bugün
- antipanik9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları5
- türkiye20
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- ateistlerin yaşama amacı28
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak2
- birader başlığına kızan yazarlar2
- karı kıza para yedirir misiniz8
- iletişim başkanlığı'nın türk dizileri toplantısı2
- zorunlu eğitim18
- sabahları nefret edilen şeyler16
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı4
- lokum gibi3
- koala görünce eksiyi basmak7
- ölümden sonra hiçlik ümidi2
- sarapci koala69
- rafael leao24
- günün sözü20
- recep tayyip erdoğan23
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- erkeklerin istediği tek şey17
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- biraderlerin vurduyor olması12
- sarapci diye nick alan akpli17
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- en son ne zaman namaz kıldın13
- mehmet ali alabora7
- biraderine de sana da yeter artık7
- ismet özel der ki3
- fener balı15
- ayağı şiir kokan kadın6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı6
- fenerbahçe vs galatasaray26
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- gece tuvalette zıplayan fil görmek5
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- biraderizm felsefesi6
- sikerim böyle hayatı deyip 7/24 taksicilik yapmak2
- manifest11
- bir dinciyle tartışmak5
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- teröriste sövmek artık yasak23
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- cin görmüş yazarlar4
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- akp2
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
bilge karasu'nun metis yayınlarından çıkartılan okunması gereken güzel bir kitabıdır.
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
insanlar kitabı bölümünden
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar