bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası12
- iltica23
- ofis pornosu13
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- cam açık ve çıplak uyumak6
- uzaylılar selam verir mi2
- uzaylılar elbise giyer mi2
- kolye142
- marka giyinmek9
- uzaylıların amınakoyim2
- asansörde konuşmama kuralı9
- uzaylılar kovalasın seni2
- kadınların yedekte erkek tutması4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- bu saatte yemek yemek8
- pazartesilerden nefret etmek2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- migren4
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- nervionun mavi gözleri11
- hayatın acı gerçekleri6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kaybolan çorabın teki3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- ona bir şey söyle13
- 186 boyundaki erkek7
- nokia20
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- aşk13
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
üniversite hastanelerinde personellerin işini dahi üstlenmiş olan tıp fakültesi 6. sınıf öğrencileridir.
hastayı tuvalete götürür, yatak seviyesini ayarlar, sondasını takarken altını çıkartır, sonra tekrar giydirir v.s
bazı yerlerde intörn doktor diye de anılırlar.
hastayı tuvalete götürür, yatak seviyesini ayarlar, sondasını takarken altını çıkartır, sonra tekrar giydirir v.s
bazı yerlerde intörn doktor diye de anılırlar.
bildiğin intörndür. çok zorluk çekecektir.*
sabah saat 6 da hemşire tarafından kan şekerlerine bakmak için uyandırılan kişidir. işin ilginç yanı gün içindeki bütün kan şekerlerine hemşire bakarken sadece sabah 6 dakine intörn bakmaktadır.
int. dr. nedim uzun'un bir yazısını paylaşmak uygun olacaktır bu başlık altında:
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar