bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- game of thrones taki kerhaneci17
- dyson5
- kedi güzellemesi yapmak için ayet uydurmak4
- ölümden korkuyor musunuz35
- genel ev sloganları5
- para için bok yemeye bile razı nesil2
- iş arayanların aslında para araması3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- hesap vereceksiniz3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- mekkeli müşrikler3
- para için istemediğin bir işte çalışmak2
- israil de emek gücü vs pakistan da emek gücü2
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- melis sezen'in memeleri5
- netanyahu gibi bi adam neden devleti hortumlamaz2
- claudian clouds41
- müslüman kardeşine dua etmek4
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- netanyahu gibi bi adam niye saddam'a benzemedi2
- 128 milyar dolar nerede4
- anın görüntüsü25
- yahudi israil'i örnek alıp türkiye'ye uygulamak2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- platon'un mağarası3
- asgari ücreti alım gücünü unutup israil tartışmak2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- hellhole2
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- ülkücü olmak delikanlı işidir2
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- mağribiler2
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- neo ittihatçılar2
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- güne bir şarkı bırak2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- bugün ne oldu10
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- berlin'in belediye başkanının türk olması2
- habire1220
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
her hangi bir kelime, cümle ya da mimik şeklinde gösterilen bir tepkinin uyaranın yokluğu ya da ara verilmesi halinde bile kontrol edilemeyen bir şekilde, sürekli olarak tekrar edilmesi durumu. genellikle beyin hasarı ya da başka bir organik rahatsızlıktan kaynaklanır. konuşmanın her hangi bir yerinde görülmeye başlanabilir. Asperger sendromuna sahip hastalarda ya da şizofrenlerde de perseverasyona rastlanır.
tekrarlananlara davranışın da dahil olduğu durumdur.
Bu kişilere yardımcı olmak için yapılması gereken şunlarmış:
"bu durum bir tür huzursuzluktan ileri geliyor olabilir. havanın onlara çok sıcak gelip gelmediğini ya da üşüyüp üşümediklerini, susamış ya da kabız olup olmadıklarını kontrol edin. hasta olmaları, acı hissetmeleri ya da herhangi bir ilacın yan etkisinden etkilenmeleri ihtimali varsa doktorunuzla iletişime geçin.
çevrelerini çok gürültülü ya da stresli buluyor olabilirler.
sıkılmış ve kendilerini eğlendirmeye çalışıyor olabilirler. bir ev hayvanını okşamak ya da hafif bir yürüyüşe çıkmak gibi bir etkinlik önerin.
bu, onlara göre kendilerini yatıştırmanın bir yolu olabilir ya da beyinde oluşan hasardan kaynaklanabilir. verebildiğiniz kadar güven verin."
Aslında tek derdim karşımda her kim varsa, belki farkında olarak ya da olmaksızın yaptığı hareketlerin beni nasıl çizginin ötesine geçirip tekrar geri döndürdüğünü anlatmaktı.
fakat gördüm ki bu da bir tür rahatsızlıkmış. bu hastalıktan muzdarip her bireyi tenzih edip aflarına sığınarak yazıyorum.
evet deliriyorum. bir yerde otururken, sohbet ediyorsun mesela. elinde çakmakla oynuyor, çeviriyor. masaya vuruyor. istersem masanın öbür ucundaki adamla konuşayım, o çakmak döndükçe benim de gözüm dönüyor. şimdi düşünüyorum da aslında asıl rahatsız olan kim. orada masum masum çakmağını çeviriyor. manyak mısın sen gözün orada.
kalem çevirmekten bahsetmiştim başka bir yerlerde. amanın çevirmeyin ne olur. o kalem havadan o eline düşüyor ya...işte ben de kalemle beraber havalanıyorum. sonra (kendime göre kibarca) karşımdakinin "canavar gibi bakmıştın" diye tanımladığı bir surat ifadesiyle "yapmasana" diyorum.
"yapma "
bir sonraki aşama çakmağı sertçe masaya koymak ve sertçe gülümsemek (bana göre kibarca) ya da kalemi kapıp yere filan fırlatıp yine aynı sevimli (!) gülümsemeyle yerime oturmak.
hele o masada tempo tutmaları var ya.. kafatasıma çekiçle vurmuş aynı.
o zaman da kollarını tutup dişlerimi sıkarak "yapmeaaa" diyormuşum. oysa ben "sevgiyle" ellerinden tutuyordum.
Bu kişilere yardımcı olmak için yapılması gereken şunlarmış:
"bu durum bir tür huzursuzluktan ileri geliyor olabilir. havanın onlara çok sıcak gelip gelmediğini ya da üşüyüp üşümediklerini, susamış ya da kabız olup olmadıklarını kontrol edin. hasta olmaları, acı hissetmeleri ya da herhangi bir ilacın yan etkisinden etkilenmeleri ihtimali varsa doktorunuzla iletişime geçin.
çevrelerini çok gürültülü ya da stresli buluyor olabilirler.
sıkılmış ve kendilerini eğlendirmeye çalışıyor olabilirler. bir ev hayvanını okşamak ya da hafif bir yürüyüşe çıkmak gibi bir etkinlik önerin.
bu, onlara göre kendilerini yatıştırmanın bir yolu olabilir ya da beyinde oluşan hasardan kaynaklanabilir. verebildiğiniz kadar güven verin."
Aslında tek derdim karşımda her kim varsa, belki farkında olarak ya da olmaksızın yaptığı hareketlerin beni nasıl çizginin ötesine geçirip tekrar geri döndürdüğünü anlatmaktı.
fakat gördüm ki bu da bir tür rahatsızlıkmış. bu hastalıktan muzdarip her bireyi tenzih edip aflarına sığınarak yazıyorum.
evet deliriyorum. bir yerde otururken, sohbet ediyorsun mesela. elinde çakmakla oynuyor, çeviriyor. masaya vuruyor. istersem masanın öbür ucundaki adamla konuşayım, o çakmak döndükçe benim de gözüm dönüyor. şimdi düşünüyorum da aslında asıl rahatsız olan kim. orada masum masum çakmağını çeviriyor. manyak mısın sen gözün orada.
kalem çevirmekten bahsetmiştim başka bir yerlerde. amanın çevirmeyin ne olur. o kalem havadan o eline düşüyor ya...işte ben de kalemle beraber havalanıyorum. sonra (kendime göre kibarca) karşımdakinin "canavar gibi bakmıştın" diye tanımladığı bir surat ifadesiyle "yapmasana" diyorum.
"yapma "
bir sonraki aşama çakmağı sertçe masaya koymak ve sertçe gülümsemek (bana göre kibarca) ya da kalemi kapıp yere filan fırlatıp yine aynı sevimli (!) gülümsemeyle yerime oturmak.
hele o masada tempo tutmaları var ya.. kafatasıma çekiçle vurmuş aynı.
o zaman da kollarını tutup dişlerimi sıkarak "yapmeaaa" diyormuşum. oysa ben "sevgiyle" ellerinden tutuyordum.
bir sözcük veya sözcük dizisinin hastanın iradesi dışında sürekli olarak kullanılmasıdır. Bu durum, hastaya adlarını söylemesi için bir dizi nesne gösterilerek belirlenir ya da hastanın spontan konuşması sırasında gözlemlenir, afazik bir bozukluk tipidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar