bugün
- güne başlarken3
- acı gerçekler16
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı7
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- arda güler7
- kale3112'deki kale hangi kale10
- buz gibi bira8
- demir çelik5
- sabahları nefret edilen şeyler9
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sözlükte flört etmemek9
- en iyi pizza içeriği10
- en lezzetli balık24
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması2
- bursa6
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sıcak şarap4
- 0 0 714
- karşı cinsteki en itici özellik16
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- gece vardiyası3
- arkadaşlar lütfen4
- köy9
- rte denince akla gelen seyler2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- anın görüntüsü23
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- paradox interactive3
- babybombshell2
- gammazlar göreve8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- sözlükte aile kurmak8
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ağlamak7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
- dünyanın en kötü hissi3
- zendaya4
- motorla kaza yapan kadın7
- yıllar ona hiç acımamış3
- ezoterizm4
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
1997 yılında ingiliz kraçilesinin gözlerinin içine baka baka yaptığı muhteşem konuşmayla tarihe geçen cesur adam.
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar