bugün
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı13
- cehaletln cazibesi6
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak8
- ankara4
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- yalnızlıktan keyif almak3
- akp2
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak5
- iki gözlüğü üst üste takmak2
- her şey farklı olabilirdi hissi2
- yunan kültürü vs türk kültürü7
- susam sokağı sakinleri2
- susam sokağı2
- minik kurbaga4
- ismail kartal vs okan buruk2
- zeki biriyle sohbet etmek4
- evrene bir mesaj bırak8
- prof dr yılmaz önal2
- kendini zeki sanan biriyle sohbet etmek3
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- baba ile içki içmek4
- deliler3
- düşün ki o bunu okuyor2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı9
- daredevil2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu5
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu4
- konuşuyorsun bu yalanı2
- koala akıllı olsun akıllı3
- dinlerle geçen dört beş bin yıl3
- hoşlanılan kızın çiğköfte yoğurdum gelsene demesi4
- rusya ukrayna savaşı3
- ismail kartal12
- asansörde kalmak5
- alışverişe gidiyorum siz entry girin2
- barbarlık temeline cila çekmek2
- devlet bahçeli7
- evrenin simülasyon olduğunun kanıtı3
- milli takım'ın paraguay maçı hazırlığı3
- anın görüntüsü14
- altin2
- cristiano ronaldo vs lionel messi6
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- abd ve iran'ın bugün masaya oturmaması2
- sandra bullock2
- vedat muriqi4
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı2
Müzik ruhun gıdası ise eğer bu adam ruhun yıllanmış şarabı gibi müzikler yapar. Dinlenmeden anlatılamaz müziği. Dinledikten sonra hiç anlatılmaz. Öyle yapar.
The blue notebooks albümü en bilinen albümüdür. Bir akşam esintisinde huzur da verebilir hüzün de. Sizin yaşamadığınız bi hikayeye konuk alır ezgileri. Daktilo sesleri, hemen anı başınızdadır sanki. Bir arka odada sesi gelen kadını da unutmamak gerek. Ezgiler olabildiğince berrak ve akıcıdır.
http://www.maxrichter.com/
The blue notebooks albümü en bilinen albümüdür. Bir akşam esintisinde huzur da verebilir hüzün de. Sizin yaşamadığınız bi hikayeye konuk alır ezgileri. Daktilo sesleri, hemen anı başınızdadır sanki. Bir arka odada sesi gelen kadını da unutmamak gerek. Ezgiler olabildiğince berrak ve akıcıdır.
http://www.maxrichter.com/
içe işleyen, derinde yer eden melodilerin bestecisi.* şarkılarının genel havası hüzünlüdür, yer yer umut sağanaklarına rastlayabilirsiniz ve salla ilerliyormuşcasına dalgalarıyla savrulursunuz bilinmeze.
albümleri :
2002 - Memoryhouse
2004 - The Blue Notebooks
2006 - Songs from Before
2008 - 24 Postcards in Full Colour
2009 - Waltz With Bashir
albümleri :
2002 - Memoryhouse
2004 - The Blue Notebooks
2006 - Songs from Before
2008 - 24 Postcards in Full Colour
2009 - Waltz With Bashir
gerçekten anlatılması güç müzikler yapan bestecidir, çünkü müziğinde bir yaşantıyı sunar, nefes alan, kişileşmiş bir müziktir o..tıpkı bir canlı gibi çok yönlü, karmaşık ve aynı zamanda sade ve minimaldir de...sizinle beraber büyür ve gelişir...keşke bu kadar geç kalmasaydım dinlemek için dersiniz..
haşmet babaoğlu' nun bir yazısında tanıdığım ve rastgele youtubeden seçip dinlediğim ilk parçasıyla vurulduğum, vazgeçemediğim müzik dehası. kitap okurken dinlenebilecekler listeme eklendi.
shutter island filminin soundtracklarını yapmış olan güzel adam. o gün bugündür hayranlık küfürlerime maruz kalıyor kendisi, ''ya oruspu çocuğunun yaptığı şarkıya bak'' gibisinden. aynı etkinin ve akabinde söylenen gelişi güzel küfürlerin sizde de karşılık bulmasını görmek için on the nature of daylight ve autumn music 2'yi dinleyebilirsiniz. tabi infra 5'de unutmamak gerek.
sabaha kadar soundtracklarını dinlemeyi düşündüğüm besteci. yok böyle bir sanki yaşarken astral seyahate çıkıyor insan.
son günlerde uyuşmama sebebiyet veren şahsiyet. 1966 doğumlu alman besteci. stranger than fiction dahil pek çok yapıma müzikleriyle can vermiştir, ancak kanımca vals im bashir'de bir başka hissedilir. zaten salt film olarak değerlendirilirse bile insanı oturduğu yere çakabilme özelliği olan bu yapıma bir de müzikler eklenince insanın yüzüne tokat gibi çarpar. bildiğim kadarıyla dört tane de solo albümü vardır.
eserleri klasik müziğin temel öğeleri üzerine oluşturulmuş olsa da orta çağa değil, tam anlamıyla bugüne aittir. şahsım adına elektronik temelde ilerleyen şeylerden çok hoşlandığım söylenemez, nadir sanatçılarda tahammül edebiliyorum. ancak bu adamın şarkılara nadir de olsa eklediği o elektronik tat bazen eksik kalan bir şeyi tamamlarcasına oturuyor yerine ve asla iğreti durmuyor.
2004 yılında çıkardığı the blue notebooks albümünde kafka'ya bir saygı duruşunda bulunmuş ve onun ardında bıraktığı kağıtlar arasından çıkan sekiz mavi oktav defterinden esinlenmiştir. bunu bilmeden dinleseniz bile sizi kafka'nın diyarına götürebilecek kadar güçlü olan bu şarkıları, hele bir de bu bilgi dahilinde dinlerseniz kafkaesk düşünceler arasına tıkılıp kalan beyninizi kolay kolay kurtaramayabilirsiniz. öylesi güçlü bir yazara fon müziği oluşturmak kolay değildir. keza o okuyucuya kalmış bir durumdur, ancak öylesine iyi bir uyum yakalanmış ki, sadece bahsi geçen albüm için değil, bütün albümlerinde o izleri bulmaya başlıyorsunuz.
yeni çağın bach'ı demek çok mu iddialı olur bilemiyorum, ancak onu seven bunu da sevdi şeklinde bir tutum ile, bach'ı seviyorsanız, bu adamı görmezden gelmeyin diyorum.
eserleri klasik müziğin temel öğeleri üzerine oluşturulmuş olsa da orta çağa değil, tam anlamıyla bugüne aittir. şahsım adına elektronik temelde ilerleyen şeylerden çok hoşlandığım söylenemez, nadir sanatçılarda tahammül edebiliyorum. ancak bu adamın şarkılara nadir de olsa eklediği o elektronik tat bazen eksik kalan bir şeyi tamamlarcasına oturuyor yerine ve asla iğreti durmuyor.
2004 yılında çıkardığı the blue notebooks albümünde kafka'ya bir saygı duruşunda bulunmuş ve onun ardında bıraktığı kağıtlar arasından çıkan sekiz mavi oktav defterinden esinlenmiştir. bunu bilmeden dinleseniz bile sizi kafka'nın diyarına götürebilecek kadar güçlü olan bu şarkıları, hele bir de bu bilgi dahilinde dinlerseniz kafkaesk düşünceler arasına tıkılıp kalan beyninizi kolay kolay kurtaramayabilirsiniz. öylesi güçlü bir yazara fon müziği oluşturmak kolay değildir. keza o okuyucuya kalmış bir durumdur, ancak öylesine iyi bir uyum yakalanmış ki, sadece bahsi geçen albüm için değil, bütün albümlerinde o izleri bulmaya başlıyorsunuz.
yeni çağın bach'ı demek çok mu iddialı olur bilemiyorum, ancak onu seven bunu da sevdi şeklinde bir tutum ile, bach'ı seviyorsanız, bu adamı görmezden gelmeyin diyorum.
yaptığı eserler bir harika olan besteci. en azından bir kaç eserini dinleyin bak. net.
alman asıllı ingiliz besteci. vivaldi'nin dört mevsim'ini yorumlamanın ötesinde yeniden bestelemiş ortaya bambaşka bir eser çıkarmıştır (bkz: recomposition).
eserlerini dinlerken sanatçının gerçek anlamda 'sanat' yaptığını anlıyorsunuz.
işte bu tam bir ağıt.
işte bu tam bir ağıt.
Leftovers ile tanıştığım harika bir müzisyen. Keşke önceden bilseydim. Last Days eserini dinlerken bunu yazıyorum.
insana duygu seli yaşatan müziklere sahip modern zaman bestecisi.
(bkz: H in new england)
insanın ruhuna işleyen müziklerin bestecisi. Favorim on the nature of dayligt. Dinlediğinde gözlerinden istemsiz yaş süzülmeyecek insan yoktur zannımca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar