bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- insanlık nasıl geliştirilebilir11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- fatma betül sayan kaya11
- sözlüğün yeni tasarımı14
- iyi menemenin sırrı18
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- muslettin amca23
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- kötüye bir şey olmaz4
- alexander nübel7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- yeraltı varlıkları7
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- uyudunuz mu3
- sigara içmek8
- aşk bir yemek olsaydı8
- gülşen in memeleri14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- kendimi intihar edeceğim4
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- sözlüğe ne oldu5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- mehmet şimşek5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- hamas denince akla gelenler11
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- nervio43
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- arabayı satıp akülü araba almak3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- ucanpembekoala5
- vincenzo italiano3
- caligula'nın korkusu5
- beşiktaş4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- üniversite yıllarını özlemek4
- gülden karaböcek3
dean r. koontz'un hikayesinden, kendisi tarafından senaryolaştırılan 1998 yapımı filmde ben affleck'in yeni yeni emeklediğini, peter o'toole gibi bir ustanın her zamanki sağlam oyununu, rose mcgowan ve joanna going'in zaman zaman aksasalar da asla sırıtmayan oyunculuklarını izliyoruz.
film, klasik koontz öykülerinden. başta büyük bir bilinmezlik ve dehşet hakimken, ortalara doğru bu sırrı çözme yolunda ilerleyen insanların sonda bu sırrı bilimsel bir yöntemle çözmesi ve düşmanla mücadelesi var.
bir köye gelen abla kardeşin, bu köyün ıssızlığına akıl sır erdirememesiyle başlayan film, bulunan cesetler ve kasabada hala yaşıyor olan üç polisi bulmalarıyla devam ediyor. başlarına ne geldiğini anlamadan iki polisin de öldürülmesiyle ve anlam veremedikleri bir yazı yüzünden merkeze haber verirler. ancak yardım bir türlü gelmez...
aslında filmin adı "phantoms" yani hayaletler. ama bence "yaratık" daha iyi olabilirdi ancak dean koontz sanırım hep kıyaslandırıldığı stephen king'in bu isimli bir kitabı ve filmi olması nedeniyle phantoms'u seçmiş...
ayrıca ölülerin gerçekçi olması ve klasik "seks - müzikli gerilim - zombiler" üçlüsünün bulunmayışı, phantoms'u diğer türdaşlarından ayırıyor. üstelik sorunlara bilimsel olarak yaklaşım getirmeleri ise fersah fersah fark yaratıyor.
film, klasik koontz öykülerinden. başta büyük bir bilinmezlik ve dehşet hakimken, ortalara doğru bu sırrı çözme yolunda ilerleyen insanların sonda bu sırrı bilimsel bir yöntemle çözmesi ve düşmanla mücadelesi var.
bir köye gelen abla kardeşin, bu köyün ıssızlığına akıl sır erdirememesiyle başlayan film, bulunan cesetler ve kasabada hala yaşıyor olan üç polisi bulmalarıyla devam ediyor. başlarına ne geldiğini anlamadan iki polisin de öldürülmesiyle ve anlam veremedikleri bir yazı yüzünden merkeze haber verirler. ancak yardım bir türlü gelmez...
aslında filmin adı "phantoms" yani hayaletler. ama bence "yaratık" daha iyi olabilirdi ancak dean koontz sanırım hep kıyaslandırıldığı stephen king'in bu isimli bir kitabı ve filmi olması nedeniyle phantoms'u seçmiş...
ayrıca ölülerin gerçekçi olması ve klasik "seks - müzikli gerilim - zombiler" üçlüsünün bulunmayışı, phantoms'u diğer türdaşlarından ayırıyor. üstelik sorunlara bilimsel olarak yaklaşım getirmeleri ise fersah fersah fark yaratıyor.
Daha sonra dizi yönetmenliğine geçmiş Joe Chapelle'in yönettiği film. Bu akşam da cnbc-e'de gösterilecekmiş.
harika sözlere sahip porcupine tree şarkısı. harika sözleri de şöyle:
"i look at all the sad story people
lost in the seasons passing them by
inside my head lies a life on an island
flooded with darkness deep into the sky
but they're only the strangers on a train
passing through my mind again and again
but it's lonely to stand in this heat
deep in the woods who knows who you'll meet
but i didn't know the hill would be the steep
and i didn't know the sea would be this deep
and i'm sorry i treat you this way
deep inside the shell i crawl into
crying alone i know i'll get by
please stay away
i just don't want to see you
the things that you say i know they're all lies
but i don't understand what the story's about
explain to me please how the sunlight got out
please don't leave me here
dreaming alone with phantoms"
"i look at all the sad story people
lost in the seasons passing them by
inside my head lies a life on an island
flooded with darkness deep into the sky
but they're only the strangers on a train
passing through my mind again and again
but it's lonely to stand in this heat
deep in the woods who knows who you'll meet
but i didn't know the hill would be the steep
and i didn't know the sea would be this deep
and i'm sorry i treat you this way
deep inside the shell i crawl into
crying alone i know i'll get by
please stay away
i just don't want to see you
the things that you say i know they're all lies
but i don't understand what the story's about
explain to me please how the sunlight got out
please don't leave me here
dreaming alone with phantoms"
Dean Koontz'un yeraltından gelen bir canavarın yok etmeye çalıştığı bir kasabanın öyküsünü anlatan gerilim romanı. Türkçe'ye Kurbanlar olarak tercüme edilmiştir.
Her zamanki gibi bir Stephen King değil. DK'yı kendi çapında değerlendirirseniz eh işte, o iç bayıcı diyaloglar ve ahmak karakterler olmasa iyi bile denebilir.
Her zamanki gibi bir Stephen King değil. DK'yı kendi çapında değerlendirirseniz eh işte, o iç bayıcı diyaloglar ve ahmak karakterler olmasa iyi bile denebilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar