bugün
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü8
- gocu35
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- karı kıza para yedirir misiniz6
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun9
- fakir ekeği annesi sevsin5
- ismettinho el gurbuzottidini de la biraderritino3
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- uludağ sözlük size ne kattı25
- yedekte feyk hesap tutmak5
- günlük 935 lira3
- ben bu yazıyı sana yazdım2
- kız düşürmenin kısa yolu17
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- biraderlik hedesi2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- s'i l v'e r m'i s t35
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak3
- diyor google2
- geceyedir küsmelerim2
- 8 eylül 20262
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- nasıl birisiniz7
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- veli toplantisi2
- çamurun yürüyen konuşan haliyiz2
- dünya çirkin diyenler yunanistana gitsin2
- çomar sürüsü3
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan3
- true koş3
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- annenin sizi ayıplaması2
- vanlı kara haydar2
- kuşburnu marmelatı3
- muslettin amca10
- mavi kart2
- enayimiknatisii34
- bugünkü halinden memnun olan insan3
- yörük kızı15
- serhat kılıç24
- her şeyi hatırlayan insan4
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz2
- al bundy2
- anın görüntüsü24
- dün fetöcu olanlar bugün bize fetöcü diyor2
- bir anda gelen temizlik perileri2
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.
Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.
Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini mevlana celaleddin rumimuhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (iplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.
Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.
hac dostlari Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, iplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.
Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
sözlükte tanıştığım bir arkadaş mevlananın aslında hiç olmadığını yaşamadığını idda etmişti.
bende ona ispat edicem demiştim fakat zaten ispat edicek bir şey yok her şey ortada bu kadar tarihi belli, yaşadığı yer, ailesi, soyu belliyken böyle bir şeyde ısrar etmiş olmasını anlamıyorum.
zaten mevlananın soyu hala devam etmektedir. yani uydurma veya efsane değildir. böyle bir zaat vardır ve yaşamıştır. ve sayesinde çok insanlar kazanılmıştır. dünya çapında da kabul edilen büyük bir zaatdır. onun yaşamadığını hiç olmadığını düşünenleri görmekte üzüntü vermektedir. umarım fikirlerinde bir değişme olur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.
Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.
Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.
Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.
1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.
Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.
Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini mevlana celaleddin rumimuhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (iplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.
Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.
hac dostlari Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, iplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.
Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.
Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
sözlükte tanıştığım bir arkadaş mevlananın aslında hiç olmadığını yaşamadığını idda etmişti.
bende ona ispat edicem demiştim fakat zaten ispat edicek bir şey yok her şey ortada bu kadar tarihi belli, yaşadığı yer, ailesi, soyu belliyken böyle bir şeyde ısrar etmiş olmasını anlamıyorum.
zaten mevlananın soyu hala devam etmektedir. yani uydurma veya efsane değildir. böyle bir zaat vardır ve yaşamıştır. ve sayesinde çok insanlar kazanılmıştır. dünya çapında da kabul edilen büyük bir zaatdır. onun yaşamadığını hiç olmadığını düşünenleri görmekte üzüntü vermektedir. umarım fikirlerinde bir değişme olur.
mevlana yok demektir mev farrsça la arapça na türkçe yok manasına gelir..
her söze gerek yok laf ile beyana bir bakış bin söz eder bakıştan anlayana sözünü söyleyen ulu kişilik.
(bkz: mevlevilik)
''kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak olan odur ki bu kuzu, kurda gönül bağlamış, aşık olmuştur.''
"allah der ki;
- kimi benden çok seversen o'nu senden alırım.
ve ekler;
- onsuz yaşayamam deme! seni onsuz da yaşatırım!
ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur.
sabır taşar.
canından saydığın yar bile bir gün el olur.
aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
düşman kalkar dost olur.
öyle garip bir dünya...
olmaz dediğin ne varsa hepsi olur...
düşmem dersin, düşersin!
şaşmam dersin, şaşarsın!
en garibi de budur ya;
öldüm der durur yine de yaşarsın!"
- kimi benden çok seversen o'nu senden alırım.
ve ekler;
- onsuz yaşayamam deme! seni onsuz da yaşatırım!
ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur.
sabır taşar.
canından saydığın yar bile bir gün el olur.
aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
düşman kalkar dost olur.
öyle garip bir dünya...
olmaz dediğin ne varsa hepsi olur...
düşmem dersin, düşersin!
şaşmam dersin, şaşarsın!
en garibi de budur ya;
öldüm der durur yine de yaşarsın!"
Bir defa kalb kırmak,Kâbe'yi alt üst etmekten daha kötüdür.Zira Kâbe'yi Hz.ibrahim inşa etmiş,gönlü ALLAH yaratmıştır. (Hz Mevlana)
Mevlâna Rûmi Rahimehullah der ki:
--spoiler--
"Vakit keskin kılıç gibidir, ömrü kesiyor; O seni kesmeden evvel sen onu kes!.
Kalbî zikre devam et!.Dilin kapılarını kapat!.Kalbin zikirle konuşsun, dilin hikmetle sussun.Huzur buluncaya kadar öyle ol, üstün zekâ sükut etmektedir.
Az ye, az konuş, az uyu.
--spoiler--
--spoiler--
"Vakit keskin kılıç gibidir, ömrü kesiyor; O seni kesmeden evvel sen onu kes!.
Kalbî zikre devam et!.Dilin kapılarını kapat!.Kalbin zikirle konuşsun, dilin hikmetle sussun.Huzur buluncaya kadar öyle ol, üstün zekâ sükut etmektedir.
Az ye, az konuş, az uyu.
--spoiler--
Üzülme der Mevlana ve devam eder;
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı
Aksine teşekkür et ihanet edenlere
Sadakati öğrettikleri için...
Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı
sağladıkları için...
Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için..
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için...
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı
Aksine teşekkür et ihanet edenlere
Sadakati öğrettikleri için...
Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı
sağladıkları için...
Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için..
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için...
said nursi' ye özenen beyinsiz kesmin şu maneviyatta sınırları aşmış, saygı duyulası, zeki, dini gerçekten kavramış saygıdeğer mübarek insana özenmesi gerekir. Deliye değil.
Demir gibi cahili, altın gibi bilginden daha kıymetli yapan şey, ahlâktır.
Bozuk olunca maya; ne ar tanır ne de haya.mevlana .
Bozuk olunca maya; ne ar tanır ne de haya.mevlana .
sadece şairdir herhangi bir ulvi kişiliği yoktur. ayrıca son zamanlarda bazı adamlar tarafından bilinçli olarak kullanılmaktadır tasavvuf din istismarına açık bir kaynak sağladığı için resmen sömürülmektedir.
mesela şu örnekte
--spoiler--
kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı
aksine teşekkür et ihanet edenlere
sadakati öğrettikleri için...
minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı
sağladıkları için...
mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için..
herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için...
--spoiler--
ihanet = meşru
herkesi sev = kötü olanı da sev kötülük'de Allah'tan gelir.
tasavvuf üzerinden yeni bir din misyonu yaratılıyor ve insanlar bunu fark etmiyor.
http://www.dkb-mevlana.org.tr/
http://www.bulentcorak.com/
mesela şu örnekte
--spoiler--
kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı
aksine teşekkür et ihanet edenlere
sadakati öğrettikleri için...
minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı
sağladıkları için...
mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için..
herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için...
--spoiler--
ihanet = meşru
herkesi sev = kötü olanı da sev kötülük'de Allah'tan gelir.
tasavvuf üzerinden yeni bir din misyonu yaratılıyor ve insanlar bunu fark etmiyor.
http://www.dkb-mevlana.org.tr/
http://www.bulentcorak.com/
gercekten cok bilgili ve ilimli biridir.
Ustelik bu bilgilere eski yunan filozoflari gibi ogretmen ogretmen dolasarak sahip olmamistir.
Sadece kendi icine donmustur, insanin ozune bakmistir. Kendi kendini dinleyerek yani insanin ozune donerek ulasmistir.
Ha tabiki cok kitap okumustur cok arastirma yapmistir ve cok yucedir o ayri.
Ama mevlevilikten bile kendine donmeyi anlayabiliyoruz, bas hep egik, adeta kendini dinlercesine, bedenini dinlercesine...
Yahu ben ne anlatmak istiyordum?
serefsizim ne anlatmak istedigimi unuttum aq.
Neyse iyidir.
Ustelik bu bilgilere eski yunan filozoflari gibi ogretmen ogretmen dolasarak sahip olmamistir.
Sadece kendi icine donmustur, insanin ozune bakmistir. Kendi kendini dinleyerek yani insanin ozune donerek ulasmistir.
Ha tabiki cok kitap okumustur cok arastirma yapmistir ve cok yucedir o ayri.
Ama mevlevilikten bile kendine donmeyi anlayabiliyoruz, bas hep egik, adeta kendini dinlercesine, bedenini dinlercesine...
Yahu ben ne anlatmak istiyordum?
serefsizim ne anlatmak istedigimi unuttum aq.
Neyse iyidir.
Haklıysan korkma, hak seni korur.
HARF'ler yetmedi anlaşılmama,bari Hâl'den anla sevgili...
Sevgili !
Seni gözbebeğime nakşetmişim.
Nereye baksam sen varsın.
Seni gözbebeğime nakşetmişim.
Nereye baksam sen varsın.
Hırsı bırak ,
Kendini boş yere harcama!
Şu toprak altında;
Çırak da bir ustada..
Kendini boş yere harcama!
Şu toprak altında;
Çırak da bir ustada..
incitme! incittiğin yerden incinirsin...
Mutluluğu sende bulan senindir,ötesi misafir...
''Ya Rabbi bildir de ben, beni bileyim.
Beni bilen ben ile kendime geleyim.
Benim bensizliğim ile ben seni bileyim.
Seni bilmeyen beni ben neyleyim.''
Beni bilen ben ile kendime geleyim.
Benim bensizliğim ile ben seni bileyim.
Seni bilmeyen beni ben neyleyim.''
Her Ne Arıyorsan Sen O'sundur..
Mevlana..
Mevlana..
Hayatı, önemli sözleri ve şiirlerini içeren Android uygulaması... http://ulu.so/udp1mf
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar