bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- yaşlı kadın yuzırlar10
- gaylik alametleri8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- yapay zeka kontrolden çıktığında olacaklar2
- en kibirli yuzır11
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- velvet47
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- friedrich hegel la bi cay icek10
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- 50 yıllık yuzır5
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- velvet vs nervio24
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- habire1239
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- kezonova4
- selam sözlük7
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- artık uyuyalım3
- yeni parti25
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- türklerden nefret etme nedenleri5
- doa iade tutarlarının düşürüldüğü iddiası2
- merak ediyorsan yaz7
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- g'i l d'e d l'i l y16
- kazanovayı silkmişler3
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
1975 doğumlu Avusturalya'lı yazardır. Türkiye'de yalnızca iki kitabı satılıyor. Biri ''hiç kimse sıradan değildir'' diğeri de ''kitap hırsızı'' adlı kitaplarıdır.
hiç kimse sıradan değildir kitabıyla beni kendine hayran bırakmış avusturalya'lı yazardır. söz konusu kitap bir solukta okunan, kendine bağlayan, gün içinde diğer işlerle ilgilenirken bile okuma isteğinizin devamlı aklınızda durduğu kitaplardan.
--spoiler--
"Ed?" Bana vurdu. "Orada mısın?"
"iyiyim, Marv," dedim. "Sadece düşünüyordum."
"Bu seni öldürür," diye uyardı. "Hiçbir şey düşünmezsen daha iyi olursun."
--spoiler--
(bkz: hiç kimse sıradan değildir)
"Ed?" Bana vurdu. "Orada mısın?"
"iyiyim, Marv," dedim. "Sadece düşünüyordum."
"Bu seni öldürür," diye uyardı. "Hiçbir şey düşünmezsen daha iyi olursun."
--spoiler--
(bkz: hiç kimse sıradan değildir)
"Neden ben?" diye sordum, Tanrı'ya bir şey söylemedi güldüm ve yıldızları seyrettim yaşamak güzeldi.
hayatımda kayda değer bir etki darbesi oluşturan nadir insanlardan biridir bu adam. bana anlattıkları çok yoğun, gösterdikleri çok boyutlu, hissettirdiği şeyler çok derindi. hakkında ne söylersem söyleyeyim üzerimdeki etkisini tasvir edemem.
kitap hırsızı. abi o nasıl bir anlatımdır. o kadar güçlü bir hikayeyi, öylesine güçlü imgelerle örüp, öylesine sarsıcı, vurucu bir anlatımla anlatmak nasıl bir kombodur. bu kitap, bazı insanlar için nakavt vuruşu. izlerini hayatım boyunca taşıyacağım, bunu kitabı okurken, çeyreğini bitirdiğimde anlamıştım ve çok haklı bir kanıymış. okuyalı 1 sene oldu ve kitap hakkında bazı sahneleri ve cümleleri hatırladığımda ve bazı yazılanları okuduğumda hala içim titriyor, gözlerim sızlıyor resmen. bu kitap bu yazarın ustalık eseri. bunu okuduktan sonra diğer kitaplarını da yalayıp yutma kararı almıştım.
wolfe serisi. birinci kitabı olan köpek düşleri nden itibaren ustalık seviyesinin kademe kademe nasıl yükseldiğine tanık oldum. her kitap, bir öncekinden daha iyi olaylarla kurgulanmış ve daha etkili anlatılmış. wolfe kardeşlerin hayatları, sorunları, maceraları, yazarın kendine has mizahı ve anlatımıyla bütünleşince etkisi büyük bir eser oluyor. seriye ilk başladığımda "demek ki kitap hırsızı nın yazarı gibi bir yazar bile, böyle basit kitaplar yazabiliyormuş." dedim, "genç bir yazarın ergenlik hikayeleri" dedim. ama devam ettikçe kitapta kendimden de bir şeyler buldum, karakterime etki edecek dersler de çıkardım, yüreğime dokunan yerlere de rastladım, okumaktan zevk de aldım. özellikle serinin son kitabı olan when dogs cry, hem ismiyle hem de işlerin artık daha ilerlemesi, yazarın anlatımının artık daha da güçlü olması ve daha etkili olaylarla kurgulanması neticesinde beni derinden etkilemeyi başardı. bilmiyorum, içimde bir yerlerde cameron wolf tan, ruben dan, steven dan ve hatta sarah dan parçalar var ve bu hikayeyi okumak onlarla yüzleşmemi sağladı. ve özellikle, tabii ki cameron... aşağılık hissinin ne demek olduğunu bazı zamanlar iyi bilirim. ve burada güzelce anlatmış bunu marcus zusak.
şimdi sıra i'm the messanger da. nasıl bir şeyle karşılaşacağımı heyecanla bekliyorum. aşağılık duygusunu anlattıktan sonra, "hiç kimse sıradan değildir" gibi bir kitap çıkararak bu durumları aştığını hikayelemiş gibi geliyor. okuyup editlerim onun hakkındaki izlenimlerimi de.
bu arada, yazarın 8 yıldan uzun bir süre üzerinde çalıştığı yeni bir romanı da varmış. tamamladı mı, tamamlayacak mı, ne zaman çıkacak bir bilgim yok. istanbul'a geldiği zaman verdiği röportajdan öğrenmiştim bunu da.
kitap hırsızı. abi o nasıl bir anlatımdır. o kadar güçlü bir hikayeyi, öylesine güçlü imgelerle örüp, öylesine sarsıcı, vurucu bir anlatımla anlatmak nasıl bir kombodur. bu kitap, bazı insanlar için nakavt vuruşu. izlerini hayatım boyunca taşıyacağım, bunu kitabı okurken, çeyreğini bitirdiğimde anlamıştım ve çok haklı bir kanıymış. okuyalı 1 sene oldu ve kitap hakkında bazı sahneleri ve cümleleri hatırladığımda ve bazı yazılanları okuduğumda hala içim titriyor, gözlerim sızlıyor resmen. bu kitap bu yazarın ustalık eseri. bunu okuduktan sonra diğer kitaplarını da yalayıp yutma kararı almıştım.
wolfe serisi. birinci kitabı olan köpek düşleri nden itibaren ustalık seviyesinin kademe kademe nasıl yükseldiğine tanık oldum. her kitap, bir öncekinden daha iyi olaylarla kurgulanmış ve daha etkili anlatılmış. wolfe kardeşlerin hayatları, sorunları, maceraları, yazarın kendine has mizahı ve anlatımıyla bütünleşince etkisi büyük bir eser oluyor. seriye ilk başladığımda "demek ki kitap hırsızı nın yazarı gibi bir yazar bile, böyle basit kitaplar yazabiliyormuş." dedim, "genç bir yazarın ergenlik hikayeleri" dedim. ama devam ettikçe kitapta kendimden de bir şeyler buldum, karakterime etki edecek dersler de çıkardım, yüreğime dokunan yerlere de rastladım, okumaktan zevk de aldım. özellikle serinin son kitabı olan when dogs cry, hem ismiyle hem de işlerin artık daha ilerlemesi, yazarın anlatımının artık daha da güçlü olması ve daha etkili olaylarla kurgulanması neticesinde beni derinden etkilemeyi başardı. bilmiyorum, içimde bir yerlerde cameron wolf tan, ruben dan, steven dan ve hatta sarah dan parçalar var ve bu hikayeyi okumak onlarla yüzleşmemi sağladı. ve özellikle, tabii ki cameron... aşağılık hissinin ne demek olduğunu bazı zamanlar iyi bilirim. ve burada güzelce anlatmış bunu marcus zusak.
şimdi sıra i'm the messanger da. nasıl bir şeyle karşılaşacağımı heyecanla bekliyorum. aşağılık duygusunu anlattıktan sonra, "hiç kimse sıradan değildir" gibi bir kitap çıkararak bu durumları aştığını hikayelemiş gibi geliyor. okuyup editlerim onun hakkındaki izlenimlerimi de.
bu arada, yazarın 8 yıldan uzun bir süre üzerinde çalıştığı yeni bir romanı da varmış. tamamladı mı, tamamlayacak mı, ne zaman çıkacak bir bilgim yok. istanbul'a geldiği zaman verdiği röportajdan öğrenmiştim bunu da.
köpek düşleri adlı kitabın yazarı,gidişat iyiydi ama sonucu pek beğenmemiştim.
Stefan Zweig gibi markus zusak da okurun önüne sade, açık ve anlaşılır betimlemeler sunuyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar