bugün
- 19 yaşında kızla yatmak4
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- demokratik kongo cumhuriyeti5
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- genç olmanın en güzel yanı6
- genç görünmeye çalışmak7
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- kuran-ı kerim3
- dünya12
- dua edince iletildi mesajı gelmesi3
- gitme diye yalvarmak6
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- 1 temmuz kabotaj bayramı4
- insan5
- eski işyerine tekrar başlamak4
- sabaha kadar okunacak kitap4
- eski eşle tekrar evlenmek4
- almanya6
- amerika birleşik devletleri7
- portekiz5
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- kolombiya4
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- kadir inanır22
- 28 haziran 2026 kolombiya portekiz maçı2
- içtim şarabı13
- opel frontera2
- anın görüntüsü22
- x in memeleri3
- sözlükteki gizli düşmanım10
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- abd'yi yenmiş olduk bu da bir başarı3
- uludağ sözlüğün boşalması3
- öldükten sonra bana ne olacak5
- kemalist dünya24
- şarapçı bey koala birader3
- 30 haziran 2026 hollanda fas maçı3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- iran2
- 33 yaşında olmak3
- her insanın bir cini olması8
- ilgi manyağı3
- arşivlenmesi gereken resimler3
- özbekistan4
- true'nun çaylak olması16
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
birleşik isim olup, "patrik" ve (Farsça) "hane" den meydana gelmiştir. Patriğin makamına dendiği gibi, hristiyanların dinî ve resmi işlerini yürüten Ortodoks Kiliseleri Başkanlığı'na verilen ad.
temmuz 1919'da, kapısı üzerine çifte kartallı bizans bayrağını asmıştı...
(bkz: fener rum patrikhanesi)
patrik lerin çalıştığı yer. en bilineni fener rum patrikhane si sanıyorum.
fener rum patriği Barthelemeous la tam da bununla ilgili bir anı'm bile var hatta.
küçükken, anneannem ''oraya'' gidilmesine çok kızardı. orada hristiyan lar var ayin yaparlar, hem biz müslüman ız gitme oraya derdi bana hep. ancak biz anneannemle camiilere gitmek istediğimiz de mesela, buraya kadın giremez diye, kapıdan azar işitir dönerdik. ama ben gizli gizli kiliseye gidip, bahçesin de durur ve kilise den çıkan siyah şapkalı, şık kadınlara bakardım. çocukluk hevesi ve muzurluğu işte.
bir gün, Barthelemeous ayinden çıkarken beni bahçe de gördü ve gel bakalım buraya dedi, cebinden şeker çıkarıp verdi bana ve sen müslümansın değil mi küçük kızım dediğin de, ellerimi avuçlarının içine almış bana sevgiyle bakıyordu. üstelik aferin sana bile dedi bana. ben gayet mutlu anneannemin evine döndüğüm de, onun ilk yaptığı şey, elimden bana Barthelemeous un verdiği şekeri alıp çöpe atmak oldu.
daha o zaman bile anlamıştım, türkiye de azınlık olmak ne zor du.
fener rum patriği Barthelemeous la tam da bununla ilgili bir anı'm bile var hatta.
küçükken, anneannem ''oraya'' gidilmesine çok kızardı. orada hristiyan lar var ayin yaparlar, hem biz müslüman ız gitme oraya derdi bana hep. ancak biz anneannemle camiilere gitmek istediğimiz de mesela, buraya kadın giremez diye, kapıdan azar işitir dönerdik. ama ben gizli gizli kiliseye gidip, bahçesin de durur ve kilise den çıkan siyah şapkalı, şık kadınlara bakardım. çocukluk hevesi ve muzurluğu işte.
bir gün, Barthelemeous ayinden çıkarken beni bahçe de gördü ve gel bakalım buraya dedi, cebinden şeker çıkarıp verdi bana ve sen müslümansın değil mi küçük kızım dediğin de, ellerimi avuçlarının içine almış bana sevgiyle bakıyordu. üstelik aferin sana bile dedi bana. ben gayet mutlu anneannemin evine döndüğüm de, onun ilk yaptığı şey, elimden bana Barthelemeous un verdiği şekeri alıp çöpe atmak oldu.
daha o zaman bile anlamıştım, türkiye de azınlık olmak ne zor du.
hristiyanlığın iki ruhani liderliği vardır. birisi roma (şimdiki vatikan) katolikleri temsil eder, diğeri bizans (şimdiki fener patrikhanesi) ortodoksları temsil eder. bunun dışında bir çok hristiyan hiyerarşık kiliseler ya da bağımsız kiliseler vardır ama esas olan bu iki merkezdir.
fatih sultan mehmet istanbul'u aldığında, vatikan ile kavgalı olan ortodoksları bağrına bastı; ortodoksların osmanlının koruması altında olduğunu tuğrasını bastığı bir belge ile garanti altına aldı. akıllı bir devlet adamıydı. bu davranışı ile ortodoks balkanları kolayca ele geçirdi, katolik ve evangelist (protestan) avrupa'nın altına dinamit döşedi. güçlü bir devlet olduğu için kendi sınırlarındaki hristiyanların inançlarını özerk bir şekilde yaşamasından korkmuyordu. hatta kendini bizans'ın devamı olarak görüyordu.
ne zaman "türk'ün türk'ten başka dostu yok" aşağılık kompleksi beyinlerimize ulusalcılık olarak kazındı, ondan sonra mikik politikacılar, ergenekoncular fener patrikhanesini hedef seçtiler. ergenekoncu faşistler (neydi lan o karının adı?) "türk ortodoks kilisesi" kurmak soytarılıklarına soyundular, rezil oldukları ile kaldılar.
dünya ortodokslarının merkezi olmaya rus ortodoks kilisesi yüzyıllardır aday. çünkü mesele din değil, olay bakü-ceyhan boru hattı gibi diplomaside kullanacağın bir jokere sahip olmak.
dünya ortodokslarının merkezinin, yani ikinci vatikan'ın istanbul'da olması türkiye için ne büyük bir diplomatik kazanımdır. ama bunu anlamak istemiyor sahte atatürkçüler.
fatih sultan mehmet istanbul'u aldığında, vatikan ile kavgalı olan ortodoksları bağrına bastı; ortodoksların osmanlının koruması altında olduğunu tuğrasını bastığı bir belge ile garanti altına aldı. akıllı bir devlet adamıydı. bu davranışı ile ortodoks balkanları kolayca ele geçirdi, katolik ve evangelist (protestan) avrupa'nın altına dinamit döşedi. güçlü bir devlet olduğu için kendi sınırlarındaki hristiyanların inançlarını özerk bir şekilde yaşamasından korkmuyordu. hatta kendini bizans'ın devamı olarak görüyordu.
ne zaman "türk'ün türk'ten başka dostu yok" aşağılık kompleksi beyinlerimize ulusalcılık olarak kazındı, ondan sonra mikik politikacılar, ergenekoncular fener patrikhanesini hedef seçtiler. ergenekoncu faşistler (neydi lan o karının adı?) "türk ortodoks kilisesi" kurmak soytarılıklarına soyundular, rezil oldukları ile kaldılar.
dünya ortodokslarının merkezi olmaya rus ortodoks kilisesi yüzyıllardır aday. çünkü mesele din değil, olay bakü-ceyhan boru hattı gibi diplomaside kullanacağın bir jokere sahip olmak.
dünya ortodokslarının merkezinin, yani ikinci vatikan'ın istanbul'da olması türkiye için ne büyük bir diplomatik kazanımdır. ama bunu anlamak istemiyor sahte atatürkçüler.
ATATÜRK 25 Aralık 1922'de Lozan'da izlenecek politikayı anlatırken, Patrikhane'nin 'fesat ocağı' olduğunu söylüyor:
'Rum Patrikhanesi için Türkiye'nin kendi arazisi üzerinde bir sığınak göstermeye ne mecburiyeti var?! Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan'da değil midir?..'
Gazi, sözlerinin devamında, Lozan'a giden Türk heyetine de bu yönde talimat verildiğini belirtiyor.
Ocak 1923'te Lozan'da bu konuda büyük tartışmalar oluyor. ismet Paşa ve Rıza Nur günlerce Patrikhane'nin tarih boyunca nasıl bir siyasi fesat yuvası olduğunu anlatıyorlar, Türkiye'den çıkmasını istiyorlar.
Sonunda, hem Venizelos hem Batılı müttefikler Patrikhane'nin siyasi ve idari yetkilerine son verilmesini, 'sadece din alanına giren işlerle yetinmesini' kabul ediyorlar; ismet Paşa 'Bu sözlerinizi taahhüt sayıyorum' diyerek tutanaklara geçirtiyor...
Ve Patrikhane 'sadece din işleriyle uğraşmak' üzere ülkemizde kalıyor...
'Rum Patrikhanesi için Türkiye'nin kendi arazisi üzerinde bir sığınak göstermeye ne mecburiyeti var?! Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan'da değil midir?..'
Gazi, sözlerinin devamında, Lozan'a giden Türk heyetine de bu yönde talimat verildiğini belirtiyor.
Ocak 1923'te Lozan'da bu konuda büyük tartışmalar oluyor. ismet Paşa ve Rıza Nur günlerce Patrikhane'nin tarih boyunca nasıl bir siyasi fesat yuvası olduğunu anlatıyorlar, Türkiye'den çıkmasını istiyorlar.
Sonunda, hem Venizelos hem Batılı müttefikler Patrikhane'nin siyasi ve idari yetkilerine son verilmesini, 'sadece din alanına giren işlerle yetinmesini' kabul ediyorlar; ismet Paşa 'Bu sözlerinizi taahhüt sayıyorum' diyerek tutanaklara geçirtiyor...
Ve Patrikhane 'sadece din işleriyle uğraşmak' üzere ülkemizde kalıyor...
imtiyazlar bizzat f.sultan mehmet tarafından fethi takip eden günlerde verilmiş ve 18. y.y.dan sonra devletin kudret ve kuvvetini katbetmesiyle orantılı olarak emrivakilerle arttırılmış ve nihayet bir nifak yuvası haline gelmiştir...
daşşağından asılması gereken bir sürü adam bulunduran fesat ocağı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar