bugün
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek9
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- tek başına tatile çıkmak4
- kuş besleyen akciğeri hastalığı3
- iç sıkıntısından intihar etmek10
- polat alemdar3
- yazarların şu an istediği şey5
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı7
- kedi tüyü kisti2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- diyanetin abd'deki villaları2
- izmir merkezli feto operasyonu2
- donuz butonu bir harika dostum2
- nargile tütünü3
- 1 dakikada 47 mekik çekmek2
- makyaj öncesi alt tabaka hazırlığı2
- birader beylerin birader beyler olmaları6
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- m r e r e c t o24
- yazarları gülümseten şeyler6
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- sarı yeleli aslan trump8
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor19
- bir şarkı sözü der ki2
- kontrat fosfor karburator4
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- kamu görevlilerinin zıvanadan çıkması2
- müslim sarı3
- hababam sınıfı semra hoca7
- 60 saat boyunca uyumayan insan4
- yaz günü bira içmek6
- iş sıkıntısı olmasa okuyacağınız bölüm4
- mardin de bir ağanın inşa ettirdiği ilginç köy evi3
- aylık 279 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- mor semsiyeli yabanci21
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı5
- zallın fake hesabı var mı9
- anın görüntüsü19
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- en gey özelliğiniz13
- kendi kendine konuşmak5
- sıradan biri olarak ölmek istememek2
- gocu26
- montla sıçmak3
- chp'nin hali ne olacak49
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- siyah araba4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
of aman nalan' ı yıllarca otoban nalan sanmıstım dedirten kelime (bkz: lol)
almanca autobahn kelimesinin türkçeleşmiş halidir. gidiş geliş 2, 3 ,4 şeritli olan kesimleri vardır. kamyonlar gibi ağır taşıtlar için yokuş yukarı kesimlerde bu taşıtlar için hem geliş yönüne hem de gidiş yönüne bir ek şerit daha eklenir. kesik kesik çizgilerle sınırlanan bu şerit denen yolcukların içinde aracınızı tutmanız, diğer küçük yolcuğa geçmek için ise aracınızın geçmek istediğiniz tarafındaki yanar söner sarı lambasını yakmanız gerekir.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
ulusları birbirine bağlar. bir ülkenin atardamarlarıdır.
(bkz: otoyol)
(bkz: highway)
italyancasi için de
(bkz: autostrada)
(bkz: autostrada)
Kar, buza tutunursa ya$ar! lacivert
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
parmaklıklara çivili prenslerin hislerindeki
buhurdandan üfleniyor parçalı bulutlu suçlar
Sanırım, aranıyorum uzunca bir vakittir
velakin, ağızdaki delidolu akrepli tedbir
dolunayda haleleri aralar
dü$ük voltajda hala çaresiz kurtadamlar
kucuk iskender..
bugün resimli'de dinlediğim baştan savma bir grup.*
almancası autobahn dır.
(bkz: erisme kontrollu karayolu)
yolun tam karşısında öylece duruyor. umarsızca bakıp gözyaşlarını, kinini, karanlığını içine aktıtıyor. bedeni beni, sekerek attığım adımları seyrediyor ama ruhu kaçıp gitmek için, gidebilmek için her şeyini vermeye hazır görünüyor. paramparça etmek istercesine saldıran birikmişliklerden sıyrılıyorum teker teker. son bir adım kalmışken aydınlığa, bütün şiddetiyle vuruyor sırtımdan, yuvarlanıp sürükleniyorum. durduğumu hissedemiyorum. kaburgalarım birbirine geçmiş, canımın yandığını hissediyorum.
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
Sesler duyuyorum birbirine karışan. Kimi ürkek, kimi çığlık gibi, kimiyse acı bir iz bırakıyor asfalta. Üzerime koşan ışıklar var, son anda benden kaçan. Neredeyim, nasılım bilmiyorum. Renkler bulanık, ışıklar kayboluyor. Dua ediyorum var olmayan bir tanrıya beni ayağa kaldırsın diye. Elimi uzatıyorum bir kadına tutsun diye. Kayboluyor aniden hayaller, hiç utanmadan. Tekrar düşüyorum...
Ağlıyorum kan ter içinde. Sen bari tutsaydın elimi diyorum, kızamıyorum. Küfrediyorum seslere, hayatıma söyleniyorum. Gömleğimin düğmeleri sökülmüş, göğsüme buz gibi rüzgar çarpıyor kalk dercesine. Kendime bakıp düşünmeyi deniyorum, yapamıyorum. Babamın, adımı fısıldadığını duyuyorum ve onu arıyorum saçma sapan tavırlarımda. neden diye soruyorum son bir ışığa yüreğimi kurban etmeye hazırlanırken. birileri olsa diyorum yanımda bütün benliğiyle. Yok! Lanet olsun! yok mu hiç kimse?
Ağlamayı kes ve ayağa kalk diyorum haysiyetsiz düşüncelerimle bedenime. Dizlerimin üstüne kalkmayı başarıyorum nihayet. Yalnızlığın keskin kokusu ciğerlerimi yakıyor, kalbimi sıkıştırıyor. Bir ışık daha beliriyor tam karşımda, üzerime geliyor. Kollarımı açıyorum, gözlerim yıldızlarda. var gücümle haykırıyorum; al beni! al ve sakla sonsuza kadar toprağının en derininde. duymuyor, zihnini bulandıran karmaşaların arasından yükselen sesler, kalbini acıtan geçmişten gelen gürültüler izin vermiyor duymasına. bırakıyorum kendimi siyahlara, pes ediyorum. Ve yine o sesler...
Bu defa başka. Bu defa tanıyorum o sesi. sırtımın lime lime edilip kan içinde kaldığı gecelerde, bütün dünyamı kaldırıma döktüğüm akşamlarda duyduğum sesti bu. Mavi-kırmızı ışıklar ıslak kaldırımda teatral havasını estirmekten geri durmuyor. Bir adam sesleniyor var gücüyle:
-Derdin ne senin!?
Susuyorum ben de, polis sireni susunca. Bir porsiyon daha gözyaşı istiyorum. anlaşılması zor cümlelerde, anlaşılması zor kelimeler kullanıyorum. yaşanan bütün rezaletin suç ortağı alkol. en büyük payı hak edense haysiyetsiz, yüzsüz benliğim. yüzlerine baktığım insanlar benim yüzüme bakmadan anlamaya çalışıyor ciğerimdeki dumanın sebebini. gidip gelirken bilincim, sol yanağımda yıldırım gibi bir tokat patlıyor, düşüyorum.
Bir deli nehir gibi bütün gece üstümden geçen arabalar, lastik izleri, fren sesleri, renk renk ışıklar, aşk tadıyla kandırılmış gözyaşları, avucuma saplanan kan damlaları... oyun bitti diyor herkes.
Oyun bitti çocuk!
Kalk ve git!
hiz sinirini otobanda müsait yollarda kaldiran tek ülke almanya dir. allah ne verdiyse bas!
otoban kelimesi almanca "autobahn" kelimesinden gelmektedir. ve almanlar otoban kültürü daha doğrusu araba kültüründe gerçekten farklı bir noktadadır. almanyada otobanda hız limiti yoktur. sosyal demokrasi bu olsa gerek.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
bunun yanında almanyanın pistleriyle de meşhur olması, adamlarda otomobilin milli bir tutku olduğunu göstermektedir.
"Otobandan geldik" sözünü nedense çok duyarım.
Halk arasınsa genişlemiş göt deliğine denilir.
4 artı 4 şeritli yol. Evet.
Otomobiller için en güvenli yol. 4 şerit üzerinden akar trafik genelde.
almanca otoyol manasına gelen kelime.
4 şeritli yol.
gökyüzüne uzanan otobana göre yavaş araçların yoludur.
almanca autobahn'dan geçmiş olabilir.
giderken devletim de devletim ne yol yapmış ama dersiniz. e5 yoluna çıkınca 365 derece dönersiniz.
yan etkili yollar.
yan etkili yollar.
bir gelismislik gostergesidir. ekonomiyi kalkindirir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar