bugün
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak6
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- özel mesaj ifşası5
- korkunçlu cinli roman yazmak4
- masonların kurduğu abd4
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- silver ile evlenecek erkek37
- ellerim bos gonlum hos24
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- kuzey kore de bim olmaması4
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- katatespizartmasi14
- gocu giderse sözlüğün abisi kim olacak2
- gecenin şarkısı9
- lucky strike2
- allah insanı kendisine kulluk etsin diye yarattı2
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- ağlayarak 31 çekmek4
- nervio hamferdi7
- et yemek2
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi4
- seri kalça koklayıcısı4
- yüzüklerin efendisi2
- sigara kahvenin imanidir2
- simko311
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi5
- big bang ten önce ne vardı sorusu ne kadar anlamlı3
- ortama girince herkesin susması11
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- gocu iticiliği2
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- kebap yiyen kız6
- sarapci koala63
- cemaatçi subaylar3
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- kestane mantarı2
- coca cola light3
- cinler nefilimlerdir3
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum7
- canım yanıyo sözlük3
- kuzey korenin güneyden daha büyük olması2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- çekirdek kola3
- uludağ sözlük radyo3
- maltepe sahilde adamın götünü tıraş eden kadın3
- seri artılayan melek4
- sözlük kızlarının ojeleri7
bilge karasu'nun metis yayınlarından çıkartılan okunması gereken güzel bir kitabıdır.
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
insanlar kitabı bölümünden
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar