bugün
- pazar kahvaltı klasikleriniz4
- kışlık domates konservesi yapmak4
- cansever16
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- çirkef galatasaray5
- futbol24
- naif insanlar4
- sabah kahvesi6
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor3
- aym memur emeklilerine seyyanen zam kararı2
- enflasyon hedefinin tutmaması4
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması3
- çinliler3
- zorunlu eğitim8
- özgür özel2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
- victor osimhen6
- almanya11
- okan buruk3
- ocakta doğmuş adamdan madam mı olur sorunsalı2
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak5
- esin bahat2
- galatasaray14
- cehennem3
- jose mourinho2
- vfb stuttgart7
- günlük tutan erkek10
- italya7
- fc internazionale milano6
- borussia dortmund5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- 9 ağustos 2026 gaziantep depremi2
- ac milan5
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- muz4
- yorgun mermi19
- ingiltere5
- fait bey dönsün kampanyası3
- chelsea fc4
- bir daha doğmayacak olmak3
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- yecüc ile mecüc5
- etek giyen erkek10
- bayern münih4
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
vazgeçmek anlamında da kullanılan cümle.
ne yapılırsa yapılsın,hedeflenen sonuca ulaşılamayacağı anlaşılan ya da sanılan umutsuz durumlarda bünyenin verdiği olumsuz tepki...vazgeçişin gönülden olmayanı
(bkz: pes)
genelde çocukken oyunlarda da kullanılan kelime..
eğer biri ya da birşey için verilen uğraş yeterli olmuyor ise, yapılması gereken en mantıklı şeydir.
Sınavda hiç bişey yapamaycağını anlayıp erken çıkmak.
pes atmak : pro evulation soccer oynamak
yağlı güreşlerde rakibin omuzuna vurularak ilan edilen, yenilgiyi kabullenme şekli.
çocukken bir kavgaya tutuşulup şamar yendiğinde dile getirilen ve hep de işe yarayan durumdur. şamarı atan sorar hatta. ''pes ediyon mu lan?'' diye. eğer pes ederseniz şamardan kurtulursunuz. hatta beş dakika sonra size şamarı basan deyyusla kanka olur atçılık bile oynarsınız. ama pes etmemekte direnirseniz şamarın alasını yer ve ağlayarak eve gidip bir de üstüne annenizden temiz bi sopa yersiniz. aslında anneniz ders alıp bi daha dayak yemeyesiniz diye değil ''benim oğlum nasıl dayak yer? komşuların yüzüne nasıl bakarım ben artık?'' diye düşündüğü için basar sopayı.
yüz kez açıklanmasına ragmen hala aynı saplantılı yanlışlarında devam eden insanlara karşı artık anlatmaktan vazgeçildiginde söylenen söz.
insanı deli eden durum.
(bkz: hırstan ağlamak)
(bkz: hırstan ağlamak)
imkansızın varlığına inanmaktır.
güneşin batışını engelleyemeyeceğinizi farketmek gibi, ya da beklentilerinizin saçma olduğunu anlamak gibi. bir beceriksizlikten ya da kayıptan daha öte bir şeydir genelde.
güneşin batışını engelleyemeyeceğinizi farketmek gibi, ya da beklentilerinizin saçma olduğunu anlamak gibi. bir beceriksizlikten ya da kayıptan daha öte bir şeydir genelde.
yorulmak, bırakmak, vazgeçmek ve bunun gibi bilimum başarısızlık sonucu ortaya çıkan eylemlerin en yalın hali.
aslında anlatmak değil de anlatamamak en yorucusu..
aslında anlatmak değil de anlatamamak en yorucusu..
üzerinde uzun zamandır beyinsel, bedensel, duygusal veya düşünsel olarak çalışılan bir olgudan vazgeçilebileceğinin ( geçici olarak ya da olmayarak) anlaşılması üzerine gerçekleştirilendir. pes etmek ne kadar kafaya konarak da yapılmışsa ortada bir kayıp ve beraberinde getirdiği bir umut enkazı vardır. fakat çoğu kez umut yıkılıp, beyinle kalp bu enkazın altında kaldığından zihin ve beden bağışıklık kazanmış olup, yoluna devam etme cesaret ve gücünü bulabilmektedir kendinde.
acının, sıkıntının en yoğun olduğu ve artık karşı koyulamaz bir noktaya geldiği anda kişi pes eder. savaşmaktan, çaba sarfetmekten yorulmuştur ve gücü kalmamıştır.
çaresizlik. yapacak birşeyin olmaması durumu
(bkz: caymak)
bazıları için zor kabullenilecek durumdur, ama mantıklı olan da zarar görmeden bırakmayı bilmektir, hisleriyle hareket eden zaten baştan kaybetmeyi göze almıştır kaybetmekte yaşamın renklerindendir her tuvalde olması gerekir.
güçlü olmaya çalışmak için bile gücünün kalmaması, artık gözden akan yaşları dindirme gereği duyulmaması, acı çekmeye kendini teslim etmek... savaşmaktan bıkmak, her şekilde kendinizin değil bir şekilde sizinle oynayan tanrının kazanacağını farketmek, ve daha fazla çabalayamamak.. bırakmak herşeyi yarıda, hatta yaşamayı bile bazen...
i'm not living, i'm just killing time demek istiyorum......
i'm not living, i'm just killing time demek istiyorum......
sonuna kadar savaşırsın, bazen bir duygudur bu savaştığın bazen insandır. bu savaşların çoğundan alnın akıyla çıkarsın tabi bazen yenilebilirsin. sonuç ne olursa olsun kim ne dersin her savaştan biraz daha güçlü çıkar insan. savaş dediysem kavga dövüş değil her hangi bir mücadeleden bahsediyorum.
bir sevdiğini morgda gördüğünde diz bağların çözülmesin diye verirsin mücadeleni.
ilk aşkının dudaklarında dudaklarını gezdirmeden önce heyecandan ayarlamakta güçlük çektiğin nefesini soğuk kanlılıkla solumaya çalıştığın gibi.
aynı hatun seni terk ettiğinde duvarları yumrukların ile parçalamamak için verirsin mücadeleni başarırsın belki gerçi sabah uyandığında her şey normalmiş gibi davranmaya çalışırken harcadığın çaba bir türlü tatmin etmez ama seni.
trafikte ilk kez polis çevirdiğinde üstüne bir de sarhoşsan, alkol aldınız mı sorusuna kelle olmana rağmen kenan ışık kadar ciddi bir şekilde "hayır memur bey" deyip kayan gözlerini her şeye rağmen sabit tutmak için verdiğin mücadeleyi ve daha nicelerini verirsin bu hayata.
bunlar pes ettirmez ama adamı hayattan. en azından beni ettirmedi şu güne kadar lakin dün anladım beni pes ettirebilecek tek bir şey var dünya da o da benim zira ben istemediğim sürece pes etmem mümkün değil. dünya da bir başına kaldığını anlarsın ama devam edersin yaşamaya, siktiğimin matematik vizesi sonucu için pes edersin ama her şeyden bir anda.
bir sevdiğini morgda gördüğünde diz bağların çözülmesin diye verirsin mücadeleni.
ilk aşkının dudaklarında dudaklarını gezdirmeden önce heyecandan ayarlamakta güçlük çektiğin nefesini soğuk kanlılıkla solumaya çalıştığın gibi.
aynı hatun seni terk ettiğinde duvarları yumrukların ile parçalamamak için verirsin mücadeleni başarırsın belki gerçi sabah uyandığında her şey normalmiş gibi davranmaya çalışırken harcadığın çaba bir türlü tatmin etmez ama seni.
trafikte ilk kez polis çevirdiğinde üstüne bir de sarhoşsan, alkol aldınız mı sorusuna kelle olmana rağmen kenan ışık kadar ciddi bir şekilde "hayır memur bey" deyip kayan gözlerini her şeye rağmen sabit tutmak için verdiğin mücadeleyi ve daha nicelerini verirsin bu hayata.
bunlar pes ettirmez ama adamı hayattan. en azından beni ettirmedi şu güne kadar lakin dün anladım beni pes ettirebilecek tek bir şey var dünya da o da benim zira ben istemediğim sürece pes etmem mümkün değil. dünya da bir başına kaldığını anlarsın ama devam edersin yaşamaya, siktiğimin matematik vizesi sonucu için pes edersin ama her şeyden bir anda.
değiştiremeyeceğin şeyler karşısında artık mücadele etmenin manasızlığını görüp herşeyden vazgeçmek.
bir pes atmak değildir.
sanırım, zarardan döndüğümüzde elde ettiğimiz kar payının öbür adı... ya da ben kendimi kandırıyor teselli olmaya çalışıyorum ne bileyim...
Pes etmek yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar