bugün
- yazarların en uçuk seks fantezileri7
- ne zaman mutlu olacağız4
- kırmızılı kadın3
- evlat ayrımcılığı4
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler3
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler3
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları6
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- sözlükteki zengin yazarlar3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- yalnız kalmaktan korkmamak3
- direnmekten yorulmak2
- fazla araştırmak kötü müdür8
- galericiler vs emlakçılar2
- uluslararası evlilik4
- duş almak2
- maden suyu2
- dalından kiraz yiyip ölmek2
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- türkiye'nin ırak'a 1 milyar dolar ödeyecek olması4
- naber bebeğim2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması3
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- kore filmi izleyememek4
- sözlük kızlarını seksi ve arzulu bulmak2
- düğün yapmak yerine dünyayı gezelim diyen kız2
- space oddity7
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı2
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- superman türkiye de çekilseydi4
- üstteki yazarı öv15
- uysaljakobene burç baktırmak8
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- karınızı başka erkeğin kolunda görüp gülümsemek3
- çin dizileri2
- erkeğe yakışmayan giysiler5
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- yayınlanmamış tanrı röportajları4
- çalışmak5
- ona bir şey söyle17
- manifest grubu vs pkk7
- 1 dakika neden 60 saniye3
- honda cbr 1000rr2
- mersini rusların işgal etmesi2
- hayata küsmek3
*
bir televizyon tamircisinin tamir ediyorum ayagına verdiği kumandayla eski bir amerikan kasabasını anlatan siyah beyaz bir diziye giren 2 gencin öyküsü.zamanla bu iki gencin kasaba hayatına kattıklarıyla yavaş yavaş renklenip duygularını ve bastırdıkları hislerini bulan kasabalılarla tutucu renksiz kalma taraftarı kasabalıların mücadelesiyle devam edip genelde oldugu gibi değişim hakim oluşunu anlatan filmdir.öykü güzel anlatılmıştır renklenme olayı da iyi düşünülmüştür.spiderman tobey maguire'ın daha tüysüz zamanlarıyla reese witherspoon'un oscara uzanan yola başladığı zamanları görmek için de birebir.
bir televizyon tamircisinin tamir ediyorum ayagına verdiği kumandayla eski bir amerikan kasabasını anlatan siyah beyaz bir diziye giren 2 gencin öyküsü.zamanla bu iki gencin kasaba hayatına kattıklarıyla yavaş yavaş renklenip duygularını ve bastırdıkları hislerini bulan kasabalılarla tutucu renksiz kalma taraftarı kasabalıların mücadelesiyle devam edip genelde oldugu gibi değişim hakim oluşunu anlatan filmdir.öykü güzel anlatılmıştır renklenme olayı da iyi düşünülmüştür.spiderman tobey maguire'ın daha tüysüz zamanlarıyla reese witherspoon'un oscara uzanan yola başladığı zamanları görmek için de birebir.
'98 yapımı, yaşamin renkleri türkçesi olan bir film.tobey maguire oynadığı, derin bir özetle siyah-beyaz-gri bir kasabanın renklerle içindeki arzuları dışa vurumunu en güzel şekilde, aşk ile anlatan etkiliyici bir film.ayrıca
(imdb=7.5/10)
(imdb=7.5/10)
bu gece 23.30da tv8'de yayınlanacak mükemmel film.
sonlara doğru eski klasik bir amerikan aile dizisi tadı tam olarak alınabilir, bilmiyorum yönetmen gerçekten bunu mu yapmak istedi acaba, yani dizinin içindeyken dizi havası vermek miydi amacı. çok değişik başlayıp devam eden ama çok farklı bir sonu bulunmayan güzel bir film. filmi izlerken yanınıza gelenlerin spiderman mi izliyorsun diye sorması mümkün.
adını 50'lerin siyah beyaz dizisi Pleasantville'den alan, jt walsh'in ölmeden önce oynadığı son film. 3 dalda aday olmasına rağmen oscar kazanamamıştır.
klişe barındırmayan, farklı bir tarza sahip hoş film.
şaşırtıcı derecede ince mesajlar veren, güzel bir film. reese witherspoon'u sevme nedenim.
birbiriyle anlaşayamayan iki kardeş kumanda için tartışırken kumanda aletini bozarlar, tesadüfen orada bulunan tamirci de her ikisini kardeşlerden biri olan tobey maguire'nin severek seyrettiği plesantville dünyasına yollar. sonra bu siyah beyaz dünyada değişimler başlar.
siyah- beyazdan renkliye dönerken ortaya çıkan doğal tonlarıyla oldukça başarılı bir filmdir.
siyah- beyazdan renkliye dönerken ortaya çıkan doğal tonlarıyla oldukça başarılı bir filmdir.
bazı açılardan truman show'u anımsatan film. iki film de aynı yıl tamamlanmıştır (1998). pleasantville'de truman show'dan farklı olarak insanların hayatlarının seneryosunu yazan, kiminle sevgili olacağını belirleyen bir televizyon şovu ekibi yoktur. benzerlik sebebi olarak iki görüş öne sürülebilir:
a) ikisinde de olaylar televizyonun etrafında gelişir. truman'ın ki farkında olmadan hapsedildiği ve kaçmaya çalıştığı televizyonun içinde, diğeri ise iki kardeşin kumanda kavgası sırasında bilmeden bastıkları bir tuşla düştükleri televizyonun içinde.
b) pleasantville'de görünürde insanların hayatının senaryosunu yazan kimse yoktur. senaryoyu düzenin ve istikrarın yolundan sapmadan, kişisel özelliklerini baskılayarak kendileri yazdıklarının farkında değildirler.
pleasantville'e kardeş kavgası ile düşen ikizler birbirinin zıddı iki karakterdir. başlangıçta kız olanı (jeniffer) yırtık bir amerikan dilberi, erkek olanı (david) ise muhallebi çocuğudur. kazara pleasentville düşen ikizlerden david, pleasentville'deki yaşantının tüm detaylarına hakim olduğundan gelir gelmez ayak uydurur (düzenin adamı). jeniffer ise olaydan bihaber olduğundan hazır senaryoya (düzene) göre yaşamakta zorlanır ve kendi özgür iradesi ile aldığı kararı (cinsellik) uygulaması sonucu, tüm pleasantville insanları gibi siyah-beyaz olan erkek arkadaşı birden renklenir. erkek arkadaşın nasıl renklendiği konusu fısıltı gazetesi aracılığı hızla yayılır ve gençler bir bir renklenmeye başlarlar. ardından birkaç yetişkinin daha renklenmesi (değişime açık hale gelmesi) ile düzeni bozulan kasaba halkı galeyana gelir. sonrasında olaylar hızla gelişir ve kasabanın tüm insanlarını canlı renklerle görürüz. film aşırı istiktârın tehlikeli bir durum olduğu, istikrârsız bir tutarlığın daha iyi olduğundan bahseder. huckleberry finn ve holden caulfield'ı da iki kez gözümüzün içine sokarak kendiniz olun demeye çalışır.
a) ikisinde de olaylar televizyonun etrafında gelişir. truman'ın ki farkında olmadan hapsedildiği ve kaçmaya çalıştığı televizyonun içinde, diğeri ise iki kardeşin kumanda kavgası sırasında bilmeden bastıkları bir tuşla düştükleri televizyonun içinde.
b) pleasantville'de görünürde insanların hayatının senaryosunu yazan kimse yoktur. senaryoyu düzenin ve istikrarın yolundan sapmadan, kişisel özelliklerini baskılayarak kendileri yazdıklarının farkında değildirler.
pleasantville'e kardeş kavgası ile düşen ikizler birbirinin zıddı iki karakterdir. başlangıçta kız olanı (jeniffer) yırtık bir amerikan dilberi, erkek olanı (david) ise muhallebi çocuğudur. kazara pleasentville düşen ikizlerden david, pleasentville'deki yaşantının tüm detaylarına hakim olduğundan gelir gelmez ayak uydurur (düzenin adamı). jeniffer ise olaydan bihaber olduğundan hazır senaryoya (düzene) göre yaşamakta zorlanır ve kendi özgür iradesi ile aldığı kararı (cinsellik) uygulaması sonucu, tüm pleasantville insanları gibi siyah-beyaz olan erkek arkadaşı birden renklenir. erkek arkadaşın nasıl renklendiği konusu fısıltı gazetesi aracılığı hızla yayılır ve gençler bir bir renklenmeye başlarlar. ardından birkaç yetişkinin daha renklenmesi (değişime açık hale gelmesi) ile düzeni bozulan kasaba halkı galeyana gelir. sonrasında olaylar hızla gelişir ve kasabanın tüm insanlarını canlı renklerle görürüz. film aşırı istiktârın tehlikeli bir durum olduğu, istikrârsız bir tutarlığın daha iyi olduğundan bahseder. huckleberry finn ve holden caulfield'ı da iki kez gözümüzün içine sokarak kendiniz olun demeye çalışır.
masal gibi bir film.
--spoiler--
en sevdiğim sahnelerinden biri bud'ın kız arkadaşının aşıklar tepesinde bud'a meyve verdikten sonra başka şeyler de var deyip de ağaçtan elma kopardığı, bud'ın yanına gelip şehvetli gözlerle elmayı uzatarak "hadi, tadına bak" dediği sahnedir. ve sonra olaylar gelişir. * * *
--spoiler--
--spoiler--
en sevdiğim sahnelerinden biri bud'ın kız arkadaşının aşıklar tepesinde bud'a meyve verdikten sonra başka şeyler de var deyip de ağaçtan elma kopardığı, bud'ın yanına gelip şehvetli gözlerle elmayı uzatarak "hadi, tadına bak" dediği sahnedir. ve sonra olaylar gelişir. * * *
--spoiler--
Şu garip günler için biçilmiş kaftan. Her açıdan dolu dolu bir film. Siyah beyaz sevenler için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar