=231150623599785
--spoiler--
malatyalı sarışın
--spoiler--
ve herkes bana aşık diyen bir kız. ve videonun sonunda kıza sorular soru videoyu izlenesi kılıyor.
http://www.facebook.com/g...oto.php?v=231150623599785
dünyadaki hiçbir psikologun, insanı bir tuvalet kadar rahatlatamaması gerçeğini unutmamak lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar