bugün
- bedelini ödeyen yazarlar15
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- güzelsen koy resmini görelim6
- hayat yaşamaya değer mi4
- gocu'yu özlemek4
- sözlük kızlarının tantunici7
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi3
- herkese iyi geceler renkli rüyalar3
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- israil'i allah cezalandıracak9
- seksten önce dua etmek10
- gilded hoplatması3
- filistin37
- tarhana çorbası12
- sözlük kızalarının takosu5
- sözlük erkekleri ne zaman ilgi görecek3
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler2
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- manifest5
- gece tek başına ışıksız odada dabbeyi izleyen kız3
- 19983
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- gerdekten önce kılınan namaz4
- sözlük dedikoduları2
- kız peşinde koşarken temiz bir dayak yemek3
- ucan tekme atan hipopotam47
- yakışıklı olgun erkekler6
- tren gelir hoş gelir2
- pala bıyıklı yazarlar5
- gazzede 100 000 sivil şehit2
- antipanik'e bir şey söyle22
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır7
- yarın pazar2
- silvermist'e iki şey söyle20
- sapık şarkı sözleri10
- porno entelektüelliği8
- fabrika kızı vs tamirci çırağı4
- galeriyi tatlılarla doldurmak2
- gazze2
- özelden şeftalisini atan yazar14
- sözlük kızlarının humusu3
- sözlük kızlarının pates salatası3
- nofap2
- her şeyin bir anda anlamsız gelmesi3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi2
- ibrahim erkal2
- ana baba bacı kardeş dar günümde el olur2
bilge karasu'nun metis yayınlarından çıkartılan okunması gereken güzel bir kitabıdır.
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." *
(bkz: Bilge Karasu)
insanlar kitabı bölümünden
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
Gide Döne, çok girip çıktık bu ulu kapıdan... Öyle demiştik bir zamanlar. Ulu kapının taşları çözülmeğe başlar gibiydi, bu kapıdan bir daha geçmemeği de geçirmişiz usumuzdan o sıra. Taşları başımıza düşer diye değil, uzun sürebilecek bir can çekişmenin vereceği acıdan kaçmak istediğimiz için... Ölümün yaklaştığını seziyorduk.
Oysa, sevdiklerimizin can çekişmesini sonuna dek yaşamamız, onlarla birlikte ölmeği yaşamamız gerektiğini sonraları öğrenecek, iyice anlayacaktık.
Her tümce yaşamla biter.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Seni, lavanta kokulu bir sabunda; bir kavun diliminde, açık, uçuk gümüş rengi bir çorapta; bir yasemin dalında; adını bilmediğim, bilmemekten utanç duyduğum halde öğrenmek istemediğim sabun kokulu, el büyüklüğünde, fildişi rengi bir çiçeğin açışında; yıkık kemerlerde uyuklayan kedilerde; gecenin soğumuş kumunu döven, patlayan dalgaların sesinde; günün ilk ağartısında karanlık saatler boyunca dağıtıp durduğun yatağında sabahın serinliği çıplaklığına işlemeğe başlarken uyanmaksızın, omuzlarına doğru çektiğin, örtündüğün bir çarşafın ılık, ak mutluluğunda bulacağım; dirim içimden çekilesiye Kokularım, seslerim, görüntülerim, anılarımsın sen benim. Dokunduğum, okşadığım, en gizli tadını tattığımsın. Kahvaltının üçüncü çayı bittiğinde Uyanamadın mı daha? dediğim zaman Ne gereği var? diyen ilk insansın bana.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar