bugün
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- alttaki yazara bir şey söyle16
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak8
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- nefret edilen hitap şekilleri12
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- parcalandim toparlanamiyorum318
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım2
- cuma akşamı etkinlikleri8
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- siyah giyen erkeğin asıl amacı3
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gecenin şarkısı8
- sözlük çeteleri11
- dünya nın en güzel kadını4
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı7
- trump'ın putin'e dizel anlaşması teşekkürü2
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- yazılımcıların flört edememesi6
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- atalar arap harflerini ne zaman aldı5
- moda faciası olan şeyler7
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- kamyon sürerken kitap okuyan şöför2
- karton toplayan meric8
- ağrı bandı4
- hilafetin türklere faydası18
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- bana onu sormayin23
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- insan olmaya ceyrek kala6
- edrine2
- s'i l v'e r m'i s t8
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- kibarhergele14
- gece sevgiliyle uyumak3
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- hangi yazarla çift olursunuz28
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
bir şarkının her kıtadan sonra tekrarlanan kısmına denir.
şarkıda paragraf paragraf tekrarlanan, akılda çabuk kalan kısmı, tekrar.
sarkinin en guzel kismidir.
ömer seyfettin'in bir hikayesidir. aslında eserde anlattığı kişi kendisidir. dönem yazarlarının milliyetçilik düşünceleri şahsi olayların meydana gelmesiyle oluşmuştur. ömer seyfettin bir sürgünde yaşadığı aşkı ve aslında bunun tek taraflı oluşunu, sonunda milli duygulara yakalanmasını ele almıştır. işte ömer seyfettin'i miliyetçi yapan olay:
Hikayenin başkahramanı Pirbeliçe,Babina gibi Bulgar köy ve kasabalarında emrine verilen münfeze ile Bulgar çetecilerine karşı savaş veren bir Türk subayıdır.Başından geçen olayları anı defterine kaydeder.
Pirbeliçe görevini Bibana'da yapmak için binbaşısından ricada bulunur ve Bibana'ya tayin olur.Burası küçük bir Bulgar köyüdür.Buraya geldikten bir süre sonra sıkılganlığı ve umursamazlığı burada da devam eder.Okumaz,yazmaz,yorgundur ve içinde bulunduğu ortamdan şikayetçidir.
Karışık duygular içerisindeyken bir kadın sesi duyar ve sesin sahibini merak eder.Karışık duyguların derinliğinde kendini kaybeder.Bir taraftan istanbul'u,annesini;diğer taraftanise duvardaki yazıları okur.Bu duygular içerisindeyken sesin sahibini görür.Sesin sahibi kaldığı odanın karşısındaki evde oturan,güzel,sarışın bir Bulgar kızıdır.Birbirlerine tebessüm ederek tanışırlar ve Türk subayı ona aşık olur.Kız ile tanıştıktan sonra Türk subayı canlanmış,iştahı açılmıştır. Lüzumlu hallerin dışında odadan dışarı çıkmaz ve Bulgar kızının pencereden avazı çıktığı kadar bağırarak söylediği Bulgarca şarkının sözlerini kendine göre anlamlandırır.Şarkı sözlerini kendine göre ,seni seviyorum olarak düşünür.Kendini bu kıza kaptırmıştır ve onunla avunur.
Türk subayının tayini Manastır'a çıkar.Gidecektir,ama içinde burukluk vardır.Çünkü, her ne kadar sevgilisinin pencereye her çıkışta söylediği şarkıya kendi kendine bir anlam verdiyse de tam olarak Türkçe karşılığını öğrenememiştir.Dükkancıya dayanamaz ve sorar. Dükkancı buranın namuslu bir yer olduğunu söylesede Pirbeliçe şarkının sözlerini daha da fazla merak eder.Dükkancıya zorla tercümesini yaptırır.Şarkının sözlerinin gerçek anlamı "Bizim olacak, bizim olacak,istanbul bizim olacak."şeklindedir.
Türk subayı beyninden vurulmuşa döner,şaşırır.Hatasını çok geçte olsa anlar.Bir tarafta
Bulgar kızının şarkısında bile milliyetçilik yaptığını; diğer tarafta ise kendisinin ruh halini,vazife karşısındaki kayıtsızlığını,sorumsuzluğunu düşünür
Hikayenin başkahramanı Pirbeliçe,Babina gibi Bulgar köy ve kasabalarında emrine verilen münfeze ile Bulgar çetecilerine karşı savaş veren bir Türk subayıdır.Başından geçen olayları anı defterine kaydeder.
Pirbeliçe görevini Bibana'da yapmak için binbaşısından ricada bulunur ve Bibana'ya tayin olur.Burası küçük bir Bulgar köyüdür.Buraya geldikten bir süre sonra sıkılganlığı ve umursamazlığı burada da devam eder.Okumaz,yazmaz,yorgundur ve içinde bulunduğu ortamdan şikayetçidir.
Karışık duygular içerisindeyken bir kadın sesi duyar ve sesin sahibini merak eder.Karışık duyguların derinliğinde kendini kaybeder.Bir taraftan istanbul'u,annesini;diğer taraftanise duvardaki yazıları okur.Bu duygular içerisindeyken sesin sahibini görür.Sesin sahibi kaldığı odanın karşısındaki evde oturan,güzel,sarışın bir Bulgar kızıdır.Birbirlerine tebessüm ederek tanışırlar ve Türk subayı ona aşık olur.Kız ile tanıştıktan sonra Türk subayı canlanmış,iştahı açılmıştır. Lüzumlu hallerin dışında odadan dışarı çıkmaz ve Bulgar kızının pencereden avazı çıktığı kadar bağırarak söylediği Bulgarca şarkının sözlerini kendine göre anlamlandırır.Şarkı sözlerini kendine göre ,seni seviyorum olarak düşünür.Kendini bu kıza kaptırmıştır ve onunla avunur.
Türk subayının tayini Manastır'a çıkar.Gidecektir,ama içinde burukluk vardır.Çünkü, her ne kadar sevgilisinin pencereye her çıkışta söylediği şarkıya kendi kendine bir anlam verdiyse de tam olarak Türkçe karşılığını öğrenememiştir.Dükkancıya dayanamaz ve sorar. Dükkancı buranın namuslu bir yer olduğunu söylesede Pirbeliçe şarkının sözlerini daha da fazla merak eder.Dükkancıya zorla tercümesini yaptırır.Şarkının sözlerinin gerçek anlamı "Bizim olacak, bizim olacak,istanbul bizim olacak."şeklindedir.
Türk subayı beyninden vurulmuşa döner,şaşırır.Hatasını çok geçte olsa anlar.Bir tarafta
Bulgar kızının şarkısında bile milliyetçilik yaptığını; diğer tarafta ise kendisinin ruh halini,vazife karşısındaki kayıtsızlığını,sorumsuzluğunu düşünür
eski türk edebiyatında kavuştak.
şarkıların bir süre sonra kendini tekrar etmesidir. genelde x2 şeklinde gösterilir.
bir nakarattan ibaret şarkılar vardı. vardır. öyle anımsanırdı. intro hatırlanmaz, sözler muamma, akılda bir tek nakarat kalır yıllar sonra. söyleyeni bile unutulur gider kimken. hiç yoktan iyidir'se de şarkının yazarı için, kötüdür şarkı için, bir nakarattan ibaret olmak. hadi mavrayı sektirip sektirip tavana vurduralım; ben bir şarkı olsaydım, ki hakkaten isteyebilirdim bunu, hayalperverliğim bi an için neden olmasın dedirtir de hatta; üzülürdüm eğer sadece bir nakarattan ibaret olsaydı hatırlanışım.
-ya bi şarkı vardı hatırlıyo musun, hani, nakaratı şöyleydi?!?
+boşveer, unut gitsin be yavrum.
-ya bi şarkı vardı hatırlıyo musun, hani, nakaratı şöyleydi?!?
+boşveer, unut gitsin be yavrum.
Türkler bir nakarat toplumudur.
"uuiiyy kariya bak looiiiyy"
"uuiiyy kariya bak looiiiyy"
bir ceyhun yılmaz şiiri.
kirlettiklerini çıkarıyorum hayatımdan...
güzel sabahlarını hatırlıyorum
ve canımı yakmadığın tadımı aldığım akşamları...
sevdiğim bir şarkının nakaratı gibi seviyorum artık seni...
başını,
sonunu
bildiğim halde;
yalnız ortasına aşığım bu aşkın...
ama artık;
bu yalnızca senin şarkın...
kirlettiklerini çıkarıyorum hayatımdan...
güzel sabahlarını hatırlıyorum
ve canımı yakmadığın tadımı aldığım akşamları...
sevdiğim bir şarkının nakaratı gibi seviyorum artık seni...
başını,
sonunu
bildiğim halde;
yalnız ortasına aşığım bu aşkın...
ama artık;
bu yalnızca senin şarkın...
deyince akla nane limon kabuğu gelir. sıcak ve munis.
genellikle şarkının en bilinen yeridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar