bugün
- amedspor9
- yallah arabistan a diyen tip11
- karışık kızartma7
- kasım cömert tokayev3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor6
- giresunlu olmanın zorlukları6
- ekşi sözlük3
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- gocu ekşide yazar olmuş4
- fuck taliban tişörtü7
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi4
- dom dom kurşunu5
- ese dezze2
- asperger sendromu7
- trabzonspor17
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- günün sözü8
- kars'tan abd'ye gidip kevaşe ailesi kurmak2
- yerde para bulmak12
- anın turşusu4
- halloween kutlayan dejenere tip5
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- görükle den moskova'ya yürümek10
- kadın şoför9
- true'nun çaylak olması12
- ankara2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- istanbul7
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması6
- şafak saymak5
- bu hafta türkiye'ye geliyorum2
- fenerbahçe'yi şampiyon yapacak teknik direktör3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- sel2
- kedi sevmeyen insan5
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- bibi kazandı3
- para kazanmak9
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı4
- nervio abla20
- milli bayramların kutlanmaması3
- japonya5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- eyyy aliyev2
- binyamin netanyahu12
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
of aman nalan' ı yıllarca otoban nalan sanmıstım dedirten kelime (bkz: lol)
almanca autobahn kelimesinin türkçeleşmiş halidir. gidiş geliş 2, 3 ,4 şeritli olan kesimleri vardır. kamyonlar gibi ağır taşıtlar için yokuş yukarı kesimlerde bu taşıtlar için hem geliş yönüne hem de gidiş yönüne bir ek şerit daha eklenir. kesik kesik çizgilerle sınırlanan bu şerit denen yolcukların içinde aracınızı tutmanız, diğer küçük yolcuğa geçmek için ise aracınızın geçmek istediğiniz tarafındaki yanar söner sarı lambasını yakmanız gerekir.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
(bkz: otoyol)
(bkz: highway)
italyancasi için de
(bkz: autostrada)
(bkz: autostrada)
Kar, buza tutunursa ya$ar! lacivert
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
bugün resimli'de dinlediğim baştan savma bir grup.*
almancası autobahn dır.
(bkz: erisme kontrollu karayolu)
yolun tam karşısında öylece duruyor. umarsızca bakıp gözyaşlarını, kinini, karanlığını içine aktıtıyor. bedeni beni, sekerek attığım adımları seyrediyor ama ruhu kaçıp gitmek için, gidebilmek için her şeyini vermeye hazır görünüyor. paramparça etmek istercesine saldıran birikmişliklerden sıyrılıyorum teker teker. son bir adım kalmışken aydınlığa, bütün şiddetiyle vuruyor sırtımdan, yuvarlanıp sürükleniyorum. durduğumu hissedemiyorum. kaburgalarım birbirine geçmiş, canımın yandığını hissediyorum.
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
hiz sinirini otobanda müsait yollarda kaldiran tek ülke almanya dir. allah ne verdiyse bas!
otoban kelimesi almanca "autobahn" kelimesinden gelmektedir. ve almanlar otoban kültürü daha doğrusu araba kültüründe gerçekten farklı bir noktadadır. almanyada otobanda hız limiti yoktur. sosyal demokrasi bu olsa gerek.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
"Otobandan geldik" sözünü nedense çok duyarım.
Halk arasınsa genişlemiş göt deliğine denilir.
4 artı 4 şeritli yol. Evet.
Otomobiller için en güvenli yol. 4 şerit üzerinden akar trafik genelde.
almanca otoyol manasına gelen kelime.
4 şeritli yol.
gökyüzüne uzanan otobana göre yavaş araçların yoludur.
almanca autobahn'dan geçmiş olabilir.
giderken devletim de devletim ne yol yapmış ama dersiniz. e5 yoluna çıkınca 365 derece dönersiniz.
yan etkili yollar.
yan etkili yollar.
bir gelismislik gostergesidir. ekonomiyi kalkindirir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar