bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı69
- ayrıldık36
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- istanbul mahvoldu14
- mel mel bakan 6ibson12
- hayatı kolaylaştıran joker kelimeler8
- cimri insanların ortak özellikleri4
- cuhape bu ülkeye ne kattı9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı3
- avukat tutmak5
- pavyonda bir hanıma bira söylemek6
- barselona'dan 4 yemek vs aston villa'dan 6 yemek5
- sigara7
- pıttık fırlatma akımı12
- hep tematikten yazmak4
- palamut7
- istanbul15
- bugün tüm fenerbahçeli yazarların hasta olması8
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı8
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru14
- kalbi kırılmış bir adamın gidebileceği yer4
- eve gitme isteği6
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması7
- iş yerinde ağlayarak sinir krizi geçirmek2
- ismail kartal10
- eve gitmek için polisten yardım istemek2
- chery marka aracın yolda giderken aksının kopması3
- fon vurgunu13
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir7
- fenerbahçeli yazarlar16
- sizce hangisi2
- dua6
- kaloriferci3
- ebu muhammed el culani2
- iltica bey4
- yüksek enflasyon17
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- mobil uygulamalardaki reklam çılgınlığı2
- sevişirken beni tokatla diyen hatun6
- real madrid3
- bir derdim var3
- yalnızlığın aslında o kadar da iyi olmaması3
- ismet birader3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak19
- erkeğin orospusu tipler8
- din nedir3
- nefes tv2
- entry girerken sağa yatmak2
- flört etmemenin felsefi gerekçesi2
ülkem adına düşünürken yıllar önce buraya yazdıklarım geldi aklıma (#17405487) aslında o yazıda bile eksiklerim varmış, çok azını anlatmışım orada dönen dolapların.
allah bu tip din bezirganlarından ülkemi ve insanları korusun.
allah bu tip din bezirganlarından ülkemi ve insanları korusun.
"Tarikatınızın da sizin de amına koyayım!" diye haykırıyordu gül.
Kollarında dikenlerin yarıkları, beyninde ailesinin baskısı, içinde engellenemez nefretiyle bir köşesine çekilip sessizce ağlayamamıştı.
Her şeyini bir avuç orospu çocuğu yüzünden kaybetmişti.
Din kisvesi altında vicdan mastürbasyonu yapan kölelerden gına gelmişti.
"Aranızda..." dedi. "insan olan yok mu?"
Kollarında dikenlerin yarıkları, beyninde ailesinin baskısı, içinde engellenemez nefretiyle bir köşesine çekilip sessizce ağlayamamıştı.
Her şeyini bir avuç orospu çocuğu yüzünden kaybetmişti.
Din kisvesi altında vicdan mastürbasyonu yapan kölelerden gına gelmişti.
"Aranızda..." dedi. "insan olan yok mu?"
değişik düşünce yapısına ve insanlara sahip tarikat.
bilinen yönlerini herkes biliyor. bilinmeyen yönleri ise :
genel olarak nedense sigara içiyorlar.
herhangi bir ilmi bilgisi yahut tasavvuf geçmişi olmayan bir adam-genç birdenbire başına takke takıyor ve herkes ona sofi deyip hürmet gösteriyor.
baya koyu yandaşlar ve genel olarak ağır silahları var.
ben genel olarak osmanlı zamanındaki esnaf sistemine benzettim bu oluşumu :
Osmanlı iktisadi hayatında, geçimini ticaret ve zanaatla sağlamak, bir
dükkân açmak “gedik” denilen bir işletme iznine tabiydi. Ahi geleneğine göre
yetişen esnaf ve sanatkârlar loncalar hâlinde teşkilatlanmıştı. Lonca
mensupları sıkı bir hiyerarşi ile loncaya bağlanmıştı. Gedik sahibi ölünce
dükkân veya imalathane o işin başında bulunmak, çalışmak şartıyla
evladına kalırdı. Evladı yok ise veya baba mesleğini terk etmiş ise o
“gedik” devlete kalmış sayılır ve lonca tarafından, layık görülen bir kalfaya
devrolunurdu. Eski gedik sahibinin mirasçısına da işi terk eden evladına
da dükkânda kalan mallar, alet ve edevatın değer bedeli ödenirdi.
Her loncanın reisi olarak bir “pir”i, güvenlik amiri olarak da bir
“yiğitbaşı”sı vardı; bunlar o lonca mensupları tarafından seçilir ve hayatları
boyunca o mevkide kalırlardı. Her loncanın hükûmetle olan münasebetini temin
eden bir de “kâhya, kethüda”sı vardı; bunlar memuru olduğu loncanın idari ve
mali işleriyle ilgilenirdi. Ayrıca lonca mensuplarının devletçe olan işlerini takip
eder, herhangi bir yolsuzluktan ve suistimalden devlete karşı mesul olurdu.
Her loncanın bir tasarruf sandığı vardı. Lonca
mensupları; gedik sahibi, kalfası, çırağı, ustası ve
amelesi kazancından, yevmiyesinden yüzde bir veya iki
bu sandığa belirli bir para yatırmaya mecburdu.
Herhangi bir felaket karşısında veya kendisine işletme
izni alınacağı zaman parası yetişmezse sandık borç
verirdi. Kethüdaların yevmiye hesabıyla alacakları da
bu sandıktan ödenirdi. Onun içindir ki başlı başına bir
sandık idare edemeyecek kadar az olan esnaf,
kendilerine iş olarak bağlı daha kalabalık bir esnaf
zümresine “yamak” adıyla bağlanırdı. Örneğin uncular,
un elekçileri, buğday çalkayıcılar, kalburcular ve
nişastacılar değirmencilerin yamağı addedilmişti.
Aynı işle meşgul zanaat ehli ve esnaf umumiyetle bir
büyük han içinde yahut bir çarşıda, toplanmış olurdu.
Örneğin istanbul’da Büyük Saraç Hanı (Saraçhane),
Mısır Çarşısı (baharatçılar). Zanaat ehli olan esnafın
bekâr uşakları bekâr hanlarında otururlar, bu hanlara
da lonca kefaletiyle alınırlardı. Şehir asayiş ve huzurunu
bozacak hâllere izin verilmezdi.
yani teorik olarak zararlı olduklarını sanmıyorum ama pratik için aynısını diyemeyeceğim.
zerre kadar kültürel hatta bırak kültüreli herhangi bir konuda bilgi birikimi olmayan, okulda başarısız olup kendinden bir halt olmayacağını anladıktan sonra bu oluşuma giriyorlar gibime geldi.
bilinen yönlerini herkes biliyor. bilinmeyen yönleri ise :
genel olarak nedense sigara içiyorlar.
herhangi bir ilmi bilgisi yahut tasavvuf geçmişi olmayan bir adam-genç birdenbire başına takke takıyor ve herkes ona sofi deyip hürmet gösteriyor.
baya koyu yandaşlar ve genel olarak ağır silahları var.
ben genel olarak osmanlı zamanındaki esnaf sistemine benzettim bu oluşumu :
Osmanlı iktisadi hayatında, geçimini ticaret ve zanaatla sağlamak, bir
dükkân açmak “gedik” denilen bir işletme iznine tabiydi. Ahi geleneğine göre
yetişen esnaf ve sanatkârlar loncalar hâlinde teşkilatlanmıştı. Lonca
mensupları sıkı bir hiyerarşi ile loncaya bağlanmıştı. Gedik sahibi ölünce
dükkân veya imalathane o işin başında bulunmak, çalışmak şartıyla
evladına kalırdı. Evladı yok ise veya baba mesleğini terk etmiş ise o
“gedik” devlete kalmış sayılır ve lonca tarafından, layık görülen bir kalfaya
devrolunurdu. Eski gedik sahibinin mirasçısına da işi terk eden evladına
da dükkânda kalan mallar, alet ve edevatın değer bedeli ödenirdi.
Her loncanın reisi olarak bir “pir”i, güvenlik amiri olarak da bir
“yiğitbaşı”sı vardı; bunlar o lonca mensupları tarafından seçilir ve hayatları
boyunca o mevkide kalırlardı. Her loncanın hükûmetle olan münasebetini temin
eden bir de “kâhya, kethüda”sı vardı; bunlar memuru olduğu loncanın idari ve
mali işleriyle ilgilenirdi. Ayrıca lonca mensuplarının devletçe olan işlerini takip
eder, herhangi bir yolsuzluktan ve suistimalden devlete karşı mesul olurdu.
Her loncanın bir tasarruf sandığı vardı. Lonca
mensupları; gedik sahibi, kalfası, çırağı, ustası ve
amelesi kazancından, yevmiyesinden yüzde bir veya iki
bu sandığa belirli bir para yatırmaya mecburdu.
Herhangi bir felaket karşısında veya kendisine işletme
izni alınacağı zaman parası yetişmezse sandık borç
verirdi. Kethüdaların yevmiye hesabıyla alacakları da
bu sandıktan ödenirdi. Onun içindir ki başlı başına bir
sandık idare edemeyecek kadar az olan esnaf,
kendilerine iş olarak bağlı daha kalabalık bir esnaf
zümresine “yamak” adıyla bağlanırdı. Örneğin uncular,
un elekçileri, buğday çalkayıcılar, kalburcular ve
nişastacılar değirmencilerin yamağı addedilmişti.
Aynı işle meşgul zanaat ehli ve esnaf umumiyetle bir
büyük han içinde yahut bir çarşıda, toplanmış olurdu.
Örneğin istanbul’da Büyük Saraç Hanı (Saraçhane),
Mısır Çarşısı (baharatçılar). Zanaat ehli olan esnafın
bekâr uşakları bekâr hanlarında otururlar, bu hanlara
da lonca kefaletiyle alınırlardı. Şehir asayiş ve huzurunu
bozacak hâllere izin verilmezdi.
yani teorik olarak zararlı olduklarını sanmıyorum ama pratik için aynısını diyemeyeceğim.
zerre kadar kültürel hatta bırak kültüreli herhangi bir konuda bilgi birikimi olmayan, okulda başarısız olup kendinden bir halt olmayacağını anladıktan sonra bu oluşuma giriyorlar gibime geldi.
zamanın gavsının yaşadığı yer. hiç bir bakanlıkla veya partiyle alakası yoktur. müridlerinden hiçbirşey çalmazlar. paraları çoktur evet ama bunun sebebi milyonlarca izlenen bir kanalları özel bir hastaneleri nakış gıda ve onun içindeki nakşet ve nakışsüte sahip olmalarıdır. bu kadar şeye sahip olduktan sonramüridlerinden par çalmak ne işlerine yarayacak. gavsım çok büyük bir şeyhtir. ağabeyi Sultanul Müslimin Muhammed Raşid (ks) Hazretleri babası gavsul azam, Gavsı kasrevi veya gavsı bilvanisi olarak tanınır. nakşibendinin halidiye koluna bağlıdır.
One lan puhahaha güney amerikalı futbolcu ismi gibi javs ı bilmem ne javs ı 32 dişli javs ı 4 yüzgeçli.
Devleti esir alan cemaat. Bu ulkedeki marjinal dindarlarin baskenti. Acik konuyorum, bunlar ileride devlete buyuk dert olacak. Ataturk ve Turkluk karsiti monarsi ve hilafet taraftari topluluk.
adıyaman merkezli idi galiba.
Fetö'nün yerini bunlar alacak gibi duruyor
Umarım bunlara fırsat tanımayız
gerçi nerede?
Bizim hükümet bunları destekliyor.
Umarım bunlara fırsat tanımayız
gerçi nerede?
Bizim hükümet bunları destekliyor.
geleceğin fetösü.
(bkz: menzil terör örgütü metö)
neyse malum şahıs yine kandırıldık aldatıldık der kitlesi ölümüne alkışlar.
(bkz: menzil terör örgütü metö)
neyse malum şahıs yine kandırıldık aldatıldık der kitlesi ölümüne alkışlar.
arapça ev demektir.
arap topraklarında tutunamayacak uyduruk türk-kürt tarikatı. kendini resul diye tanımlayan tipler tarikatın güçlü olduğu doğu illerinde gerçekleşen hiçbir depreme de mani olamamıştır.
hinduizmin türkiye temsilcisidir. pakistanda buna benzer binlerce tarikat yapılanması var.
hinduizmin türkiye temsilcisidir. pakistanda buna benzer binlerce tarikat yapılanması var.
Yine hükümet görmezden geliyor yine tehlike büyüyor.
Kendi aralarında mahkeme kuruyorlarmış? Hayırdır?
Türkiye cumhuriyetinin üstünde mahkeme mi var?
Kendi aralarında mahkeme kuruyorlarmış? Hayırdır?
Türkiye cumhuriyetinin üstünde mahkeme mi var?
https://x.com/m_emin_kurn...DdykIPbiHHVNNNDw&s=19
Miras davaları ingiliz mahkemelerinde görülüyormuş. Burada da müritleri şeriatçılık oynuyor.
Miras davaları ingiliz mahkemelerinde görülüyormuş. Burada da müritleri şeriatçılık oynuyor.
Çok pis uçuyorlar...
Bunların müritleri mal amk.
Görmek istediğim yerlerdendir. Cezbeye gelirim diye korkuyorum.
MENZiL: inilen yer. Konulacak yer. * Yer. Dünya. Ev. * Mesafe.
Hasidiklerin Müslüman versiyonu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar