bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı49
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- karınızı kucağınızda taşır mısınız8
- karanlıkta bi şey var hissi9
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz8
- platon un mağara alegorisi7
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- ismail kartal23
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- sözlük sapıkları12
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- dünya iyi midir9
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- 6668
- şeyh saidi mezarından çıkarıp yeniden asmak2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- jennifer lawrance9
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- ismet özel der ki5
- mutlu musun2
- flört11
- kiraz cicegi kolonyasi29
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- crocs3
- kızılay avm11
- tuğba ekinci2
- siyah şahinde son ses azer bülbül dinlemek2
- uzun adam4
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- dizin2
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- kars ağzı2
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- tarihin en kötü roma sını yenemeyen takım3
- ağır müslüm gürses sözleri9
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- ilişkide beklentileriniz2
- nick vermeden bir yazara seslen2
- kendini çok önemli sanan yazar14
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- alparslan kuytul2
- görümce2
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak4
Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni. artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni Philip Arthur Larkin 9 Ağustos 1922'de Coventry'de doğdu, 2 Aralık 1985'te Hull'da öldü. Coventry'de King Henry VIII Okulu'nda, Oxford Üniversitesi'nde St. John's College'de öğrenim gördü. Wellington Halk Kütüphanesi, Belfast Queen's Üniversitesi ve Leicester Üniversite Kütüphanelerinde kitaplık müdürlüğü yaptı. 1955 yılında ölümüne dek görev yapacağı Hull Üniversitesi kitaplığının başına getirildi. Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan Philip Larkin artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
*
*
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
2. dünya savaşı sonrası dünyaya gelmiş ingiliz şair.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
sıçarlar insanın ağzına anasıyla babası
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar