bugün
- sözlükte ki türk düşmanları9
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması12
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek5
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler3
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- ecevit denince akla gelen şeyler5
- platon un mağara alegorisi2
- karpuzcu libos panda2
- devletin bekası5
- rte denince akla gelen seyler4
- istanbul finans merkezi2
- paradox interactive4
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- 0 0 716
- zorunlu nöbetin felsefi temelsizliği3
- nabersiniz geçler2
- acı gerçekler16
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- yaşamak üzerine2
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
- güne başlarken3
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi5
- kale3112'deki kale hangi kale10
- arda güler7
- buz gibi bira8
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- 24 eylül 2026 norveç danimarka maçı2
- en lezzetli balık24
- demir çelik5
- en iyi pizza içeriği10
- sözlükte flört etmemek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- karşı cinsteki en itici özellik16
- bursa6
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sıcak şarap4
- köy9
- sabahları nefret edilen şeyler6
- anın görüntüsü22
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- arkadaşlar lütfen4
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- cedidacer3
- gece vardiyası3
1997 yılında ingiliz kraçilesinin gözlerinin içine baka baka yaptığı muhteşem konuşmayla tarihe geçen cesur adam.
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Afrika sinemasının babası, Senegalli yazar, şair, film yönetmeni, senarist.
Türkçe de Usman Samben diye okunuyor. Uzun bir hastalık döneminden sonra 84 yaşnda öldü.
ingiliz Kraliyet Özel Onur Ödülüne laik görüldüğü, 1997 senesinde ödülü red etmiş ve aşağıdaki konuşmayı yapmıştı.
Sayın baylar ve bayanlar. Konuşmama ingiliz dilinde devam etmeyeceğim için hepinizden özür dilerim. Sizin topraklarınızdayım ve sizin sahibi olduğunuz sistem içinde sizin tarafınızdan payelendirliyorum. Ancak asıl konuşmam kendi öz dilimde olacaktır. Merak edenler, konuşmamın ingiliz diline tercümesini koltuklarında bulabilirler.
ingilizler geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda ise;
bizim elimizde incil, onların elinde topraklarımız vardı.
ingilizlerin dininini, dilini öğrendik. Uzak dünyadan gelen yeni dil ve din bizi hep çalışmak zorunda kalan itaatkar köleler yaptı. Özgürlük için her karşı geldiğimizde, bizi birbirimizle savaşmak için ikna ettiler ve silah verdiler. ingilizler gelmeden once topraklarımızda sadece kavga vardı. ingilizlerin kutsal dini bizim kavgacılığımızı kullandı; evlatlarımızı savaşçı yaptı. Hemde sadece kendi kardeşleriyle savaşan dünyayı ingiliz dilinden ve incilden ibaret sanan vahşi savaşçılar.
Hastalıklar yaydılar. Ne olduğunu bilmediğimiz içeceklerle bizleri hasta ve zayıf yaptılar. Atalarımızı zincirleyerek büyük şehirlerine köle olarak götürdüler. O büyük binaları, caddeleri, tünelleri ve kliseleri insan etinin üzerine inşa ettiler. Kendilerini temizlemek için sanatçılarına fikir adamlarına; sadece kendilerini kapsayan insan tarfilerini yaptırdılar. Her çeşit yiyeceklerin büyüdüğü topraklarımıza ilaçlar döktüler. Toprağın altındaki yanıcı siyah cehennem kanı için bizleri öldürdüler. Büyük acılar ve ölümcül işkenceler ördüler. Her gelen gemiden; kıyılarımza hep ikiye bölünmüş tekneler yanaştı. ilk gelenler zulm ettiler, arkasından gelen arkadaşları zulmu durdurma vaadiyle bizleri ele geçirdiler. Bu gün gelenlerde aynı sistemle hala işgale devam etmekteler.
Yeni ilaçları, biyolojik silahları ve hastalıkları deneyen gönüllü doktorlarınızı istemiyoruz. Emperyalist sisteminizde geri dönüşüm ekonmisyle aslında sömürü olan yiyecek yardımlarınızı kabul etmiyoruz. Birbirimiz anlamamızı zorlaştıran, şarkılarımızı ve masallarımızı unutturan fakir dilinizi red ediyoruz. Çağdaş dünya daveti içindeki, bizi zorla şekillendiren yüzeysel sanat kuramlarınıza karşı çıkıyoruz.
Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Afrika'lı insanlar olarak doğduk,
Afrika'lı ölmek için bütün avrupayı topraklarımızdan kovuyoruz.
Birbirimiz öldürelim diye bize öğrettiğinz ırkçılığı, felsefe adına önümüze sürdüğünüz batının sığ kafalı laflarını, hukuk adına yaptığınız bütün şövenistliklerinizi ve sanat diye dayattığınız bütün estetik öğretilerinizi, Afrika topraklarından silene kadar Afrika sizinle savaşaçaktır. Siz kabul etmesinizde bir Afrika'lı en az dünyanın herhangi bir yerindeki bir batılı kadar onurludur. insan onurlu doğar. Hiç bir insanın kraliçenin vereceği onura ihtiyacı yoktur.
Ousmane Sembène
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar