bugün
- yazarların sabah kahvaltısı3
- ölüyorum lan ölüyorum3
- araba kullanırken uyumak3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- from gold from dust13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- rujlu erkekle öpüşmek3
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- fiziği güzel sözlük kızları48
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- çin'e demokrasi gelsin10
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- recep tayyip erdoğan27
- rujlu kadınla öpüşmek6
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- nervio23
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- vajinanın iç sıcaklığı10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- silikon memenin patlaması10
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- burna tuzlu su çekmek6
- halka filmini izlerken telefonun çalması3
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- gocu19
- kopya çekmenin etiği5
- adalet ve kalkınma partisi4
- fatma betül sayan kaya59
- gurbet3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- ekrem imamoğlu6
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- seni terkedeceğim4
- iyi dostlar biriktirdim7
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- memeleri kafam kadar kız20
adaletiyle ünlü iran hükümdarıdır.
Hz. Ömer ve Amr Bin As çok iyi arkadaştırlar. Henüz ikisi de müslüman olmadan evvel birlikte, ticaret için iran tarafına giderler.
Bindikleri atlarında orada satacakları ve ya mübadele yapacakları mallar yüklüdür. iran'ın o zamanki başşehrine varırlar. Henüz daha atlarından malları indirmeden üç kişilik bir grup gelir ve zorla atlarına ve eşyalarına el koyarak oradan uzaklaşırlar.
Hz. Ömer ve Amr Bin As ortada kala kalırlar. Ne yiyecek bir lokma ekmekleri, ne de ceplerinde alış veriş yapacakları beş kuruşları da yoktur. Akşama kadar ne yapacaklarını bilemeden bir yerde beklerler. Yatacak bir yerler ararlarken bir han gözlerine ilişir ve hana girerler. Orada durumu hancıya anlatırlar.
Hancı şaşırır ve " Nasıl olur, adaletli Nuş-i Revan'ın ülkesinde böyle bir yanlışlık mümkün değil arkadaşlar. Siz burada bu akşam ücretsiz yiyip, içip, yatabilirsiniz, ben de doğruca sizin durumunuzu kralımıza anlatmaya gidiyorum" der ve hemen kralın sarayına gider.
Kral'a durumu anlatır. Gerçekten de Nuş-i Revan adaletiyle ün salmış müthiş bir kraldır. Bu durumu öğrenir öğrenmez bir soruşturma başlatır ve at ve develeri gasp edenlerin kimliğini kısa sürede tespit ettirir. Henüz sabah bile olmadan onları yakalattırır.
kral, hancıya " O iki misafire eşyaları ve hayvanları hiç zarar görmeden teslim edilecektir, sabah buradan alsınlar, yalnız şehri de hemen terk etsinler" der. O zamanın şehirleri surlarla çevrilidir ve belli yerlerde çıkış kapıları bulunmaktadır. Kral ayrıca " misafirin biri surun güney kapısından, diğeri de güneydoğu kapısından çıksın." diyerek hancıyı gönderir.
Hancı hana gelip Ömer ve Amr Bin As'a bu müjdeyi verir. Onlar da bu duruma pek inanamasalar da, peki derler ve sabah yola çıkarlar. Kral'ın yanına vardıklarında şaşkına dönerler. Tam kendilerine anlatıldığı gibi atları, develeri ve eşyaları hiç eksiksiz kendilerine teslim edilir. Onları geride bekleyen esas sürprizden haberleri yoktur.
Hayvanlarını ve eşyalarını teslim aldıktan sonra Ömer surun güney kapısından, Amr da güneydoğu kapısından çıkarlar. Ömer'in çıkacağı güney kapısının üzerinde biri idam edilmiş ve üzerinde "şehrimize ticaret için gelen misafirlerin at, deve ve eşyalarını zorbalıkla ellerinden alan çetenin başı, aynı zamanda kral Nuş-i Revan'ın oğlu yazmaktadır. Diğer iki kişinin cesetleri de Amr Bin As'ın çıkacağı kapıda asılıdır. Bunları gören Ömer ve Amr hayret ve şaşkınlıklarını içlerine gömerler. Onlar bir ömürlük ders olur bu hadise.
Aradan yıllar geçer, önce Ömer Müslüman olur. Daha sonra da Amr. Kaderin cilvesine bakınız ki, Hz. Ömer halifeliği sırasında Amr Bin As'ı Mısıra vali olarak tayin eder. Amr Mısırda bir mescit yapmak üzere arsa istimlâki yapmaya başlar. Müslümanlar arsalarını severek (bazıları bağışlar, bazıları da para karşılığı) verirler. Mescidin yapılacağı mahalde bir yahudinin de arsası varmış, Amr ona çok ciddi paralar teklif ettiği halde; "Hayır ben razı değilim, arsamı vermiyorum" cevabını almış. Amr bu cevap karşısında şaşırıyor ve; " Koca Vali karşısında sen kim oluyorsun ki, bak bakalım senin arsanı nasıl istimlâk ederim" demiş.
Yahudi; "Adaletinden bahsettikleri bir halifeleri varmış, bakalım bu durum karşısında ne diyecek" der ve yemeyip, içmeyip taa Mısırdan kalkar Medine'ye Halife Hz. Ömer'e gelerek durumu anlatır. Hz. Ömer (ra) meseleyi öğrenince yüzü kıpkırmızı kesilir, hiddetinden boyun damarları şişer. Tabii o zaman kağıt bulunmadığı için, yerden bulduğu bir kemik parçasının üzerine bir cümle yazar ve Yahudiye uzatır.
Yahudiye; " Götür bunu Amr Bin As'a ver, o anlar" der. Yahudi kendi kendine "ben bu kadarcık basit yazı için mi geldim " diye söylenerek oradan uzaklaşır. O ufacık yazının Amr Bin As'ın kafasında ne fırtınalar estireceğini nereden bilsin.
Yahudi, Mısıra varınca çok merak ettiği sonucu görmek için beklemeden Amr'ın yanına koşar. Ve getirdiği yazıyı Amr'a uzatır.. Amr Bin As yazıyı eline alı ve okur. Yazı aynen şöyledir; " Ömer, Nuş-i Revan'dan daha adaletlidir." Amr'ın beti benzi bembeyaz kesilir, bir anda eli ayağı titremeye başlar ve Yahudiye dönerek; "Arsan senin olsun, özür diliyorum, benden ne istersen vermeye hazırım, senin hakkını ödemem mümkün değil , seni ta Medine'ye kadar yordum" der. Önce bu kemik parçası üzerindeki bu cümleye hiçbir anlam veremeyen Yahudi, işin aslını Amr Bin As'a sorar ve meseleyi öğrenince, adalet timsali islâm dinine girer.
Hz. Ömer ve Amr Bin As çok iyi arkadaştırlar. Henüz ikisi de müslüman olmadan evvel birlikte, ticaret için iran tarafına giderler.
Bindikleri atlarında orada satacakları ve ya mübadele yapacakları mallar yüklüdür. iran'ın o zamanki başşehrine varırlar. Henüz daha atlarından malları indirmeden üç kişilik bir grup gelir ve zorla atlarına ve eşyalarına el koyarak oradan uzaklaşırlar.
Hz. Ömer ve Amr Bin As ortada kala kalırlar. Ne yiyecek bir lokma ekmekleri, ne de ceplerinde alış veriş yapacakları beş kuruşları da yoktur. Akşama kadar ne yapacaklarını bilemeden bir yerde beklerler. Yatacak bir yerler ararlarken bir han gözlerine ilişir ve hana girerler. Orada durumu hancıya anlatırlar.
Hancı şaşırır ve " Nasıl olur, adaletli Nuş-i Revan'ın ülkesinde böyle bir yanlışlık mümkün değil arkadaşlar. Siz burada bu akşam ücretsiz yiyip, içip, yatabilirsiniz, ben de doğruca sizin durumunuzu kralımıza anlatmaya gidiyorum" der ve hemen kralın sarayına gider.
Kral'a durumu anlatır. Gerçekten de Nuş-i Revan adaletiyle ün salmış müthiş bir kraldır. Bu durumu öğrenir öğrenmez bir soruşturma başlatır ve at ve develeri gasp edenlerin kimliğini kısa sürede tespit ettirir. Henüz sabah bile olmadan onları yakalattırır.
kral, hancıya " O iki misafire eşyaları ve hayvanları hiç zarar görmeden teslim edilecektir, sabah buradan alsınlar, yalnız şehri de hemen terk etsinler" der. O zamanın şehirleri surlarla çevrilidir ve belli yerlerde çıkış kapıları bulunmaktadır. Kral ayrıca " misafirin biri surun güney kapısından, diğeri de güneydoğu kapısından çıksın." diyerek hancıyı gönderir.
Hancı hana gelip Ömer ve Amr Bin As'a bu müjdeyi verir. Onlar da bu duruma pek inanamasalar da, peki derler ve sabah yola çıkarlar. Kral'ın yanına vardıklarında şaşkına dönerler. Tam kendilerine anlatıldığı gibi atları, develeri ve eşyaları hiç eksiksiz kendilerine teslim edilir. Onları geride bekleyen esas sürprizden haberleri yoktur.
Hayvanlarını ve eşyalarını teslim aldıktan sonra Ömer surun güney kapısından, Amr da güneydoğu kapısından çıkarlar. Ömer'in çıkacağı güney kapısının üzerinde biri idam edilmiş ve üzerinde "şehrimize ticaret için gelen misafirlerin at, deve ve eşyalarını zorbalıkla ellerinden alan çetenin başı, aynı zamanda kral Nuş-i Revan'ın oğlu yazmaktadır. Diğer iki kişinin cesetleri de Amr Bin As'ın çıkacağı kapıda asılıdır. Bunları gören Ömer ve Amr hayret ve şaşkınlıklarını içlerine gömerler. Onlar bir ömürlük ders olur bu hadise.
Aradan yıllar geçer, önce Ömer Müslüman olur. Daha sonra da Amr. Kaderin cilvesine bakınız ki, Hz. Ömer halifeliği sırasında Amr Bin As'ı Mısıra vali olarak tayin eder. Amr Mısırda bir mescit yapmak üzere arsa istimlâki yapmaya başlar. Müslümanlar arsalarını severek (bazıları bağışlar, bazıları da para karşılığı) verirler. Mescidin yapılacağı mahalde bir yahudinin de arsası varmış, Amr ona çok ciddi paralar teklif ettiği halde; "Hayır ben razı değilim, arsamı vermiyorum" cevabını almış. Amr bu cevap karşısında şaşırıyor ve; " Koca Vali karşısında sen kim oluyorsun ki, bak bakalım senin arsanı nasıl istimlâk ederim" demiş.
Yahudi; "Adaletinden bahsettikleri bir halifeleri varmış, bakalım bu durum karşısında ne diyecek" der ve yemeyip, içmeyip taa Mısırdan kalkar Medine'ye Halife Hz. Ömer'e gelerek durumu anlatır. Hz. Ömer (ra) meseleyi öğrenince yüzü kıpkırmızı kesilir, hiddetinden boyun damarları şişer. Tabii o zaman kağıt bulunmadığı için, yerden bulduğu bir kemik parçasının üzerine bir cümle yazar ve Yahudiye uzatır.
Yahudiye; " Götür bunu Amr Bin As'a ver, o anlar" der. Yahudi kendi kendine "ben bu kadarcık basit yazı için mi geldim " diye söylenerek oradan uzaklaşır. O ufacık yazının Amr Bin As'ın kafasında ne fırtınalar estireceğini nereden bilsin.
Yahudi, Mısıra varınca çok merak ettiği sonucu görmek için beklemeden Amr'ın yanına koşar. Ve getirdiği yazıyı Amr'a uzatır.. Amr Bin As yazıyı eline alı ve okur. Yazı aynen şöyledir; " Ömer, Nuş-i Revan'dan daha adaletlidir." Amr'ın beti benzi bembeyaz kesilir, bir anda eli ayağı titremeye başlar ve Yahudiye dönerek; "Arsan senin olsun, özür diliyorum, benden ne istersen vermeye hazırım, senin hakkını ödemem mümkün değil , seni ta Medine'ye kadar yordum" der. Önce bu kemik parçası üzerindeki bu cümleye hiçbir anlam veremeyen Yahudi, işin aslını Amr Bin As'a sorar ve meseleyi öğrenince, adalet timsali islâm dinine girer.
Adaleti meşhur olan iran hükümdarıdır. Nizamü'l-Mülk'ün siyasetnamesinde kendisine atfedilen pek çok hikaye mevcuttur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar