bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı32
- sözlük sapıkları12
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek5
- dünya iyi midir8
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak17
- jennifer lawrance6
- hükümet şu olaya da el atsa3
- slipknot5
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız9
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- kızılay avm11
- yandaş akademisyen3
- sözlük şizofrenleri2
- parcalandim toparlanamiyorum32
- çerçioğlu ailesinin togg tedarikçisi olması5
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- ağır müslüm gürses sözleri9
- deccal bi insan birçok mucize sergileyecek2
- baş abaza4
- flört10
- kitap okumak6
- sözlükte kavga olmayacak hissi14
- kiraz cicegi kolonyasi30
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- fenerbahçe18
- uludağ sözlük ün gizli eşcinselleri2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- yeeeaaaahhh kadıköy2
- bilen vardır3
- kendini çok önemli sanan yazar14
- kıymalı üzümlü börek5
- abd ve çin'i takip etmek için kanallar öner5
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- ben troll üm7
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır5
- takip ettiğiniz israilli haber kaynakları6
- rojin kabaiş2
- kek2
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır5
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- kars kaşarı vs izmir kaşarı6
- dedikodu yapınca kendini kötü hissetmek3
- üniversiteli eskort kadınlar10
- usame bin ladin2
- börekitas3
- ekmeği ayaklar altında çiğnemek5
- erkek yazarların yaptığı son yemek5
Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni. artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
ingiliz şair, romancı, caz eleştirmeni Philip Arthur Larkin 9 Ağustos 1922'de Coventry'de doğdu, 2 Aralık 1985'te Hull'da öldü. Coventry'de King Henry VIII Okulu'nda, Oxford Üniversitesi'nde St. John's College'de öğrenim gördü. Wellington Halk Kütüphanesi, Belfast Queen's Üniversitesi ve Leicester Üniversite Kütüphanelerinde kitaplık müdürlüğü yaptı. 1955 yılında ölümüne dek görev yapacağı Hull Üniversitesi kitaplığının başına getirildi. Yirminci yüzyılının ikinci yarısının Ted Hughes ile birlikte en önemli şairi sayılan Philip Larkin artan bir incelikle sıradan insanların taşradaki gündelik yaşantılarını, derinliğine ayrıntılı bir biçemde dile getiren gösterişsiz geleneğin temsilcilerindendir.
*
*
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
philip larkin
2. dünya savaşı sonrası dünyaya gelmiş ingiliz şair.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
şöyle bir şiirii vardır:
söyleyecek bir şey yok
uluslar için, ayrık otları denli cılız
göçebe kavimler için, kayalar arasında
kısa boylu, asık suratlı kabilelerde
ve habis parke taşları gibi kenetli ailelerde
fabrika şehirlerindeki karanlık sabahlarda
ağır ağır ölmektir hayat.
ve tüm ellerindeki
yaratma ya da kutsama
sevgi ya da para ölçme yolları
ağır ağır ölmek yollarıdır
mızrakla domuz avlayarak veya
bahçede çay partileri vererek geçen bir gün
tanık iskemlesinde veya
doğum masasındaki saatler
hep ağır ağır ilerler ölüme doğru
ve kimine bunu söylemek
hiçbir şey demez, kimine de
hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.
sıçarlar insanın ağzına anasıyla babası
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
belki istemeden, ama sıçarlar yine de:
aktarırlar ona tüm kendi kusurlarını
ve salt onun için eklerler bir iki tane de
ama onların da vaktiyle ağzına sıçmışlardı
eski moda şapka ve paltolar içinde budalalar
kah olan yarı yumuşak, yarı çatık kaşlı
kah da kopartan korkunç kargalar
kuşaktan kuşağa geçer mutsuzluk
derinleşir bir kıta sahanlığı gibi:
çık git elinden geldiğince çabuk
ve sakın ha sen çocuk yapma e mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar