bugün
- ketçapla güzel giden yiyecekler7
- 12 saat çalışmak7
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- türk müslümanlığı6
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik11
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- insan vahşi bir hayvandır6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey6
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan5
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri4
- kızını rahatsız eden şahsın kulağını kesen baba3
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- çekyat kanepe kaplatma6
- kıskanılmak vs kıskanmak6
- kabullenildiğinde olgunlaştıran acı gerçekler3
- eşek sucuğu5
- jeffrey epstein2
- şiddet2
- daha 174
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği8
- filyos ta güvenlik görevlisinin ölümü2
- kariyer yapan kadın vs yemek yapan kadın3
- one night stand sonrası yine görüşürüz demek4
- kylian mbappe2
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- uysaljakoben13
- pizzanın kenarını yememek6
- ameliyathane4
- winamp msn messenger half life windows 985
- bornova4
- redpill felsefesini bir cümleyle özetlemek3
- evlenmeyi başaramamış erkek7
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- şanzımanın motordan çok daha büyük bir icat olması2
- çocuğa yabancı isimler vermek7
- umurat3
- çok sıkıcısınız2
- çalışmayan kızla evlenen statülü erkek3
- demokratik almanya cumhuriyeti2
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- nefes almak istememek2
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay3
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu3
- merhaba arkadaşlar ben geldim3
- limewire dan mp3 indirmiş efsanevi nesil2
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- dünya kupası'nın artık kimsenin umrunda olmaması3
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
of aman nalan' ı yıllarca otoban nalan sanmıstım dedirten kelime (bkz: lol)
almanca autobahn kelimesinin türkçeleşmiş halidir. gidiş geliş 2, 3 ,4 şeritli olan kesimleri vardır. kamyonlar gibi ağır taşıtlar için yokuş yukarı kesimlerde bu taşıtlar için hem geliş yönüne hem de gidiş yönüne bir ek şerit daha eklenir. kesik kesik çizgilerle sınırlanan bu şerit denen yolcukların içinde aracınızı tutmanız, diğer küçük yolcuğa geçmek için ise aracınızın geçmek istediğiniz tarafındaki yanar söner sarı lambasını yakmanız gerekir.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
(bkz: otoyol)
(bkz: highway)
italyancasi için de
(bkz: autostrada)
(bkz: autostrada)
Kar, buza tutunursa ya$ar! lacivert
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
bugün resimli'de dinlediğim baştan savma bir grup.*
almancası autobahn dır.
(bkz: erisme kontrollu karayolu)
yolun tam karşısında öylece duruyor. umarsızca bakıp gözyaşlarını, kinini, karanlığını içine aktıtıyor. bedeni beni, sekerek attığım adımları seyrediyor ama ruhu kaçıp gitmek için, gidebilmek için her şeyini vermeye hazır görünüyor. paramparça etmek istercesine saldıran birikmişliklerden sıyrılıyorum teker teker. son bir adım kalmışken aydınlığa, bütün şiddetiyle vuruyor sırtımdan, yuvarlanıp sürükleniyorum. durduğumu hissedemiyorum. kaburgalarım birbirine geçmiş, canımın yandığını hissediyorum.
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
hiz sinirini otobanda müsait yollarda kaldiran tek ülke almanya dir. allah ne verdiyse bas!
otoban kelimesi almanca "autobahn" kelimesinden gelmektedir. ve almanlar otoban kültürü daha doğrusu araba kültüründe gerçekten farklı bir noktadadır. almanyada otobanda hız limiti yoktur. sosyal demokrasi bu olsa gerek.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
"Otobandan geldik" sözünü nedense çok duyarım.
Halk arasınsa genişlemiş göt deliğine denilir.
4 artı 4 şeritli yol. Evet.
Otomobiller için en güvenli yol. 4 şerit üzerinden akar trafik genelde.
almanca otoyol manasına gelen kelime.
4 şeritli yol.
gökyüzüne uzanan otobana göre yavaş araçların yoludur.
almanca autobahn'dan geçmiş olabilir.
giderken devletim de devletim ne yol yapmış ama dersiniz. e5 yoluna çıkınca 365 derece dönersiniz.
yan etkili yollar.
yan etkili yollar.
bir gelismislik gostergesidir. ekonomiyi kalkindirir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar