bugün
- ota boka devşirme diyen hırto27
- true nickli namussuz yazar15
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- bir sarma yapmışım7
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- alınmış en ağır cevap4
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu15
- sabah nasıl uyanıyorsunuz6
- kadınlar neden iyi sevişen erkekleri terk edemez3
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- giresun çocuğuyum her yerde sevişirim4
- yalnızken yapılan saçmalıklar3
- türkan saylan7
- pkklı cenazesi bombalamak4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- fetö nün siyasi ayağı19
- ateistlerin nursuz olması13
- daşşakları vantilatöre doğrultmak2
- heves3
- umudu yeşerten bazı detaylar3
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri9
- fırının başında beklemek4
- yeniçeriye özenmek2
- böceklerin tek tabanca gezmesi5
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- kadın çantasında olmazsa olmaz üç şey3
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak6
- galette4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı9
- ahbap18
- giresun çocuğu5
- testo taylan2
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- kezolara duyduğum ateşli ilgi5
- fabrikadan çıkmış yazarlar5
- ıssız adaya düşerken yanına ilk kendini almak2
- heves eden yol alir2
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- kemalim yapmaz öyle şey7
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- anın görüntüsü20
- dünya yılanlar günü2
- karışık kızartma10
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- borsa istanbul2
- testo taylan true ziyareti5
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- sinir bozucu şeyler20
- cookie3
- köpekten daha murdar yuzır3
adaletiyle ünlü iran hükümdarıdır.
Hz. Ömer ve Amr Bin As çok iyi arkadaştırlar. Henüz ikisi de müslüman olmadan evvel birlikte, ticaret için iran tarafına giderler.
Bindikleri atlarında orada satacakları ve ya mübadele yapacakları mallar yüklüdür. iran'ın o zamanki başşehrine varırlar. Henüz daha atlarından malları indirmeden üç kişilik bir grup gelir ve zorla atlarına ve eşyalarına el koyarak oradan uzaklaşırlar.
Hz. Ömer ve Amr Bin As ortada kala kalırlar. Ne yiyecek bir lokma ekmekleri, ne de ceplerinde alış veriş yapacakları beş kuruşları da yoktur. Akşama kadar ne yapacaklarını bilemeden bir yerde beklerler. Yatacak bir yerler ararlarken bir han gözlerine ilişir ve hana girerler. Orada durumu hancıya anlatırlar.
Hancı şaşırır ve " Nasıl olur, adaletli Nuş-i Revan'ın ülkesinde böyle bir yanlışlık mümkün değil arkadaşlar. Siz burada bu akşam ücretsiz yiyip, içip, yatabilirsiniz, ben de doğruca sizin durumunuzu kralımıza anlatmaya gidiyorum" der ve hemen kralın sarayına gider.
Kral'a durumu anlatır. Gerçekten de Nuş-i Revan adaletiyle ün salmış müthiş bir kraldır. Bu durumu öğrenir öğrenmez bir soruşturma başlatır ve at ve develeri gasp edenlerin kimliğini kısa sürede tespit ettirir. Henüz sabah bile olmadan onları yakalattırır.
kral, hancıya " O iki misafire eşyaları ve hayvanları hiç zarar görmeden teslim edilecektir, sabah buradan alsınlar, yalnız şehri de hemen terk etsinler" der. O zamanın şehirleri surlarla çevrilidir ve belli yerlerde çıkış kapıları bulunmaktadır. Kral ayrıca " misafirin biri surun güney kapısından, diğeri de güneydoğu kapısından çıksın." diyerek hancıyı gönderir.
Hancı hana gelip Ömer ve Amr Bin As'a bu müjdeyi verir. Onlar da bu duruma pek inanamasalar da, peki derler ve sabah yola çıkarlar. Kral'ın yanına vardıklarında şaşkına dönerler. Tam kendilerine anlatıldığı gibi atları, develeri ve eşyaları hiç eksiksiz kendilerine teslim edilir. Onları geride bekleyen esas sürprizden haberleri yoktur.
Hayvanlarını ve eşyalarını teslim aldıktan sonra Ömer surun güney kapısından, Amr da güneydoğu kapısından çıkarlar. Ömer'in çıkacağı güney kapısının üzerinde biri idam edilmiş ve üzerinde "şehrimize ticaret için gelen misafirlerin at, deve ve eşyalarını zorbalıkla ellerinden alan çetenin başı, aynı zamanda kral Nuş-i Revan'ın oğlu yazmaktadır. Diğer iki kişinin cesetleri de Amr Bin As'ın çıkacağı kapıda asılıdır. Bunları gören Ömer ve Amr hayret ve şaşkınlıklarını içlerine gömerler. Onlar bir ömürlük ders olur bu hadise.
Aradan yıllar geçer, önce Ömer Müslüman olur. Daha sonra da Amr. Kaderin cilvesine bakınız ki, Hz. Ömer halifeliği sırasında Amr Bin As'ı Mısıra vali olarak tayin eder. Amr Mısırda bir mescit yapmak üzere arsa istimlâki yapmaya başlar. Müslümanlar arsalarını severek (bazıları bağışlar, bazıları da para karşılığı) verirler. Mescidin yapılacağı mahalde bir yahudinin de arsası varmış, Amr ona çok ciddi paralar teklif ettiği halde; "Hayır ben razı değilim, arsamı vermiyorum" cevabını almış. Amr bu cevap karşısında şaşırıyor ve; " Koca Vali karşısında sen kim oluyorsun ki, bak bakalım senin arsanı nasıl istimlâk ederim" demiş.
Yahudi; "Adaletinden bahsettikleri bir halifeleri varmış, bakalım bu durum karşısında ne diyecek" der ve yemeyip, içmeyip taa Mısırdan kalkar Medine'ye Halife Hz. Ömer'e gelerek durumu anlatır. Hz. Ömer (ra) meseleyi öğrenince yüzü kıpkırmızı kesilir, hiddetinden boyun damarları şişer. Tabii o zaman kağıt bulunmadığı için, yerden bulduğu bir kemik parçasının üzerine bir cümle yazar ve Yahudiye uzatır.
Yahudiye; " Götür bunu Amr Bin As'a ver, o anlar" der. Yahudi kendi kendine "ben bu kadarcık basit yazı için mi geldim " diye söylenerek oradan uzaklaşır. O ufacık yazının Amr Bin As'ın kafasında ne fırtınalar estireceğini nereden bilsin.
Yahudi, Mısıra varınca çok merak ettiği sonucu görmek için beklemeden Amr'ın yanına koşar. Ve getirdiği yazıyı Amr'a uzatır.. Amr Bin As yazıyı eline alı ve okur. Yazı aynen şöyledir; " Ömer, Nuş-i Revan'dan daha adaletlidir." Amr'ın beti benzi bembeyaz kesilir, bir anda eli ayağı titremeye başlar ve Yahudiye dönerek; "Arsan senin olsun, özür diliyorum, benden ne istersen vermeye hazırım, senin hakkını ödemem mümkün değil , seni ta Medine'ye kadar yordum" der. Önce bu kemik parçası üzerindeki bu cümleye hiçbir anlam veremeyen Yahudi, işin aslını Amr Bin As'a sorar ve meseleyi öğrenince, adalet timsali islâm dinine girer.
Hz. Ömer ve Amr Bin As çok iyi arkadaştırlar. Henüz ikisi de müslüman olmadan evvel birlikte, ticaret için iran tarafına giderler.
Bindikleri atlarında orada satacakları ve ya mübadele yapacakları mallar yüklüdür. iran'ın o zamanki başşehrine varırlar. Henüz daha atlarından malları indirmeden üç kişilik bir grup gelir ve zorla atlarına ve eşyalarına el koyarak oradan uzaklaşırlar.
Hz. Ömer ve Amr Bin As ortada kala kalırlar. Ne yiyecek bir lokma ekmekleri, ne de ceplerinde alış veriş yapacakları beş kuruşları da yoktur. Akşama kadar ne yapacaklarını bilemeden bir yerde beklerler. Yatacak bir yerler ararlarken bir han gözlerine ilişir ve hana girerler. Orada durumu hancıya anlatırlar.
Hancı şaşırır ve " Nasıl olur, adaletli Nuş-i Revan'ın ülkesinde böyle bir yanlışlık mümkün değil arkadaşlar. Siz burada bu akşam ücretsiz yiyip, içip, yatabilirsiniz, ben de doğruca sizin durumunuzu kralımıza anlatmaya gidiyorum" der ve hemen kralın sarayına gider.
Kral'a durumu anlatır. Gerçekten de Nuş-i Revan adaletiyle ün salmış müthiş bir kraldır. Bu durumu öğrenir öğrenmez bir soruşturma başlatır ve at ve develeri gasp edenlerin kimliğini kısa sürede tespit ettirir. Henüz sabah bile olmadan onları yakalattırır.
kral, hancıya " O iki misafire eşyaları ve hayvanları hiç zarar görmeden teslim edilecektir, sabah buradan alsınlar, yalnız şehri de hemen terk etsinler" der. O zamanın şehirleri surlarla çevrilidir ve belli yerlerde çıkış kapıları bulunmaktadır. Kral ayrıca " misafirin biri surun güney kapısından, diğeri de güneydoğu kapısından çıksın." diyerek hancıyı gönderir.
Hancı hana gelip Ömer ve Amr Bin As'a bu müjdeyi verir. Onlar da bu duruma pek inanamasalar da, peki derler ve sabah yola çıkarlar. Kral'ın yanına vardıklarında şaşkına dönerler. Tam kendilerine anlatıldığı gibi atları, develeri ve eşyaları hiç eksiksiz kendilerine teslim edilir. Onları geride bekleyen esas sürprizden haberleri yoktur.
Hayvanlarını ve eşyalarını teslim aldıktan sonra Ömer surun güney kapısından, Amr da güneydoğu kapısından çıkarlar. Ömer'in çıkacağı güney kapısının üzerinde biri idam edilmiş ve üzerinde "şehrimize ticaret için gelen misafirlerin at, deve ve eşyalarını zorbalıkla ellerinden alan çetenin başı, aynı zamanda kral Nuş-i Revan'ın oğlu yazmaktadır. Diğer iki kişinin cesetleri de Amr Bin As'ın çıkacağı kapıda asılıdır. Bunları gören Ömer ve Amr hayret ve şaşkınlıklarını içlerine gömerler. Onlar bir ömürlük ders olur bu hadise.
Aradan yıllar geçer, önce Ömer Müslüman olur. Daha sonra da Amr. Kaderin cilvesine bakınız ki, Hz. Ömer halifeliği sırasında Amr Bin As'ı Mısıra vali olarak tayin eder. Amr Mısırda bir mescit yapmak üzere arsa istimlâki yapmaya başlar. Müslümanlar arsalarını severek (bazıları bağışlar, bazıları da para karşılığı) verirler. Mescidin yapılacağı mahalde bir yahudinin de arsası varmış, Amr ona çok ciddi paralar teklif ettiği halde; "Hayır ben razı değilim, arsamı vermiyorum" cevabını almış. Amr bu cevap karşısında şaşırıyor ve; " Koca Vali karşısında sen kim oluyorsun ki, bak bakalım senin arsanı nasıl istimlâk ederim" demiş.
Yahudi; "Adaletinden bahsettikleri bir halifeleri varmış, bakalım bu durum karşısında ne diyecek" der ve yemeyip, içmeyip taa Mısırdan kalkar Medine'ye Halife Hz. Ömer'e gelerek durumu anlatır. Hz. Ömer (ra) meseleyi öğrenince yüzü kıpkırmızı kesilir, hiddetinden boyun damarları şişer. Tabii o zaman kağıt bulunmadığı için, yerden bulduğu bir kemik parçasının üzerine bir cümle yazar ve Yahudiye uzatır.
Yahudiye; " Götür bunu Amr Bin As'a ver, o anlar" der. Yahudi kendi kendine "ben bu kadarcık basit yazı için mi geldim " diye söylenerek oradan uzaklaşır. O ufacık yazının Amr Bin As'ın kafasında ne fırtınalar estireceğini nereden bilsin.
Yahudi, Mısıra varınca çok merak ettiği sonucu görmek için beklemeden Amr'ın yanına koşar. Ve getirdiği yazıyı Amr'a uzatır.. Amr Bin As yazıyı eline alı ve okur. Yazı aynen şöyledir; " Ömer, Nuş-i Revan'dan daha adaletlidir." Amr'ın beti benzi bembeyaz kesilir, bir anda eli ayağı titremeye başlar ve Yahudiye dönerek; "Arsan senin olsun, özür diliyorum, benden ne istersen vermeye hazırım, senin hakkını ödemem mümkün değil , seni ta Medine'ye kadar yordum" der. Önce bu kemik parçası üzerindeki bu cümleye hiçbir anlam veremeyen Yahudi, işin aslını Amr Bin As'a sorar ve meseleyi öğrenince, adalet timsali islâm dinine girer.
Adaleti meşhur olan iran hükümdarıdır. Nizamü'l-Mülk'ün siyasetnamesinde kendisine atfedilen pek çok hikaye mevcuttur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar