bugün
- dolapta iki biram var6
- sarı saçın yakıştığı ünlüler7
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- kedilerle uyumak9
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- içten içe üşümek5
- fırında tavuk7
- gecenin şarkısı7
- sevişmek hüner değil6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- yazılımcıların flört algoritması2
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- cumhuriyet bayramı7
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- şiir yazmak2
- yüzüklerin efendisi3
- değerli olduğunu hissettirmek6
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- sansar salvo2
- beni anlama2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- kendinden vazgeçmemek4
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- nejat işler2
- ilker başbuğ7
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması2
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- youtube canlı yayın mesaj hatası2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- üniversiteli kızlar6
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ruffles ketçaplı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
(bkz: persona non grata)
psikanalizmin öncülerinden carl jung'ın psikoloji literatürüne kattığı terimlerdendir. persona, kişinin sosyal maskesidir. toplumda -ve tabi kendine karşı- sergilediğinde olumlu etki yaratacağını düşündüğü davranışların kökenini oluşturur persona.
tam karşıtı ise shadowdur. jung'ın shadow*u, freud'un bilinçaltı*na çok benzer. kişinin yüzleşmekten kaçındığı, toplumdan sakladığı, hoş karşılanmayan istek ve fikirlerdir.
jung'a göre persona ve shadowunu dengeleyebilirse kişi, sağlıklı bir psikolojiye sahip olabilir. personanın ağır basması, yani sosyal maskesinin baskın olması, kişinin kendine iç gözlem yapmasının önüne geçer. shadowun baskın olması da uyum problemlerine neden olur.
tam karşıtı ise shadowdur. jung'ın shadow*u, freud'un bilinçaltı*na çok benzer. kişinin yüzleşmekten kaçındığı, toplumdan sakladığı, hoş karşılanmayan istek ve fikirlerdir.
jung'a göre persona ve shadowunu dengeleyebilirse kişi, sağlıklı bir psikolojiye sahip olabilir. personanın ağır basması, yani sosyal maskesinin baskın olması, kişinin kendine iç gözlem yapmasının önüne geçer. shadowun baskın olması da uyum problemlerine neden olur.
--spoiler--
filmin girişinde bir bebeğin elleri görünür. hemen ardından tabuttan çıkan bir iskelet ve bir vampir uyumaya çalışan ya da uyumaya giden bir adamı korkutur. daha sonra büyük bir örümcek görünür. hemen ardından boğazı kesilmiş bir koyunun kanı aktılırken görünür. koyunu kesen adam koyunun gözüne bastırır. sonra bir kuş gibi bir şey bıçakla doğranır. bir hayvanın iç organları gösterilir. ardından bir adamın elleri çarmıha çakılır.bir duvar gösterilir.
--spoiler--
filmin girişinde bir bebeğin elleri görünür. hemen ardından tabuttan çıkan bir iskelet ve bir vampir uyumaya çalışan ya da uyumaya giden bir adamı korkutur. daha sonra büyük bir örümcek görünür. hemen ardından boğazı kesilmiş bir koyunun kanı aktılırken görünür. koyunu kesen adam koyunun gözüne bastırır. sonra bir kuş gibi bir şey bıçakla doğranır. bir hayvanın iç organları gösterilir. ardından bir adamın elleri çarmıha çakılır.bir duvar gösterilir.
--spoiler--
Ünlü bir oyuncu olan Elisabeth, sahnelediği oyunda bir anda susar. Hastaneye kaldırılan Elisabeth'le hemşire Alma özel olarak ilgilenir. Hastaneden çıktıktan sonra sanatçının özel bakımından sorumlu olacak kişi yine Alma olacaktır. Persona, Liv Ullman ve Bibi Andersson'un canlandırdığı bu iki kadının, iç içe geçen kişiliklerinin öyküsü. Filmin en çarpıcı sahnelerinden birinde, Bergman, aynı öykü anlatılırken, önce bir kadının yüzünü, daha sonra ötekininkini gösterir. Ona aynı sahneyi neden iki farklı şekilde çektiği sorulunca, şu yanıtı verir: "Anlatılan hikâyeyle, dinlenen hikaye aynı değildir".
tanım: psikanaliz üzerine yapılan en iyi filmlerden biri.
tanım: psikanaliz üzerine yapılan en iyi filmlerden biri.
jung'un en temel teorilerinden biridir. toplum tarafından yüklenen roller ile bunları yerine getirmeye çalışan bireylerin maske taktığını ve sahip olduğu istekleri, arzuları toplum tarafından tepki görmemek için bilinçaltına attığını iddia eder.
ispanyolca'da ki$i anlamina gelen kelime.
david lynch'e verimli bir mecra açan bergman abimizin güzelliği. benlik algısını parçalayan toplumsal doku, yaşanan değil maruz kalınan hayat ve nihai olarak rollerin birbirinden uzaklaşan bütünlüğü bunca güzel anlatılamaz sanırım.
mekanı göze sokmadan yakalanan enfes kareler, bibi andersson'la liv ullmann'ın başkalığı unutturmayan benzeşimleri, hikayeyi tümleyen konuşmalar-suskunluklar, yumuşak geçişler... velhasıl güzel film.
mekanı göze sokmadan yakalanan enfes kareler, bibi andersson'la liv ullmann'ın başkalığı unutturmayan benzeşimleri, hikayeyi tümleyen konuşmalar-suskunluklar, yumuşak geçişler... velhasıl güzel film.
cam kırıklarının ele vermesidir.
psikolojide kelime anlamı olarak insanın kendi özgün kişiliği ile toplumsal kişiliği arası dengenin kurulamaması anlamındadır..filmde de bu tema etrafında yoğunlaşılmış..
Ingmar Bergman'ın 1966'da çektiği başyapıt. Kişilik bölünmesi, kişilik çatışması, yalnızlık, ingilizcede merging ve uniqueness olarak adlandırılabilecek, türkçede ise karşılıklarını tam olarak bulmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm iki kişilik arasındaki bağlantıları analiz eder Bergman.
Başrollerdeki Liv Ullman ve Bibi Andersson'un performansları dört dörtlüktür. Bergman ise, Tarkovski'nin genel sinema anlayışına insan yüzüne odaklanarak yeni ve özgün bir bakış açısı getirir. Senaryodaki muhteşem psikanalitik açılımlar, filmi defalarca izleme isteği uyandırır. Ancak bence en muhteşem an, liv ullman ile bibi andersson'un yüzlerinin tek bir ifade olarak görüntülendiği ve Bergman dehasının ortaya çıktığı sahnedir.
Başrollerdeki Liv Ullman ve Bibi Andersson'un performansları dört dörtlüktür. Bergman ise, Tarkovski'nin genel sinema anlayışına insan yüzüne odaklanarak yeni ve özgün bir bakış açısı getirir. Senaryodaki muhteşem psikanalitik açılımlar, filmi defalarca izleme isteği uyandırır. Ancak bence en muhteşem an, liv ullman ile bibi andersson'un yüzlerinin tek bir ifade olarak görüntülendiği ve Bergman dehasının ortaya çıktığı sahnedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar