bugün
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- gece tuvalette zıplayan fil görmek5
- cin görmüş yazarlar4
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- biraderine de sana da yeter artık7
- karı kıza para yedirir misiniz5
- ayağı şiir kokan kadın6
- mehmet ali alabora7
- türkiye15
- bir dinciyle tartışmak5
- rafael leao24
- biraderizm felsefesi6
- gece ormanda bir seri katille köşe kapmaca oynamak3
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- günün sözü20
- brad pitt mi ben mi diyen erkek2
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- sarapci koala69
- gece araba sürerken yerde yatan birisini görmek2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- erkeklerin istediği tek şey17
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin3
- biraderlerin vurduyor olması12
- deniz göktaş5
- bak oraya gelir ananızı skerim2
- en son ne zaman namaz kıldın13
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- beşiktaş'ın bütün avrupa maçlarını evinde oynaması2
- pikap2
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- sarapci diye nick alan akpli17
- 29 ağustos 2026 bayern münih stuttgart maçı2
- reenkarkarnasyon olsa tekrar kendin olur musun2
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- üşümeyi özlemek4
- fener balı15
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- zall için bir şarkı bırak2
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- gram altın5
- şarapçı koala ile viski içmek5
- manifest11
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- fenerbahçe vs galatasaray26
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- tanrı ile röportajlar3
- akepe3
ülkem adına düşünürken yıllar önce buraya yazdıklarım geldi aklıma (#17405487) aslında o yazıda bile eksiklerim varmış, çok azını anlatmışım orada dönen dolapların.
allah bu tip din bezirganlarından ülkemi ve insanları korusun.
allah bu tip din bezirganlarından ülkemi ve insanları korusun.
"Tarikatınızın da sizin de amına koyayım!" diye haykırıyordu gül.
Kollarında dikenlerin yarıkları, beyninde ailesinin baskısı, içinde engellenemez nefretiyle bir köşesine çekilip sessizce ağlayamamıştı.
Her şeyini bir avuç orospu çocuğu yüzünden kaybetmişti.
Din kisvesi altında vicdan mastürbasyonu yapan kölelerden gına gelmişti.
"Aranızda..." dedi. "insan olan yok mu?"
Kollarında dikenlerin yarıkları, beyninde ailesinin baskısı, içinde engellenemez nefretiyle bir köşesine çekilip sessizce ağlayamamıştı.
Her şeyini bir avuç orospu çocuğu yüzünden kaybetmişti.
Din kisvesi altında vicdan mastürbasyonu yapan kölelerden gına gelmişti.
"Aranızda..." dedi. "insan olan yok mu?"
değişik düşünce yapısına ve insanlara sahip tarikat.
bilinen yönlerini herkes biliyor. bilinmeyen yönleri ise :
genel olarak nedense sigara içiyorlar.
herhangi bir ilmi bilgisi yahut tasavvuf geçmişi olmayan bir adam-genç birdenbire başına takke takıyor ve herkes ona sofi deyip hürmet gösteriyor.
baya koyu yandaşlar ve genel olarak ağır silahları var.
ben genel olarak osmanlı zamanındaki esnaf sistemine benzettim bu oluşumu :
Osmanlı iktisadi hayatında, geçimini ticaret ve zanaatla sağlamak, bir
dükkân açmak “gedik” denilen bir işletme iznine tabiydi. Ahi geleneğine göre
yetişen esnaf ve sanatkârlar loncalar hâlinde teşkilatlanmıştı. Lonca
mensupları sıkı bir hiyerarşi ile loncaya bağlanmıştı. Gedik sahibi ölünce
dükkân veya imalathane o işin başında bulunmak, çalışmak şartıyla
evladına kalırdı. Evladı yok ise veya baba mesleğini terk etmiş ise o
“gedik” devlete kalmış sayılır ve lonca tarafından, layık görülen bir kalfaya
devrolunurdu. Eski gedik sahibinin mirasçısına da işi terk eden evladına
da dükkânda kalan mallar, alet ve edevatın değer bedeli ödenirdi.
Her loncanın reisi olarak bir “pir”i, güvenlik amiri olarak da bir
“yiğitbaşı”sı vardı; bunlar o lonca mensupları tarafından seçilir ve hayatları
boyunca o mevkide kalırlardı. Her loncanın hükûmetle olan münasebetini temin
eden bir de “kâhya, kethüda”sı vardı; bunlar memuru olduğu loncanın idari ve
mali işleriyle ilgilenirdi. Ayrıca lonca mensuplarının devletçe olan işlerini takip
eder, herhangi bir yolsuzluktan ve suistimalden devlete karşı mesul olurdu.
Her loncanın bir tasarruf sandığı vardı. Lonca
mensupları; gedik sahibi, kalfası, çırağı, ustası ve
amelesi kazancından, yevmiyesinden yüzde bir veya iki
bu sandığa belirli bir para yatırmaya mecburdu.
Herhangi bir felaket karşısında veya kendisine işletme
izni alınacağı zaman parası yetişmezse sandık borç
verirdi. Kethüdaların yevmiye hesabıyla alacakları da
bu sandıktan ödenirdi. Onun içindir ki başlı başına bir
sandık idare edemeyecek kadar az olan esnaf,
kendilerine iş olarak bağlı daha kalabalık bir esnaf
zümresine “yamak” adıyla bağlanırdı. Örneğin uncular,
un elekçileri, buğday çalkayıcılar, kalburcular ve
nişastacılar değirmencilerin yamağı addedilmişti.
Aynı işle meşgul zanaat ehli ve esnaf umumiyetle bir
büyük han içinde yahut bir çarşıda, toplanmış olurdu.
Örneğin istanbul’da Büyük Saraç Hanı (Saraçhane),
Mısır Çarşısı (baharatçılar). Zanaat ehli olan esnafın
bekâr uşakları bekâr hanlarında otururlar, bu hanlara
da lonca kefaletiyle alınırlardı. Şehir asayiş ve huzurunu
bozacak hâllere izin verilmezdi.
yani teorik olarak zararlı olduklarını sanmıyorum ama pratik için aynısını diyemeyeceğim.
zerre kadar kültürel hatta bırak kültüreli herhangi bir konuda bilgi birikimi olmayan, okulda başarısız olup kendinden bir halt olmayacağını anladıktan sonra bu oluşuma giriyorlar gibime geldi.
bilinen yönlerini herkes biliyor. bilinmeyen yönleri ise :
genel olarak nedense sigara içiyorlar.
herhangi bir ilmi bilgisi yahut tasavvuf geçmişi olmayan bir adam-genç birdenbire başına takke takıyor ve herkes ona sofi deyip hürmet gösteriyor.
baya koyu yandaşlar ve genel olarak ağır silahları var.
ben genel olarak osmanlı zamanındaki esnaf sistemine benzettim bu oluşumu :
Osmanlı iktisadi hayatında, geçimini ticaret ve zanaatla sağlamak, bir
dükkân açmak “gedik” denilen bir işletme iznine tabiydi. Ahi geleneğine göre
yetişen esnaf ve sanatkârlar loncalar hâlinde teşkilatlanmıştı. Lonca
mensupları sıkı bir hiyerarşi ile loncaya bağlanmıştı. Gedik sahibi ölünce
dükkân veya imalathane o işin başında bulunmak, çalışmak şartıyla
evladına kalırdı. Evladı yok ise veya baba mesleğini terk etmiş ise o
“gedik” devlete kalmış sayılır ve lonca tarafından, layık görülen bir kalfaya
devrolunurdu. Eski gedik sahibinin mirasçısına da işi terk eden evladına
da dükkânda kalan mallar, alet ve edevatın değer bedeli ödenirdi.
Her loncanın reisi olarak bir “pir”i, güvenlik amiri olarak da bir
“yiğitbaşı”sı vardı; bunlar o lonca mensupları tarafından seçilir ve hayatları
boyunca o mevkide kalırlardı. Her loncanın hükûmetle olan münasebetini temin
eden bir de “kâhya, kethüda”sı vardı; bunlar memuru olduğu loncanın idari ve
mali işleriyle ilgilenirdi. Ayrıca lonca mensuplarının devletçe olan işlerini takip
eder, herhangi bir yolsuzluktan ve suistimalden devlete karşı mesul olurdu.
Her loncanın bir tasarruf sandığı vardı. Lonca
mensupları; gedik sahibi, kalfası, çırağı, ustası ve
amelesi kazancından, yevmiyesinden yüzde bir veya iki
bu sandığa belirli bir para yatırmaya mecburdu.
Herhangi bir felaket karşısında veya kendisine işletme
izni alınacağı zaman parası yetişmezse sandık borç
verirdi. Kethüdaların yevmiye hesabıyla alacakları da
bu sandıktan ödenirdi. Onun içindir ki başlı başına bir
sandık idare edemeyecek kadar az olan esnaf,
kendilerine iş olarak bağlı daha kalabalık bir esnaf
zümresine “yamak” adıyla bağlanırdı. Örneğin uncular,
un elekçileri, buğday çalkayıcılar, kalburcular ve
nişastacılar değirmencilerin yamağı addedilmişti.
Aynı işle meşgul zanaat ehli ve esnaf umumiyetle bir
büyük han içinde yahut bir çarşıda, toplanmış olurdu.
Örneğin istanbul’da Büyük Saraç Hanı (Saraçhane),
Mısır Çarşısı (baharatçılar). Zanaat ehli olan esnafın
bekâr uşakları bekâr hanlarında otururlar, bu hanlara
da lonca kefaletiyle alınırlardı. Şehir asayiş ve huzurunu
bozacak hâllere izin verilmezdi.
yani teorik olarak zararlı olduklarını sanmıyorum ama pratik için aynısını diyemeyeceğim.
zerre kadar kültürel hatta bırak kültüreli herhangi bir konuda bilgi birikimi olmayan, okulda başarısız olup kendinden bir halt olmayacağını anladıktan sonra bu oluşuma giriyorlar gibime geldi.
zamanın gavsının yaşadığı yer. hiç bir bakanlıkla veya partiyle alakası yoktur. müridlerinden hiçbirşey çalmazlar. paraları çoktur evet ama bunun sebebi milyonlarca izlenen bir kanalları özel bir hastaneleri nakış gıda ve onun içindeki nakşet ve nakışsüte sahip olmalarıdır. bu kadar şeye sahip olduktan sonramüridlerinden par çalmak ne işlerine yarayacak. gavsım çok büyük bir şeyhtir. ağabeyi Sultanul Müslimin Muhammed Raşid (ks) Hazretleri babası gavsul azam, Gavsı kasrevi veya gavsı bilvanisi olarak tanınır. nakşibendinin halidiye koluna bağlıdır.
One lan puhahaha güney amerikalı futbolcu ismi gibi javs ı bilmem ne javs ı 32 dişli javs ı 4 yüzgeçli.
Devleti esir alan cemaat. Bu ulkedeki marjinal dindarlarin baskenti. Acik konuyorum, bunlar ileride devlete buyuk dert olacak. Ataturk ve Turkluk karsiti monarsi ve hilafet taraftari topluluk.
adıyaman merkezli idi galiba.
Fetö'nün yerini bunlar alacak gibi duruyor
Umarım bunlara fırsat tanımayız
gerçi nerede?
Bizim hükümet bunları destekliyor.
Umarım bunlara fırsat tanımayız
gerçi nerede?
Bizim hükümet bunları destekliyor.
geleceğin fetösü.
(bkz: menzil terör örgütü metö)
neyse malum şahıs yine kandırıldık aldatıldık der kitlesi ölümüne alkışlar.
(bkz: menzil terör örgütü metö)
neyse malum şahıs yine kandırıldık aldatıldık der kitlesi ölümüne alkışlar.
arapça ev demektir.
arap topraklarında tutunamayacak uyduruk türk-kürt tarikatı. kendini resul diye tanımlayan tipler tarikatın güçlü olduğu doğu illerinde gerçekleşen hiçbir depreme de mani olamamıştır.
hinduizmin türkiye temsilcisidir. pakistanda buna benzer binlerce tarikat yapılanması var.
hinduizmin türkiye temsilcisidir. pakistanda buna benzer binlerce tarikat yapılanması var.
Yine hükümet görmezden geliyor yine tehlike büyüyor.
Kendi aralarında mahkeme kuruyorlarmış? Hayırdır?
Türkiye cumhuriyetinin üstünde mahkeme mi var?
Kendi aralarında mahkeme kuruyorlarmış? Hayırdır?
Türkiye cumhuriyetinin üstünde mahkeme mi var?
https://x.com/m_emin_kurn...DdykIPbiHHVNNNDw&s=19
Miras davaları ingiliz mahkemelerinde görülüyormuş. Burada da müritleri şeriatçılık oynuyor.
Miras davaları ingiliz mahkemelerinde görülüyormuş. Burada da müritleri şeriatçılık oynuyor.
Çok pis uçuyorlar...
Bunların müritleri mal amk.
Görmek istediğim yerlerdendir. Cezbeye gelirim diye korkuyorum.
MENZiL: inilen yer. Konulacak yer. * Yer. Dünya. Ev. * Mesafe.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar