bugün
- kolye142
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi10
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip6
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- bik bik'in hacker'a yemek yapması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- konya denilince akla gelenler4
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- pizza bira ikilisi6
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- cep telefonu17
- nokia16
- erlik5
- boykot dedektifi2
- sözlük elden gidiyor3
- chatgpt'nin sorunu ne2
- rüzgar12
- günün sözü6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fuck bahçeli tişörtü2
- bal10
- lale14
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fil9
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- billie eilish'in memeleri7
- kader4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kuş5
- at6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sevgili nedir7
aks-i ayine bakar yare dem a dem küstah
hiç böyleliğin görmemişiz adem küstah
şeklinde başlayan, küstah redifli çok da güzel bir şiirinin bulunduğu divanının yeni basımı akçağ yayınlarındandır. Bu şiir ilk cildindedir.
hiç böyleliğin görmemişiz adem küstah
şeklinde başlayan, küstah redifli çok da güzel bir şiirinin bulunduğu divanının yeni basımı akçağ yayınlarındandır. Bu şiir ilk cildindedir.
na ve bi kelimeleri farsça ve arapça'da yokluk belirtirler..
daha ismiyle bile kendisini anlatabilen şair..
namahrem,(mahrem olmayan)binamaz(namaz kılmayan) gibi..
ayrıca urfalıdır, kürttür.. bununla ilgili komik bir menkıbe bile var..
--spoiler--
Devrinin namlı şâiri Nâbî'nin kardeşi, Urfa'dan istanbul'a ağabeyini ziyârete gelmiş. Kardeşi Nâbî'de misâfir iken pâdişâh, Nâbî'yi bir ziyâfete çağıracak olmuş. Tabiî nezâketen kardeşini de çağırmış.
Bütün saray erkânı ve dâvetliler huzurunda, yemekten sonra bir ara pâdişah tabaktan bir elma alıp, kendi eli ile Nâbî'nin kardeşine ikrâm etmiş. Nâbî'nin kardeşi de ne bilsin garip, elmayı almış, 'Hart!' diye ısırıp yemeye başlamış. Oradakiler sıkılmışlar, pâdişah huzûrundaki bu edepsizlikten rahatsız olmuşlar ama, seslerini de çıkartamamışlar. Pâdişâh da renk vermemiş ve meclis dağılmış.
Çıkışta Nâbî, kardeşini bir kenara çekip paylamış.
-Ne yaptın yâhû, demiş, pâdişâh bir şey ikrâm edince, 'Devletle pâdişâhım' dersin, koltuğunun altına sıkıştırırsın. Çıkınca da güzelce yersin.
-Peki, demiş kardeşi, ben ne bilirim. Bir daha öyle yapayım mâdem.
Bir zaman sonra, pâdişâh bunları başka bir ziyâfete dâvet etmiş. Yine âbi kardeş gitmişler. Sofrada, ortada bir tabakta tavuk varmış. Pâdişâh bu sefer de tavuktan bir but koparıp eli ile Nâbî'nin kardeşine ikrâm etmiş. Tabiî bu sefer tâlimli, 'Devletle sultânım' demiş ve budu aldığı gibi koltuğunun altına sıkıştırmış.
Meclis buz gibi olmuş. Hem kimse edebinden bir şey söyleyemiyor, hem de mesele yenilir yutulur cinsten değil. Ne yapsın Nâbî, vaziyeti yumuşatmak için irticâlen bir beyit söyleyivermiş:
'Nâbî'yi Nâbî yapan bir hüsn-ü nazâr,
Urfa'nın Kürd'ünde nezâket ne gezer?'
--spoiler--
daha ismiyle bile kendisini anlatabilen şair..
namahrem,(mahrem olmayan)binamaz(namaz kılmayan) gibi..
ayrıca urfalıdır, kürttür.. bununla ilgili komik bir menkıbe bile var..
--spoiler--
Devrinin namlı şâiri Nâbî'nin kardeşi, Urfa'dan istanbul'a ağabeyini ziyârete gelmiş. Kardeşi Nâbî'de misâfir iken pâdişâh, Nâbî'yi bir ziyâfete çağıracak olmuş. Tabiî nezâketen kardeşini de çağırmış.
Bütün saray erkânı ve dâvetliler huzurunda, yemekten sonra bir ara pâdişah tabaktan bir elma alıp, kendi eli ile Nâbî'nin kardeşine ikrâm etmiş. Nâbî'nin kardeşi de ne bilsin garip, elmayı almış, 'Hart!' diye ısırıp yemeye başlamış. Oradakiler sıkılmışlar, pâdişah huzûrundaki bu edepsizlikten rahatsız olmuşlar ama, seslerini de çıkartamamışlar. Pâdişâh da renk vermemiş ve meclis dağılmış.
Çıkışta Nâbî, kardeşini bir kenara çekip paylamış.
-Ne yaptın yâhû, demiş, pâdişâh bir şey ikrâm edince, 'Devletle pâdişâhım' dersin, koltuğunun altına sıkıştırırsın. Çıkınca da güzelce yersin.
-Peki, demiş kardeşi, ben ne bilirim. Bir daha öyle yapayım mâdem.
Bir zaman sonra, pâdişâh bunları başka bir ziyâfete dâvet etmiş. Yine âbi kardeş gitmişler. Sofrada, ortada bir tabakta tavuk varmış. Pâdişâh bu sefer de tavuktan bir but koparıp eli ile Nâbî'nin kardeşine ikrâm etmiş. Tabiî bu sefer tâlimli, 'Devletle sultânım' demiş ve budu aldığı gibi koltuğunun altına sıkıştırmış.
Meclis buz gibi olmuş. Hem kimse edebinden bir şey söyleyemiyor, hem de mesele yenilir yutulur cinsten değil. Ne yapsın Nâbî, vaziyeti yumuşatmak için irticâlen bir beyit söyleyivermiş:
'Nâbî'yi Nâbî yapan bir hüsn-ü nazâr,
Urfa'nın Kürd'ünde nezâket ne gezer?'
--spoiler--
na fasça/kürtçede olumsuzluk eki, bi ise arapçadaki olumsuzluk ekidir. iki yoktan varolan urfalı kürd şairdir.
17. yy divan edebiyatı şairleri içerisinde belkide en önemli olan şair. Hayatı yokluk zorluk içerisinde geçmiş bir süre sonra devletin destek vermesiyle rahatlamıştır. (bkz: Hikemi tarzı)'nın öncüsüdür.
Bana devranın âzarı kemâzar olduğumdandır
Sipihrin vaz-i mahemvarı hemvar olduğumdandır
Gubar âsâ beni böyle lekedhâr ettiği çerhın
Nigâh-i itibar-i yârde hâr olduğumdandır
Reh-i kûyünden özke rah görmez çeşnı-i hunpaşım
Dücar olmak o mest-i naze naçar olduğumdandır
Edüp küstahlık ol pence-i hurşide el sunmak
Meta-i arzuye germbazar olduğumdandır
Benim asudebal-i kayd-i pervaz olduğum Nabî
Sikenc-i zülf-i dildare griftar olduğumdandır.
Bana devranın âzarı kemâzar olduğumdandır
Sipihrin vaz-i mahemvarı hemvar olduğumdandır
Gubar âsâ beni böyle lekedhâr ettiği çerhın
Nigâh-i itibar-i yârde hâr olduğumdandır
Reh-i kûyünden özke rah görmez çeşnı-i hunpaşım
Dücar olmak o mest-i naze naçar olduğumdandır
Edüp küstahlık ol pence-i hurşide el sunmak
Meta-i arzuye germbazar olduğumdandır
Benim asudebal-i kayd-i pervaz olduğum Nabî
Sikenc-i zülf-i dildare griftar olduğumdandır.
"bende yok sabr-u sukün sende vefadan zerre,
iki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere."
iki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere."
(bkz: hunter)
Divan şairleri arasında ayrı bir konumu bulunan öğreticiliği kendisine hedef bilmiş usta şairdir.
Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz şiiri güzeldir.
Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz
Biz neşatın da gamın da ruzgârın görmüşüz
Çok ta mağrur olma kim meyhane-i ikbalde
Biz hezaran mest-i mağrurun humarın görmüşüz
Top-i ah-i inkisare paydar olmaz yinede
Kişver-i cahın nice sengin hisarın görmüş
Bir huruşiyle eder bin hane-i ikbali pest
Ehl-i derdin seyl-i eşg-i inkisarın görmüşüz
Bir hadeng-i cangüdaz-i ahdır sermayesi
Biz bu meydanın nice çapiksüvarın görmüşüz
Bir gün eyler destbeste paygâhı caygâh
Bîadet mağrur-i sadr-i i'tibârın görmüşüz
Kâse-i deryuzeye tebdil olur cam-i murad
Biz bu bezmin Nabiya çok badeharın görmüşüz
Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz şiiri güzeldir.
Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz
Biz neşatın da gamın da ruzgârın görmüşüz
Çok ta mağrur olma kim meyhane-i ikbalde
Biz hezaran mest-i mağrurun humarın görmüşüz
Top-i ah-i inkisare paydar olmaz yinede
Kişver-i cahın nice sengin hisarın görmüş
Bir huruşiyle eder bin hane-i ikbali pest
Ehl-i derdin seyl-i eşg-i inkisarın görmüşüz
Bir hadeng-i cangüdaz-i ahdır sermayesi
Biz bu meydanın nice çapiksüvarın görmüşüz
Bir gün eyler destbeste paygâhı caygâh
Bîadet mağrur-i sadr-i i'tibârın görmüşüz
Kâse-i deryuzeye tebdil olur cam-i murad
Biz bu bezmin Nabiya çok badeharın görmüşüz
mahlasının manası gayet derindir. arapça olumsuzluk eki bi ve farsça olumsuzluk eki na kelimlerini birleştirerek iki eksiden bir artı oluşur gibi bir anlam katmak istemiş şairimiz. iyi de yapmış, güzel olmuş evet.
Divan edebiyat sanatcısıdır. Hikemi(ögretici) tarzını bulmustur.
mürşid-i kamil olunca nâ yab,
sana mürşid yetişir şimdi kitâb.
sana mürşid yetişir şimdi kitâb.
Gelir şevke kesel neyl-i visâl-i yârdan sonra
Olur ârız girânlık sâ’ime iftârdan sonra
Nâbi der ki; bir aşık sevgiliye kavuştuğunda keyfine, sevincine, duygularına bir gevşeklik gelir. bu gevşeklik; oruç tutan kişiye, iftar açtıktan sonra ağırlığın çökmesi gibidir.
Olur ârız girânlık sâ’ime iftârdan sonra
Nâbi der ki; bir aşık sevgiliye kavuştuğunda keyfine, sevincine, duygularına bir gevşeklik gelir. bu gevşeklik; oruç tutan kişiye, iftar açtıktan sonra ağırlığın çökmesi gibidir.
Erzâk-ı mukadderde tevakkuf yokdur
Taksîm-i Hüdâ’da (ilâhîde) tahallüf yokdur
"Takdir edilen rızıkta duraksama olmaz.
Allah’ın taksiminde uygunsuzluk olmaz."
Taksîm-i Hüdâ’da (ilâhîde) tahallüf yokdur
"Takdir edilen rızıkta duraksama olmaz.
Allah’ın taksiminde uygunsuzluk olmaz."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar