bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan16
- bik bik kaç yaşında6
- gey biraderlerin birbirlerine hallenmesi4
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek3
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir5
- deniz göktaş34
- bir ilişkiyi kim yönetir6
- bütün biraderlere hükmeden birader8
- nez'in memeleri4
- bir kadını yaşıyla vurmak2
- gaylık utanılacak bir şey midir2
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum9
- uludağ sözlük bir ailedir7
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı6
- özgürlük ile sorumluluk arasındaki ince çizgi2
- ona bir şey söyle10
- sözlüğe totonu zikeyim butonu6
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- kemal kılıçdaroğlu19
- erecto birader bay bey birader birader bey2
- bik bik abla vs vurduranlar12
- ticarette üç kağıtçı esnafı anlama yolları3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği29
- sözlüğün mal dolması9
- zaman kavramı olmayan insan4
- velvet31
- arkadaşlar sizce ben nasıl biriyim4
- sözlük yazarlarının dondurmaları5
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- diamond bosphorus13
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- dondurma yiyen erkeğin asıl amacı3
- cennet vs cehennem2
- göbek piercing'i takan 40 yaşından büyük kadın4
- erectoton7
- cemiyet hayatına giremeyen görgüsüz2
- dün erkeklerin yüzde 47 si seks yapmadı2
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- günün şiiri12
- gizli artı vermek7
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek4
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- kemal sunal2
- anın görüntüsü13
- yine geliyorum yilanoglu4
- mutlu yaşamın sırrı3
Kimdi kimdi kalan,
Giden mi suçludur her zaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman.
Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden.
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu her şey kendiliğinden.
Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden.
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil,
Kalandır terk eden.
Giden de bu yüzden gitmiştir zaten.
Terkeden
Murathan Mungan
Giden mi suçludur her zaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman.
Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden.
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu her şey kendiliğinden.
Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden.
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil,
Kalandır terk eden.
Giden de bu yüzden gitmiştir zaten.
Terkeden
Murathan Mungan
aklıma çok sevdiğim lise edebiyat hocamı getiren yazarımızdır.yazıları ve şiirleri oldukça hoştur.lise hayatım onu okumakla geçmiştir.
Şiirleri ile insanın duygularını uyuşturan zat..Kadından Kentler eseri ise ters etki yaptı benim için, sıkıcıydı sanki..
"hayat bazılarına mutsuz olmakla duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır, daha fazlasını değil".
murathan mungan
murathan mungan
elimde deyil şiddetle saygı duyarım kendisine.onun
yorumları, anlam katıyor anlamsızlıklara..
yorumları, anlam katıyor anlamsızlıklara..
"Kırılmış bir bardaktan etrafa saçılmış cam parçasıysam,üstüme basmaya çalışanların ayaklarını kanatmak zorundayım". diyen iyi bir yazar.
başarılı Kürttür.
"...anlatabilsem sende neler gördüğümü kimse inanmaz hayal derdi. bilselerdi sende neler gördüğümü yıllarca hayal görmek isterlerdi..."
"-Kimse benim kadar sevmedi" diye bağırıyordu adam. Gözlerin geldi aklıma... gülümsedim, geçtim...
bis
maske ölmek isteğidir sevgilim
takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi
büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için
kötülük her çağda din değiştiriyor
unutmanın borçları ödeniyor
ruhun imkanları adına
kundakçı laser yakıyor jeneriği
şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada
anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma
prova ediyor başka yüzyılların aynalarında
her kip kullanım hattında buruşuyor
aşk yoksa ölüm de yok
boşlukta kenetlenen ilk buluşma
çekimine girdiğimiz
tarihin parçalayamadığı çekirdek
hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz
bunca reel yaşanırken cinnetin enkazı
metropoller hem i̇htilal hem devlet
el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır
oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde
dans bittiğinde birimiz ölecek
gümüş kurşun hangisine sıkılmalı?
geniş tut bu dansın adımlarını
içimdeki demir kelebek
başkalarının gözlerini kamaştıran
savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında
bulmaca kayıtlarına siyah kare
hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe
kramp içindesiniz
yaygın vahşet günlük ölüm over dose
maske ölmek isteğidir sevgilim
takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi
büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için
kötülük her çağda din değiştiriyor
unutmanın borçları ödeniyor
ruhun imkanları adına
kundakçı laser yakıyor jeneriği
şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada
anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma
prova ediyor başka yüzyılların aynalarında
her kip kullanım hattında buruşuyor
aşk yoksa ölüm de yok
boşlukta kenetlenen ilk buluşma
çekimine girdiğimiz
tarihin parçalayamadığı çekirdek
hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz
bunca reel yaşanırken cinnetin enkazı
metropoller hem i̇htilal hem devlet
el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır
oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde
dans bittiğinde birimiz ölecek
gümüş kurşun hangisine sıkılmalı?
geniş tut bu dansın adımlarını
içimdeki demir kelebek
başkalarının gözlerini kamaştıran
savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında
bulmaca kayıtlarına siyah kare
hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe
kramp içindesiniz
yaygın vahşet günlük ölüm over dose
...sonra bir gün
sizin için bir gün
tehlikesiz, eski bir harita gibi
uyuttuğunuz aynaların tozunu silerken
elinize batar
bir zamanlar yaranızı kanatmış sözcükler
olaylar silinmiş, adlar unutulmuş, belirsiz bir geometride
yerini bir türlü bulamaz kişiler, ilişkiler
yalnızca bir duygu
dipdiri bir acı çok eski tarihli bir çağrışımıa eşilk eder
bu nedir ki, yıllar sonra, telaşsız bir gün, ömrünüzün durulmuş
bir mevsiminde, içinizin kazınmış yerlerinden
ölümcül bir ağrı ansızın geri teper...
(bkz: öteki mithosu)
hepimizin cüneytlerine selam olsun.
sizin için bir gün
tehlikesiz, eski bir harita gibi
uyuttuğunuz aynaların tozunu silerken
elinize batar
bir zamanlar yaranızı kanatmış sözcükler
olaylar silinmiş, adlar unutulmuş, belirsiz bir geometride
yerini bir türlü bulamaz kişiler, ilişkiler
yalnızca bir duygu
dipdiri bir acı çok eski tarihli bir çağrışımıa eşilk eder
bu nedir ki, yıllar sonra, telaşsız bir gün, ömrünüzün durulmuş
bir mevsiminde, içinizin kazınmış yerlerinden
ölümcül bir ağrı ansızın geri teper...
(bkz: öteki mithosu)
hepimizin cüneytlerine selam olsun.
Yalnız Bir Opera'dır Murathan Mungan'ın en sevdiğim şiiri.
--
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
--
diye başlıyan
--
AŞKIN BiR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇiLEN
AŞKIN BiR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BiRAZ GEÇiKiLEN
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
yaşamsa yerli yerinde
yerli yerinde her şey
şimdi her şey doludizgin ve çoğul
şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
şimdi her şey yeniden
yüreğim, o eski aşk kalesi
yepyeni bir mazi yarattı sözüklerin gücünden
Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey sanat! Her şeyi hayata dönüştüren
--
diyede biten harika şiiri, daha ne söylenebilir ki...
--
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.
--
diye başlıyan
--
AŞKIN BiR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇiLEN
AŞKIN BiR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BiRAZ GEÇiKiLEN
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
yaşamsa yerli yerinde
yerli yerinde her şey
şimdi her şey doludizgin ve çoğul
şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
şimdi her şey yeniden
yüreğim, o eski aşk kalesi
yepyeni bir mazi yarattı sözüklerin gücünden
Dönüp ardıma bakıyorum
Yoksun sen
Ey sanat! Her şeyi hayata dönüştüren
--
diyede biten harika şiiri, daha ne söylenebilir ki...
şairin romanı isimli kitabı metis yayınlarında çıkmış.
Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur.
bugün tesadüfen kadıköy'de imza gününe rastladığım yazar. acelem olmasa türkçe öğretmenimin çok sevdiği ve sık sık bahsettiği bu yazarın bir kitabını imzalatıp alacaktım.
Hayatıma yön veren şu söze sahip yazar ; "Ölüm dışında hayat her daim bir umut taşır!"
gece nöbeti şiiri ile yardırmış olan bir değerimizdir.
--spoiler--
gece nöbeti
daha az seviyorum seni..
giderek daha az..
unutur gibi seviyorum..
azala azala..
aramızdaki uzaklığın karanlığında..
geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
daha az seviyorum seni..
kendini iyileştiren bir yara gibi..
daha az..
ve zamanla..
sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
uzak dağ kışlalarında..
görmüyoruz birbirimizi..
usul usul sis iniyor..
kopmuş yollara..
işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
artık daha az seviyorum seni..
unutur gibi..ölür gibi daha az..
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini..
kolay değildi..
yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
kaç acı birden imtihan etti beni..
bir tek gece vardır insanın hayatında..
ömür boyu sürer nöbeti..
bu da öyleydi..
i̇yi ol..
sağ ol..
uzak ol..
ama bir daha görme beni..
murathan mungan
--spoiler--
--spoiler--
gece nöbeti
daha az seviyorum seni..
giderek daha az..
unutur gibi seviyorum..
azala azala..
aramızdaki uzaklığın karanlığında..
geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
daha az seviyorum seni..
kendini iyileştiren bir yara gibi..
daha az..
ve zamanla..
sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
uzak dağ kışlalarında..
görmüyoruz birbirimizi..
usul usul sis iniyor..
kopmuş yollara..
işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..
artık daha az seviyorum seni..
unutur gibi..ölür gibi daha az..
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini..
kolay değildi..
yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
kaç acı birden imtihan etti beni..
bir tek gece vardır insanın hayatında..
ömür boyu sürer nöbeti..
bu da öyleydi..
i̇yi ol..
sağ ol..
uzak ol..
ama bir daha görme beni..
murathan mungan
--spoiler--
içimizden eksildi
artık heyecanlandırmıyor beni
garlar, peronlar, benzin istasyonları,
uykulu mola yerleri, yabancılıklar,
bilmediğin dağ rüzgarlarıyla ürpererek uyanmak
bir gece vakti, dalgın bakışmalar
sonra uykusuz sabahlarda indiğin sahil kasabası
daha gövdene uyanmadan serin tuz, kıştan kalma dalgalar
bir yerlerde beklediğini sandığımız büyük rüyalar
galiba artık heyecanlandırmıyor kimseyi
nicedir eksildi içimizden o çekip gitme duygusu
eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim
saçıp savurdu buraya gelene kadar
içindeki şarkıları
şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü, kuru düzeni kuşatırken
sessizliğimi
ardına saklandığım kelimeler
kadar bir hayat
ölmeden önce okunacak, yazılacak birkaç kitap.
artık heyecanlandırmıyor beni
garlar, peronlar, benzin istasyonları,
uykulu mola yerleri, yabancılıklar,
bilmediğin dağ rüzgarlarıyla ürpererek uyanmak
bir gece vakti, dalgın bakışmalar
sonra uykusuz sabahlarda indiğin sahil kasabası
daha gövdene uyanmadan serin tuz, kıştan kalma dalgalar
bir yerlerde beklediğini sandığımız büyük rüyalar
galiba artık heyecanlandırmıyor kimseyi
nicedir eksildi içimizden o çekip gitme duygusu
eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim
saçıp savurdu buraya gelene kadar
içindeki şarkıları
şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü, kuru düzeni kuşatırken
sessizliğimi
ardına saklandığım kelimeler
kadar bir hayat
ölmeden önce okunacak, yazılacak birkaç kitap.
...oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim...
ben sende bütün aşklarımı temize çektim...
şairin romanı başladığım için bitirmek zorunda kaldığım romanlardandır.keşke daha kısa olsaydı.sayfalar süren betimlemeler yerine bizim sevdiğimiz mungan özlüğünde olaydı çok farklı izler bırakırdı biz okurlarında.
son dönemimizin belkide son şairidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar