bugün
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı49
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- karanlıkta bi şey var hissi9
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz8
- platon un mağara alegorisi7
- karınızı kucağınızda taşır mısınız6
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- ismail kartal23
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- şeyh saidi mezarından çıkarıp yeniden asmak2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- sözlük sapıkları12
- dünya iyi midir9
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- 6668
- jennifer lawrance9
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ıssız kampta kakiş yapacak yer arayan narin insan4
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- ismet özel der ki5
- mutlu musun2
- flört11
- kiraz cicegi kolonyasi29
- tuğba ekinci2
- crocs3
- siyah şahinde son ses azer bülbül dinlemek2
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- dizin2
- kızılay avm11
- uzun adam4
- kars ağzı2
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- kalbiniz mesih'in adına tepki veriyor mu4
- tarihin en kötü roma sını yenemeyen takım3
- ilişkide beklentileriniz2
- ağır müslüm gürses sözleri9
- nick vermeden bir yazara seslen2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- doğaüstüyle dinle kafayı bozan kitle4
- kendini çok önemli sanan yazar14
- alparslan kuytul2
- görümce2
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak4
fransız matematikçi blaise pascal tarafından da ortaya atılmış olan (aslında kökleri çok eskiye dayanan bir olgudur), o zamana kadar süregelenden ziyade matematiksel bir çerçeveye oturtmaya çalışmış olduğu tez. pascalın kumarının genel tarifi, matematiksel dil kullanmadan şöyledir: tanrıya inanırsan, ve de eğer ki varsa, ebedi mutluluğu elde edersin; yoksa da bir şey fark etmeyecek; şayet olmadığına inanıyorsan, ve de yoksa, yine bir şey fark etmeyecek, ama varsa ebedi mutsuzluk seni bekliyor. yani tanrıya inanmak ya da inanmamak, ebedi azap ve ebedi mutluluk arasında olan bir seçim gibi. ve de bu denkleme göre en kazançlı durum, inanmak. ama burada akla hemen şu düşünce geliyor: bu denklemde kullanılan değişkenlerin doğruluğu ve menşei. ahıret inancı olan tüm dinlerde değişik tanrı stereotipleri, biribirinden çok farklı metafizik olgular var. yani karşımıza çıkan ilk soru: hangi din? bu sorunun mantıken arkasında sürüklediği diğer soru: hangi tanrı?
bu kumarın konusu olmaya en müsait olabilecek monoteist dinler, ötekileştirmeye en güzel örneklerdir: felsefeleri diğer herkesi ebedi azaba mahkum eder. böyle olunca din konusunda seçicilik (tanrının gerçekten varolduğunu, ve de mevcut dinlerden birini göndermiş olduğunu, ve gönderdiği dinin bozulmadığını varsayarsak) çok önemli bir hal almış oluyor. hayatımızla eğer kumar oynamaya kararlıysak, bunu olabilecek her değişkeni hesaba katarak yapmalıyız. eğer ki dinleri araştırırsak, çelişkiler, mantıkdışı inançlar, körü körüne savunmalar vs. mevcuttur. yani genel itibariyle bulunduğu coğrafya ve kültürel ortama göre bir dine mensup olur (seçmekten söz etmiyoruz bile), ve de içgüdüsel olarak (zihne işlenen ebedi azap korkusu - çok küçük yaşlardan itibaren kazanılmış korku, kader olgusu karşısında öğretilmiş çaresizlik) çelişkileri görmez olur (algıda seçicilik), ve dinini savunur. yani burada zaten bir inançtan değil, sırf bir olasılığın gerçekleşmesi endişesinden dolayı iyilik yapan, ahlaklı davranan, erdemli olmaya çalışan bir grup meydana gelmiş olur. hal böyle olunca, her şeyi görüp bilen bir yaratıcının varsayımıyla hareket edersek, zaten belli bir inanca sahip olan insan ebedi mutluluğa erişemez, çünkü iyi olduğu için değil, korktuğu için iyi olmaya çalıştığından iyilikler yapmıştır.
ayrıca kendisine olan inancı mükafatlandıracak bir tanrı da düşünülemez. öyle olması mantığa ters düşer. değişik insan topluluklarında, değişik tanrı olguları, hatta bugün bile bir çok yerde çok tanrılı dini inanışlar mevcuttur. bu durumda tanrının acziyeti meydana çıkar kendini bu kadar çok topluma tanıtmayı başaramamış bir tanrı. yani pascalın kumarına eklenmesi gereken değişkenler çok fazladır. mesela saydığımız değişik inanç ve dinlerin yanlış olmaları, çelişkilerden dolayı bir dini kabul etmesek bile, çoğu dinde benzerlik gösteren olguların (ebedi mutluluk, ebedi azap, tanrı, her şeyi gören yaradan olgusu, imtihan, inanç) bile kendi içlerinde bariz bir şekilde çelişmesi, bu inançların geçersizliğini kanıtlar. yani ebedi mutluluk ve azap, aslında mantıkdışı bir düşüncedir. zaten milyarlarca insanı doğuştan azaba mahkum eden (hemde imtihan bile olmadan!) bir anlayışın gerçek olması imkansızdır. buna bağlı olarak ta tanrıya inanç olgusu da aynı şekilde acizliği ve de her şeye yeten gücü çelişerek, pascalın denkleminin dört değişkeni birden mantıksal olarak geçersizleşir. konuyla ilgili entry çok kısa olup, genişletilmeye açık olduğu için, her türlü mantıklı eleştiri kabul edilir.
bu kumarın konusu olmaya en müsait olabilecek monoteist dinler, ötekileştirmeye en güzel örneklerdir: felsefeleri diğer herkesi ebedi azaba mahkum eder. böyle olunca din konusunda seçicilik (tanrının gerçekten varolduğunu, ve de mevcut dinlerden birini göndermiş olduğunu, ve gönderdiği dinin bozulmadığını varsayarsak) çok önemli bir hal almış oluyor. hayatımızla eğer kumar oynamaya kararlıysak, bunu olabilecek her değişkeni hesaba katarak yapmalıyız. eğer ki dinleri araştırırsak, çelişkiler, mantıkdışı inançlar, körü körüne savunmalar vs. mevcuttur. yani genel itibariyle bulunduğu coğrafya ve kültürel ortama göre bir dine mensup olur (seçmekten söz etmiyoruz bile), ve de içgüdüsel olarak (zihne işlenen ebedi azap korkusu - çok küçük yaşlardan itibaren kazanılmış korku, kader olgusu karşısında öğretilmiş çaresizlik) çelişkileri görmez olur (algıda seçicilik), ve dinini savunur. yani burada zaten bir inançtan değil, sırf bir olasılığın gerçekleşmesi endişesinden dolayı iyilik yapan, ahlaklı davranan, erdemli olmaya çalışan bir grup meydana gelmiş olur. hal böyle olunca, her şeyi görüp bilen bir yaratıcının varsayımıyla hareket edersek, zaten belli bir inanca sahip olan insan ebedi mutluluğa erişemez, çünkü iyi olduğu için değil, korktuğu için iyi olmaya çalıştığından iyilikler yapmıştır.
ayrıca kendisine olan inancı mükafatlandıracak bir tanrı da düşünülemez. öyle olması mantığa ters düşer. değişik insan topluluklarında, değişik tanrı olguları, hatta bugün bile bir çok yerde çok tanrılı dini inanışlar mevcuttur. bu durumda tanrının acziyeti meydana çıkar kendini bu kadar çok topluma tanıtmayı başaramamış bir tanrı. yani pascalın kumarına eklenmesi gereken değişkenler çok fazladır. mesela saydığımız değişik inanç ve dinlerin yanlış olmaları, çelişkilerden dolayı bir dini kabul etmesek bile, çoğu dinde benzerlik gösteren olguların (ebedi mutluluk, ebedi azap, tanrı, her şeyi gören yaradan olgusu, imtihan, inanç) bile kendi içlerinde bariz bir şekilde çelişmesi, bu inançların geçersizliğini kanıtlar. yani ebedi mutluluk ve azap, aslında mantıkdışı bir düşüncedir. zaten milyarlarca insanı doğuştan azaba mahkum eden (hemde imtihan bile olmadan!) bir anlayışın gerçek olması imkansızdır. buna bağlı olarak ta tanrıya inanç olgusu da aynı şekilde acizliği ve de her şeye yeten gücü çelişerek, pascalın denkleminin dört değişkeni birden mantıksal olarak geçersizleşir. konuyla ilgili entry çok kısa olup, genişletilmeye açık olduğu için, her türlü mantıklı eleştiri kabul edilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar