bugün
- erkeklere en güzel hitap şekilleri12
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler7
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar6
- atalar arap harflerini ne zaman aldı5
- alttaki yazara bir şey söyle7
- nefret edilen hitap şekilleri8
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı7
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz4
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- moda faciası olan şeyler7
- sözlük çeteleri11
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- şabat şalom mevora3
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- s'i l v'e r m'i s t8
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- çorapla yatan cin2
- karton toplayan meric8
- insan olmaya ceyrek kala6
- ne kadar takıntılısın5
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
- bana onu sormayin23
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- gece aniden gelen mesajın bünyede yarattığı etki2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- barış alper yılmaz3
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- yiyecek gibi bakan manita4
- uçuk3
- morkstar2
- kasımpaşa5
- hırsız vaaaaaaaaaar2
- birinin külotlu çorabından karakter analizi yapmak3
- teşkilat dizisi4
- gece birdenbire uyanip sevdigini ozleyen insan2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı3
- bütün çıkış yollarının kapalı olması2
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- hilafetin türklere faydası18
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- cuma akşam yorgun gelen erkeğine masaj yapan kadın4
- victor osimhen3
''sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim''.
ergenlerin ve kezbanların elindeki yeni moda kitap.
kendi çıkaracağım kitaba isim ararken, bir anda bu harika kitap aklıma geldi keşke nazan bekiroğlu'ndan hızlı davransaydım dedim. gene anımsadım.
Ah be Acemoğlu. . *
Çok iyiydi.
Yani beklentim fazlaydı bu kitaptan evet ve beklentilerimi hiç ama hiç boşa çıkarmadı.
ilk olarak ekşi sözlükte görmüştüm. Hakkında girilen ilk entrylere baktım. Yorumlar olumluydu daha fazla bakmadım yorumlara maazallah birisi sonunu söylerdi. Hemencecik okunacaklar listeme ekledim kitabı. Ondan sonra yakaladığım bir indirim ile de kitaplığıma koydum. Uzun süre el sürmedim. Bir ara elime aldım kitabı 50 küsur sayfa kadar okudum.. Sonra kaldırdım, okumadım.
Ondan sonra uzun süre kitapta okumamıştım zaten.
Velhasıl kelam bitirdim az evvel. Ve söylemeliyim ki Nazan Bekiroğlu büyük romancı. Kalemi çok güzel. Naif, umutlu, dualı.. *
Kitabı okurken öylesine bir Doğu hayranlığı ve merakı uyandı ki anlatamam. Yani imkan olsa yarın Trabzon, Batum, Tiflis, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Yezd gezeceğim buraları. Halı tacirinin gezdiği yerleri bende dolaşacağım..
Buna yakın hisleri Amin Maalouf'un Semerkant kitabında da hissetmiştim. Onda da müthiş bir Semerkant merakı hasıl olmuştu bende.
Ayrıca Balkan Harbi'ne karşı özel bir alakamı tetiklediğini de belirtmek isterim bu kitabın. Çünkü ' Kırık Kafiye ' adlı bölümde geçenler beni çok etkiledi.
Kitabın sadece sonunun biraz aceleye geldiğini söyleyebilirim. Bu bir olumsuz eleştiri değil ama sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Sanırım anlatıcı fotoğrafların içine girmekten yoruldu ? * Eğer öyleyse bu benim için geçerli bir mazeret olur. *
Kitaptan o an için hoşuma giden birkaç alıntıyı da paylaşmak isterim.
- Doğu bütün ırmakların ortak ana kaynağıdır. Gülün yurdu doğudadır.
- Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. insana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.
Nazan Bekiroğlu'nun kalemi ile ilk tanışmam Nar Ağacı ile oldu. Son da olmayacak inşallah.
Daha fazla Nazan Bekiroğlu.
Daha fazla kitap.
Daha fazla hayal, mutluluk.
Kesinlikle okuyunuz efendim. *
Çok iyiydi.
Yani beklentim fazlaydı bu kitaptan evet ve beklentilerimi hiç ama hiç boşa çıkarmadı.
ilk olarak ekşi sözlükte görmüştüm. Hakkında girilen ilk entrylere baktım. Yorumlar olumluydu daha fazla bakmadım yorumlara maazallah birisi sonunu söylerdi. Hemencecik okunacaklar listeme ekledim kitabı. Ondan sonra yakaladığım bir indirim ile de kitaplığıma koydum. Uzun süre el sürmedim. Bir ara elime aldım kitabı 50 küsur sayfa kadar okudum.. Sonra kaldırdım, okumadım.
Ondan sonra uzun süre kitapta okumamıştım zaten.
Velhasıl kelam bitirdim az evvel. Ve söylemeliyim ki Nazan Bekiroğlu büyük romancı. Kalemi çok güzel. Naif, umutlu, dualı.. *
Kitabı okurken öylesine bir Doğu hayranlığı ve merakı uyandı ki anlatamam. Yani imkan olsa yarın Trabzon, Batum, Tiflis, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Yezd gezeceğim buraları. Halı tacirinin gezdiği yerleri bende dolaşacağım..
Buna yakın hisleri Amin Maalouf'un Semerkant kitabında da hissetmiştim. Onda da müthiş bir Semerkant merakı hasıl olmuştu bende.
Ayrıca Balkan Harbi'ne karşı özel bir alakamı tetiklediğini de belirtmek isterim bu kitabın. Çünkü ' Kırık Kafiye ' adlı bölümde geçenler beni çok etkiledi.
Kitabın sadece sonunun biraz aceleye geldiğini söyleyebilirim. Bu bir olumsuz eleştiri değil ama sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Sanırım anlatıcı fotoğrafların içine girmekten yoruldu ? * Eğer öyleyse bu benim için geçerli bir mazeret olur. *
Kitaptan o an için hoşuma giden birkaç alıntıyı da paylaşmak isterim.
- Doğu bütün ırmakların ortak ana kaynağıdır. Gülün yurdu doğudadır.
- Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. insana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.
Nazan Bekiroğlu'nun kalemi ile ilk tanışmam Nar Ağacı ile oldu. Son da olmayacak inşallah.
Daha fazla Nazan Bekiroğlu.
Daha fazla kitap.
Daha fazla hayal, mutluluk.
Kesinlikle okuyunuz efendim. *
nazan bekiroğlunun kitabı
içinde tarih de var aşk da var balkan harbini anlatıyor zaten
iyi bir kitap okuyun .
içinde tarih de var aşk da var balkan harbini anlatıyor zaten
iyi bir kitap okuyun .
Nar Ağacı, Mimoza Sürgünü, La Sonsuzluk Hecesi ve Mor Mürekkep gibi kitapların yazarı olan Nazan Bekiroğlu tarafından kaleme alınmış olan roman türünde bir kitap. Kitapta Nazan Bekiroğlu irandan göçmüş olan dedesi Setterhanın geçmişini merak edip yola düşer ve karşılaştıklarını yazarak bir kitap haline getirir. Zira Setterhanın hikayesi iranda başlar. Ama buradan Bakü, Tiflis, Tebriz, Trabzon gibi şehirlere geçerek devam eder. Bunun yanında birinci dünya harbini, bu harp esnasında insanların yaşadıklarını, ayrılığı, aşkı ve bütünleşmeyi gayet güzel bir dil ile okuyucularına sunar. Kitap Timaş Yayınlarından.
kafamda ,herkesin içinde bir sürgün hikayesi vardır sözünü oluşturan kitap.
nazan bekiroğlu'nun muhteşem bir kitabıdır,
farklı bir roman; betimlemesiyle, kurgusuyla, kahramanlarıyla..
Nazan bekiroğlu'na teşekkürü bir borç bilir ve aynı tarz romanlardan çıkarmasını temenni ederiz..
farklı bir roman; betimlemesiyle, kurgusuyla, kahramanlarıyla..
Nazan bekiroğlu'na teşekkürü bir borç bilir ve aynı tarz romanlardan çıkarmasını temenni ederiz..
530 sayfalık şahane kitaptır. Olayların yavaş ilerlemesi bile okuyucuyu sıkmamaktadır. Kitap sizi hemen içine çekiyor ve elinizden bırakamıyorsunuz. Şiddetle tavsiye edilir.
bir kitap. içeriği setterhan ın çeşit çeşit sevgilileri ve de iran. en azından iran ı geziyorsunuz, yakın tarihte neler yaşanmış bilgi sahibesi oluyorsunuz. güzel bir kitap. okunası.
efsane nazan bekiroğlu kitaplarının bir diğeri. içinde şu sözü barındıran bu kitabı mutlaka okumalısınız.
"Zamanı gelince olur, vakti tamamlanınca geçer. Sabredersen değer ama evvela kısmet, evvela kader."
"Zamanı gelince olur, vakti tamamlanınca geçer. Sabredersen değer ama evvela kısmet, evvela kader."
nazan bekiroğlu bu eserde hamdi tanpınar'ın "bugünün rüzgarında yıkanan mazi gülü"nden söz ederek bir zaman aşırı kurgu sunmuş. buram buram teknik kokan bu kitapta insan kendini biraz iyi hissediyor.
nazan bekiroğlu'nda güzel bir naiflik var. ne kadar kurgu sunarsa sunsun bunu her metnin alt yapısında riyasız gösteriyor.
nazan bekiroğlu'nda güzel bir naiflik var. ne kadar kurgu sunarsa sunsun bunu her metnin alt yapısında riyasız gösteriyor.
en narin meyve ağaçlarından biridir dış şartlardan çok kolay etkilenir, meyve verimi için özen ister.
sabiyken bir defasında babaannemin evinde saksıda minik minik meyve veren bir tanesini görmüş ve çok istemiştim, normalde cimridir kimseye kolay kolay bir şey vermez, vermişti.
sabiyken bir defasında babaannemin evinde saksıda minik minik meyve veren bir tanesini görmüş ve çok istemiştim, normalde cimridir kimseye kolay kolay bir şey vermez, vermişti.
Kurgusunu beğendiğim Nazan bekiroğlu romanı.
Aşkı öyle güzel anlatmış ki ne eksik ne fazla.
Aşkı öyle güzel anlatmış ki ne eksik ne fazla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar