bugün
- gürcistan20
- ilgi isteyen kız16
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- ctrlx4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- hewal ebo17
- lahmacunu elle yiyen kız13
- kuran da namaz yok21
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- bu kim aq4
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- domino s pizza2
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- çay içen kız3
- billurları çiğ yemek4
- türk kızı3
- ben ıspartada yaşıyorum7
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- deep web ile dark web'in farkı3
- seksi bırakmak2
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- herkesin artık tanım yapması6
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- almanya9
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- abdullah öcalan5
- bursa vs edirne7
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- flörtleşme algoritması2
- su içmeyi unutmayalım4
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- güne bir şarkı bırak16
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- fransa2
- tarih3
- türkiye nin en güzel camisi3
- sümerler semitik miydi3
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- pkk4
- ısparta simidi8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- norveç2
- kendine bir öğüt ver7
- türk siyaseti3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- kut anlayışı3
Tırnak arasının içine alınmış nice kelimler,
Kelimelerin içinde nice kifayetsizlikler,
Kifayetsizliklerin içinde serzenişler,
Her serzenişe yüklenen kallavi anlamlar.
- Saat vuruyor: tik-tak, tik-tak, tik ve tak... farkında değiliz ama evvelinden dağıtılmış kağıtlar.
Şimdi bir dilek tut, pişti zamanı. -
"mutlu ederim seni" dedin masal saçan sesinle.
Masal anlatmaktan çok gerçeği bırakarak sunak taşlarıma üstelik. "Ellerim ayva göğüslerini avuçlarken, aslında kalbini ve ruhunu ele geçirmek istiyorum" dedin en gerçek halinle bana.
Ve aslında mesele bu sesli sesinin yanılsamasında değil, sükûtun huzurundaydı.
Gerçeğe ve içinde oyunlar oynanmayan bir sevgiye geç kalmış aceleciliği ile ben, susamış ağzım bir kez daha kuruluğunda yandı; tüm bunların eksikliği ile yanıp tutuşan özlemiyle.
Karar vermek miydi zor olan, kararsız kalmak mı; bilemedim.
Mutluluk var mıydı sahiden, mutluluk neydi en incesinden, en kifayetlisinden?
Aranan çatışma iken hep, hazmetmesi ne kadar kolay olurdu ki en insan tarafından?
"Mutlu ederim seni" dedin ışıl ışıl hislerinle. Ve ekledin peşi sıra: "Gücün var mı bunu istemeye"...
Zayıflığımdan vurmak istemezsin beni, bilirim bunu. Bir akşamüstü vaktinin alaca renginde içimin suları daha da bir çekiliyor derinlerine.
Şimdi sana ne demeli, bilmem ki...
Bedelleri ödenmesi gereken bir hayat yaşıyoruz, bu belli.
Kabulü ikimize göre değişeninden.
Ben daha çok siper etmişken bedenimi, sen duyguların çetrefilli izdüşümlerindesin varlığını hiçe sayan deli.
Aradıklarımızın 'olmadığını' bilmek belki de bizi bağlayan şey.
"mutlu etsene beni" dedi içim sergüzeşt bir hevesle.
Gezinen topraklar kutsal olanından, günahın korkulanından çok şehvet kokanından olsun esrikliğiyle.
Bir ses çıt diye koparıversin içimin en zayıf yerlerini; alsın devşirsin gücün tapınmaya salık veren bedeliyle...
Kelimelerin içinde nice kifayetsizlikler,
Kifayetsizliklerin içinde serzenişler,
Her serzenişe yüklenen kallavi anlamlar.
- Saat vuruyor: tik-tak, tik-tak, tik ve tak... farkında değiliz ama evvelinden dağıtılmış kağıtlar.
Şimdi bir dilek tut, pişti zamanı. -
"mutlu ederim seni" dedin masal saçan sesinle.
Masal anlatmaktan çok gerçeği bırakarak sunak taşlarıma üstelik. "Ellerim ayva göğüslerini avuçlarken, aslında kalbini ve ruhunu ele geçirmek istiyorum" dedin en gerçek halinle bana.
Ve aslında mesele bu sesli sesinin yanılsamasında değil, sükûtun huzurundaydı.
Gerçeğe ve içinde oyunlar oynanmayan bir sevgiye geç kalmış aceleciliği ile ben, susamış ağzım bir kez daha kuruluğunda yandı; tüm bunların eksikliği ile yanıp tutuşan özlemiyle.
Karar vermek miydi zor olan, kararsız kalmak mı; bilemedim.
Mutluluk var mıydı sahiden, mutluluk neydi en incesinden, en kifayetlisinden?
Aranan çatışma iken hep, hazmetmesi ne kadar kolay olurdu ki en insan tarafından?
"Mutlu ederim seni" dedin ışıl ışıl hislerinle. Ve ekledin peşi sıra: "Gücün var mı bunu istemeye"...
Zayıflığımdan vurmak istemezsin beni, bilirim bunu. Bir akşamüstü vaktinin alaca renginde içimin suları daha da bir çekiliyor derinlerine.
Şimdi sana ne demeli, bilmem ki...
Bedelleri ödenmesi gereken bir hayat yaşıyoruz, bu belli.
Kabulü ikimize göre değişeninden.
Ben daha çok siper etmişken bedenimi, sen duyguların çetrefilli izdüşümlerindesin varlığını hiçe sayan deli.
Aradıklarımızın 'olmadığını' bilmek belki de bizi bağlayan şey.
"mutlu etsene beni" dedi içim sergüzeşt bir hevesle.
Gezinen topraklar kutsal olanından, günahın korkulanından çok şehvet kokanından olsun esrikliğiyle.
Bir ses çıt diye koparıversin içimin en zayıf yerlerini; alsın devşirsin gücün tapınmaya salık veren bedeliyle...
en masum cümlelerdendir sevdiğininden duyulduysa eğer tabi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar