bugün
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun18
- yemek yedikten sonra kusmak8
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır16
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- nervionun beni engellemesi9
- kemalizm neden çöktü5
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar buldum9
- kemalizmin çöküşü8
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- iremganın anısına3
- şükürcülük9
- büyük oyunu görmek9
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- ucan tekme atan hipopotam43
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- dedemi astılar diye ağlamak4
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- izmir7
- diş sıkmak5
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- recep tayyip erdoğan12
- sinek as2
- kadere inanıyor musunuz4
- son entrime bakın2
- saçları permalı sözlük kızı10
- üzgün olunca yapılabilecek kafa dağıtma yöntemleri2
- persona değişikliği4
- bütün mal varlığını sözlük kızlarına bağışlamak7
- bodrum daki kırolar4
- ben bazen sözlükte ne yapıyorum hissi2
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek10
- havanın uykuyu getirmesi4
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- profil fotoğrafı olmayan az takipçili erkek4
- 2026 ekim ayı nasıl geçiyor4
- dijital modern meyhane vs yeni nesil meyhane3
- iki aylık hesapların şüphe uyandırması4
- kenya3
- tuvalet aynası karşısında fotoğraf çeken nesil3
- fal bakmayı bilen hipopotamlar4
mutsuzluk tehlikelidir.
Hiç dönmeyen bir dünyanın başdönmesine tutulmak, bulantı.
kendisine, düşüncelerine takılıp duran insan evladının içine düşmekten asla sıyrılamayacağı haldir. iş bu depresyon adımının en başlangıcı olmasından dolayı insanın titreyip kendisine gelmesi gerekendir. basit bir kavramdır evet ama sizin mutsuzluğunuz karşıdakinin mutsuzluğu da olabiliyorsa iş değişir..
elbette ki hayat sana dört dörtlük bir mevkii sağlamıyor her zaman. ne kadar mutsuzsan o kadar güçsüzsündür aslında ve dilinden çıkan her ''mutsuzum!'' kelimesinde sen mutsuz olmayı bir kere daha hakediyorsundur. oysa ki biraz düşünmeden yaşamak gerekiyormuş, geçmiş yaşantılar bunu öğretmeli sana. mutsuz olduğun şey her ne ise, senin mutsuzluğun ona bir şey kazandırmıyor..aksine her gün daha mutsuz uyanıyorsun. çakmagını tutan o naif ellerin bu sabah daha çok mutsuz geceye oranla.
yaşamak adına bize bu kadar bol vakit verilmişken ama her an o vaktin de kolundaki saatten bir anda silinebileceği gerçeğini de bildiğinden, senin mutsuz olarak harcayacak vaktin yok, olmamalı. hayatlar, bayat suratlar, yalanlar, yalan aşklar, tutunduğun dallar, tutunup da kırdığın dallar, dizindeki yaralar,içindeki yaralar ve kabukları, ağlamak isteyip de ağlayamama halin hepsi ama hepsi haketmiyor senin mutsuzluğunu.ne kadar kendine kalırsa insan, o kadar çok acı çekiyor kendisinden sebep. insan en kolay kendisini kırabiliyor, tüm hıncını en rahat kendisinden çıkarabiliyor.
bazen ışıksız kalıyorsun, mutsuzluğa yoruyorsun herşeyi. oysaki senin mutsuzluğun da senden gelmekte. oysaki kafanı biraz yukarıya kaldırsan, gülümseyeceksin benim gibi. başım önde ağlardım ya ben hep, eğdirmiyorum artık, kendimi kendime yendirmiyorum! kendimi yemiyorum..kendimi yeniyorum.. içine dolan ansızın neşe ve gülmek isteğin de mutsuzluğundan. bazen gelişine yaşamak gerekiyor, sahtelere ve saçmalara sarılalak.. evlerinin önü boyalı direk dinlemek içini bir an kıpır kıpır ediyorsa işte bak ne kadar muthaçsın mutlu olmaya. bırakmalısın sunay akın, yılmaz erdoğansal yaşamayı bazen. sol yanından bir hayat akıp gidiyor benimle beraber...zaman geçiyor, acıların adı değişiyor, göz yaşlarının dudakları yakma kabiliyeti hala aynı derecede epeyce yüksek. önümüzde mutluluk için milyonlarca geçerli sebep varken, mutsuzluklar artık hiç olmadığı kadar saçma..ve normalinden daha fazla can, dudak yakmakta..ama elimde iki kişilik bir bilet var, mutluluğa..
tüm mutsuzlukların inadına, mutluyum!
elbette ki hayat sana dört dörtlük bir mevkii sağlamıyor her zaman. ne kadar mutsuzsan o kadar güçsüzsündür aslında ve dilinden çıkan her ''mutsuzum!'' kelimesinde sen mutsuz olmayı bir kere daha hakediyorsundur. oysa ki biraz düşünmeden yaşamak gerekiyormuş, geçmiş yaşantılar bunu öğretmeli sana. mutsuz olduğun şey her ne ise, senin mutsuzluğun ona bir şey kazandırmıyor..aksine her gün daha mutsuz uyanıyorsun. çakmagını tutan o naif ellerin bu sabah daha çok mutsuz geceye oranla.
yaşamak adına bize bu kadar bol vakit verilmişken ama her an o vaktin de kolundaki saatten bir anda silinebileceği gerçeğini de bildiğinden, senin mutsuz olarak harcayacak vaktin yok, olmamalı. hayatlar, bayat suratlar, yalanlar, yalan aşklar, tutunduğun dallar, tutunup da kırdığın dallar, dizindeki yaralar,içindeki yaralar ve kabukları, ağlamak isteyip de ağlayamama halin hepsi ama hepsi haketmiyor senin mutsuzluğunu.ne kadar kendine kalırsa insan, o kadar çok acı çekiyor kendisinden sebep. insan en kolay kendisini kırabiliyor, tüm hıncını en rahat kendisinden çıkarabiliyor.
bazen ışıksız kalıyorsun, mutsuzluğa yoruyorsun herşeyi. oysaki senin mutsuzluğun da senden gelmekte. oysaki kafanı biraz yukarıya kaldırsan, gülümseyeceksin benim gibi. başım önde ağlardım ya ben hep, eğdirmiyorum artık, kendimi kendime yendirmiyorum! kendimi yemiyorum..kendimi yeniyorum.. içine dolan ansızın neşe ve gülmek isteğin de mutsuzluğundan. bazen gelişine yaşamak gerekiyor, sahtelere ve saçmalara sarılalak.. evlerinin önü boyalı direk dinlemek içini bir an kıpır kıpır ediyorsa işte bak ne kadar muthaçsın mutlu olmaya. bırakmalısın sunay akın, yılmaz erdoğansal yaşamayı bazen. sol yanından bir hayat akıp gidiyor benimle beraber...zaman geçiyor, acıların adı değişiyor, göz yaşlarının dudakları yakma kabiliyeti hala aynı derecede epeyce yüksek. önümüzde mutluluk için milyonlarca geçerli sebep varken, mutsuzluklar artık hiç olmadığı kadar saçma..ve normalinden daha fazla can, dudak yakmakta..ama elimde iki kişilik bir bilet var, mutluluğa..
tüm mutsuzlukların inadına, mutluyum!
bekllentilerin karşılanmama hali.
hayatta mutlu ya da mutsuz olacağımızı bizler seçeriz. Başımızdan herhangi üzücü bir olay geçtikten sonra karşımızda 2 seçim kalır. Ya üzülüp kahrolmayı seçmeliyiz ya da üzüntülerimizi artık öğretmenimiz gibi görüp onlardan ders çıkartıp yolumuza devam etmeliyiz. biliyorum hiç kolay değil ama o olaya takılıp kalmaktansa insanın önüne bakması ona paha biçilmez bir şey kazandıracaktır - zaman...
gökkuşağını görmek için yağmurun yağmasını beklemek gibi bir şeydir.zira mutsuzluktan sonra gelen mutluluk iç gıcıklayıcıdır,tatmin edicidir.
"mutsuzluk gülümseyerek" demiş cemal süreya;
ve akabinde turgut uyar'a bırakmıştır kalemi:
"mutsuzluktan söz etmek istiyorum
dikey ve yatay mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor "
ilhan berk de "yazmak mutsuzluktur" diye selamını çakmıştır ikinci yeniye!
ama son sözü yine cemal süreya söylesin bence; kalem onun!
"kim istemez mutlu olmayı
mutsuzluğa da var mısın? "
ve akabinde turgut uyar'a bırakmıştır kalemi:
"mutsuzluktan söz etmek istiyorum
dikey ve yatay mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor "
ilhan berk de "yazmak mutsuzluktur" diye selamını çakmıştır ikinci yeniye!
ama son sözü yine cemal süreya söylesin bence; kalem onun!
"kim istemez mutlu olmayı
mutsuzluğa da var mısın? "
hastaliktir hayatinizin bir parsaci haline de gelebilir.
bazen eldeki ile yetinmeyi bilmemektir, elde olan bir şeyin hep öyle kalacağını zannetmek ve onun gitme, kaybolma, yokolma ihtimallerini kabullenememektir.
mutsuz olma hali.*
ayık olma durumudur.
sarhoş olsan böyle mi olur?
sarhoş olsan böyle mi olur?
bazen hissettiğim duygu. sevdiceğim aklıma düşünce.
artık yanında osurabilecek samimiyette bir arkadaşa sahip olunmadığının farkedildiği andır.
2-3 gün ara ile parmağı aynı yerden kesmek...
mutsuzsundur, cunku giden yaninda mutlulugunu da alip goturmustur. dusunmemistir. incitmistir. samimiyetsizdir.
bazisi da tılsımını alip gitmistir. ruhun besleyicisini. anilarda bile guzel hatirlanmayi hak etmeyenlerdir.
bazisi da tılsımını alip gitmistir. ruhun besleyicisini. anilarda bile guzel hatirlanmayi hak etmeyenlerdir.
sensizliğin resmi asılı duruyor boş odamın karanlığında
şarkımızı söylüyorum, gözyaşlarım tahammül edemeyip süzülüveriyor yanaklarımdan.
uzandığımda ellerinin sıcaklığını hissedebileceğim bir sen yok artık.
mutsuzluk , bazen sevdiceğinden ayrılmaktır.
şarkımızı söylüyorum, gözyaşlarım tahammül edemeyip süzülüveriyor yanaklarımdan.
uzandığımda ellerinin sıcaklığını hissedebileceğim bir sen yok artık.
mutsuzluk , bazen sevdiceğinden ayrılmaktır.
zorlar ama öldürmez.(yani umarım)
hayatın ta kendisi ya da çoğunlukla sevgili tarafından yoğun uğraşlar sonucu insana empoze edilen, bir zamandan sonra kronik hale gelen ve hayatın her döneminde var olan hissiyattır. kronik hale gelmesi durumununda "mutluluk" neydi ?nasıl bir şeydi?insana hangi duyguları yaşatırdı? gibi soruların seri halde sorulmasına neden olur..çaresini bulmak bireyin kendisindedir fakat muhakkakki mutsuzluğa bağlı olarak dibe doğru gidiş dip noktaya ulaşmadan tekrar yukarı çıkmak zordur..sigara içme miktarına ciddi katsısı olur.
yaşamın isotu.
dünyanın en güzel ülkesinde yaşayan bizlerin en normal ruh halidir. çok gıpta ederim bu devirde mutlu olan insanlara. tayyibi var, zam üstüne zamı var, geçmişe takılıp kalan bizler var, ileriyi göremeyen bizler var, ülkemizin göbeğinde amerika var, o var, bu var.. içim sıkılıyo.*
çok mutluyken bile çökebilir insanın üstüne. kendinizi oldukça mutlu hissettiğiniz bir anda çok sevdiğiniz, önem verdiğiniz, kaybettiğiniz birini, bir şeyi ne kadar özlediğinizi farkedersiniz. hayır, şu an düşünmek istemiyorum deseniz de olmaz. insanı alır sürükler. canınız acır, mutsuzsunuzdur artık..
mesele değildir, alışılmıştır.
son zamanlarda baktığım herşeyde gördüğüm ve nedense çok tanıdık gelen resim.
mutluluğa verilen paydos, geçici bir durumdur. bakış açınıza göre bazı şeylere fırsat ya da bazı şeylerin önündeki engel olabilir.
insanı olgunlaştıran duygu hali.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar