bugün
- ecevit denince akla gelen şeyler20
- simko313
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması19
- kürt memduh7
- türk olmayan türkler5
- tarih kitaplarının aşırı yalandan ibaret olması3
- siirt te patpat devrilmesi 7 yaralı3
- memduh bashgan9
- sözlükte ki türk düşmanları10
- sözlüğe fotoğraf yüklenmiyor3
- devşirme orta asya köpeği memduh4
- roman çöpü hagi3
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- etzincan kürdü memduh4
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazar tayfası3
- laiklik ile yönetilen tek ülkenin türkiye olması2
- kürt hareketinin erzincan daki oy oranı2
- filenin balonları2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı7
- arkadaşın eski sevgilisi3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- 24 eylül 2026 kosova irlanda maçı2
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- hararet yapan araca şalgam suyu koymak2
- s'i l v'e r m'i s t6
- göz flörtü3
- betray me7
- gürcü hamsisi4
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- arap flört2
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- tulumba tatlısı5
- arap erkeklerin yakışıklı olması2
- anın görüntüsü23
- cuma öğlen vakti online olan erkek yazar2
- ecevit masum değildi2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- acı gerçekler15
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- rte denince akla gelen seyler4
- devletin bekası4
- 0 0 716
- platon un mağara alegorisi2
- karpuzcu libos panda2
- iltica5
- kale3112'deki kale hangi kale10
- istanbul finans merkezi2
1997 yılında ingiliz kraçilesinin gözlerinin içine baka baka yaptığı muhteşem konuşmayla tarihe geçen cesur adam.
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar