bugün
- nickten isim tahmini yapmak43
- bursalı erkekler15
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya7
- japon denince akla gelenler8
- kahve içelim mi4
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün kralı olmak5
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- manyak mısınız nesiniz7
- sözlük kızlarının kombinleri11
- anın görüntüsü18
- enayimiknatisii16
- velvet56
- manitaya miyavlamak2
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- türkiye ekonomi modeli2
- vatan hainleri3
- diamond bosphorus23
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- free bird2
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- hashimoto tiroiditi4
- şeyh olmak için gerekenler3
- habire12 adamdır37
- tai lung24
- kavga etmekten korkan erkek8
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- akıl hastaneleri2
- nervio hamferdi6
- çomar alayları2
- dincileri akıl hastanesine yollamak2
- evde yapabileceğiniz şeyler2
- 27 temmuz 20262
- habire1259
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- yunan adaları6
- mikronezya da savaş çıksa türkiyenin etkilenmesi3
- askerliğin mantığı2
- en sevilen su markası7
- insan kaynakları6
- faik öztrak4
- server'ın naneyi yemesi5
- sssilvermist19
- izmirli kızların verici olması17
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- balyoz ve ergenekon kumpasları2
- ben geldim naneler13
- abberline3
- kacak elektrik kullanmayan bey2
Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni. artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni Philip Arthur Larkin 9 Ağustos 1922'de Coventry'de doğdu, 2 Aralık 1985'te Hull'da öldü. Coventry'de King Henry VIII Okulu'nda, Oxford Üniversitesi'nde St. John's College'de öğrenim gördü. Wellington Halk Kütüphanesi, Belfast Queen's Üniversitesi ve Leicester Üniversite Kütüphanelerinde kitaplık müdürlüğü yaptı. 1955 yılında ölümüne dek görev yapacağı Hull Üniversitesi kitaplığının başına getirildi. Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan Philip Larkin artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
*
*
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
2. dünya savaşı sonrası dünyaya gelmiş ingiliz şair.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
sıçarlar insanın ağzına anasıyla babası
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar