bugün
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- nickten isim tahmini yapmak61
- hikayeyi devam ettir29
- pizzada ince hamur tercih eden erkek11
- sözlükçülerin zeka seviyeleri5
- cem küçük5
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken6
- size yapılmayan iyiliğin başkasına yapılması3
- hayattan zevk alamamak10
- uysaljakoben16
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey11
- sözlüğün namusu2
- yeni parti50
- mutlak but3
- 11 kişilik kılıçdaroğlu destek yürüyüşü2
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- öbür sözlük5
- yazarların zeka seviyeleri8
- kekeme kız2
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- sözlüğün amına kim koydu4
- jelibon domuz aromalı lokumdur2
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi5
- sözlüğün aptal kaynaması2
- bir sözlük kızıyla seks yapmak4
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı2
- ahbap derneği ne kayyım3
- aylık 495 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- ammına koydumun ergenleri7
- admin reyis sal şu botları sözlük öldü neredesin2
- nasreddinhoca7
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- güzel kızların pizza yemesi7
- kuşkaş4
- mehdinin almanyada olma ihtimali5
- faik öztrak5
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- ali haydar fırat2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler4
- kuvvet formülünün analizi4
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- zorunlu eğitim3
- ilah5
Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni. artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni Philip Arthur Larkin 9 Ağustos 1922'de Coventry'de doğdu, 2 Aralık 1985'te Hull'da öldü. Coventry'de King Henry VIII Okulu'nda, Oxford Üniversitesi'nde St. John's College'de öğrenim gördü. Wellington Halk Kütüphanesi, Belfast Queen's Üniversitesi ve Leicester Üniversite Kütüphanelerinde kitaplık müdürlüğü yaptı. 1955 yılında ölümüne dek görev yapacağı Hull Üniversitesi kitaplığının başına getirildi. Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan Philip Larkin artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
*
*
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
2. dünya savaşı sonrası dünyaya gelmiş ingiliz şair.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
sıçarlar insanın ağzına anasıyla babası
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar