bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz10
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- kısa ve vurucu yazmak6
- duş alıp uyumak2
- gün tabağı6
- sarapci koala65
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- sözlükte fosilleşmek6
- habire1221
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- apo piçtir piç kalacak8
- deniz gül6
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- filenin sultanları yarı finalde8
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- ellerim bos gonlum hos29
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- saraca096
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- bir ateşe attın beni2
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- bir bela geliyor8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- devlet bahçeli8
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- arif kocabıyık16
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- skoda fabia alınır mı5
- lahmacun9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- pornonun zararları4
- insan olmaya ceyrek kala15
- silvermist9
- ben sizin anonim11
int. dr. nedim uzun'un bir yazısını paylaşmak uygun olacaktır bu başlık altında:
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
--spoiler--
Dünyanın hangi ülkesinde harç ödeyen tıp öğrencileri haftalık yüz on saati bulan çalışma süreleriyle, gayri insani şartlar altında ve gayri hukuki olarak sözde eğitim adı altında hiçbir sosyal hak ve ücrete tabi olmadan hastanenin personel açığını gidermeye yönelik çalıştırılmaktadır? Son sınıf tıp öğrencilerinin çoğu üniversite hastanelerinde bedava iş gücü olarak, hekim dışı işlerde okulu uzatma tehdidi karşısında zorla çalıştırılmaktadır. Bilhassa da hemşire olarak adeta sömürülmektedir. Bunu ifade etmek ülkemizin geleceği adına kaygı verici değil bilakis umut vericidir. Bu durum sadece Hacettepe Tıpta değil Tıp Fakültelerinin tamamına yakınında aynı şekilde yaşanmaktadır.
--TC Anayasası Md. 18:Kimse zorla çalıştırılamaz,Angarya yasaktır diyor ama Üniversite hastanelerinde angaryanın kralı var ve intörnler zorla çalıştırılmaktadır.
--TC Anayasası Md. 42: Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Diyor ama Tıp Fakültelerinde son sene eğitim talebinde bulunursanız alacağınız cevap ;burası fakülte ,fakültede öğrenciler kendileri araştırıp öğrenir dir. iş hemşirelik yapmaya evrak-hasta-numune getir götüre gelince bütün bunlar size asli görev olarak dayatılır ve yapmazsanız okulu uzatmakla tehdit edilirsiniz.
--TC Anayasası Md. 50 : Dinlenme hakkı diyor ama Üniversite hastanelerinde öğlen aralarında dahi intörnlere nöbet tutturulmaktadır dinlenme hakları yok sayılmaktadır.
--4857 sayılı iş kanunu: işçilerin çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda: memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. deniyor , üniversite hastanelerinde ise tıp öğrencilerinin, efendileri ne kadar uygun görürlerse o kadar çalışmaları hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere bu durumun tek bir izahı vardır o da ; 21. yy da tıp öğrencileri köle olarak sömürülmektedir.
Üniversite hastanelerinde intörnler, sistematik bir şekilde itibarsızlaştırılmakta, hastane personeli tarafından itilip kakılmakta, hakarete uğramakta hatta fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Temel insan haklarının, anayasal ve yasal hakların çiğnenmesini hastane yönetimleri ve dekanlar bizzat desteklemekte ve sesini çıkaranları da tehdit ederek soruşturma açarak sindirmeye çalışmaktadır. Ülkemizin geleceği adına kaygı verici birşey varsa o da budur.
Hemşireliği küçük görmekle ,egoist ve kibirli olmakla ve adam olmamakla itham edildim. Yazımda belirttiğim üzere benim hayatım, üç yaz tatili hariç yazları çalışmakla kışları okumakla geçmiştir. Hiçbir çalışma şeklini küçük görmem mümkün değildir keza inşaatta amelelik yapmaktan tutun, pazarlamacılık ve köyde çayır biçmeye kadar birçok alanda severek çalıştım ve hakkım olanı kazandım. Haset duygularına yenik düşerek bana hakaret eden ve biz tıp öğrencilerine temel insan haklarını, anayasal ve yasal hakları dahi fazla gören dahili ve harici bedbahtlar iyi bilsinler ki ;yumuşak başlı olabiliriz ama asla uysal koyun olmayacağız. Hakkımız olanı söke söke almak her birimizin boynunun borcudur.
Halkın sağlığının emanet edileceği hekim adayları maalesef sosyal ve psikolojik yönden tükenmiş olarak mesleğe başlamaktadır ve bu durum bilimsel olarak da ortaya konmuştur. Kaliteli sağlık hizmeti sağlıklı hekimlerle mümkündür. Sağlıklı hekimler de ancak nitelikli bir tıp eğitimiyle yetişir.
Bırakın Türkiyeyi Dünya meselelerini dahi çözmeye talip Türk Tabipler Birliği yıllardır yaşanan bu öğrenci istismarına seyirci kalmıştır ve halen seyirci kalmaktadır. Gerekli gereksiz her konuda açıklama yapan TTB bu konuda tek bir açıklama yapma ihtiyacı dahi hissetmemiştir.
Hemşire değil, Hekim dediğim gün meydanda bir kaç kişi vardı bugün bu sayı binlerle hatta on binlerle ifade edilmektedir. Yaşanan bu süreçte bana destek veren sevgili arkadaşlarım ;
--sizleri okulu uzatmakla tehdit edecekler
--iş yükünüzü artırırız diyecekler
--biat edin kurtulun diyecekler
--hakkınızda soruşturmalar açacaklar
--sizleri kibirli ve egoist olmakla itham ederek susturmaya çalışacaklar
--arkanızda kimse durmaz diye korkutmaya çalışacaklar
--okulunuzu bitirmeye ne kadar kaldı boş verin bu düzeni siz mi değiştireceksiniz diyecekler
--adam değilsiniz hatta insan değilsiniz ne hakkı istiyorsunuz diyecekler
Bütün bu tehditler, hakaretler karşısında gelin yek vücut halinde dik duralım ve tarihe, tıp öğrencileri ve hekimler olarak öyle bir not düşelim ki bize bu zulmü ve hakaretleri yapanların sokağa dahi çıkacak yüzleri kalmasın.
int.Dr.Nedim Uzun
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar