bugün
- alttaki yazara motto ver16
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- claudian clouds12
- bebek katili öcalan9
- porno entelektüelliği8
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi3
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar3
- sözlük yazarları neli kahve içiyor3
- zorunlu eğitim zulmü3
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- 20122
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü2
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- bu havada gidilmez3
- osuruktan şiirler22
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- avrupa yakası aslı5
- günün sözü2
- hayatın kuralları13
- kendini değersizleştiren insan5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- velvet27
- çalışmadan para kazanmak6
- sarı torba8
- uludağ itiraf3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- anın fotoğrafı4
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bir yazarı savunmak7
- kardeş2
- sözlüğün bozulmamış hali3
- anın görüntüsü33
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- evliliğin anlamı13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- amedspor7
- ahmet kaya2
- nasıl birisiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- mor semsiyeli yabanci8
- özlediniz mi beni6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
türkiye'de yazılmış en iyi macera-polisiye türü kitaplardan biridir.
okumak için ahmet ümit'e ait olduğunu bilmek yeterlidir.
okumak için ahmet ümit'e ait olduğunu bilmek yeterlidir.
birçok sakıncalı ve gerçekle alakası olmayan diyalogların geçtiği kitapdır ayrıca.
oysa 16 yıldır süren çatışmalar bu bölgede kendini pek hissettirmemişti. beş yıl önce ' kürt gerillalar ' bir askeri konvoya saldırmış, ancak çoğu ölü ele geçirilmişti." sayfa 45
" tartışacak bir şey yok " dedi bernd kendinden emin tavırla. " bu bir soykırım. dünya böyle kabul ediyor. bir tek türk hükümeti inkar ediyor."
esra kendini kontrol etmeye çalışıyordu:
" sizin de sabahleyin söylediğiniz gibi bu bizim konumuz değil. isterseniz gerçeğin araştırılmasını tarihçilere bırakalım da biz kazımıza dönelim. "
bernd sanki esra'yı duymamış gibi sürdürdü:
" onca vahşete karşın yine de bu ülkeyi çok seviyorlar. geçen yıla kadar vartuhi'yle birlikte geliyorduk. kayınpeder de çok merak ediyordu buraları. her türkiye dönüşü bizi soru yağmuruna tutar. " sayfa 61
" yapma yüzbaşı " dedi. canı sıkılmış gbiydi. " senin gibi ilginç bir adam böyle konuşmamalı."
beni ilginç bulması tuhafıma gitmişti. bana saygı duyduğunu ilk o zaman anladım. daha tuhafı içten içe ben de ona saygı duyduğumu hissettim. ama belli etmemeye çalıştım. sayfa 281
" bu dediklerine aklım yetmez bernd kardaş " dedi halaf. içkinin etkisyle kibar konuşmayı bırakmıştı."benim bildiğim ermeniler iyi çiğköfte yapamaz."
"niye yapamasınlar" dedi alman."daha siz bu topraklara gelmeden onlar burada yaşıyorlardı. siz ülkeleri ele geçirir, insanları vatanından yurdundan ederken onlar uygarlıklar kurup, büyük kentler inşa ediyorlardı. bir çiğköfteyi mi yapamayacaklar?"
"çık" diyen halaf başını kaldırıdı, " yapamazlar".
bernd tiksindirici bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturdu:" yemek konusunda bile onları küçük görüyorsunuz. ayrımcılık ruhunuza işlemiş."
"öyle deme bernd kardaş, biz ermenilerle iç içe yaşıyoruz. burada köyleri bile var."
"köyleri bile varmış. o köydekiler artık kendilerine ermeni demiyorlar. çünkü yıllar önce atalarının başına gelen katliamın şimdi kendi başlarına gelmesinden korkuyorlar." sayfa 317, 318, 319.
oysa 16 yıldır süren çatışmalar bu bölgede kendini pek hissettirmemişti. beş yıl önce ' kürt gerillalar ' bir askeri konvoya saldırmış, ancak çoğu ölü ele geçirilmişti." sayfa 45
" tartışacak bir şey yok " dedi bernd kendinden emin tavırla. " bu bir soykırım. dünya böyle kabul ediyor. bir tek türk hükümeti inkar ediyor."
esra kendini kontrol etmeye çalışıyordu:
" sizin de sabahleyin söylediğiniz gibi bu bizim konumuz değil. isterseniz gerçeğin araştırılmasını tarihçilere bırakalım da biz kazımıza dönelim. "
bernd sanki esra'yı duymamış gibi sürdürdü:
" onca vahşete karşın yine de bu ülkeyi çok seviyorlar. geçen yıla kadar vartuhi'yle birlikte geliyorduk. kayınpeder de çok merak ediyordu buraları. her türkiye dönüşü bizi soru yağmuruna tutar. " sayfa 61
" yapma yüzbaşı " dedi. canı sıkılmış gbiydi. " senin gibi ilginç bir adam böyle konuşmamalı."
beni ilginç bulması tuhafıma gitmişti. bana saygı duyduğunu ilk o zaman anladım. daha tuhafı içten içe ben de ona saygı duyduğumu hissettim. ama belli etmemeye çalıştım. sayfa 281
" bu dediklerine aklım yetmez bernd kardaş " dedi halaf. içkinin etkisyle kibar konuşmayı bırakmıştı."benim bildiğim ermeniler iyi çiğköfte yapamaz."
"niye yapamasınlar" dedi alman."daha siz bu topraklara gelmeden onlar burada yaşıyorlardı. siz ülkeleri ele geçirir, insanları vatanından yurdundan ederken onlar uygarlıklar kurup, büyük kentler inşa ediyorlardı. bir çiğköfteyi mi yapamayacaklar?"
"çık" diyen halaf başını kaldırıdı, " yapamazlar".
bernd tiksindirici bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturdu:" yemek konusunda bile onları küçük görüyorsunuz. ayrımcılık ruhunuza işlemiş."
"öyle deme bernd kardaş, biz ermenilerle iç içe yaşıyoruz. burada köyleri bile var."
"köyleri bile varmış. o köydekiler artık kendilerine ermeni demiyorlar. çünkü yıllar önce atalarının başına gelen katliamın şimdi kendi başlarına gelmesinden korkuyorlar." sayfa 317, 318, 319.
sonu iyi bağlanmış ama içerikte biraz bayağı kalmış ahmet ümit romanı. özellikle tablet yazımları etkileyici. nedense okurken kara kitap'ı hatırlattı bana. bir günümüz bir tablet yazısı içeriğiyle. tabi burada olaylarla bir parallelik yok. sadece şekilsel olarak.
her ne kadar bab-ı esrar denilse de benim için ahmet ümit'in en güzel kitabıdır. sonu biraz klasik bitsede patasana'nın yazdığı yazıların olduğu bölümler can alıcıdır. bir an önce oralara gelsin diye arkeolojik kazının olduğu yerler hızlıca okunur. patasana'ın yaşamı ise gerçekten etkileyicidir.
güneydoğu anadolu bölgesinde yüzyıllar önce hitit ülkesinde yaşamış bir saray başyazmanı olan patasana nın yazdığı ve hayatını anlattığı tabletlerde geçenleri ve bu tabletleri bulan kazı ekibinin başından geçen bir takım olayları anlatan ahmet ümit kitabıdır.tabletler ve olaylar arasındaki geçişler çok güzeldir. her birinin sonunda ayrı bir merak uyandırır. olaylar yine ahmet ümit ustalığıyla anlatılır. katili tahmin etmek zordur. nihayetinde sadece patasana nın etkileyici hikayesi için bile okunması gereken bir kitaptır.
ahmet ümitin harika kitaplarindan biridir. tek solukta okumuştum.
kitapta geçen karakterler üzerinden ermeni ve kürt sorunları hakkında tartışmalara yer veren bölgede yaşananların televizyonlardan izlediğimizden farklı olduğunu anlatmaya çalışan ölümü ve öldürmenin zalimliğini temele alan ,aynı zamanda da bunu Hitit tarihi ile harmanlayan Ahmet ÜMiT'in 2000 yılında çıkardığı kitabı.
ilk çıktığı zaman lise 1 mi 2 miydi o zamanlar bulup okumuştum, polisiye roman türünde böyle güzel eserin bir türk tarafından yazılması beni çok mutlu etmişti. güzel kitaptır.
Büyükbabam Fırat'a baktığında, içimizdeki sevincin sırrını görürdü, babamsa Fırat'ta bizi düşmanlarımızdan daha üstün kılan gücü görürdü; zeytini, nohutu, buğdayı, kayısı ve üzümü görürdü. Büyüknanama, Fırat nedir? diye sorduğunuzda, '' Gündüzleri sevgilinin gözlerine yansıyan ışıktır.'' derdi, ''Geceleriyse sevgilinin çözülmüş siyah saçları.'' Babama sorarsanız alacağınız yanıt belliydi: ''Düşmana kaptırılmaması gereken, bereketli bir sudur Fırat.''
gibi efsane konuşmaların geçtiği kitaptır.
gibi efsane konuşmaların geçtiği kitaptır.
bir ahmet ümit kitabıdır. tekrar tekrar okunası bir kitap.
ahmet ümit in ergen gerisi sefil bir karekter oluşturduğu saçma kitap.
Sonunda bu muydu dedirten eserdir.tamam akıcı filan ama tüm Çabasına rağmen katili sonuna gelmeden farkettiriyor.tabletlerdeki hikaye ise tırt.
okumaya başlayacağım kitap.
ömrünü hititlerle geçirmiş insanlarımız için kullandığı dil beğenilmeyen kitap.
Ahmet Ümit'in bir kitabındaki "Geç Hitit devletinde kralın Başyazmanıdır" gerçekten böyle bir şahıs var mıdır ? Tarihçiler bizi aydınlatsınlar.
üniversite yıllarını halı sahalarda geçirmiş bir insanın "pas atsana" şeklinde okuyabileceği kelimedir.
Bir roman.
Spoiler var birazdan.
--spoiler--
Romanın kahramanlarından Arkeolog esra ile eşref komutanın sevişmesine sebep olacak ufak kaza ve devamı o kadar acemice kurgulanmış ki. Eski alman porno filmlerindeki sevişmeye giriş sahneleri gibi olmuş. Kadın adamın evine misafirliğe gider. Kadının üzerine çay dökülür ve banyo, pijama derken olaylar gelişir.
--spoiler--
Böyle birkaç örnek daha var lakin üşencimden yazmıyorum.
Fakat güzel roman. Okuyunuz efem.
Spoiler var birazdan.
--spoiler--
Romanın kahramanlarından Arkeolog esra ile eşref komutanın sevişmesine sebep olacak ufak kaza ve devamı o kadar acemice kurgulanmış ki. Eski alman porno filmlerindeki sevişmeye giriş sahneleri gibi olmuş. Kadın adamın evine misafirliğe gider. Kadının üzerine çay dökülür ve banyo, pijama derken olaylar gelişir.
--spoiler--
Böyle birkaç örnek daha var lakin üşencimden yazmıyorum.
Fakat güzel roman. Okuyunuz efem.
yazarın * en iyi 2. cinayet romanı. ilki için (bkz: istanbul hatırası)
Aşmunikal..
Kitaptaki gerçek karakterlerden bir tanesi Aşmunikal.. sevdiğini ele vermemek için kendisini feda eden Aşmunikal.. Duygulandırdı beni. insanın ağlayası geliyor sonlara doğru.. Böyle bir sevgiyle bir gün karşılaşmayı umarak..
iyi geceler..
Kitaptaki gerçek karakterlerden bir tanesi Aşmunikal.. sevdiğini ele vermemek için kendisini feda eden Aşmunikal.. Duygulandırdı beni. insanın ağlayası geliyor sonlara doğru.. Böyle bir sevgiyle bir gün karşılaşmayı umarak..
iyi geceler..
Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi?
Güzel kitaptır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar