bazen ateşi çalmasa mıydı diye düşünmüyor değilim, bu kadar dert ve acının olduğu bir dünyada. karanlıkta oturur, mutlu olurduk bee abicim. yinede sağ ol, tüm suç zeus'un zaten. canın cehenneme zeus!
"Prometheus Yunan mitolojisinin en ilginç tipidir. ilk erkek insanları tanrılardan öcalmak için o yaratmıştır. ilk dişi insan olan Pandora'yı da ondan öcalmak için tanrılar yaratmıştır. Böylelikle Yunan mitolojisinde ilk kez çocuk pişirip yedirme teması dışında yepyeni bir öcalma teması işlenmektedir. Bu tasarımda, ister erkek ister dişi olsun, insan, bir öcalma öğesidir. Nitekim Prometheııs da öç anlamına gelen Yunanca tisis kökünden türetilen bir Titan'dır. Bir dev'dir, ama Yunan mitolojisinin öbür devleri gibi doğadışı, korkunç, acaip bir yaratık değildir. Tersine, çok akıllı, duygulu, iyicil bir yaratıktır. Bencilliklerinden ve despotluklarından ötürü tanrılara, özellikle de Zeus'e kızmaktadır. insanları da evrende kendine benzer varlıkları çoğaltmak için yaratır. Tanrıların tanrısal serüvenlerine karşın Prometheus'un insansal serüveni böylece başlar. Hesiodos'a göre iapetos'la Klymene'nin oğludur. Atlas, Menoitios (kimi metinlerde Prometheus'un annesi Asia olarak gösterildiği gibi bu
kardeşi de Athos olarak gösterilir) ve Epimetheus'un kardeşidir. Prometheus, öteki kardeşleri gibi, tanrısal düzene kafa tutmuş, karşı çıkmış, ne var ki öteki kardeşlerinden farklı olarak sonunda insanlar yaratmak ve onlara ateşi
(yaratıcılığı, bilimi, uygarlığı) vermekle bu düzeni değiştirmeyi başarmıştır. Bu yüzden de Zeus tarafından zincire vurulmuş ve Prometheus Desmotes (Zincire vurulmuş Prometheus) adıyla anılmıştır. Tanrılarca görevlendirilen bir
kartal, sürekli olarak, her gece yeniden oluşan, karaciğerini kemirmektedir. Onu, Kafkas dağının tepesindeki bu tanrısal işkenceden bir insan, bir ölümlü olan Herakles kurtarır. Prometheus Zeus tahtından düşmedikçe benim
işkencelerimin sonu yoka der, böylelikle de insanlığa özgürlüğün yolunu göstermiş olur." (Orhan Hançerlioğlu)

Ayrıca; ilk insanı, erkeği yaratan ve ona ateşi sunan kişi diye de geçer. Bu eylemine karşılık olarak, erkeklerin başına türlü belalar getirmek üzere Pandora yaratılmıştır.
(bkz: Pandora)
mitos'a göre prometheus tanrılardan ateşi çalmış ve bunun üzerine tanrılar da onu cezasız bırakmamışlardır.baştanrı zeus,kimsenin karşı koyamayacağı güzellikte bir kız olan pandora'yı salar insanların başına.pandora'nın kutusu açılınca dertler ve acılar başlar insanlar için.bir tek umut kalmıştır kutunun içinde.neden?çünkü umut tam çıkacakken dışarı pandora kapamıştır kutunun kapağını.yine efsane'ye göre o gün bugündür insanların başı dertte.
Ateşi getiren tanrıdır. Fakat ateş burada büyük bir sembolik anlam taşır. Ateş ile kastedilen bilgidir. Eski Yunanda insanoğlunu insan yapan şey ateşi buluşudur. Prometheus ismi de pro- ve metheus ögelerinden oluşur. Metheus, meth yani bilmek kökünden gelir. Matematik de aynı köktendir ayrıca. Pro-metheus önceden bilen demektir.

Kahin tanrı olduğu görüşü bu etimolojiden gelir ama kehanet gücü olduğu tartışmalıdır. Buradaki bilginin, insan bilgisi olduğu düşünülmektedir asıl olarak -ki doğru olan bu bence de, kehanet anlamında bilmek değil.
Prometheus heykel yapmasını bilen bir Titandır. Sadece bir insan değil birçok adamlar yapmış ve onlara can vermişti. Atölyesinde kollar, bacaklar, gövdeler, kafalar, kalpler yapıp, birbirine ekleyerek tamamladığı heykelleri raflara diziyordu. O sırada Dionysos (Şarap Tanrısı) atölyeye geldi,"çok çalıştın yoruldun, biraz dinlenip içelim" dedi. Prometheus atölyesine döndüğünde sarhoştu. Bu yüzden bazı hatalar yaptı, küçük bir gövdeye koca bir baş, iri bir gövdeye ait olan kolları küçük bir gövdeye taktı. Derler ki; hayatta koca başların, uzun bacakların, düzensiz vücutların sebebi de Prometheus'un sarhoş anlarıdır.
Prometheus'tan söz eden dört söylence bulunuyor elimizde:

Birincisine göre, Prometheus, tanrılara ihanet ederek sırlarını insanlara ilettiği için Kafkas dağlarındaki kayalıklara kıskıvrak zincirlenmiştir ve tanrıların yolladığı kartallar tarafından karaciğeri yenmektedir, ama Prometheus'un ciğeri yendikçe büyümekte, büyüdükçe yine kartallara yem olmaktadır.

ikinci söylenceye göre, Prometheus, kartalların acımasız gagalamasının acısıyla, zincirlendiği kayaların giderek daha içerisine gömülmüş, sonunda kendisi de bir kaya parçasına dönüşmüştür.

Üçüncü söylenceye göre, Prometheus'un tanrılara ihaneti aradan geçen binyıllar içinde unutulmuş, kartallar unutmuş, Prometheus'un kendisi unutmuştur.

Söylencenin dördüncüsüne göre,* anlamını yitirip havada kalan olaydan bezilmiş, tanrılar bezmiş, kartallar bezmiş, yara bezgin, kapanmıştır.

Kala kala geriye açıklanamayan kayalar kalmıştır.-

Söylence, açıklanamayanı açıklamaya uğraşıyor. Bir gerçeklik temelinden çıkıp geldiği için, yine ister istemez açıklanamaz'da sonlanacaktır.

franz kafka,
zippo'yu bulan titançocuğu.
insanı sevmenin hümanizm denen çiçek böcük deniz dalga işleriyle olmadığını, o kadar da kolay o kadar da güzel güzel bir o kadar pembe olmadığını hatırlatır prometheus bana.
insan sevmenin zorluğu, sevilen insanların ve bizzat sevme eyleminin et koparan dikenleri ortadayken insanlığı sevmek elbet bedelsiz olmayacaktır.

görsel
ateşi tanrılardan çalıp insanlara verdiği rivayet edilen yunan mitolojisi kahramanı.
ateşi çalıp insanlara verdiği için diri diri organlarının kuşlara yedirildiğine inanınlan mitoloji karakteri
tanrıların en insancılı en cesuru.
ayrıca ateşi çalmak kitabının ismi de promete den gelmektedir.ateşi çalacak kadar yürekli insanlara itafen.

(bkz: ateşi çalmak)
0 doğumlu olup beğenmedim diyenleri super anlıyorum. ilk filmi sinema salonunda seyrettiğim için benim için ayrı bir anlamı vardı. bana kalırsa tam alien settinge uygun olmuş film.

anlayamayacak da pek bir şey yok aslında filmde. diğer alien filmleri ile de birlikte düşünürsek.

--spoiler--
maker/engineer/pilot ırkı alienların refahı için kendilerini vakfetmiş bir ırk. alienlara tapıyor da olabilirler. sürekli olarak alienlara bedenlerini sunuyorlar. alienlar çoğalsınlar diye. bir süre sonra da yeter artık diyorlar. uygun bir yer olan dünyayı buluyorlar ve filmin başındaki maker abi kendisini halkı için feda edip o sıvıyı içip dana larına ayrılıp kendi dnasını dünya doğasına salıyor ve yaşam başlıyor. aradan yüzbinlerce yıl geçtikten sonra da diğerleri gelip meyveleri toplamak alienlar için yeni hostlar bulmak üzere yola çıkmaya karar veriyorlar. ama bazı sorunlar oluyor ve kargo gemisinde izlediğimiz olaylar yaşanıyor.

--spoiler--
Babası zeus tarafından ateşi çalıp insanoğluna vermesinden dolayı bir dağa zincirletilip, ciğeri kartallara yedirtilen, ancak yarı tanrı yarı insan olduğu için yenen ciğerinin, her gün kendisini tazelemesi sonucu acısı hiç bitmeyen mitolojik karakterdir.

zeus daha sonra suç ortağı olan erkeklere ceza vermek için tanrıları toplar ve birlikte dünyanın en güzel, en alımlı, en sempatik varlığı kadını yaratır ve ona kapalı bir kutu verip prometeus un kardeşi epimeteus'a gönderir.

prometheus kardeşini babasından gelen hiç bir hediyeyi kabul etmemesi konusunda uyarmış olmasına rağmen epimetheus ismi pandora yani tanrıların hediyesi anlamına gelen bu kadına görür görmez aşık olur ve onunla evlenir.

o ana kadar insanlar, kötülükle hastalıkla sıkıntıyla daha önce hiç karşılaşmamıştır ta ki pandora merakına yenik düşüp yanında getirdiği kutuyu açıncaya kadar.
kutu açıldığı anda dünyaya, bütün kötülükler bu kutudan dağılmaya başlar acılar, dertler, hastalılar, yaşlılık, açlık tam en sonunda kutunun içinde umut kalmıştır ki pandora korkup kutuyu kapattır.

ve insanları kötülüklere karşı avutan, onların kötülüklere karşı vereceği mücadelede elinde kalmış olan tek şey kutuda kalır.
(bkz: prometheus ve mağara bob)
mitolojiye göre, ateşi çaldıktan sonra, cezalandırılsa bile yine de zeus'a karşı çıkar, tanrı'nın insanları kıskandığını, halbuki yukarısı onunsa, aşağısının hakimiyetinin de insanların olmasını gerektiğini savunur, ''insanlar akıllandıkça, ufakken sadece tanrı'dan medet uman kişiler olmaktan çıkarlar'' der...
© copyright 2005 - 2026