bugün
- parayla saadet olması12
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- kot ceketin havalı olduğu yıllar8
- amedspor19
- sözlükten hatun götürmek3
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir3
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- çekirdek yiyen erkek3
- kürt sorunu12
- karizmatik soyadları6
- çin halk cumhuriyeti4
- ışıktan altın elde etmek2
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- iran düşmanlığı11
- sinem dedetaş3
- era7capone4
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- ama yeni parti tüzüğü11
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası5
- ismet biradere koşarken çelme takmak2
- ismet birader koştursun ama düşmesin2
- konyada düğünde oynayan bikinili kız2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- mutlu bey birader ila usual bey birader3
- yulaf2
- yumurta2
- küpe takan erkek2
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- ingilizce3
- trump'a anket şoku4
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- birader avanosta mı sorunsalı5
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- eski türkiye'yi çok özledim4
- yapay zekanın yazılımcıya etkisi3
- tüm dünya da malları alıp insanlığa eşit dağıtmak2
- türk kızı11
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sarapci koala60
- iyi insan olmanın maliyeti2
- istanbulun en iyi mezarlığı2
bilge karasu'nun metis yayınlarından çıkartılan okunması gereken güzel bir kitabıdır.
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
insanlar kitabı bölümünden
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar