bugün

mikroskobik boyutlardaki deniz canlısı. birçok deniz hayvanının ana yiyeceğidir. bir balina günde 3 tona yakın plankton yiyerek beslenir.
suda yaşayan, hareket yeteneği akıntıya bağlı bulunuan deniz canlısı.
Deniz, ırmak, gölet ve göl sularında yaşayan ve akıntılarla taşınana çok küçük boyutlarda hayvanlar ve bitkiler.
plankton ekolojik bir birliktir bu birliği oluşturan bireylere plankter denir.* * *
yengec burger in gizli formulunu ogrenmeye calisan cirkin yaratik.
küresel ısınma sebebiyle, onların da sayısı olumsuz etkilenmiştir. Eğer onlar kaybolursa, dünyadaki hayat biter gibidir.
dünyadaki fotosentezin yarısını gerçekleştiren, besin zincirinin en alt katmanında bulunan yaşam formu. küresel ısınmanın öldürdüğü canlılardır. şöyle ki, sıcaklık arttıkça su yoğunluğu düşüyor ve üst kısımlar daha sıcak ve düşük yoğunluklu kalıyor. okyanusun alt ve üst tarafları arasında, büyük yoğunluk farkı meydana geliyor. planktonların ise, fotosentez yapabilmek için güneş alan yüzeye yakın yerlerde durmaları gerekiyor. ne var ki, besin açısından zengin olan yerler, okyanusun soğuk alt kısımları. bu da planktonların sayılarının azalmasına neden oluyor. keşke insanlar geberse de bunlar ölmese demek istediğim, faydalı yaratıklardır.
sürekli crabby patty'nin formulünü çalmaya çalışan çük kadar bir yaratıktır bu. acıyasınız gelir.
balina maması.
o kacaman hayvanın bu zibidikcik canlıcıklarla beslenmesi ne kadar da acayiptir, ironiktir insan "hep bana! daha da daha da!" diye inlerken bastıbacaklığıyla...
adli tıpta, suda(göl, ırmak, deniz vs.) bulunan cesetlerin ölüm şekillleri(örn. suda mı boğulmuş yoksa öldürülüp suya mı atılmış) hakkında aydınlatıcı bilgi veren mikroskopik canlılar.
en küçük, en az gözlü kötü. tüm dünyaya düşman bir sünger bob karakteri.
bazı türleri akşamları deniz üzerinde oluşan yakamozların kaynagıdırlar.
beslenme zincirinin alttan üçüncü kademesi.
Pelajik bölgede serbest halde yaşayan,hareket organları olsa bile bunlarla çok sınırlı hareket edebilen ve bu nedenle su hareketlerinin etkisiyle pasif olarak yer değiştiren canlılardır.
insana daral getiren yaratık.

ben sana yengeç burger formulünü söyleyeyim de dünya kurtulsun.

*2 adet ekmek (alt üst)
*1 adet yengeç eti köfte
*1 domates dilimi
*1 marul dilimi
*mayonez
*ketçap
koskaca balinaların temel besin kaynağının plankton olması hüzün verir insana. zira planktonlar sessiz sedasız canlılardır. mazlumdurlar.

ama balina öyle mi yaa. dev gibi adamsın.. git dişine göre bişeyler ye. ne bileyim palamut ye lüfer ye. di mi ama....
yakalamak için özel bir kepçesi olan canlılardır. oksijenin esas kaynaklarıdırlar. 2'ye ayrılırlar fito ve zoo olmak üzere. denizlerdeki çoğu canlının besin kaynağıdırlar, onlar olmazsa hayatta olmaz. yararlı piçler.
besin zincirinin gerçekleşmesi için gerekli olan temel canlılardan biridir. iyi ki varlar. burdan selamlarımı gönderiyorum. saygılar.
Denizde bulunan, hareket yeteneği akıntıya bağlı mikroskobik boyutta ve tek hücreli canlılardır.
karbondioksit gazlarının, oksijen gazı ve basit şekerlere dönüştürülmesi suretiyle emilmesini sağlayan canlılardır. dünya karbondioksit salınımının 1/3' lük kısmı okyanuslarda bulunan planktonlar tarafından emilmektedir. bu oran karaların tümünde gerçekleşen emilme miktarıyla neredeyse aynıdır. kalan 1/3' lük kısım ise atmosfere karışmaktadır.
sponge bob'un patronu bay yengeçin eski ortağı, haince planlarıyla gizli yengeç burger tarıfini çalmak için bitmek bilmeyen bir azimle uğraşı gösteren çizgi filmlerin Erol Taş'ıdır.
Çok ufak boyutlarda bir deniz canlısıdır.Hareket yeteneği akıntıya bağlıdır.Başta balina olmak üzere birçok deniz canlısının besin kaynağıdır.Ayrıca havada ki oksijenin %70 e yakınını üretirler.Bu yüzden ekolojik dengede çok önemli bir canlıdır.Denizleri kirletirken biraz düşünelim!!!!!
başıboş anlamına gelen yunanca plankton sözcüğü, denizde başıboş sürüklenip duran hayvansal ve bitkisel nesnelerin tümünü içeren büyük kütleyi belirtir. mikroskopik büyüklükteki bu nesneler, genellikle bütün derinliklerde, deniz akıntılarıyla sürüklenip taşınırlar. plankton adı altında toplanan bu edilgin nesnelere karşılık, bacaklarıyla ya da yüzmeye uygun bir yapı kazanmış eklentileriyle kendi başlarına yer değiştirebilen hayvanlara nekton adı verilir. yani sünger bob çizgidizisindeki plankton aslında nektondur.
gizli tarifi sadece sünger bob ve bay yengeç tarafından bilinen yengeç burger'in formülünü çalmayı kendine amaç edinmiş, bu arada kendi yaratımı olan kadın robot-ekranından da ayar üstüne ayar yiyen tek gözlü, yeşil ve sinirli canlı.
Balinaların yediği daha gözle göremediğim bir besin türü.
ingilizce karşılığı lise yıllarımdan beri aklımda kalmış olan kelime. kulakların çınlasın murat şener!

tanım: plants and animals that live on the surface layer of the sea.
suda bulunan hareket yeteneği akıntıya bağımlı olan canlılara verilen genel isimdir.
insanların göz renklerini deniz mavisi/su yeşili şeklinde benzetmemize neden olan, denizdeki yoğunluğuna göre denizin renginin asıl sahibi organizmalardır.
sünger bob' daki planktondur. yani hem ismi plankton, hem kendi planktondur. ayrıca acıdığım bi karakterdir. tom ve jery deki tom gibi, rood ronner daki tilki gibi acırım buna ben.
Atmosferdeki oksijenin yarısını üreten, dünyanın asıl akciğeri olan küçük yaratıklardır.
kendi iradesiyle hareket edemeyen deniz canlısıdır. bazı deniz anaları da plankton sınıfında yer alır.
(bkz: plankton patlaması)
yunanca başı boş gezen avare anlamındaki sözcükmüş. plankton canlısı düşünüldülüğünde iyi bir isim olmuş.
asıl kelime anlamına bakılmamalıdır , dünyadaki oksijenin büyük kısmını üreten çok önemli canlılardır.
Bay Yengeç'in ezeli rakibidir. Yalnız boyu biraz kısa.
balinalar tarafından yenilen mikroskobik deniz canlılarıdır.
*Plankton balığı 6 ülkede en pahalı balık olarak satılır.
*Planktonlar bir kerede 10,000 tane yumurta yumurtlarlar.
*Planktonların olmadığı bir deniz hayatını düşünülemez.
Harold Hamilton mikro plankton avlarken, 1912:

görsel
fitoplankton ve zooplankton olmak üzere iki türü bulunan, akıntı ile hareket eden küçük deniz canlısı.

fitoplanktonlar bitkiseldir ve ototroftur. yani kendi besinini kendisi üretebilir. gözle görülemeyecek kadar küçüktürler, ancak toplu halde bulunduklarında, bünyelerindeki klorofil nedeniyle yeşil görünürler.

zooplanktonlar ise hayvansaldır ve heterotroftur. yani besinlerini dışarıdan hazır olarak alırlar. genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük olsalar da, daha büyük ve görülebilen türleri de bulunur.