bugün
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- evliliğin anlamı5
- asimilasyon harika bir şey3
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- saraca finch house2
- 16 ağustos 20262
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- fenerbahçe9
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- ağlayarak 31 çekmek2
- kadın olmanın avantajları16
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- hayatın kuralları9
- yaşamak istenilen şeyler10
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- uludağ sözlük evreni10
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- kurtar bizi müsavat16
- geceye bir şarkı bırak10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- penisi seks objesi olarak görmek7
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- okan buruk10
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- yazarların sevmediği insan türleri2
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- anın görüntüsü30
- iremga31
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- devran dönecek8
- ismail kartal4
Büyük ve süslü çadır.
eski ve ortaçağ
elyazmalarının incelenmesi..
elyazmalarının incelenmesi..
Padişahlarla vezirlere mahsus çadırlar. Bunlardan padişahlarınkine "Otağ-ı Hümayun", sadrazamınkine ise "Otağ-ı Asafi" denilirdi.
oda kelimesinin ilk hali.
oğuzlar zamanında boy beylerinin yaşadığı büyük çadır. konargöçer olmanın bir göstergesi.
ilhan berk şiiri :
Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.
Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(isteğin bulanık kıyısında).
Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.
Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.
Bazı hüzünleri
Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık
(isteğin bulanık kıyısında).
Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.
eski devirlerde türklerin yaşadıı tuvalet hariç bir evde olması gereken herşeyin olduğu kıl ve tüyden yapılmış olan çadırlardır. oda sözcüğü buradan gelmiştir.
Otağ - Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe Hakan Çadırı. Büyük ve görkemli çadır. Otak (Otav) veya Otu (Otuv) da denir. Moğollar ise Macan (Majkan, Mayhan, Mayıkan) derler. Çadırdan farkı, yuvarlak ve süslü olmasıdır. Osmanlıda Padişah çadırlarına bu ad verilmiştir. Yeryüzü büyük bir otağa benzetilir. Yaşam Ağacı ise onun ortasındaki direktir. Türk kültüründe çadır önemli bir yere sahiptir. Kırgızlar Bozuy derler. Farklı renklerdeki çadırlar farklı anlamlara gelir. Ak Otağ, Kara Otağ, Kızıl Otağ, Sarı Otağ gibi
Oğuz Han ölüp de yerine oğlu Gün Han tahta çıkınca kendi Altın Otağ kurdurur. Kendi otağının sağ yanına altı, sol yanına da altı çadır kurdurur. Sağ tarafa 40 kulaçlık bir direk diktirip başına altın bir tavuk koydurur, dibine ak bir koyun bağlatır. Sol yanına da 40 kulaç bir direk diktirip onun üzerine de gümüş bir tavuk koydurur, dibine kara bir koyun bağlatır. Koyun güç simgesidir. Bu bağlamda Türk yurdu ve devleti üç boyutludur. Doğu-Batı (Sağ-Sol), Kuzey-Güney ve Gök-Yer.
Akça Otağ: Kağan (Hakan) Çadırıdır. Korkut Ata öykülerinde Hanların verdikleri şölenlerde, erkek çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Gökçe Otağ: Kam Çadırıdır. Şamanlar, din adamları veya bilge Kocalar ayrı bir öneme sahip olup mavi renkli çadırda otururlar.
Boz Otağ: Han Çadırıdır. Hanların seviyesi Hakana göre biraz daha düşük olduğu için biraz daha düşük bir statüyü ifade eder. Ayrıca vezirlerin çadırı da boz renklidir.
Kızıl Otağ: Yüksek rütbeli ve saygın konumlu Devlet görevlilerinin otağıdır. Hanların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Sarı Otağ: Düşük rütbeli Devlet görevlilerinin otağıdır. Hanların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Kara Otağ: Soylu olmayan, sıradan halkın içinden çıkan ama sonradan mevki edinen Hanların otağıdır. Ayrıca Hanların verdikleri şölenlerde, çocuğu olmayanların oturduğu çadırdır.
Yeşil Otağ: Din adamlarının çadırıdır. islam dininin etkisiyle ortaya çıkmış olması muhtemeldir.
Otağ, Türk kültüründe önemli yer tutan büyük ve süslü geçici konakdır. Genellikle sefere çıkan kağanların konaklamak için ovaya kurdurduğu kurma evlerin bütününe verilen isimdir.
Otak ve çadır asla karıştırılmamalıdır. Çadır Öztürkçe'de 'şemsiye' anlamına gelir. Otak ise normal bir çadırdan kat kat daha kompleks, sağlam ve gelişmiştir.
Etimoloji
(Ot/Od/Ud) kökünden türemiştir. Od (ateş) ile bağlantılıdır. içinde ateş yakılan barınak demektir.
görsel
*
Akça Otağ: Kağan (Hakan) Çadırıdır. Korkut Ata öykülerinde Hanların verdikleri şölenlerde, erkek çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Gökçe Otağ: Kam Çadırıdır. Şamanlar, din adamları veya bilge Kocalar ayrı bir öneme sahip olup mavi renkli çadırda otururlar.
Boz Otağ: Han Çadırıdır. Hanların seviyesi Hakana göre biraz daha düşük olduğu için biraz daha düşük bir statüyü ifade eder. Ayrıca vezirlerin çadırı da boz renklidir.
Kızıl Otağ: Yüksek rütbeli ve saygın konumlu Devlet görevlilerinin otağıdır. Hanların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Sarı Otağ: Düşük rütbeli Devlet görevlilerinin otağıdır. Hanların verdikleri şölenlerde, kız çocuğu olanların oturduğu çadırdır.
Kara Otağ: Soylu olmayan, sıradan halkın içinden çıkan ama sonradan mevki edinen Hanların otağıdır. Ayrıca Hanların verdikleri şölenlerde, çocuğu olmayanların oturduğu çadırdır.
Yeşil Otağ: Din adamlarının çadırıdır. islam dininin etkisiyle ortaya çıkmış olması muhtemeldir.
Otağ, Türk kültüründe önemli yer tutan büyük ve süslü geçici konakdır. Genellikle sefere çıkan kağanların konaklamak için ovaya kurdurduğu kurma evlerin bütününe verilen isimdir.
Otak ve çadır asla karıştırılmamalıdır. Çadır Öztürkçe'de 'şemsiye' anlamına gelir. Otak ise normal bir çadırdan kat kat daha kompleks, sağlam ve gelişmiştir.
Etimoloji
(Ot/Od/Ud) kökünden türemiştir. Od (ateş) ile bağlantılıdır. içinde ateş yakılan barınak demektir.
görsel
*
ilk türklerde hakan çadırı.
haluk levent'in kağizman sarkisinda gecer.
kırgızistan'da kaçak kat çıktığım, kadim bozkır evi. belediyeden saklıyorum onlar geldikçe toplayıp göçüyorum amk yakalayamıyorlar.
https://fbcdn-sphotos-d-a...e51693ea7e3101ce592377d6b
https://fbcdn-sphotos-d-a...e51693ea7e3101ce592377d6b
orda, oda, oba kelimeleri otağ kelimesinin zamanla bozulmuş halidir.
OTAĞ: Padişahlarla vezirlere mahsus çadırlar. Bunlardan padişahlarınkine "Otağ-ı Hümayun", sadrazamınkine ise "Otağ-ı Asafî" denilirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar