bugün
- türk esnafı9
- fatma betül sayan kaya4
- türküm doğruyum çalışkanım11
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- fon vurgunu30
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- iltica27
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kolye142
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- kadınların yedekte erkek tutması7
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- andımız3
- cam açık ve çıplak uyumak7
- ofis pornosu13
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- saraca096
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uzaylılar selam verir mi4
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- ilişkiye ara vermek10
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- platon un mağara alegorisi8
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- marka giyinmek9
- düşün ki o bunu okuyor3
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- koro halinde ulumak2
- asansörde konuşmama kuralı9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- tertemiz delirmek2
- uzaylılar kovalasın seni3
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
int. dr. nedim uzun'un bir yazısını paylaşmak uygun olacaktır bu başlık altında:
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar