bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili11
- sözlüğün sarması9
- maaş yüz yüze görüşülecektir11
- ben olmasam burası batar insanı7
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- koreli erkek seven muhafazakar kız3
- akp liler yargılansaydı4
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- gökçeklere üzülmek3
- yahudi aklı3
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip3
- nervio'nun çok büyük konuşması2
- iltica7
- galatasaray10
- recete8
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- kiraz cicegi kolonyasi6
- taze fasulye yiyen erkek3
- kıymalı kaşarlı pide3
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- gocu geldi gocu geldi6
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- yagmurcu12
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- gammazların gizli hesapları görebilmesi5
- ey insan7
- ebeveyn lafları3
- ölürken dinlenecek müzik4
- dünyada birlikler kurulmalı3
- kulaklık8
- sözlükte kavga olacak hissi4
- serhat kılıç27
- sözlüğün en masum yazarları23
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- namazın amacı12
- kadın bacağı paylaşan mehdi8
- fakir ekeği annesi sevsin9
- dinleyin ulan develer babanız galatasaray geliyor2
- yapay zeka 10 yıl içinde tüm insanları öldürecek4
- 9 eylül izmir in kurtuluşu6
- diyojen3
türkiye'de yazılmış en iyi macera-polisiye türü kitaplardan biridir.
okumak için ahmet ümit'e ait olduğunu bilmek yeterlidir.
okumak için ahmet ümit'e ait olduğunu bilmek yeterlidir.
birçok sakıncalı ve gerçekle alakası olmayan diyalogların geçtiği kitapdır ayrıca.
oysa 16 yıldır süren çatışmalar bu bölgede kendini pek hissettirmemişti. beş yıl önce ' kürt gerillalar ' bir askeri konvoya saldırmış, ancak çoğu ölü ele geçirilmişti." sayfa 45
" tartışacak bir şey yok " dedi bernd kendinden emin tavırla. " bu bir soykırım. dünya böyle kabul ediyor. bir tek türk hükümeti inkar ediyor."
esra kendini kontrol etmeye çalışıyordu:
" sizin de sabahleyin söylediğiniz gibi bu bizim konumuz değil. isterseniz gerçeğin araştırılmasını tarihçilere bırakalım da biz kazımıza dönelim. "
bernd sanki esra'yı duymamış gibi sürdürdü:
" onca vahşete karşın yine de bu ülkeyi çok seviyorlar. geçen yıla kadar vartuhi'yle birlikte geliyorduk. kayınpeder de çok merak ediyordu buraları. her türkiye dönüşü bizi soru yağmuruna tutar. " sayfa 61
" yapma yüzbaşı " dedi. canı sıkılmış gbiydi. " senin gibi ilginç bir adam böyle konuşmamalı."
beni ilginç bulması tuhafıma gitmişti. bana saygı duyduğunu ilk o zaman anladım. daha tuhafı içten içe ben de ona saygı duyduğumu hissettim. ama belli etmemeye çalıştım. sayfa 281
" bu dediklerine aklım yetmez bernd kardaş " dedi halaf. içkinin etkisyle kibar konuşmayı bırakmıştı."benim bildiğim ermeniler iyi çiğköfte yapamaz."
"niye yapamasınlar" dedi alman."daha siz bu topraklara gelmeden onlar burada yaşıyorlardı. siz ülkeleri ele geçirir, insanları vatanından yurdundan ederken onlar uygarlıklar kurup, büyük kentler inşa ediyorlardı. bir çiğköfteyi mi yapamayacaklar?"
"çık" diyen halaf başını kaldırıdı, " yapamazlar".
bernd tiksindirici bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturdu:" yemek konusunda bile onları küçük görüyorsunuz. ayrımcılık ruhunuza işlemiş."
"öyle deme bernd kardaş, biz ermenilerle iç içe yaşıyoruz. burada köyleri bile var."
"köyleri bile varmış. o köydekiler artık kendilerine ermeni demiyorlar. çünkü yıllar önce atalarının başına gelen katliamın şimdi kendi başlarına gelmesinden korkuyorlar." sayfa 317, 318, 319.
oysa 16 yıldır süren çatışmalar bu bölgede kendini pek hissettirmemişti. beş yıl önce ' kürt gerillalar ' bir askeri konvoya saldırmış, ancak çoğu ölü ele geçirilmişti." sayfa 45
" tartışacak bir şey yok " dedi bernd kendinden emin tavırla. " bu bir soykırım. dünya böyle kabul ediyor. bir tek türk hükümeti inkar ediyor."
esra kendini kontrol etmeye çalışıyordu:
" sizin de sabahleyin söylediğiniz gibi bu bizim konumuz değil. isterseniz gerçeğin araştırılmasını tarihçilere bırakalım da biz kazımıza dönelim. "
bernd sanki esra'yı duymamış gibi sürdürdü:
" onca vahşete karşın yine de bu ülkeyi çok seviyorlar. geçen yıla kadar vartuhi'yle birlikte geliyorduk. kayınpeder de çok merak ediyordu buraları. her türkiye dönüşü bizi soru yağmuruna tutar. " sayfa 61
" yapma yüzbaşı " dedi. canı sıkılmış gbiydi. " senin gibi ilginç bir adam böyle konuşmamalı."
beni ilginç bulması tuhafıma gitmişti. bana saygı duyduğunu ilk o zaman anladım. daha tuhafı içten içe ben de ona saygı duyduğumu hissettim. ama belli etmemeye çalıştım. sayfa 281
" bu dediklerine aklım yetmez bernd kardaş " dedi halaf. içkinin etkisyle kibar konuşmayı bırakmıştı."benim bildiğim ermeniler iyi çiğköfte yapamaz."
"niye yapamasınlar" dedi alman."daha siz bu topraklara gelmeden onlar burada yaşıyorlardı. siz ülkeleri ele geçirir, insanları vatanından yurdundan ederken onlar uygarlıklar kurup, büyük kentler inşa ediyorlardı. bir çiğköfteyi mi yapamayacaklar?"
"çık" diyen halaf başını kaldırıdı, " yapamazlar".
bernd tiksindirici bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturdu:" yemek konusunda bile onları küçük görüyorsunuz. ayrımcılık ruhunuza işlemiş."
"öyle deme bernd kardaş, biz ermenilerle iç içe yaşıyoruz. burada köyleri bile var."
"köyleri bile varmış. o köydekiler artık kendilerine ermeni demiyorlar. çünkü yıllar önce atalarının başına gelen katliamın şimdi kendi başlarına gelmesinden korkuyorlar." sayfa 317, 318, 319.
sonu iyi bağlanmış ama içerikte biraz bayağı kalmış ahmet ümit romanı. özellikle tablet yazımları etkileyici. nedense okurken kara kitap'ı hatırlattı bana. bir günümüz bir tablet yazısı içeriğiyle. tabi burada olaylarla bir parallelik yok. sadece şekilsel olarak.
her ne kadar bab-ı esrar denilse de benim için ahmet ümit'in en güzel kitabıdır. sonu biraz klasik bitsede patasana'nın yazdığı yazıların olduğu bölümler can alıcıdır. bir an önce oralara gelsin diye arkeolojik kazının olduğu yerler hızlıca okunur. patasana'ın yaşamı ise gerçekten etkileyicidir.
güneydoğu anadolu bölgesinde yüzyıllar önce hitit ülkesinde yaşamış bir saray başyazmanı olan patasana nın yazdığı ve hayatını anlattığı tabletlerde geçenleri ve bu tabletleri bulan kazı ekibinin başından geçen bir takım olayları anlatan ahmet ümit kitabıdır.tabletler ve olaylar arasındaki geçişler çok güzeldir. her birinin sonunda ayrı bir merak uyandırır. olaylar yine ahmet ümit ustalığıyla anlatılır. katili tahmin etmek zordur. nihayetinde sadece patasana nın etkileyici hikayesi için bile okunması gereken bir kitaptır.
ahmet ümitin harika kitaplarindan biridir. tek solukta okumuştum.
kitapta geçen karakterler üzerinden ermeni ve kürt sorunları hakkında tartışmalara yer veren bölgede yaşananların televizyonlardan izlediğimizden farklı olduğunu anlatmaya çalışan ölümü ve öldürmenin zalimliğini temele alan ,aynı zamanda da bunu Hitit tarihi ile harmanlayan Ahmet ÜMiT'in 2000 yılında çıkardığı kitabı.
ilk çıktığı zaman lise 1 mi 2 miydi o zamanlar bulup okumuştum, polisiye roman türünde böyle güzel eserin bir türk tarafından yazılması beni çok mutlu etmişti. güzel kitaptır.
Büyükbabam Fırat'a baktığında, içimizdeki sevincin sırrını görürdü, babamsa Fırat'ta bizi düşmanlarımızdan daha üstün kılan gücü görürdü; zeytini, nohutu, buğdayı, kayısı ve üzümü görürdü. Büyüknanama, Fırat nedir? diye sorduğunuzda, '' Gündüzleri sevgilinin gözlerine yansıyan ışıktır.'' derdi, ''Geceleriyse sevgilinin çözülmüş siyah saçları.'' Babama sorarsanız alacağınız yanıt belliydi: ''Düşmana kaptırılmaması gereken, bereketli bir sudur Fırat.''
gibi efsane konuşmaların geçtiği kitaptır.
gibi efsane konuşmaların geçtiği kitaptır.
bir ahmet ümit kitabıdır. tekrar tekrar okunası bir kitap.
ahmet ümit in ergen gerisi sefil bir karekter oluşturduğu saçma kitap.
Sonunda bu muydu dedirten eserdir.tamam akıcı filan ama tüm Çabasına rağmen katili sonuna gelmeden farkettiriyor.tabletlerdeki hikaye ise tırt.
okumaya başlayacağım kitap.
ömrünü hititlerle geçirmiş insanlarımız için kullandığı dil beğenilmeyen kitap.
Ahmet Ümit'in bir kitabındaki "Geç Hitit devletinde kralın Başyazmanıdır" gerçekten böyle bir şahıs var mıdır ? Tarihçiler bizi aydınlatsınlar.
üniversite yıllarını halı sahalarda geçirmiş bir insanın "pas atsana" şeklinde okuyabileceği kelimedir.
Bir roman.
Spoiler var birazdan.
--spoiler--
Romanın kahramanlarından Arkeolog esra ile eşref komutanın sevişmesine sebep olacak ufak kaza ve devamı o kadar acemice kurgulanmış ki. Eski alman porno filmlerindeki sevişmeye giriş sahneleri gibi olmuş. Kadın adamın evine misafirliğe gider. Kadının üzerine çay dökülür ve banyo, pijama derken olaylar gelişir.
--spoiler--
Böyle birkaç örnek daha var lakin üşencimden yazmıyorum.
Fakat güzel roman. Okuyunuz efem.
Spoiler var birazdan.
--spoiler--
Romanın kahramanlarından Arkeolog esra ile eşref komutanın sevişmesine sebep olacak ufak kaza ve devamı o kadar acemice kurgulanmış ki. Eski alman porno filmlerindeki sevişmeye giriş sahneleri gibi olmuş. Kadın adamın evine misafirliğe gider. Kadının üzerine çay dökülür ve banyo, pijama derken olaylar gelişir.
--spoiler--
Böyle birkaç örnek daha var lakin üşencimden yazmıyorum.
Fakat güzel roman. Okuyunuz efem.
yazarın * en iyi 2. cinayet romanı. ilki için (bkz: istanbul hatırası)
Aşmunikal..
Kitaptaki gerçek karakterlerden bir tanesi Aşmunikal.. sevdiğini ele vermemek için kendisini feda eden Aşmunikal.. Duygulandırdı beni. insanın ağlayası geliyor sonlara doğru.. Böyle bir sevgiyle bir gün karşılaşmayı umarak..
iyi geceler..
Kitaptaki gerçek karakterlerden bir tanesi Aşmunikal.. sevdiğini ele vermemek için kendisini feda eden Aşmunikal.. Duygulandırdı beni. insanın ağlayası geliyor sonlara doğru.. Böyle bir sevgiyle bir gün karşılaşmayı umarak..
iyi geceler..
Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi?
Güzel kitaptır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar