bugün
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi11
- memeleri füze gibi kadın10
- sözlüğün eski tadının olmaması6
- yeğen5
- enayimiknatisii12
- uysaljakoben17
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- benim yarim brit granny dir2
- chp bölünürse olacaklar6
- yiğit bulut2
- zeki olmadığı halde sinsilik peşinde koşan insan5
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri2
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız2
- buddy dude17
- san fransisco niggasi5
- tolga ağar2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- cilgincapkin213
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- gammazlar çetesi18
- şövalye modu3
- mor semsiyeli yabanci2
- otobüsün son seferini kaçırmak5
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- chp'nin hali ne olacak46
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- masklavi'nin düşünceleri18
- yeşil gözlü kız11
- aylık 274 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- chp kapatılsın kampanyası10
- true'nun aslında iyi biri olması4
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- bu sen misin7
- sarapci koala2
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı3
- çizgili pijamalı çocuk5
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- kabuksuz kaplumbaga2
- gözyaşı ile boğulan gözler3
- normal sözlük moderasyonu5
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- mesai bitince işten çıkanlara kurulan patron2
- dam ittifakı7
- parke taşı arasına yuva yapan arı benzeri hayvan3
- gençler isyan ediyor6
- kabak tatlısı kapatılsın6
- sözlük yapay zekası2
fransız matematikçi blaise pascal tarafından da ortaya atılmış olan (aslında kökleri çok eskiye dayanan bir olgudur), o zamana kadar süregelenden ziyade matematiksel bir çerçeveye oturtmaya çalışmış olduğu tez. pascalın kumarının genel tarifi, matematiksel dil kullanmadan şöyledir: tanrıya inanırsan, ve de eğer ki varsa, ebedi mutluluğu elde edersin; yoksa da bir şey fark etmeyecek; şayet olmadığına inanıyorsan, ve de yoksa, yine bir şey fark etmeyecek, ama varsa ebedi mutsuzluk seni bekliyor. yani tanrıya inanmak ya da inanmamak, ebedi azap ve ebedi mutluluk arasında olan bir seçim gibi. ve de bu denkleme göre en kazançlı durum, inanmak. ama burada akla hemen şu düşünce geliyor: bu denklemde kullanılan değişkenlerin doğruluğu ve menşei. ahıret inancı olan tüm dinlerde değişik tanrı stereotipleri, biribirinden çok farklı metafizik olgular var. yani karşımıza çıkan ilk soru: hangi din? bu sorunun mantıken arkasında sürüklediği diğer soru: hangi tanrı?
bu kumarın konusu olmaya en müsait olabilecek monoteist dinler, ötekileştirmeye en güzel örneklerdir: felsefeleri diğer herkesi ebedi azaba mahkum eder. böyle olunca din konusunda seçicilik (tanrının gerçekten varolduğunu, ve de mevcut dinlerden birini göndermiş olduğunu, ve gönderdiği dinin bozulmadığını varsayarsak) çok önemli bir hal almış oluyor. hayatımızla eğer kumar oynamaya kararlıysak, bunu olabilecek her değişkeni hesaba katarak yapmalıyız. eğer ki dinleri araştırırsak, çelişkiler, mantıkdışı inançlar, körü körüne savunmalar vs. mevcuttur. yani genel itibariyle bulunduğu coğrafya ve kültürel ortama göre bir dine mensup olur (seçmekten söz etmiyoruz bile), ve de içgüdüsel olarak (zihne işlenen ebedi azap korkusu - çok küçük yaşlardan itibaren kazanılmış korku, kader olgusu karşısında öğretilmiş çaresizlik) çelişkileri görmez olur (algıda seçicilik), ve dinini savunur. yani burada zaten bir inançtan değil, sırf bir olasılığın gerçekleşmesi endişesinden dolayı iyilik yapan, ahlaklı davranan, erdemli olmaya çalışan bir grup meydana gelmiş olur. hal böyle olunca, her şeyi görüp bilen bir yaratıcının varsayımıyla hareket edersek, zaten belli bir inanca sahip olan insan ebedi mutluluğa erişemez, çünkü iyi olduğu için değil, korktuğu için iyi olmaya çalıştığından iyilikler yapmıştır.
ayrıca kendisine olan inancı mükafatlandıracak bir tanrı da düşünülemez. öyle olması mantığa ters düşer. değişik insan topluluklarında, değişik tanrı olguları, hatta bugün bile bir çok yerde çok tanrılı dini inanışlar mevcuttur. bu durumda tanrının acziyeti meydana çıkar kendini bu kadar çok topluma tanıtmayı başaramamış bir tanrı. yani pascalın kumarına eklenmesi gereken değişkenler çok fazladır. mesela saydığımız değişik inanç ve dinlerin yanlış olmaları, çelişkilerden dolayı bir dini kabul etmesek bile, çoğu dinde benzerlik gösteren olguların (ebedi mutluluk, ebedi azap, tanrı, her şeyi gören yaradan olgusu, imtihan, inanç) bile kendi içlerinde bariz bir şekilde çelişmesi, bu inançların geçersizliğini kanıtlar. yani ebedi mutluluk ve azap, aslında mantıkdışı bir düşüncedir. zaten milyarlarca insanı doğuştan azaba mahkum eden (hemde imtihan bile olmadan!) bir anlayışın gerçek olması imkansızdır. buna bağlı olarak ta tanrıya inanç olgusu da aynı şekilde acizliği ve de her şeye yeten gücü çelişerek, pascalın denkleminin dört değişkeni birden mantıksal olarak geçersizleşir. konuyla ilgili entry çok kısa olup, genişletilmeye açık olduğu için, her türlü mantıklı eleştiri kabul edilir.
bu kumarın konusu olmaya en müsait olabilecek monoteist dinler, ötekileştirmeye en güzel örneklerdir: felsefeleri diğer herkesi ebedi azaba mahkum eder. böyle olunca din konusunda seçicilik (tanrının gerçekten varolduğunu, ve de mevcut dinlerden birini göndermiş olduğunu, ve gönderdiği dinin bozulmadığını varsayarsak) çok önemli bir hal almış oluyor. hayatımızla eğer kumar oynamaya kararlıysak, bunu olabilecek her değişkeni hesaba katarak yapmalıyız. eğer ki dinleri araştırırsak, çelişkiler, mantıkdışı inançlar, körü körüne savunmalar vs. mevcuttur. yani genel itibariyle bulunduğu coğrafya ve kültürel ortama göre bir dine mensup olur (seçmekten söz etmiyoruz bile), ve de içgüdüsel olarak (zihne işlenen ebedi azap korkusu - çok küçük yaşlardan itibaren kazanılmış korku, kader olgusu karşısında öğretilmiş çaresizlik) çelişkileri görmez olur (algıda seçicilik), ve dinini savunur. yani burada zaten bir inançtan değil, sırf bir olasılığın gerçekleşmesi endişesinden dolayı iyilik yapan, ahlaklı davranan, erdemli olmaya çalışan bir grup meydana gelmiş olur. hal böyle olunca, her şeyi görüp bilen bir yaratıcının varsayımıyla hareket edersek, zaten belli bir inanca sahip olan insan ebedi mutluluğa erişemez, çünkü iyi olduğu için değil, korktuğu için iyi olmaya çalıştığından iyilikler yapmıştır.
ayrıca kendisine olan inancı mükafatlandıracak bir tanrı da düşünülemez. öyle olması mantığa ters düşer. değişik insan topluluklarında, değişik tanrı olguları, hatta bugün bile bir çok yerde çok tanrılı dini inanışlar mevcuttur. bu durumda tanrının acziyeti meydana çıkar kendini bu kadar çok topluma tanıtmayı başaramamış bir tanrı. yani pascalın kumarına eklenmesi gereken değişkenler çok fazladır. mesela saydığımız değişik inanç ve dinlerin yanlış olmaları, çelişkilerden dolayı bir dini kabul etmesek bile, çoğu dinde benzerlik gösteren olguların (ebedi mutluluk, ebedi azap, tanrı, her şeyi gören yaradan olgusu, imtihan, inanç) bile kendi içlerinde bariz bir şekilde çelişmesi, bu inançların geçersizliğini kanıtlar. yani ebedi mutluluk ve azap, aslında mantıkdışı bir düşüncedir. zaten milyarlarca insanı doğuştan azaba mahkum eden (hemde imtihan bile olmadan!) bir anlayışın gerçek olması imkansızdır. buna bağlı olarak ta tanrıya inanç olgusu da aynı şekilde acizliği ve de her şeye yeten gücü çelişerek, pascalın denkleminin dört değişkeni birden mantıksal olarak geçersizleşir. konuyla ilgili entry çok kısa olup, genişletilmeye açık olduğu için, her türlü mantıklı eleştiri kabul edilir.
dindar mı olsunlar yoksa kumarbaz mı ulan sayın pascal?
Eğer tanrı yoksa da inanarak bir şey kaybetmezsin görüşüdür.
"if god does not exist, one will lose nothing by believing in him, while if he does exist, one will lose everything by not believing."
-pascal
"if god does not exist, one will lose nothing by believing in him, while if he does exist, one will lose everything by not believing."
-pascal
yalancı yobazların halife ali'ye atfettikleri tezdir.
inanırsan ve tanrı yoksa bişey kaybetmezsin diyen saçmalık. Ulan tüm hayatı boş yere kısıtlı ve tüm zevklerden uzak yaşayıp yok oluyon daha neyi kaybedeceksin.
güncel Önemli Başlıklar
