bugün
- götün sürekli kanaması5
- kucak dansı yapmayı bilen kız sayısının azalması5
- çirkin adam güzel kadın aşkı4
- akp bitince ne olacak22
- royall stars3
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar9
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın20
- ulu sözlük team3
- kuranı kerim meali5
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması5
- 8 temmuz 2026 ekrem imamoğlu savunması4
- fusya semsiyeli yabanci17
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- borç olmadan kira olmadan iyi olan para2
- inte suri hur2
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- cd devrinin bitmesi14
- aylık 346 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- toyota corolla3
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar7
- öğretmen olmak4
- bedenen yorulmak mı beynen yorulmak mı4
- 85 çalışmak vs 96 çalışmak2
- tüm dünyanın zengin olması2
- bezelye yemeği9
- kılıçdaroğlu vs davutoğlu2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- esin bahat2
- toplu taşımada osuran şahıs3
- cemal öztaylan2
- küçük heyecanlar2
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- mehdi olmayı düşünmek5
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- din ve akıl2
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- otel odasında ölü bulunmak12
- resim ogretmeni5
- gülü sevdim dikeni battı2
- ölümün en iyi tanımı17
- ingilizce öğretmeni vs beden eğitimi öğretmeni2
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- ciguli kral20
- güzel klipler2
- vajina sıcaklığı6
- gaddar kerim in mesleği nedir3
- şimdi bir daha nasıl seveceğim söyle2
melankolisi doğuştan değildir elbet bu insanın..
mutsuzdur, çünkü mutsuz edilmiştir zamanında. hayır o zamanlar dünyaya daha saf daha temiz bakıyordu. doğuştan getirdiği bir melankolisi yoktu. belki hiç olmayacaktı.
zamanla yediği her bir darbe, her bir üzüntü bu insanı daha da güçlü yapmadı. daha da üzdü. daha da karamsar oldu.
güldü belki sahte bir gülücük. ağlamayı yakıştıramadı. doluydu. normal-anormal ayrımı yoktu artık.. iç içe geçmişti hepsi.. sözler kelimeler inandırıcılığını kaybetmiştir. artık.
hayatın güzel olmadığını düşünür bu insan. insanların masumiyetini kaybettiğini belki de hiç o masumiyetten nasibini almadıklarını düşünür. insanlara güveni kalmamıştır çünkü.. yolda iki liseli arkadaşı yan yana görse dalmak ister, "eşşoleşşekler defolun gidin karşımdan" dememek için zor tutar kendini..
"allahın belası ortamınızı da alın başınıza çalın " diye haykırmak ister, kızlı erkekli ortamlara.. bu ortamların ne mal olduğunu zamanında acı bir şekilde tecrübe etmiş, türlü yavşaklıklara birinci elden şahit olmuştur..
o güne kadar yapılan her güzel şeyin içindeki kötülükleri düşünür. asıl güzelliği bozan da bunlardır. illa ki güzel anlarınızda olaylar çıkmayacaktır. olaylar illa ki insanın içinde de olacaktır. işte o güzel anı acılaştıran, üzen, mahveden, -hiç olmamış olsa dahi- aklına getirdiği işin iç yüzüdür. yani bu kadar gülünüyor, eğleniliyor ama.. ya yüzüme gülünürken..
of neyse..
neyse değil!. böyle düşünür bu adam işte!..
dayanaksızdır bu düşünceleri, şüphedir, paranoyadır, obsesyondur her ne ise..
kendi de bilir mantıksız olduğunu ama aklından çıkaramaz.. üzer kendini boş yere, bomboş yere..
keşke kendisini üzmekle kalsa! karşısındakini de üzer. üzdüğü için artık sevilmediğini düşünür. düşünür işte.. dayanağı üzmesidir..
her türlü zarardadır kısaca.. sonra bir de " ne olursa olsun destek çıkacağım " sözlerinin samimiyetsizliğini görür.. üzüntüsüne üzüntü katar.. daha çok üzer, daha çok üzülür.. dedik ya kelimelere sözlere olan inancını yitirmiştir biraz.. kısaca zordur demek kelimeyi karşılamaz. yaşanmadan anlanmaz. anlıyorum seni demeyin! anlayamazsınız...
bu güçsüzlüğü yine karşının sevgisini yitirme nedeni olur mu?
olsa şaşırmaz...
mutsuzdur, çünkü mutsuz edilmiştir zamanında. hayır o zamanlar dünyaya daha saf daha temiz bakıyordu. doğuştan getirdiği bir melankolisi yoktu. belki hiç olmayacaktı.
zamanla yediği her bir darbe, her bir üzüntü bu insanı daha da güçlü yapmadı. daha da üzdü. daha da karamsar oldu.
güldü belki sahte bir gülücük. ağlamayı yakıştıramadı. doluydu. normal-anormal ayrımı yoktu artık.. iç içe geçmişti hepsi.. sözler kelimeler inandırıcılığını kaybetmiştir. artık.
hayatın güzel olmadığını düşünür bu insan. insanların masumiyetini kaybettiğini belki de hiç o masumiyetten nasibini almadıklarını düşünür. insanlara güveni kalmamıştır çünkü.. yolda iki liseli arkadaşı yan yana görse dalmak ister, "eşşoleşşekler defolun gidin karşımdan" dememek için zor tutar kendini..
"allahın belası ortamınızı da alın başınıza çalın " diye haykırmak ister, kızlı erkekli ortamlara.. bu ortamların ne mal olduğunu zamanında acı bir şekilde tecrübe etmiş, türlü yavşaklıklara birinci elden şahit olmuştur..
o güne kadar yapılan her güzel şeyin içindeki kötülükleri düşünür. asıl güzelliği bozan da bunlardır. illa ki güzel anlarınızda olaylar çıkmayacaktır. olaylar illa ki insanın içinde de olacaktır. işte o güzel anı acılaştıran, üzen, mahveden, -hiç olmamış olsa dahi- aklına getirdiği işin iç yüzüdür. yani bu kadar gülünüyor, eğleniliyor ama.. ya yüzüme gülünürken..
of neyse..
neyse değil!. böyle düşünür bu adam işte!..
dayanaksızdır bu düşünceleri, şüphedir, paranoyadır, obsesyondur her ne ise..
kendi de bilir mantıksız olduğunu ama aklından çıkaramaz.. üzer kendini boş yere, bomboş yere..
keşke kendisini üzmekle kalsa! karşısındakini de üzer. üzdüğü için artık sevilmediğini düşünür. düşünür işte.. dayanağı üzmesidir..
her türlü zarardadır kısaca.. sonra bir de " ne olursa olsun destek çıkacağım " sözlerinin samimiyetsizliğini görür.. üzüntüsüne üzüntü katar.. daha çok üzer, daha çok üzülür.. dedik ya kelimelere sözlere olan inancını yitirmiştir biraz.. kısaca zordur demek kelimeyi karşılamaz. yaşanmadan anlanmaz. anlıyorum seni demeyin! anlayamazsınız...
bu güçsüzlüğü yine karşının sevgisini yitirme nedeni olur mu?
olsa şaşırmaz...
biri benden mi söz etti...
melankolik insan her an hüzün doludur...nefret...kin..tüm olumsuzlukları çeker üzerine...
melankolik insan her an hüzün doludur...nefret...kin..tüm olumsuzlukları çeker üzerine...
hüzünden zevk alandır, hayatı sevmedikleri sanılır lâkin aksine hayatı "aşırı" ve "hüzünle" sevenlerdir.
kendisini de çevresini de yoran insan, herşeyde bir olumsuzluk bulmayı başaran, nadiren birşeyleri olumlu bulsa da her an tüketebilme kapasitesi olan, hayatı kendine olduğu kadar diğerlerine de çekilmez hale getiren, çoğu zaman bunun farkında olan ama elinden bir türlü birşey gelmeyen insandır.
elbette melankoli bir süreçtir, kışın ardından gelen bahar gibi, psişe de tohum verip çiçek açacaktır. fakat mesele belki de iklim değişikliği sebebi ile doğada olan gibi bir yaz bir kış bir sonbahar sonra yine yaz gibi aslında insan eliyle bozulmuş dengesiz döngüler olması gibidir. çünkü yine insan kendi kalp elleri ile seçimler yapar ve psişesinin iklimini değiştirir. ruhunda bazen çiçek açar ama bazen de fırtınalar eser, karanlık bulutlar kaplar zihnini, yüreğini. bu düzensizlik ve kış hali uzun sürdükçe ruhun da melankolik hali katmerlenir, hiç çıkamayacak içinden sanır, hep böyle olacak, hiç bahar gelmeyecek, hep korunması gerekecek sert esen rüzgarlardan sanır.
oysa ki teslimiyet önemli, doğal olana teslimiyet, iniş çıkışların hayatın bir parçası olduğunu kabullenme teslimiyeti. tersi oldukça, baş kaldırdıkça insan, kafa tuttukça yaşanan tecrübelere, melankolik hal de kafa tutar. hani kaçan kovalanır misali.
elbette melankoli bir süreçtir, kışın ardından gelen bahar gibi, psişe de tohum verip çiçek açacaktır. fakat mesele belki de iklim değişikliği sebebi ile doğada olan gibi bir yaz bir kış bir sonbahar sonra yine yaz gibi aslında insan eliyle bozulmuş dengesiz döngüler olması gibidir. çünkü yine insan kendi kalp elleri ile seçimler yapar ve psişesinin iklimini değiştirir. ruhunda bazen çiçek açar ama bazen de fırtınalar eser, karanlık bulutlar kaplar zihnini, yüreğini. bu düzensizlik ve kış hali uzun sürdükçe ruhun da melankolik hali katmerlenir, hiç çıkamayacak içinden sanır, hep böyle olacak, hiç bahar gelmeyecek, hep korunması gerekecek sert esen rüzgarlardan sanır.
oysa ki teslimiyet önemli, doğal olana teslimiyet, iniş çıkışların hayatın bir parçası olduğunu kabullenme teslimiyeti. tersi oldukça, baş kaldırdıkça insan, kafa tuttukça yaşanan tecrübelere, melankolik hal de kafa tutar. hani kaçan kovalanır misali.
ölü gibi ve ciddi bir yüz ifadesi.
Çekilmeyen insan modelidir.
-nasılsın
-şu bulutlar kadar tel tel dağılıyorum, ya sen nasılsın.
-nasılsın
-şu bulutlar kadar tel tel dağılıyorum, ya sen nasılsın.
Depresyona çok yatkın olan insan türü. Kendimden biliyorum, kurtulmak da sanılan kadar basit olmuyor.
Içimin kaldırmadığı, yanımda yöremde yaşatmadığım insandır.
Sadece kendilerinin dert çektiğini zanneden, uzun metrajlı ergen tiplerdir.
Sadece kendilerinin dert çektiğini zanneden, uzun metrajlı ergen tiplerdir.
bir ara bendim sonra değiştim. değişmek isteyene de tavsiye vermiş olayım. ilk önce playlistinizi değiştirin. teşekkürler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar