bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    alfred hitchcock'un efsane filmi. başrolünde cary grant oynamıştır. alfred hitchcock'un filmin başında çok ufak bir rolu vardır.

    --spoiler--

    Savaş cehennemdir bay thornhill, soğuk bile olsa.

    --spoiler--
    3 ... for the greater good of maiden
  2. 2.
    dakota rapidcity'de bulunan kaya heykelleri ile sonlanan bir filmdir. kişilerin kimliklerinin algilanmasinin nasil afaki oldugu ve kimliklerin bir yalniş anlasilma ile kişinin hayatini nasil değiştirdiğini anlatan bu filmde bence acik artirma sahnesi unutulmaz bir sahnesi. vrangler araba kılıklı cia sefinin orda bulunmasi olacaklari biraz tiyo verse de muhtesem bir o kadar da matrak sahnedir.

    --spoiler--
    filmin basina alfred efendi otobuse binemeyen kişi olarak arz-i endam ediyor
    --spoiler--
    1 -1 ... mulayim
  3. 3.
    açık arttırma sahnesi ile hala akla geldikçe tebessüm oluşturan harika bir yapıt.
    2 ... northside
  4. 4.
    açılıştaki yazıların gökdelendeki araba yansımalarının üzerinden akıp gitmesiyle, daha en baştan nasıl bir zekanın ürünü olduğunu belli eden alfred hitchcock filmi.
    1 ... supergirls dont cry just fly
  5. 5.
    sonunda öylece kalmamı sağlayan film.

    rüya mıymış lan hepsi?
    -3 ... worldisblack
  6. 6.
    akıl dolu, eğlenceli bir film.
    1 ... gorunenkoyunistenmeyenkilavuzu
  7. 7.
    cary grant'ın Rushmore Dağı anıtından sarkan hatunu kurtarmaya çalıştığı sahneden, tren kompartımanındaki yatağa atma sahnesine yaptığı geçiş ve hemen arkasından trenin tünele girmesi** gibi yaran bir sona sahip alfred hitchcock filmi.
    2 ... diken bey
  8. 8.
    Hithcock ustanın güzide eserlerinden bir tanesi daha. 1959 yılında çekilmesine rağmen inanın bugünün klişe dolu filmlerinin tozunu attırır. Böyle filmler beni daha çok çekiyor nedense bilmiyorum belki de nostalji koktuğu içindir. Özellikle filmde de aşina olduğum eski taksiler, bavullar, saç şekilleri her şeyiyle cezbediyor. Teknoloji ilerledikçe böyle filmlere daha da bağlanacağımı biliyorum, buram buram tarihi seriyorlar önüme.

    Öncelikle bu filmde öyle bir uçak sahnesi var ki tadına doyum olmaz. Thornhill'in o sıralarda ki halini mi ararsın ya da o an onun yaşadığı heyecana ortak mı olmak istersin. Öyle birşey işte.. Alfred Hitchcock illa ki bir iki tane özel sahne eklemeden duramaz. Burada da gördüm, iyi de oldu. Soğuk savaş döneminden sonra ki telaşı da çok iyi göstermiş. Daha filmin başında anlayabilirsiniz. NYC halkının telaş içinde koşuşturmaları veya vızır vızır taksilerin müşteri avı... Herkes birşeyin peşinden koşuyor. Senaryo bakımından ilginç ters köşeleri de barındırıyor kanaatimce. Bunların yanısıra polisiye olmasının dışında müthiş bir mizah anlayışını da getiriyor önümüze. ince esprileriyle sımsıkı sarmaya çalışımış film ve başarılı da olmuş. Ancak bazı yerler fazla zorlama olmuş gibi geldi bana. Onlar da olmasaydı hiçbir kusuru olmayacaktı ya..

    Cary Grant ve Eva Marie Saint olayı aşmışlar kardeşim. Bu kadar iyi oyunculuk olmaz, olmamalı.. Öyle bir psikoloji uyguluyorlar ki ters köşeleri daha da müthiş hale getiriyorlar. Eva'nın güzelliği dillere destandı. Hazır belirtmişken sanırım bu yüzden eski filmleri seviyorum. Kadınları da bir başka doğal güzellik abidesi kesiliyorlar başıma. Hasta oluyorum açıkçası o hallerine... Filmi izleyin, kovalamacaya ve senaryo doyumuna varın derim ben.

    --spoiler--

    Roger'ın karşısında gerçek Townsend'ın olduğu an da atılan bıçak ve Roger'ın elini bıçağın üzerine koyup ''i am not killer!'' edaları gereksizdi. Sana mı kalmış babacım ürküp yol alsana sen ordan. Bunun dışında Eve ile olan bazı sahneleri gereksiz uzatılmıştı. Neyse fazla da konuşmamak gerekli usta bir tane psycho da benim başıma sarabilir.

    --spoiler--
    5 ... bassizdick
  9. 9.
    Alfred Hitchcock'un tekil şahıs gözünden genele hitap ettiği efsane filmlerinden biri. kesinlikle sürükleyici bir film ve baştan sona heyecanını yitirmiyor. filmdeki önemsiz bir mantık hatasından da bahsetmek lazım; roger olayı normal bir insandan daha kolay kabullendi, neden ben demedi hiç. sanki sürekli başkası zannedilip tehdit ediliyor gibiydi.
    ... karacaoglan
  10. 10.
    1959 yapımı alfred hitchcock filmi. bana göre gerilimin kitabını yazmıştır bu filmde hitchcock. filmin başrol oyuncusu cary grant'ın planör ile cebelleştiği sahne on numaradır.
    ... hugo barrett